Bebekler aglamasin diye herşeyi yapmak ne kadar doğru.

blueangel soruyor: 10

ayrılma korkusu vs herşeye ağlayan hiçbir şekilde tatmin olmayan bebeklerin her istediğini yapmaya uğraşmak sürekli yapışık yaşamak tuvaletin kapısının önüne koyup kendini izletmek ne kadar doğru ? uzmanlar tam tersini söylerken . bırakın ağlasin derken . ağlamak bebeğe zarar verir mi yoksa tatmin olmayan bebeğe yetemediğini düşünen annenin psikolojisi mi zarar verir.?


77 Cevap


mert_mert

yorum yazanları okuyordum artık bluengel yazdıklarını okuyunca bu konuya dahada bakmamaya yorumları bile okumamaya karar verdim..amacının tartışmamı olduğunu yoksa fikirlerinin doğru kabul edilmesi içinmi mücadele ediyor cidden anlamıyorum..16 aylık bebeğe cola vs asitli bizim için bile içilmemesi gerek olan şeylerin tadına baktırmak ne kadar doğru tartışması bile olmaz..ben çoçuğuma bırakın cola çay bile vermem  yararı olmayan şeyleri yemesede olur tadınıda bilmesin hoş ilerde içeçek yiyecek ama ne kadar geç başlarsa kardır..aslında burda bayana yorum yazanlara yazık vakit zaten kısıtlı birde burda bu gereksiz muhabbete zaman ayırıyoruz..insan bir iş yapınca 10 kişiden 10uda yanlış diyorsa bir düşünmek gerekir yaptıklarım cidden yanlış olabilirmi diye..herkesmi abartmış yahu tuhaf bir taktiğin var..bence şuan ki ruh halin hastalığın ameliyatın ve ialç alıyorsan bunlarla alakalı az bunalımdasın gibi geldi bana yoksa cidden norml değil bunlar..yanlış anlama kötü maksatla söylemiyorum belki yol gösterici olur...


asyanin_annesi

Siz 16 A lik bir cocugun onunde kola icerseniz o cocuk ister arkadasim!!

Siz cocuga brokoli lahana karnibahar yedirin kendiniz pizza yiyin borek yiyin kek yiyin. Bu is oyle olmaz yaa. Rol model denilen bisiy var cocuk sizi kebdine ornek aliyor. Onun brokoli yemesini istiosabiz sizde brokoli yiceksiniz.

Neyse biz ne desek siz dogrunuzu bulmussunuz burda vijdanen rahatlamaya calisiosunuz sanirim. Yetistirme tarzinizda yaklasiminizda, diger arkadaslara verdiginiz sert uslubda cok fena. Boyle bisey soruosunuz ve hemen karsi ataga gecmissiniz. Elestiriye kapaliysan sorma arkadasim!


emel_omer_f

öğrenilmiş çaresizlik terimi vardır.çocuk ağlar ağlar ve sonunda işe yaramadığını anlar bu işe yaramıyor der boynunu büker,kesinlikle bilimsel bir durumdur, yabancı aileler bunu yapıyor,yakından tanıdığım bir alman aile var,bebeklikten itibaren kucak görmüyo çocukları emzir yatır,nazi kampı gibi.biz sevelim diyoruz bize de sert yapıyo.ama çocuklar disiplinli mi hem de ne .

sizinkinin maşallahı varmış,benimkisi beynini aynı yere kırk kere vurur,yapacağından geri kalmaz.diğer arkadaşlrın dediği gibi beslenme ise başlı başına bir sorun ki,bir kez çubuk kraker verdiler memlekette büyükler,şimdi hep istiyo ,kola falan rüyasında bile görmemeli çocuklar,herşey bir kereyle başlıyor çünkü.


neretva

Anam Allah dağına göre kar veriyor. Demek ki, spirited, high-need, grumpy, touchy her ne deniyorsa kısaca zor çocukların anaları kaldırabiliyorlar, buldukları, uyguladıkları yöntemleri de kendilerine göre iyidir, Allah kolaylık versin, sabır versin. Daha ne diyelim? Anaların da sabırlısı var, titizi var. Misal kimi ütü yapamadım diye üzülür, bana ütüden dağlar olsun takmam, en son sepetin üstüne oturur popo ütüsü yaparım, olur biter. Kimi anne kuaföre gidemeyince delirir, kimi yemek yiyemeyince. Herkes kendi karakterine ve çocuğunun karakterine uygun yöntemi bulur, hayatta kalır bir şekilde. Ben uykusuzluğa dayanamadım mesela. Tüm devrelerim yandı. 4,5 aylıkken Hoggladım çocuğu sen rahat ben selamet. Kimine göre bu yanlıştır. Neden uyku eğitimi verdin diyemez kimse. Çocuk benim, uyku benim.

