Din ve Tanrı kavramlari 3-6 yas cocuklarina nasil anlatilir?

05/05/2010 14:42:00
elfana 8,5Y 2Y 7A soruyor:

3-6 yas grubuna din & Tanrı kavramlarını nasıl acikladiginizi /aciklamayi planladiginizi merak ediyorum. 

Bebeğinizin burnunu temiz tutmanız gereklidir. Çünkü bebeğinizin tıkalı burnu kulak iltihabına ve sinüzit gibi birçok hastalığa sebep olabilir. Fil...

Fiyat:
29,99 TL

Benzer Sorular


<1234>
09/21/2010 08:46:00

Merhaba,
bir süredir kafamın bir yerlerinde dönüp duran bir konu bu. Buraya kadar yazılan tüm yorumları okumaya çalıştım ve eğer yanılmıyorsam bir tek Sumeyye çocukken bu konu hakkında nasıl bir deneyim yaşadığını anlatmış. Belki de herkes kendi çocukluğunu gözden geçirmelidir önce.
Ben nasıl edindim din bilgisini? Benim annem "samimi" bir inanandır. Dolayısıyla ben bebekliğimden beridir allah, peygamber, dua, namaz duyarak, görerek büyüdüm. Öyle ki, annem bir bebeğin kollarını gerdirerek masaj yapıyorsa ritmini "allah" diyerek tutar. Sonra, ben mahallede büyüm. Mahallenin tüm sümüklü çocukları bir söze inanmak için hemen "Yemin et!" derlerdi. Kuru bir yemin yetmezse "Kurana el bas!" gibi noktalara varılırdı. Annem bana kuran okumayı öğretmek istedi. Sıkıldım ben. Ramazan geldiğinde mahalledeki arkadaşlarla teravihe gittik. oyun gibi geliyordu bize. O kadar yaramazlık yaptık ki, kovulduk camiden. Çok eğlenmiştik ama... Sonra anlatılan hikayeler vardı bir sürü. Şöyle olmuş da, o zaman da bu böyle olunca adam taş olmuş falan filan... evliya hikayeleri. Mezarı yıkmak istemişler, dozerin kepçesi kırılmış. Yeni dozer getirmişler onun motoru patlamış, yaaa...
Sonuç: Ben inançlı biri değilim. Hiç olmadım. Çocukken de değildim demek istiyorum. Benim doğamda yok. Ama büyük bir zenginliğe sahibim. Bu zenginliği fark etmemi sağlayan Bosna'lı bir arkadaşım oldu.
Hikaye şöyle: Ben Viyana'da yaşıyorum. Bosna kuşatma altında. Viyana'da tanıştığım Bosnalı bir arkadaşım var. Onunla sohbet ediyoruz. Söz bir biçimde inançlı olmaya, islama falan geliyor... Bosnalı arkadaşım dedi ki: "Ben müslümanım ama ateistim." Bu söz beni çok düşündürdü. Şunu anladım: Ben din konularına "ateist bile olmayacak kadar" ilgisizim. Hiç umrumda değil. Ama bir inancın uygulamalarıyla, yorumlanmalarıyla biçimlenmiş, harmanlanmış bir kültüre dahilim. Bunu bana sağlayan da konuya ne kadar ilgisiz olursam olayım edindiğim deneyim, insan ilişkileri vs sağlıyor.
Peki ben bunları niye anlatıyorum? Elfana'nın sorusu önemli ama önemli bir diğer konu bu soruyu sormaya neden ihtiyaç duyduğu(muz) bence. Benim hikayemde gördüğünüz gibi her şey kendiliğinden, doğal akış içinde olup bitiyor. Ben kendimi bir karar vermek zorunda bile hissetmemişim. Neysem o olmuşum. Fakat bu soruyu sorma ihtiyacı bugün bende de var. Çocuğum olsa ona nasıl anlatırım diye meraklandığım konulardan biri bu. Çünkü bugün elimi bir çocuk kitabına atıyorum mesela, evreni, varoluşu falan sorgulamaya girişmiş bir kitaba, evrenin büyük bir patlamayla ortaya çıktığını anlatıyor ilk sayfalarda derken birden o patlamadan önce her şeyin yaratıcı tarafından ayarlandığını söylüyor ve sonra yine nesnel bilimsel konulara devam ediyor. Bu konuların ortaya konması eskisi gibi değil çünkü, artık bir sinsilik, misyonerce yaklaşımı var; kendini "bilimsel" gösterip aralara serpiştirilmiş bir iki sayfayla avlama çabası var. (Belki bunun tam tersini yapan, kendini dini bir kitap gibi gösterip aralara evrim teorisini sokan kitaplar da vardır ama ben hiç görmedim.) Artık bir markalaşma, ayrışma, itişme var. Artık kendiliğinden olmuyor yani. Başka etkenler de var elbette. Hangi kutsal kitabı elinize alırsanız alın mutlaka bir sürü masal içerir. Kitap olmasına da gerek yok. Kızılderililer de inançlarını masallarla anlatmış, Yunanlılar da, Orta Asyalılar da... Halkların mitolojilerini bunlar oluşturuyor. Toplumlar yaşamlarını böyle anamlandırmışlar, açıklamalarını böyle yapmışlar, sorularını böyle yanıtlamışlar... Günümüzde bu masalların da artık işlevi kalmadı. Çünkü yaşamı çok daha derinlemesine inceleyip çok daha kapsamlı açıklamalar yapabiliyoruz artık. Artık Nuh Tufanı'nın Sümer tabletlerinde nasıl anlatıldığına bakabiliyoruz, tufanın İstanbul Boğazı'nın oluşumuyla ilişkili olabileceğini söyleyebiliyoruz, bunu araştırabiliyor bazı izler de bulabiliyoruz.
Evet, hâlâ Elfana'nın sorusuna yanıt vermiş değilim: Ben nasıl açıklardım. Ben masallar anlatırdım. Nuh'un hikayesini de anlatırdım, Zeus'tan kaça İo'yu da, Kızılderililere ilk mısır tanelerini veren örümcek anayı da anlatırdım, Orta Asya'ın umayını da... Böylece ne çok din, ne çok tanrı olduğunu görebilirdi. Böylece sadece "erkek" kılıklı değil "kadın" tanrılar olduğunu da görebilirdi. Şeytanın melek, meleğin şeytan olduğunu görürdü. İnanmak isterse de onun bileceği iş olurdu...

<1234>

Cevabın:


Soruyla ilgili tecrübelerini paylaşmak için giriş yapmalısın. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla.