Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

Ynt: Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

10/21/2012 20:04:00

Ne bileyim hani söylenecekler söylenirse belki biraz daha geri plana itilir ve biter o ağır sıkıntı diye düşündüm de tabi emin değilim. Hala kitapta tasvir edilen o korkunç sahneler gözümün önüne geliyor arada.


Ynt: Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

10/24/2012 07:35:00

ne zaman tartışalım? zaten küçük bir grubuz sanırım..

Ynt: Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

10/24/2012 07:38:00

ben de katılmak istiyorum size


Ynt: Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

10/24/2012 08:07:00

alidenizzz tabii katılın. okudunuz mu ayın kitabını?

Ynt: Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

10/24/2012 08:26:00

hayır az önce baktım kitapyurdundan hemen sipariş vericem 1-2 kitap daha seçip .diğer okunacak kitaplara karar verildiyse onları da isteyebilirim hatta.bu kitabın tartışmasına yetişemesem de diğerlerine mutlaka katılmak istiyorum


Ynt: Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

10/29/2012 09:32:00

okuduktan sonra da katılabilirsiniz tartışmalara. ne de olsa konu açık oluyor. sonradan katılmak da mümkün. 

Ynt: Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

10/29/2012 09:33:00

ben bu akşam tartışalım diyorum. en azından ben başlayacağım düşündüklerimi yazmaya..okuyanlardan katılan olursa şahane olur.

Ynt: Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

10/29/2012 17:14:00

bence başlanabilir. benim şu an fırsatım yok ama fırsat bulur bulmaz yazacağım

Ynt: Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

10/29/2012 18:39:00

şimdilik ekşisözlük'te kitap için yazdıklarımı kopyalıyorum buraya. kardeşim bende bugün, f daha yazacaklarım var onları da yazacağım fırsat buldukça


çok sert bir hikayenin, şiirsel bir üslupla anlatıldığı kitap. dili ne kadar hafif ve akıcıysa, öyküsü o kadar sert ve ağır, yüreğe oturup kalkmayan cinsten..

kitabı bir gecede bitirdim. nasıl ki ağda bacağa yapışınca bir hamlede çekmek gerekir, işte bu da öyle bir kitaptı, dilinin sürükleyiciliğinin yanında anlatılan, tariflenen acılar, bir solukta okuyup bitirmeyi gerektiriyordu bence..kitap bittiğinde göğsümdeki ağırlık tarifsizdi. o an şunu düşündüm, bizim okurken bile içimizi boğan, gözlerimizi dolduran acılar bazı çocuklar için gerçek, bunları yaşayanlar var. hayır bu sado-mazoşist bir hayal gücünden fırlamış bir roman değil maalesef, çok underground olaylar anlatılanlar ama varlar..bu acılar gerçek. asıl üzüldüğüm taraf biz okuduklarımıza dayanamazken bunu yaşayanların olması, ve bizim hiç bir şey yapamamamız. n.ç olayını hatırlıyorsunuz değil mi? ve benzer bir çok olay, ..... tecavüz etmesi diye aratın, bakın neler çıkacak..işte bunlar olurken o kasabalarda köylerde yaşananlar bu kitaba çok benzer..yapanlar, göz yumanlar, çaresiz kalanlar üçlemesi her an yaşanıyor ülkemin topraklarında..ne acı..
kitapta ermeni soykırımı ve struma faciasından bahsedilmiş olması aslında alt metinde bazı mesajlar veriyor. nasıl ki kız çocuğunun başına gelen olaylar, istismar herkes tarafından bilinen ancak gözardı edilen bir şeyse, ermeni soykırımı'nda olanlara da gözümüzü yummuşuz toplumca ve struma faciası da buna benzer bir hadise..ermeni soykırımı'nı bu denli şiddetle reddetmemizin sebebi de aslında salt kötü niyet değil, kitapta kız çocuğuna üzülen, yardım etmek isteyen ama çaresiz kalanlar, onun başına gelenlerden utananlar olduğu gibi bizim toplumumuzun da büyük çoğunluğu utanç duyuyor bence bu hadiselerden, bu nedenle içsel olarak kabullenemiyor kendi milletinin yaptıklarını, inkara meylediyor. struma faciasında olanlar da benzer, bir gemi dolusu çaresiz insan açlık ve sefalet içinde bir gemide açıkta beklerken, kimsenin elinden bir şey gelmiyor, gelebilecek olanlar gözlerini yumuyor, aslında kendi vicdanımızı almanya'ya, ingiltere'ye peşkeş çekiyoruz. aynı kitaptaki hikayelerden birindeki kör kadının çocukluğunda babası tarafından kendinden çok büyük alman adama peşkeş çekildiği gibi..

Ynt: Ekim ayı kitabı / Kirpiklerimin Gölgesi - Şebnem İşigüzel

10/29/2012 20:24:00

Ben de kitabı iki ele alışımda bitirdim. Gerçekten de bir an önce bitirilmesi gereken bir kitap. Okuyalı on gün kadar oldu sanırım, halen orada anlatılanlar ara ara gözümün önüne geliyor, içim acıyor. 

Bir yandan insan, "abartılı canım, yoktur öyle hikayeler" demek istiyor ama maalesef değil. Ben işim gereği de mahkemelerde vs. böyle olaylarla karşılaşıyorum. Onun dışında kadına yönelik şiddetle mücadele yürütmeye çalışan bir kişiyim ve bu nedenle de bu tip durumlar bir şekilde bana yansıyabiliyor. Hepinizin bildiği N.Ç., yine yakınlarda benzer şekilde ortaya çıkan Ö.C. vs pek çok örnek var ve ne yazık ki bunlar pek azı, sadece basına yansıyanları. İşte burası en acı tarafı.
Özellikle ülkemizde kadınlar en çok yakınlarından şiddet ve istismar görüyorlar ve çocuklar da bunlardan payını alıyor. Cinsel olarak bastırılmışlığın yarattığı hastalıklı bir ruh hali belkide. Ufacık bir çocuğun başına gelenler, onun sırtına yüklenen o koca korkunç dünya. En azından çocuklarımızı koruyabilmeliyiz. Bunun bir yolu, mekanizması olmalı, vardır. Başka ülkelerde bu kadar kolay çocuk istismarı yapılabildiğini sanmıyorum. Bizde genelde evler kapalı kutu. Aile içlerinde yaşananlar ar belasına yansıtılmıyor dışarı, kadınlar hep susuyor. 
Bu hikayede ilginç olan annenin kötülüğü ve çocuğa bu kadar kötü davranmasıydı bence. Sanki gerçek hayatlarda anneler kötülüğü yapan değil de en çok sessiz kalan olabilir gibi geliyor. Ama tabi böylesi de vardır herhalde. 
Toplumsal olarak da yaşanan iğrenç hatıralara gönderme yapılması yerinde olmuş bence. Zira orada da toplumsal bir duyarsızlık ve  umursamazlık olayların görmezden gelinmesine neden oluyor. Halen pek açık gerçekler inkar edilebiliyor. Ama inkar etmek çözüm değil. Bundan sonra olmasını istemediklerimizle önce yüzleşmeliyiz.
Kitap bir şey yapmalı duygusunu fazlası ile yaratıyor bence. Bu anlamda da sarsıcı olması iyi belki. Çocuklar için daha güzel bir dünya, şiddetin, istismarın olmadığı bir dünya yaratabilmek için sanırım hepimizin daha dikkatli olması ve kitaptaki iyi kişiler gibi yitip gitmemesi gerekiyor. Tabi bu sadece bireysel çabalarla olabilecek bir şey değil, örgütlü bir çaba ile bu alanda çalışan kurumların harekete geçirilmesini sağlamak lazım. 
Şimdilik böyle, belki aklıma geldikçe yine yazarım.


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Film/Kitap Kulübü

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...