bakıcı: siz olsanız hangisini seçerdiniz? yardım lütfen..

meliketopkaya soruyor: 10

oğluma bakıcı arayışımda bir karar noktasına geldim gibi. elimde 2 olumlu aday var, özelliklerini yazacağım, deneyimli annelerden fikirlerini paylaşmasını rica ediyorum.. bana yardımcı olur musunuz?


1. aday
Türk, 14 yaşında bir oğlu var, annesiyle ve oğluyla yaşıyor. eşiyle anlaşmalı boşanmak için dilekçe vermişler, mahkemeyi bekliyorlar. Bana yönlendiren danışmanlık firması daha önce çalışmadığı için adayı çok iyi tanımıyor.
işletme mezunu, dönem dönem muhasebeciliği denemiş ama devam etmemiş.
5 sene kimsesiz çocuklar için kurulan köyde 7 çocuğa bir evde nnelik yapmış
sonrasında hep 3-4 sene erkek çocuk bakmış. arada bi tane 6 aylık deneyimi var, çok fazla ev işi yapmaktan çocukla ilgilenemiyordum ayrıldım dedi, çok inandırıcı değildi
kimsesizlere baktığı 5 sene içinde çocuk gelişimi & psikolojisi eğitimi almış
esnek çalışmaya uyarım, geç gelirseniz kalırım, ihtiyacınız olunca ekstra gelirim diyor
evin işini (genel toparlama + akşama yemek) yaparım diyor
biraz kapalı gibi, yani çok dobra bir tip değil, kendini pazarlamayı bilen biri

2. day
Türkmenistanlı ama oturma izni var. orada matematik öğretmeniymiş. genel hemşirelik eğitimi de var. burada üni okuyan bir oğlu var, memlekette de lise sonda kızı varmış, üniversiteyi kazanıp buraya gelecek diyor. 43 yaşnda. danışmanlık firması adayı iyi tanıyor, bebeğe çok iyi bakar şefkatlidir diyorlar. 
Daha önce 2 kez ikiz, bir kez de sorunlu bir hiperaktif çocuk bakmış. 
Türkçesi kötü
çalıştığı yerlerin birinden işvereniyle parkta tartışıp ayrılmış
ekstra kalmam veya gelmem gerekirse ekstra ücret alırım diyor
ev işi daha önceki yerlerde hiç yapmadım ama yaparım heralde diyor
çok dobra, dğrğst olduğu her halinden belli

daha önce 2 yanlış tercih yapmış ve işe başlamasına 1 haftadan az kalmış bir anne olarak çok endişeli ve kararsızım, görüşleriniz bana çok yardımcı olacak

şimdiden teşekkürler


56 Cevap


nilsafak

Çalışsan anneleri destekleyen tüm yorumlara +10000000000,çalışan bir annenin kızıyım,annem idolüm 30 küsür yıllık evliler bugün babamla bi problem yaşasa bugün resti çekebilir ,bizide bu öz güvenle büyüttü,hayatım boyunca istemediğim hiç bir ortamda '' bulunmak mecburiyetim' olmadıysa bunu anneme borcluyum,kızımında öyle olması hayatta en büyük arzum..Onu asla şunu oku şu mesleği seç diye baskı altına almıycam ama okuması ve bir meslek sahibi olması hayatta tercih hakkı vermiyeceğim tek zorunluluğu olacak..


ipekkusgoz

Ben boynunda evinin anahtarı asılı halde büyümüş yani çalışan bir annenin kızı olarak çalışan annelere yapılan saldırıya cevap verme tenezzülünde bile bulunmak istemiyorum.Yalnız hep en iyi anne bakar, anne gibi kimse bakamaz vs gibi söylemlerle anneler insan üstü bir varlıkmış gibi bir algı var o kişilerde ama tabii ki böyle bir şey doğru değil, bunu hepimiz biliyoruz.Anneler de etten kemikten yaratılmış olarak neticede bir insan.Onların da sabırlarının bir sınırı var.Her koşulda ruh sağlıkları demir gibidir algısı doğru olamaz. Bu yüzdendir ki anneler kendilerini de düşünerek çocuklarına en faydalı olabilecekleri ruh haline sahip olabilmek için çaba sarfetmeliler. Eğer çalışmak bu çabalardan biriyse buna yargılamaya kimsenin hakkı olamaz.


