ek gidalara gectikten sonra ne kadar anne sutu?

yasemin_ekin soruyor: 10

Merhaba,
Calisan bir anneyim 8 aylik bir bebegim var ve beslenmesi su sekilde

uyaninca emerse emziriyorun
8:00 bulamac kahvalti
10:00 meyve puresi
12:00 sebze puresi+ kofte
14:00 meyvepuresi
16:00 yogurt
20:00  80 cc kasik mamasi (milupa) (dr. 150 cc verdi ama ben emsin diye daha az yediriyorum)
uyurken ve gece uyaninca emziriyorum.
Gun icinde 150cc kadar anne sutu iciyor.

Doktoruma "6 ay sadece anne sutu diyorlar, ancak ek gidalara gecince anne sutu 2. plana dusuyor. verilen bu menuye gore anne sutune firsat kalmiyor. bebegim ne kadar emmeli" diye sordugumda "menusunu tamamlamasi sartiyla anne sutunu ek olarak verebilirsiniz. anne sütü buyumesi icin artik yetmez" dedi. ben sadece anne sütü vereyim demiyorum, ek gidalarin da önemini biliyorum ama anne sutunun bir anda ara öğün haline gelmesi beni düşündürüyor. anne sütünün, bebegin bagisiklik sistemi icin onemini de bildigim icin, doktorumun cevabi beni tatmin etmiyor. sizilerin düşüncesi nedir?

Bir diger konu da, süt sagimi ile ilgili, ek gidalara gecmemle birlikte sutum azaldi gibi gelyor. Sabah 7:30-8:00 gibi emziriyorum, 13:00 gibi iş yerinde bir kere sağıyorum. Eve 18:00 gibi variyorum,nadiren emiyor. gece 9 gibi uyurken tekrar emziriyorum.
Ek gida oncesi bir sagimda iki gogusten 150cc cikarken, simdi 80cc anca geliyor. Şunu da eklemek isterim, ek gıdalara geçtiğimiz dönemle benim open ofis'e geçmem ve sağma işinin biraz zorlaşması aynı döneme denk geldi. Sağmaktan yoruldum, sütüm ondan mı az geliyor diye de düşünmüyor değilim.

sorum şu: kızımın kilo alımı ve boyu gayet iyi. (72 cm, 9.5kg), gereksiz yere mi endişeleniyorum? Anne sütünü daha mı çok vermem lazım? Tecrübelerinize ihtiyacım var.

Çok çok teşekkürler...


53 Cevap


NooB

Pardon:( Ekranım güncellemeyince geçen gün silinen bir başka yorumum yüzünden tekrar tekrar göndermeyi başardım bu sefer:(


Annegozuyle

Ben de özellikle mama firmalarının -ki şu an pastadan en büyük payı alan Milupa- söylemlerine fazla takılmamak taraftarıyım. Genel geçer bilgiler üzerinden, ortalamalarda en işlerine gelen durumu kullanarak reklam yapıyorlar. Neymiş günde 500 ml! Yetmiyorsa hooop direk mama! İş ki fazla satsınlar. Aynı şeyi çocuk ürünlerinde de -mesela Milupa'yı satın alan Danone'un kalsiyum ihtiyacını kullanarak satmaya çalıştığı Danino ürünü için- düşünüyorum. Fazla takılmamak gerek. Şüpheci yaklaşmak, çocuklara katkısı bol besin dayamaktan iyidir bence.

Anne sütü konusunda da ilk zamanlar ben de taktım. 6 ay sadece anne sütü verdim. Sonra ek gıdaya geçtik. Ama eğer doktorun dediklerinin hepsini verirsem anne sütüne fırsat kalmayacaktı. Biz de yine anne sütü ana öğün, diğerleri ek besin olacak şekilde ayarladık. Şimdiki durum şöyle;

sabah anne sütü
10:00 meyve püresi ya da yoğurt + anne sütü
13:00 sebze çorbası + anne sütü
17:00 meyve püresi + az anne sütü
19:00 anne sütü
22:00 anne sütü
01:00 anne sütü

şimdi yavaş yavaş sabahları kahvaltıya başlayacağız. Böyle yazınca biz de neredeyse direk anne sütüyle besliyormuşuz gibi :)

Bu arada kilosu ve boyu gayet iyi.

Bu arada hemen hemen her yediğimizi uygun olduğu durumlarda tattırıyoruz. Balık, dolma içi, köfte, domates... Bir dolu yiyeceğin tadına baktı yani.

Sakin olmak, bebeği dinlemek, onun bizi yönlendirmesine izin vermek, kitaplara biraz boşverebilmek gerek sanki. Çok araştırınca da insan sürmenaj oluyor bir noktada.

