Kırmızı Başlıklı Kız Çocuklarımıza Anlatılmalı mı?

Ozlem_Can soruyor: 10

Merhaba,

Geçen hafta katıldığım bir eğitim sonrasında hepimizin bildiği klasik çocuk masallarının (Kırmızı Başlıklı Kız, Bremen Mızıkacıları, Çizmeli Kedi vb.) aslında ne kadar şiddet içerdiği, verdiği mesajların çocuklar tarafından çok farklı algılanabileceği üzerine bir sohbet ortamında buldum kendimi. Soyguncular, karın kesen avcılar, dolandırıcılar diye konuşulunca ben bile korktum masallardan :)

Daha önce hiç bu gözle bakmamıştım açıkçası. Sizlerin de bu konudaki görüşlerini almak istedim.
Çocuğunuz ne zamandan beri anlattığınız masalları anlıyor? Siz neler anlatıyorsunuz? Özellikle tavsiye edebileceğiniz masal kitapları var mı? Can artık 18 aylık ve bazı tekerlemeleri takip edebildiğini fark ediyorum. Bildiği birkaç kelimeyi yakalayıp eşlik etmeye başladı.

Bazen düşünmeden dilime dolanan bir çocuk şarkısı ya da bir masal aslında ona bambaşka mesajlar verir mi kaygısını şu günlerde daha yoğun yaşamaya başladım.

Görüşlerinizi merakla bekliyorum...


17 Cevap


burcuakalin

Çocuklar her türlü masaldan rüyalarında görecek kadar çok etkileniyorlar, o yüzden ben kendi masalımızı kendim uyduruyorum.. Bir süre sonra hayal gücüne şaşırıyor insan :) Tavsiye ederim..


Ozlem_Can

O günkü tartışma da en iyisi kendi masalımızı anlatmalı diye bağlandı zaten :)


Sheeda

evet kesinlikle tüm masallar ne kadar korkunç ne kadar şiddet içerikliymiş ben de yeni fark ediyorum. Ben kırmızı başlıklı kızı anlatıyorum ama ortaya tamamen farklı bir masal çıkıyor. 


Kırmızı başlıklı kız babannesine mama götürüyor, ormanda kurtla karşılaşıyor -bana da mama verir msin diyor. Kırmızı başlıklı kız babannesine götürdüğü mamayı vermeyince kurt ondan önce koşup babannenin evine gidiyor babanneyi dolaba saklayıp kırmızı başlıklı kızın getirdiği mamaları yerken ormancı gelip babanneyi dolaptan çıkarıyor. Kurta bunun yanlış bir davranış olduğunu anlatıyor sonra kurt özür diliyor ve hep beraber mamaları yiyolar :)


meycan

Ben de doğru düzgün bir masal anlatamıyorum... Hep evire çevire... Ya da kendi masalımızı uyduruyoruz.
Keyif aldığı bir park macerası, tatil macerası falan varsa onları masalmış gibi anlatıyoruz, çok hoşuna gidiyor...


yasemin_ekin

belki alakasız ama ben de şu "fış fış kayıkçı"nın sözlerini "kedi eti yerse, annem bana kızarsa," olarak değiştirdim. Gerçeğinde "annem beni döverse" var galiba. Hoş kedi eti yediyse, kızımın günahı ne, ben ona niye kızıyorum o ayrı konu ama "dövmüyorum" en azından.

Kendi çocukluğumdan hatırladığım, 2-3 yaşlara inemiyorum tabi de, herhalde 6 yas civari, babaanemin bana anlattıgı bir kuzu ve yavruları masalı vardı. Kurt tüm yavruları yiyior. En küçük yavru dolaba saklandığı için kurt onu göremiyor. Sonra diğerlerini o minik kurtarıyor. O masalı babaannemin defalarca anlatmasını isterdim. Çok severdim. Hani içimde bir cani yok ama, o ufaklığın diğerlerini kurtarmasını filan hoşuma giderdi. Hanselle Gratendeki cadıyı hiç sevmezdim: her dinleyişimde, "niye ekmek kırıntısı atıyorsunuz, kuşlar onları yiyecek, siz de kaybolacaksınız" diye üzülürdüm.

Ben kızıma ne anlatırım, nasıl anlatırım bilmiyorum. ancak masallardaki kötü krakterlerden konu açılınca aklıma "Shrek 3" geldi. Orada kötü karakterlerin aslında o kadar da kötü olmadığından, iyi karakterlerin de, pamuk prenses, rafunzel, vs.  gibi hikayede anlatılanlardan başka bir özelliklerinin olmamasını vurgulandığı yerler hoşuma gitmişti. (Mesela, iyi karakterlerin bir şey yapması, harekete geçmesi lazım,  "ama nasıl olur, ben bilmem ki. Ben prensimin gelip beni öpmesini bekleyebilirim sadece" tarzı birşeyler diyorlar.)




batuhaninannesi

Yasemiin ben de 'annem beni öperse' yaptım o kısmı:)))