borays

Çeşitli tanılar koyanlar olmuş topluca bir cevap vereyim. Ben kendini bildi bileli çalışan biriydim lise yazlarından bu yana,üniversitede okurken haftasonları yani her fırsatta çalıştım mecburiyetten değil gelişmeyi ,üretmeyi sevdiğim için çalıştım.İş hayatında da yükseliyordum da.Halada çalışmayı ev hanımı olmaya tercih ederim .Çalışmadığım,üretmediğim için çok sıkılıyorum,doğru. Çalışabilirim ancak çocuklarım tüm gün okulda olduklarında.Bu ne zaman olursa o zaman.Yani bende çocuğuma kendim baktım halde kendime güvenimi sağladım,kendimi geliştirdim,bu gün kimseye boyun eğmek zorunda değilim yine restimi çeker başımın çaresine bakarım.Ben ayrılmayım diye olmadık çözüm önerileri sunan firmam yerime başkasını buldu,yani ben olmasamda işler yürüyor.Keza bunca yıl emek verdiğim iş ve okul hayatımında hakkını veriyorum objektif bir perspektifle oğlumu yetiştiriyorum.


   Ama ben ayrıca ne oğlumu kendimden mahrum bırakıyorum ne de ondan mahrum kalıyorum,her anına ortak oluyorum,her sevincini,mutsuzluğunu paylaşıyorum.Daha iki yaşında oğlumu beni özlemek zorunda bırakmıyorum,akşamları bir kaç saatle idare etme olgunluğunu beklemiyorum.Kısacası vicdanımın sesine kulaklarımı tıkamıyorum.Kendimden de vazgeçmiş,eve hapsetmiş değilim.İkinci çocuğuda yaparsam toplamda 10 yıl işe ara vermiş olurum hepsi bu.Üstelik hayatım boyunca yaşadığım en büyük mutluluğun tadını çıkarıyorum,istediğim saatte istediğimi yapabiliyorum,istesem bir daha yaşayamayacağım 10 yıla doya doya sarılıyorum.Bireyin tüm  davranışlarına vereceği tepkilerin belirlendiği 0-7 yaş eğitimini ben veriyorum.Bu nimet içinde Allah'a şükrediyorum,buna mecbur değilim bu benim seçimim.Tek başına çocuğunu büyütmek mecburiyetinde olup onu başkalarına emanet etmek zorunda da olabilirdim.
   


CokBilmis

borays, günümüz koşulları içinde haklı aslında. İnsanları bu noktaya getiren sistem utansın.

Bana "Ye işin, ya çocuğun" diye seçim yaptıran sistemde kabahat.

Mesela ben kızımı okula göndermeyim "ev okulu" yapmak niyetindeyim. Bu durumda hiç çalışmamam lazım ömür boyu sanırım :)

Ayrıca borays'ın çalışan annein "kaçırdığını" söylediği tüm unsurları, tüm babalar kaçırıyor. Çünkü babaların hepsi çalışan baba ve hepsi bu sistemin içinde. Ne çocuğunu istediği kadar görebiliyor, ne istediği gibi eğitebiliyor, ne çocuğunun sevincini mutluluğunu paylaşabiliyor, ne doya doya sarılabiliyor, ne de temel eğitim yaşı olan 0-7 yaş arasında yanında bulunabiliyor. Üstelik kimse de babaya "ev erkeği olma" şansı tanımıyor. Ona tek seçenek sunuluyor: Bebeğini bırak ve çalış. ÜStelik annesiz çocuk büyüten babalar da var.  Onların gıkı bile çıkmıyor.

Bu daha da acımasız.

Hep kafama takılır: Mesela bir anneyi sokakta görenlerin ilk sordukları soru "Çocuğu kime bıraktın"dır. Oysa hiçbir babaya, hiçkimse "Çocuğu kime bıraktın?" diye sormaz. Çünkü çocuğa zaten anne bakar.


borays

    Sayın luce_anima ben durumumu anlattım,iyi anne kötü anne ona siz karar verin.Ayrıca bunu çocuğu yabancı birinin vicdanına bırakıp iş hayatına dönmenin gereklerine dem vuran annelere alternatif görüşlerimi bildirmek için yazdım.Bence sözü edilen gerekçeler çoğu bir yaşından küçük bebekleri yabancı birine emanet etmek için yeterli sebepler değil.Günlerce içimiz parçalanarak izledik bakıcı dehşeti haberlerini,keza bu soruya cevap yazan annelerden biri ses kaydı yaptığını ve bu yüzden 15in üzerinde bakıcı değiştirdiğini yazmış.Tanımadığınız bir yabancıya bebeği emanet ederek bu olayları göze aldığınızın farkında MISINIZ?