Bebeklerimiz bol iştahlı, sağlıklı olsun inşallah:)


julide

 Çok araştırınca da insan sürmenaj oluyor bir noktada

katılıyorum:))) en azından ben öyle oluyorummm:)))
her didiklediğimde muhakkak bir konuda kulağıma hep kar suyu kaçıyor :))))


julide

bu arada kızlar aslında bu milupa reklamlarımdan etkilenerek, sütümün yetmediğini düşünüp mamaya başlamıştım ben:))) tabii dokturumuz tavsiyesiyle


zeynepanne

bu arada milupanın sütüm yeterli mi sitesine ben de girdim. tüm anket sütün yetmiyor cevabına göre odaklanmış. sütün yetiyor demesi için, neredeyse 2 saatte 1, yarımşar saat emzirmen  gerekiyor, onun gibi birşey.
doktorumuza danıştığımda, ki kendisi dokuz eylül üniversitesi çocuk hast. ana bilim dalı başkanı bir proftur, günde toplam 500 mlye tekabül eden süt ürünü almasının yeterli olacağını söyledi.
sabah kahvaltıda labne, yemeklerde yoğurt ve anne sütü ile zaten bence bu miktarı haydi haydi alıyor.
bence de bu tür durumlarda su yolunu buluyor bir süre sonra.
ama şöyle de birşey var ki, ek gıdalarla geç tanışan, çiğnemeyi, yutmayı öğrenemeyen bir çocuğun sonra katı beslemeye geçişi de zor olur diye düşünüyorum.



Annegozuyle

Bu arada, eskilerin bebeklerini 1 yaşına kadar sadece anne sütüyle beslediklerini, sonra da yavaş yavaş kendi yediklerindne vererek büyüttüklerini düşünürsek; zamane anneleri olarak abartıyoruz sanırım. Onlar da büyümüşler işte:)

Gerçekten de anne sütü hala verebiliyorken vermek gerek sanki. Eğer kilosu normal ilerliyorsa neden azaltalım ki. Bu arada ayrıca veridğimiz bir dolu ek vitamine de takık durumdayım. Çocukları organik besleyelim diye dikkat ederken, bir ayndan verdiğimiz ilaçlarla onalrı hormonlu mu yapıyoruz acaba?

Doktoruma her ay soruyorum, her defasında vitamin, flor ve demirin gerekli odluğunu söylüyor. Demiri iyice azalttık, flor ve multivitamini de geçen ay hiç vermemiştim. Ama doktor gerekli deyince yine başladık. Kafam çok karışık bu konuda.


sezen

Çok yakın zamana dek 1 yaşına kadar bebekler çoğunlukla anne sütüyle besleniyordu, son birkaç nesildir ne oldu bilmiyorum. Children of men filmini seyrettiyseniz, oradaki öykü gibi, annelerin emzirme becerileri azalıyor ve bence bunda yaşam tarzımızın çok etkisi var. Daha doğrusu mamaların anne sütüne gerçek bir alternatifmiş gibi gösterilmesinin (anne sütünün yararları ve anne sütü olmadan beslenmenin zararları henüz yeterince araştırılmış değil), artık daha çok kadının çalışmasının, doğrum ve emzirme izinlerinin idealin çok gerisinde olmasının. ben başka bir konuya değinmek istiyorum, bu kadar annenin suçluluk içinde kavrulduğuna şahit oluyoruz. anne babalar bir yandna emzirmeyi göklere çıkartan bilirkişilerle emzirmezlerse onları kendi ürünlerini satın almaya mecbur olduklarına inandırmaya çalışan mama üreticileri arasında kalıyorlar ve yalnızlar. korkunç bir dezenformasyon (kasıtlı yanlış bilgilendirme) bu. madem adı geçmiş, söyleyeim, milupa'nın anketi de, bilgilendirme adı altında yapılan agresif bir pazarlama. anne sütü bozaranlığı ise, ancak, annelerin, hormonlarının de etkisiyle, kendilerini ölesiye suçlu hissetmelerine yol açıyor da genel olarak ne ürettikleri sütü, ne de emzirme oranlarını artırıyor gibi. pratikte hiçbir işe yaramıyor, annelerin moralini bozmakttan başka. çünkü kontrol bizim elimizde değil. burada şuna dikkat çekmek istiyorum, çevre kirliliği, iklim değişikliği, aşılar, GDO'lu gıdalar, vb. beslenmenin diğer alanları...bunlarda bireysel olarak yapabileceğimiz çok az şey var. nüfusun çoğunluğu, doğal olmayan hayatlar yaşıyorsak ve bu nedenle de hamilelikte komplikasyonlarla karşılaşıp, çoğunlukla sezeryanla doğurup bebeklerimizi emziremiyorsak (misal) bunda bizim, payımız nedir? bu konularada devletin düzenlemeleri, siyasi tavır, vb. çok önemli. başbakan 3 çocuk diyor ama, çalışma kanununda bir değişiklik önerdiğini bilmiyorum, duymadım. (doğurup evde oturun demeye getiriyor herhalde). sağlık ocaklarında 2 yıl emzirin diyen de devlet, doğum iznini, süt iznini kuşa çeviren de. bu konularda ferdi olarak değil, ama siyasi otorite olarak boşluklar var ve bence çözüm, teker teker yapabileceklerimizde değil. örneğin, tabiatına ters beslenen kedilerin ancak 3.4. neslinde üreme sorunları görülmeye başlandığını gösteren (başka sorunlarla beraber) deneyler var. (gerekirse ayrıntılarını sağlayabilirim, bilimsel yöntemin "duymuştum" demek olmadığının farkındayım). bunlar sağlık otoritelerin (ama büyük şirketlerin oyuncağı olmadan) uzun vadede planlaması gereken şeyler. le leche international'ın sitesinde bir doktordan "emzirme yerine mama verilmesinin insanlık üzerinde yapılmış en büyük tıbbi deney olduğunu" belirten bir alıntı vardı, katılıyorum.
uzattım, ben bu emzirme meselesinde annelerin yok yere hedef tahtasına konulduğunu düşünüyorum. bu sorunun başka paydaşları, hatta sorumluları var. o anketi okuyan annelerin kendilerini suçlu hiisetmesi boşuna değil. amaç bu zaten. obezitenin bizzatihi o kişilerin iradesizliği olarak gösterilmesi gibi. "ideal" koşullarda yaşasaydık anneler, siz kusurlu olabilirdiniz. ama  devenin neresi doğru allah aşkına?


