Bebekler aglamasin diye herşeyi yapmak ne kadar doğru.

blueangel soruyor: 10

ayrılma korkusu vs herşeye ağlayan hiçbir şekilde tatmin olmayan bebeklerin her istediğini yapmaya uğraşmak sürekli yapışık yaşamak tuvaletin kapısının önüne koyup kendini izletmek ne kadar doğru ? uzmanlar tam tersini söylerken . bırakın ağlasin derken . ağlamak bebeğe zarar verir mi yoksa tatmin olmayan bebeğe yetemediğini düşünen annenin psikolojisi mi zarar verir.?


77 Cevap


neretva

Ben anlamadım neyi tartıştığımızı. Herkes kendi çocuğunu dilediği gibi yetiştirir. İsteklerle ihtiyaçlar meselesi. 3 aylık bebek için istek ve ihtiyaç birdir. 2 yaşındaki için istekler ve ihtiyaçlar farklıdır. Parkta büyük çocuklardan korkup bana sokulmak için ağlaması ihtiyaçtır. Televizyonun kablosunu çekmesi istektir ve istediği kadar bağırsın yapamaz. Herhalde herkes bu temel konularda hemfikir. Geri kalan gri alanlar da (uyutma, televizyon izleme, tuvalet vs.) herkesin kendi bileceği iş. Yalnız bir bilgi notu: çocuğunuzun önünde soyunmak istemeyebilirsiniz ama bu durum sizin psikolojinizle ilgilidir, 2 yaşına kadar çıplaklık bebeğinize zarar vermez. Yani beraber banyo yapılabilir, sizi tuvalette görebilir, ileride psikopat olmaz. Bunu da psikolog bir arkadaştan duydum, yanlışsam yine uzman biri düzeltsin. 2 yaşından sonra mahrem, özel kavramları öğretilmeye başlanmalıdır.


CokBilmis

blueangel: Doğru mu anladım, bebeğiniz 6 aylıkken ağlama taklidi mi yapıyordu?

Eğer bu gerçekten doğruysa bebeğinize bir zeka testi yaptırın. Çünkü 6 aylıkken taklit yeteneği gelişmiş bir çocuğun kesin normalden farklı bir zekası vardır.

Belki çocuğun beklentileri bu nedenle farklıdır. Çocuğunuzun yeteneklerini keşfederseniz, onu skainleştirmeniz daha kolay olur.


baisy

mahallenin en mutlu yumurcağı kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.


ipekkusgoz

Bazen o an çocuğun isteğine ihtiyacına cevap vermenin uzun zaman alacağı ya da başka şeyleri engelleyeceği düşünülebilir ama bundan sebep sorunlarla uğraşmak ya da aradaki bağı tekrar güçlendirmek için daha fazla zaman ve enerji gerekebilir.Belki her şeye hayır demeyerek mümkün olan şeyleri yapmasına müsade ederek hayır'ın gerçekten olmayacak şeyler için kullanıldığını anlaması sağlanabilir. Tutarlılıkta önemli tabii bu durumda aynı şeye bir gün evet bir gün hayır denmemeli. Bir röportaj okudum biraz önce.Sonlarında çocuklar ile ilgili görüşleri var röportaj yapılan kişinin.Çocuğun doğuştan gelen kişilik özelliklerinin ne kadar önemli olduğu aşikar zaten de burda da bayan, aynı yöntemi uyguladığı 2 çocuğunda farklı tepkilerle karşılaşmış.


ipekkusgoz

http://alternatifanne.com/32578/#comment-795

röportajı eklemeyi unutmuşum:)

Bu arada baisy'nin dediği kitap iyi gelebilir size. Eğer edinirseniz yazarın kendisinin de dediği gibi acil bir durumunuz varsa önce kitabın 2. bölümünden başlayarak kontrolü ele aldıktan sonra birinci bölüme geri dönebilirisniz.



annevebebisi

Pespese 2 kizi olan bir arkadasimin, 3. cocugu erkek oldu. Simdi yasina yaklasti. Gecen gun, bu oglan cocuklari ne zormus, kizlarda gormedigimi bunda goruyorum. Kizlara, kolayca tek basima bakardim; gecen gun annem, kizkardesim, kuzenim, 4 kisi oglanla basedemedik, canimiza okudu, benim kizlar gibi 2 tanesine daha bakarim bu oglanla bogusana kadar dedi :)

Kolay bir cocugunuz varsa, cocuk buyutmenin kolay oldugunu dusunursunuz; zor bir cocugunuz varsa da, zor oldugunu :)

Asagida da yazdigi gibi, farkli farkli cocuk yetistirme yollari vardir. Herkes ayni karakterde, renkte, sekilde olmadigi gibi, yontemleri de birbirine benzemez.. cocuk buyuturken hata yapmamak imkansiz.. cocuklarimizda kimi arizalarin olmamasi da kacinilmaz :) onemli olan, hayatlarini altust edecek yaralar acmamak.. bir gun olebiliriz ya da kocaniz olebilir, cocuk hayatinin tramvasini yasayabilir. Olume engel olabilir miyiz? Mutsuzluklar ve hatalar da bu hayatin bir parcasi. Olmasalar, hayat eksik olurdu..

hatasiz kul olmaz, hatamla sev beni :p


Demet_y


Bebeğin anne kucağında ağlamasına izin verilmeli. Ağlamayı durdurmayın. Yanında olun, kucağınıza alın, elini tutun ama susturmaya çalışmayın. Ağlayarak rahatlamasına fırsat tanıyın. Büyük çocukların öfke nöbetlerine tahammül etmek zordur. Susturmaya çalışılır genellikle. Yapmayın. Bu öfke nöbetleri çocukların sağlıklı kalmasını sağlıyormuş.

Ağlamanın iki çeşidi var:
1) İletişim için ağlama
2) Stresten kurtulmak için ağlama

Bebeklerin ve çocukların ağlamalarının sebebi ne olursa olsun mutlaka ilgi gösterilmelidir. Eğer bir çocuk ağlıyorsa ilgiye ihtiyacı var demektir. Kucağa almak değil burada bahsedilen. Onun yanında olmalı ve duygularını göstermesine yardımcı olmalıyız. Özellikle öfkeli olduklarında sevildiklerini bilmeye ihtiyaç duyuyorlarmış.

Aletha diyor ki:

Bir başka çocukla kavga eden, şiddet gösteren çocukların ağlamaya ihtiyaçları vardır aslında. Bu çocukların sevgiyle sarılıp ağlamasına izin verilmeli. Böyle yaparak onu kollarınız arasında tutarak diğer çocuklara daha fazla şiddet göstermesini engellemiş oluyorsunuz. Çocuğunuz kucağınızdan gitmek istediğinde ona daha sıkı sarılıp ¨seni bırakamam, başkasına vurmana izin veremem¨ diyorsunuz.

Çocuğun her zaman güvende olduğuna ve onu dinlediğinizi bilmesi gerekiyor.

Önce güven ve bağlılık ardından kocaman bir kucaklama gelir. Çok ceza veren bir anne hatasını fark edip devamlı sarılmaya başlarsa da çocuk için bir soru işareti anlamına gelir ve beklenen tepkiyi vermez. Yapılacak ilk şey onun güvenini kazanmak. Onu dinlediğinizi, anlamaya çalıştığınızı bilmeli. Zaten yaramazlığın nedenleri ilgi çekme ihtiyacı, bilgi eksikliği ve strestir. Çocuklarınızı bu şekilde yetiştirdiğinizde ergenlik dönemlerinde de problem yaşamazsınız. Çocuk, annesi ile her şeyi konuşabileceğini, onunla birlikte ağlayabileceğini bilmeli.