    Topluma katkım olsun,okuduğum okulun hakkını vereyim diye bebeğimi bu RİSK'e atamam ben.(evet sadece risk,öyle kötü bir risk ki bunu göze almamak için daha çoğundan da vazgeçilebilmeli)Ama gelin görün ki modernlik,özgürlük,çağdaşlık bu tarz risklere rağmen vazgeçilmez olmuş. 
    Evet babadan saatlerce uzak olması zaten kesin bir mahrumiyetken bir de anneyi almayalım elinden.
    Annesi kendisinden daha sabırlı arkadaşım,benim annemde daha toleranslı oğluma karşı,hiç kızmıyor,benim izin vermediğim tatlılara o izin veriyor,hiç kural koyup bir şey yapmasına mani olmuyor.Paylaşımları çoğunlukla bol kahkahalı oyunlar.Ama uykudan kalkınca annem almak isterse kucağına kıyamet kopuyor,ne annanne ne baba.Her türlü kuralı koyan,her türlü sıkıcı şeyleri yaptıran BENİ istiyor.Her şeye rağmen Mükemmel bir ruhaniyet verilmiş ANNE yi istiyor.
 
     Asgari ihtiyaçlarını sağlaması çalışmasına bağlı anneler elbette bu konuşmamın dışında,bunu zaten daha önce belirtmiştim.

     Daha ne diyeyim.



nilsafak

Herkes kendi doğrularıyla büyütür cocuklarını benim doğrularım çocuğuma daha verimli olabilmek adına çalışmam gerektiğini söyler bana,sizinki çalışmamanız gerektiğini söyler ,ben aslolanın kaliteli zaman gecirebilmek olduğuna inanırım ama aksini düşüneni yadırgamam kendi tercihidir der gecerim ,takıldıgım nokta sadece sizden farklı düşünenlerin kesinlikle hata yaptıgını savunmanız...


borays

Ben bunu bu kadar kesin ve keskin bir dille söylüyorsam,haklı olduğumu göstermek için değil.Ben bundan zerre kadar şüphe duymuyorum zaten bu bana yeter. 

     Bir bebeğin annesiyle büyüme hakkını elde edebileceği ümidiyle söylüyorum.


CokBilmis

Bir bebeğin annesiyle büyüme hakkı vardır. Kesinlikle katılıyorum.

Bir kadının çalışma, üretme, sosyal hayata katılma, devletin işleyişinde söz sahibi olma hakkı vardır. Buna da katılıyorum.

KAtılmadığım nokta, bu ikisinin birbirinden ayrıştırılması, snaki ikisi birlikte olmazmış gibi gösterilmesi ve herkesin de bunu kabullenmesi.

"Birbebeğin annesi ile büyüme hakkı vardır, bu durumda kadınlar hayatlarının 10 senesini çalışma hayatı dışında geçirmelidirler." Bu mudur çözüm? Geldiğimiz medeniyet seviyesi işte bu kadar... Ne yazık.


nilsafak

Kendi adıma konusayım,benim çocuğumun menfaatlerini benden daha fazla yeryüzünde hiç kimse düşünemez buna babasıda dahildir,ben şu an istediğim şartlar oluşmadıgı için çalışmıyorum ama çalışan annelerin herseye yetişebilmek adına ne kadar büyük özverilerde bulunduklarını görebiliyorum ve cok saygı duyuyorum,bugün 28 yasındayım bundan 10 yıl sonra 38 yasında olucam ve iş hayatım bu kadar büyük bir ayrılığı kaldırmaz,tamam calışmasamda hayatımızı idame ettirebiliriz çok şükür ama kızıma sağlamak istediğim hayat standartı için çalışmam sart,öyle olmasa bile lise yıllarından beri kendi parasını kendi kazanan biri olarak babamdan harclık almamısken kocamın parasını harcamak beni mutlu etmiyor böyle düşündüğüm içinde anneliğimi kimse sorgulayamaz benim..


Taita

arkadaşın sorusu güme gitti :(



Cevaplamak için Üye ol