Ulku

belli bir yastan once masallardan uzak tutmali sanki. bizde var bir masal kitabi, icinde resimlendirilmis unlu masallar var. kizima ilk okudugumda hem hicbir sey anlamamis hem de korkmustu, hatta kabus bile gordu. sonrasinda ve simdilerde de cok fazla soru soruyor okudugumda ve hala cevaplarima anlam veremiyor..

onlar yerine gercek hayattan ornekler veren (cemile serisi) ya da bir mantigi ve dogal bir akisi olan (feridun onal'in hikayeleri) kitaplar okuyoruz..

bir de sunu ekleyeyim: hayvanin konusmasina sasirmiyor, ornegin feridun onal da hayvan karakterleri ile olusturuyor hikayelerini, ama hikaye icindeki mantiksizliklara takiyor kafayi, ornegin neden surekli "kirmizi baslikli kiz" diye hitap ediyoruz, tamam giymis bir sapka, kiz diyelim gecelim, basta soyleyelim bir kere, her seferinde neden kirmizli baslikli kiz diyoruz? ya da kurt neden babaanneyi yemek istiyor, sepetteki yemekleri yese ya?


esraozlem

Ben bu konuda çok hassastım, bir iki tane klasik masal kitabı almıştım Ada'ya, sonradan da ama niye yaptım bunu diye hayıflanırken Ada kitapları keşfetmişti. Başlangıçta resimlerine bakarak, kendimiz uyduruyorduk. Ancak 18 ay döneminde uydurmalarımız karışmaya (her seferinde hikayeyi aynı şekilde anlatamıyorsunuz) başlayınca okumaya ama kelimeleri değiştirmeye başladık. Şu anda, direkt olarak, bunu oku, burada yazanı oku şeklinde sipariş veriyor Ada, bu durumda o anda hızlı ve çevik davranıp yine hikayeyi kendimizce değiştirerek okuyoruz .

Kırmızı Başlıklı Kız'ın orjinalinin değiştirildiğini duymuştum. Artık büyükanneyi dolaba kapatıyormuş kurt. Bu versiyonunu okumadım, ancak alternatif Kırmızı Başlıklı Kız hikayesini (Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız'dan?) Ada çok sevdi. Bu ara favori kitaplarımızdan. Hikayeyi kurt'un bakış açısıyla anlatıyor. Tavsiye ederim :)


BaharK

Biz "Gofret ve Babası" ve "Zeynep'in oyuncakları"na bayılıyoruz. Artık Egemen ezberledi repliklerini, ama ben bazen akşamları hikaye niyetine, onun gğn içinde yaptıklarını masal gibi anlatıyorum.
Egemen adında bi rçocuk varmış, babaanesiyle parka gitmiş, kedileri sevmiş gibi, dikkatle dinliyor, bazen eklemeler bile yapıyor :))


ikicocukannesi

masallar icin 3 yas sonrasını uygun buluyorum ben,

soyut kavramlarla kafası karıssın istemiyorum. uzayan burun, zehirli elma, surekli uyuyan bir prenses vs. vs... simdilik anlatımı basit yazısı az resmi cok olan kitaplar tercihimiz...gundelik hayatta neler oluyor bitiyor kitaplarımız onunla alakalı hep.

en ekstrem karakterimiz ahtapot noni... ama onda bile ahtapotun neden kolları fazla anlatırken tedirgin oldum. zihni bulansın istemedim. bizimkininde sevecegi tuttu noni'yi simdi her gece yılan balıgının yumurtalarını soyle kurtarmıs boyle kahramanlık yapmıs anlata anlata bayılıyor:)))

kitap secimiyle alakalı guzel paylasımların oldugu bir soru var, orayı inceleyebilirsiniz. icerik oldukca doyurucu...

gece uyumadan evvel biz kitap okuyoruz, masal anlatmak yerine bir gun icinde ne yapmıs abartı bir anlatımla onu karakterize ediyorum...sabah olacak babis seni uyandıracak, sutunu iceceksin, giyineceksin, tıpkı noni gibi, sonra servis gelecek dut dut dut(bagırarak)ardından servise binip babise el sallayacaksın. sonra fahriye ogretmen seni sınıfa cıkaracak ardından hadi cocuklar kahvaltıya diyecek, omlet yiyeceksin(menude ne varsa onu soyluyorum) sonra tekrar sınıfa cıkacaksınız ardından hamurdan sumuklubocek yapacaksın(etkinlik ne ise onu anlatıyorum)sonra ogle saatinde f. ogrt. hadi cocuklar yemek zamanı diyecek, kadriye teyzenin pisirdigi yemekleri yiyeceksiniz, eline saglık kadriye teyze diyeceksiniz. sonra hep birlikte yatakları hazırlayacaksınız, uyku vakti gelecek(burda abla ah fahriye ogrt. uyku makti gelmedi deyip kızar genelde:)ardından.....

boyle iste...



Cevaplamak için Üye ol