. Böylece büyüdüklerinde yaşamak için çalışmak zorunda olacaklarını bilecekler, hayatın kötülüklerini öğrenecekler. Bunları anlamalarını sağlamak için ceza vermeye gerek yok. Eğer bir problem varsa yapılacak şey basit: konuşmak yani duygularını ifade etmesine izin vermek.Çocukların ileriki yaşlarda doğru kararları verebilmeleri için bilgiye, ilgiye, sevgiye ihtiyaçları vardır

Kısaca ben anladım ki çocukla olan iletişimde güven esas. Annesiyle her şeyi konuşabileceğini bilmeli. Sorun ne olursa olsun, kendisine kızılacağını bilse bile ebeveynleriyle konuşabileceğini, onu dinleyeceklerine inanmalı. Duygularının göz ardı edilmeyeceği bir ortamda büyüdüğüne emin olmalı. Zaten tüm bunlar varsa çocuğa bir şey yaptırmak için ona ödül vermeye veya yanlış bir durumu ortadan kaldırmak için cezaya baş vurmaya gerek kalmayacak. Çocuğumuza kulak vermeliyiz


babu

Ben insanin cocugunu yetistirirken kendi karakterinin disina cikmasinin zor oldugunu dusunuyorum. Elbette bazi seyleri kendimize de ogretiyoruz ama cok disiplinli ve az musamahali bir kisinin cocuk yetistirmesiyle zaten kendi icinde de cok disiplinli olmayan, yumusak huylu birinin cocuk yetistirmesi elbette farkli olacak. Icinden cocugu agladiginda onu biraz kendi haline birakmak gelen anneye 'olmaz onu her seferinde sar sarmala' diyemezsin, muhtemelen sonu daha kotuye varir. cocugu agladiginda bir yeri kesiliyor gibi olan ve etrafinda herkes icin kendinden fedakarlik etme yoneliminde bir anneye de 'birak biraz aglasin' diyemezsin. 2 uc ornek verdim. herhangi birini olumlamiyor veya elestirmiyorum. umarim oyle anlasilmaz. 

ayni sekilde her cocugun ihtiyaci da farklidir. kolay cocuk, zor cocuk diye bir sey vardir. nedense kolay cocugu olanlar kendi annelik tarziyla gurur duyar, zor cocugu olanlar da kendini yer bitirir. Dr sears'in bir lafi vardi (gerci bu uyku icindi ama): Pek cok cocuk uyku sorunludur. Onlarin duzgun uyumasi icin cabalamaniz gerekir. Bazi cocuklarin uykusu zaten kendiliginden duzene girer, onlarin sansli ebeveynlerinin size iyi ebeveyn gibi hava atmalarina izin vermeyin. Sahsen ben vermiyorum :) 
dolayisiyla cocuk yetistirmeyle ilgili bir paket oneri vermek anlamli gelmiyor bana. ancak cocugunu aglatmadan sakinlestirme yolu arayan bir anneye bunun icin oneri getirilebilir. ya da icimden aglatmak geliyor, yanlis mi sizce diyene de birileri dogrudur, yap diyecektir. ya da birileri su kosullarda yap, bu kosullarda yapma bence diyecektir. 
soruda uzmanlar aglatin diyor denmis, diyen uzman vardir belki ama benim okuduklarimin hic biri demiyordu. ama ben uzmanlar oyle demiyor diye aglatma yolunu secmedim dersem yalan olur, karakterime aykiriydi. istesem de yapamadim. simdi bazi disiplin sorunlarimiz var mi? var. ama bir cocugum daha olsa aglatir miyim? o cocuk henuz kucagimda olmadigindan kendisini henuz tanimadigimdan daha sert olurum diyorum ama biliyorum oyle olmaz. nitekim oglum dogmadan once buradaki hamile arkadasimizi gibi yorum yapiyordum hep: o bizim hayatimizia uyacak, her dedigi yapilmayacak, anne kendisi saglam, mutlu ve saglikli olacak ki cocuk da oyle olsun vb... ama yapamadim. bunu da ovunerek soylemiyorum. yerinerek de soylemiyorum. ben buyum. 
burada annevebebisi'nin yorumunu degerli buluyorum. gercekten iyi yetismis insan ileri yaslarda kendini belli ediyor. burada cesaret vb ozellikler soylenmis iyi yetismislikle ilgili, benim aklima ilk gelen iyi yetismis olma belirtileri onlar degil. umarim o ozelliklere sahip olur. su an idealimdeki 3 yas cocugu olmadigini soyleyebilirim :)