Amaaaa ben de çıkıp konu açmıyorum: ''Ben çocuğuma uyku eğitimi verdim, her gece 8 saat uyuyorum, oh sefam olsun, siz çocuklarıyla yatanlar, hepiniz yanlış çocuk yetiştiriyorsunuz'' başlıklı. Çünkü pardon da size ne, bana ne? Kimse kimseye annelik öğretemez. Soranlara fikrimizi söylüyoruz. Yaptığımız seçimlerin propagandası için başlık açmak niye? Ne diyeceğiz şimdi? Haklısın arkadaşım, ben ikna oldum, hatta hemen gittim bir inşaatçı kulaklığı aldım mı diyeceğiz? Herkes elinden geleni yapıyor, kör kör el yordamıyla, birbirimize destek olarak ilerlemeye çalışıyoruz.

Haa bir de yabancı aileleri örnek verip durmayın rica ederim. Ben yurtdışında uzun yıllar yaşadım. Avrupalıları bilmem ama o pek beğendiğiniz Amerikan bebeleri büyüyünce arkadaşlıktan anlamayan, duygularıyla barışık olmayan, yalnız adamlar olurlar. Tabii ki istisnalar vardır. Ama acaba o istisnalar attachment parenting (sürekli kucakta, doğal ebeveynlik) uygulayan ailelerden mi çıkar yoksa çocuğunu ağlasın diye sokağa bırakandan mı?


praticus

konu sahibi arkadaş dahil ağlatan anneler şunu mu duymak istiyorlar acaba 'aaa haklısın kardeş senin ki zor bebeymiş sen en doğrusunu yapmışsın başka türlü olmaz bu bebekle'
ben ağlatamam doğrumu bilmem.benim oğlum problemli doğdu gözünü anasının memesi yerine kablolarla hortumlarla açtı.8 ay hiç susmadan herşeye ağladı gazı,memesi,bağımlılığı.çözebileceğim hiçbirşey için ağlatmadım.çok girdim lavaboya anakucağıyla.nefesi kesilirdi aaa nefesini tutuyo demek aklıma gelmedi çok ağlayınca öğürürdü kendini kusturuyo demedim.bebekler neye ihtiyaçları varsa ona meylediyorlar.şimdi ağlamaz kolay kolay.sınırlarınıda öğreniyor yavaş yavaş pat diye olmuyor bu işler.Kola vermedim diye ağlıcaksa da ağlasın hoş yanında iç ye sonra hayır bu zaralı de çocuk napsın.Sen ne kadar stresliysen bebeklerde o kadar gergin oluyo büyürken bence.1 yaşından sonra bebeğin dikkatini başka şeylere çekmeyi becerebilmek gerekiyor ağlatmamak şımartmak anlamına gelmez bence.



Demet_y

valla arkadaşlar bende ağlattım ama gel koynumda ağla diyorum ağladığı  şeyi  ona vermiyorum.. ama bununla birlikte sevgimide sonsuz gösteriyorum.. Kızım suan 2,5 yaşında ve kendine güvenli , uyumlu ,sevgi dolu bir çocuk.. Ben bebekliğinden beri Sabiha Paktuna Keskinin yazılarına ve kitaplarına göre davrandım hiçde pişman olmadım bilmiyorum bundanmı ama sürekli ağlıyan bır cocuk nasıl olur bilmiyorum.. 