asyaperi

soruyu acan arkadasın bahsettıgı annelerden bırıde benım sevgılı melısanın annesı sıze durumu ozetleyım once ,soruyu acan arkadas daha once acılan ve 9 aylık bebegının kendıne asırı baglı oldugunu son zamanlarda sureklı kucagında olmak ıstedıgını baska odaya gecse kıyamet koptugunu cok bunaldıgını ustelık bebegının ılk aylarda melek gıbı oldugunu yazmıstı suankı soruyu acan arkadasımızda kendı oglununda dogdugu gunden berı sureklı agladıgını kendındn baska kımseye gıtmedıgını ama kendının aglamalarına cevap vermedıgını aglaya aglaya susmayı ogrendıgını ısı varsa ıs yapıyorsa kulagına kulaklık takıp muzık dınleyerek onu duymamazlıktan geldıgını soyleyıp soru sahıbı 9 AYLIK bebegı olan arkadasada aynı sekılde kulaklık takıp onu kucagına almamasını yazmıstı bırde turk annelerının cocuklarını cok sımartarak aglatmayarak becerıksız kendıne guvenı olmayan paylasmayı bılmeyen cocuklar yetıstırdıgını eklemıstı benım gıbı bır kac annede bunun aksı yazılar yazdı ama arkadas orda verdıgımız cevaplara karsılık bızım cevaplarımızdan bır soru olusturmus ve buraya sunmus kımse kusura bakmasın 9 aylık bır bebegı annesının kucagına gelmek ıstıyor dıye yada annesıne bır anda fazla dustu dıye kulagıma kulaklık takıp ben aglatamam eger saglıklı cocuk yetıstırmek boyle oluyorsa benım cocugum saglıksız olsun 9 aylık bır cocugun aglamaktan baska kendını ıfade seklı cok azdır henuz dıl gelısımı yoktur aglıyorsa mutlaka bır nedenı vardır anne olarak elımden geldıgınce anlamaya calısırım evet bunun ıcınde gerekırse bır kac ay yemek yapmam ama suankı gıbı 22 aylık olan bır kızım varsa ıstedıgı sey olmadı dıye yerde tepınıyorsa bırakırım tepınır bu arada tuvalet meselesıne gelınce uzman gorusudur bu 2 yasına kdr yada bız buna 1.5 dıyelım cocukların cınsellık kavramları olusmamıstır  tuvalette annesını goren bebekde tuvalet alıskanlıgı ıcın on hazırlık yapmıs olur evet 4 5 yasındakı cocugunla tuvalete gırıyorsanız bu bır sorundur ama 9 aylık bebegınızle gırıyorsanız cocuk acısından bence bu hıcde sorun degıldır bu sızınde cınsellıge ınsan bedenıne nasıl baktıgınızla alakalıdır benım oglum dogdugu gunden berı aglıyor 6 aylıkken aglama taklıdı yapıyor demıssınız evet bebekler dogduklarından yaklaık 12 13 aylık olana kdr baska bır ıletısım yolunu bılmedıklerı ıcın aglarlar bır cocugun tum ıhtıyacı doyurulmak temızlenmek uyutulmak degıldır cocugunuza sınırları ayına ve yasına uygun koyarsınız


yie

blueangel, keşki oğlunuza bakış açınızı değiştirseniz..o sevginize, ilginize muhtaç bir bebecik daha..doğduğundan beri ağlamaları hakkında bu şekilde düşündüğünüz için hiç susmaması normal bence; o ağlarken kulaklık takıp işinize bakmanızdan ise dehşete düştüm..Allah o yavrucaktan şefkatini esirgemesin..



Cevaplamak için Üye ol