derinderin

Ço keskin konuşan anneler, bende sizler gibiydim.Ama bugün söylediğim herşeyi yuttum.Tabiki de evlerin bazı kuralları olmalı ama çok küçük yaştaki çocuklara bunu anlatmanın hiçbir imkanı yok.Belki 4-5 yaşına gelecek de o zaman canı isterse anlayacak.Kurallarla çocuğu baskı altına almayı strese sokmayı ne kadar gereksiz buluyorum bir bilseniz.Eğer ağlıyorlarsa belki gün içinde sizin bir bakşınızdan, televizyonda izlediği bir şeyden, ya da oynamayı beceremediği oyuncağından dolayı sinirleri bozulmuş olamaz mı?Çocuk ne bilsin bunları anlatıp içini döküp rahatlamayı, ya da anne bugün kafam çok bozuk hadi gel konuşalım demeyi!!! Diyebilir mi sizce?Ona o anda sarılın ,  şevkat gösterin, sıcaklığınızı hissettirin, inanın bana çok işe yarıyor.Kızıma her defasında aynı şeyi yapıyorum, her defasında da ağlamayı kesiyor ve yüzünde güller açıyor.Gerçekten...


fistikcik

Sevgili Mar,
Ağlamak elbette güzeldir, verdiğin linkte de bahsedildiği gibi, ağlamak iyileştiricidir de. Ama "Ne halin varsa gör, senle uğraşamam, git ağla" yaklaşımı değildir bu iyileştirici olan. Bebek kucağında, ya da en azından yanındayken, ona "Biliyorum canım şu şu şu sebeplerden dolayı canın sıkıldı / sinirlendin / uyuyamadın / korktun / huzursuz oldun vs...Bu yüzden ağlamak istiyorsun. Ağla, rahatla. Ben yanındayım canım" denebilirse, ya da bu hissettirilebilirse ağlamak güzeldir.

Konu sahibi aslında bu soruyu doğrudan benim başka bir mesajımı eleştirmek ve kendi yaklaşımına destekçi bulmak için açmıştı. Oysa ben ne onun tepkisini çeken mesajımda, ne de başka bir yerde "Çocuğun her istediğini yapın, yeter ki ağlamasın" yazmışımdır. Aksine, bazı kuralların bebeklikten başlayarak öğretilmesinin gerekliliğine inanırım. Çocuklarına sınır koymayan ailelere içten içe gıcık bile olurum. Ama sınır koymak ve kuralları öğretmek "Ağlarsa ağlasın, nasıl olsa susar" demek değildir, sadece bunu anlatmak istedim. Bir bebeğe doğru davranışın hangisi olduğunu anlatmadan, göstermeden, yaptığı yanlıuş davranışın yerine alternatif önermeden sadece ağlamaya bırakmak ona ne öğretir ki ?

Soru sahibi arkadaş kendini bebeğinin 3 aylık olduğundan beri şımardığına, 6 aylıkken ağlama taklidi yaptığına vs inandırmış. Ne diyeyim, böyle bir bebek yeryüzünde yok Blueangel. Çok ağlayan bebek vardır, kolikli bebek vardır, zor bebek vardır, annesinin kucağından bir saniye inmek isstemeyen "high need baby" vardır vs vs... Ama bu kadar küçükken ağlama taklidi yapan bebek yoktur, olamaz. "Var" diyen bir tane çocuk psikiyatristi, psikologu, uzmanı vs de bulamazsınız. Yoktur.

Siz kendinizi bebeğinizin doğuştan itibaren şımarık, inatçı, kandırıkçı olduğuna inandırmaya devam ettiğiniz sürece hayat maalesef sizin için daha zor hale gelecek. Bunları aslında size cevap olarak değil, bu satırları okuyabilecek ve yeni doğum yapmış başka anneler için yazıyorum. Ağlayan bebeklerini sizin yazdıklarınızı temel alarak "Şımarık" sanmasınlar diye.



babu

Aslinda soru biraz eksenini kaybetti ama Fistikcik'in yaptigi dogru bir sey, artik bu soruya katacak bir seyimiz olmadigini dusunuyorsak bile soruyu ileride okuyacaklar icin kritik gordugumuz noktalari belirtmek lazim. 

Benim yazmak istedigim bir kac nokta soyle:

- Agliyor diye her istedigini yapmakla, ne halin varsa gor tavri arasinda bir yer yokmus gibi yazisildi yer yer. Dogru olan bu degil elbet. Fistikcik aciklamis zaten ben de cok anlamli gordugum bir link paylasmak istiyorum: http://www.ntvmsnbc.com/id/25383711/ Aglama konusuna guzel bir yaklasim oldugunu dusunuyorum. Tabi bu belli bir yasa gelmis cocuklar icin. Daha kucukluk halleri de konu edildi. 3 aya kadarki sureyi uzatilmis hamilelik diye adlandiranlar vardir. O surede cocuk her an her sn kucaginizda durmak istiyorsa durmalidir, bu huysuzluk degildir. O hala annesiyle bir butun oldugunu dusunmelidir. Benim oglum da, cok gazli bir bebekti, 3 ay gunduzleri sadece kucagimizda uyudu. (gece yataginda uyuyordu allahtan) Onca kitap devirmis biri olarak asiri panik halindeydim. 3 ay bitip gaz sancilari da gecince, aglatmadan yumusak bir sekilde yataginda uyumaya alistirdik ve artik rahatlamis oldugu icin bunu cok guzel yapabildi. Sonra cesitli sebeplerle bunu koruyamadik o ayri sorunun konusu... 6 aya kadar zaten simarma diye bir sey yok. Zamanla da anne icguduler ve kendi karakteri paralelinde bir yol bulacaktir zaten. Burada o yol bulma esnasinda kendimizce oneriler getirmeye calisiyoruz. 

- Kolay bebek zor bebek konusu: Aslinda direkt bu soruyla ilgili degil, ama yan eksen oldu. O konuda da onceki sayfalarda bir zor bebek annesi oldugumu aciklamis biri olarak son bir yorum yapmak isterim: Genetik, hamilelikte yasananlar falan filan cesitli sebeplerle kolay bebek zor bebek diye birsey oluyor. Kitaplarda okudugumuz yontemleri uygulayivermek kolay bebekte daha kolay oluyor zor bebekte daha zor hatta bazen imkansiz oluyor. Hepsi cok tatli, hepsi ayri bir tecrube elbette. Mar'in 8. sayfada yazdigi yorum (ki sahsen politika diliyle 'talihsiz bir beyanat' olarak nitelendirmek isterim) neyse ki gecerli degil. Hic bir zor cocuk annesi kolay cocuk annelerinden nefret etmez. Kolay cocuk anneleri, digerlrine yanlis ebeveynlik yapip cocugu bu sekilde yetistirdigini ima ettiklerinde bir tepki olusur ancak. Hele ki iclerindeki kotulugun disa yansimasi sonucu boyle bir durum yasaniyor oldugunu iddia etmek haddini asmaktan baska bir sey degildir. Yoksa cocugu iyi uyuyan insan sevinmez mi? Tabi ki sevinecek. Hamilelere once saglikli sonra iyi uyuyan bebek diliyoruz hep :) Yani cocugu kolay olan anneler, keyfini surun ve bunu korumaya bakin. Zor olan anneler icin de cocuk yetistirmede sevgi aslinda herseyin temeli diye dusunuyorum. Annevebebisinin daha once yazdgi iyi yetisen cocuk ileri yaslarda belli edecek kendini konusunu da ben boyle anliyorum. Sevginizi esirgemezseniz o da eninde sonunda 'kolay cocuk' olacaktir. 


ipekkusgoz

Mar, blueangel'in senin de kaynak gösterdiğin yazıya tezat davranmasını onaylıyor musun onaylamıyor musun ben anlayamadım.Yani o kaynağı ondan taraf olmayan kişilere mi yazdın yoksa blue angel'a  'tamam arkadaşım ağlamasına müsae et ama kulağına kulaklık takıp onu yok sayarak değil de bu bu şekilde yap' mı demek istiyorsun inan kafam karıştı.Böyle bir ağlama bırakın 16 aylık bir bebeği,kime iyi gelir biriniz çıkıp söyleyin yaw.Çocukların ,ağlamalarını kesmeye çalışan yetişkinler yerine,onlarla oturacak ve onları destekleyecek ebeveynlere ihtiyacı vardır.Ağlamaya müdahale etmek ,doğal iyileşme sürecini kesintiye uğratır.Bunları biz de biliyoruz.Sürekli ağlayan huysuz bir çocukla baş etmek, onunla bağ kurmak için için bir sürü yöntem varken (Pam Leo 'nun ''başa sar, tamir et,yeniden başla''sı ; Naomi Aldort'un S.İ.D.O.T'u, Harvey Karp'ın fast food ve yumurçakça'sı...)ağlayan çocuğa sırt çevirip,belki vicdanının sesini, belki çocuğunun ağlamasının sesini belki de ikisini birden bastırmak için kulaklık takıp müzik dinlemenin kime iyi geleceğini düşünüyorsunuz anlamadım ki?.



Cevaplamak için Üye ol