aytude

konunun üzerinden cook sular geçmiş ama ben de söyleyeyim bişeyler.
Benim anneannem 5. ayda bebeğimin hala sadece anne sütü ile beslendiğini duyunca bana hafif sitem etti mesela. "Neden o cocuga yogurt suyundan vermiyorsun, yedir az az koyun yogurdu, inek yogurdu, karıştır içine keçi peynirini"dedi. Anneannemin 4 cocugu var ve bir sene sadece  anne sütü filan vermemiş, şartlar elverişli değilmiş sanırım. Daha lohusalığı bitmeden tarlaya giderlermiş, çapaya. Gelirmiş sıcakta tarladan göğüsleri şişmiş, emzirirmiş ama bebek istemezmiş süt ekşidiği için. Evde babaanne yoğurdun suyundan verirmiş anne tarladayken.
Ben bunu duyduğumda cok şaşırmıştım cünkü eskilerin anne sütüne bizden daha fazla önem verdiğini düşünmüştüm hep.
Anneannemin cocukları cok sağlıklı, bir sıkıntıları yok. Anne sütü belki zihinsel acıdan katkı sağlıyordur bir hayli. Ama ben iki sene/bir sene emzirmenin bebeğin psikolojik ve sosyal gelişimi acısından önemli olduguna kanaat getirdim. Yoksa bebek ek gıda ile hayli hayli boyuna kilosuna gelişiyor zaten.  (Kur'an'da da iki sene emzirme ile ilgili ayet var, hangi ayet hatırlamıyorum ama mealden emzirme diye bakabilirsiniz) .

Şimdiki neslin cok taktıgını düşünüyorum bu anne sütü olayına ve ÖZELLİKLE MAMA FİRMALARI bunu bilinçli yapıyor. Bir arkadaş söylemiş, cok haklı: korkuları yöneterek rant sağlamaya çalışıyorlar. anne sütü kesinlikle çok önemli..bunu bilen anne, sütü az geldiğinde strese girecek, sütü azalacak mama alacak.
basit bir propaganda.
Annem kardeşimi 4 ay emzirebildi ve kardeşim boylu poslu kemikli, gayet zeki bir insandır. Ben 6 ay emmişim ama daha zayıf olan benim. Annenin emzirme sırasındaki psikolojik durumu da çok önemli. 5-6 ay zorla ağlaya ağlaya emzirmenin manası yok bence. Annenin de bebeğin de ruh sağlığı keşmekeş olmuş, neye yarar. Mutluluk önemli.
 Huzur önemli.

Kardeşimi 4 aydan sonra pirinci kaynatarak lapa haline getirip içine de pekmez koyarak besledi annem. Birer çay kaşığı toz halinde çörekotu, keten tohumu koyardı bağışıklığı güçlensin diye. Kardeşim de nasıl iştahla içerdi onu. Hİç milupa girmedi evimize. Noldu, eksik mi kaldı??Şimdi maşaallahı var.

Yani fazla zorluyoruz kendimizi ama işin özü kaçmııış gitmiş, nerede bizim hamilelikteki mutluluğumuz, doğum sonrası heyecanımız, anne sütü anne sütü derken kaçıp gidiyor..İlk aylarda alması cok önemli bence bebeğin, sonra depresif bir şekilde emzirmeye çalışmanın anlamı yok.



okanumut

"Yani fazla zorluyoruz kendimizi ama işin özü kaçmııış gitmiş, nerede bizim hamilelikteki mutluluğumuz, doğum sonrası heyecanımız, anne sütü anne sütü derken kaçıp gidiyor.."


benim bittiğim noktadır.. aytude ağzına sağlık..


aytude

http://www.infactcanada.ca/Chatelaine.html şu yazının okunmasını tavsiye ederim. Zamanında cok eleştiri almış bir yazı. Bayan ilk günden itibaren cok kötü emzirme tecrübeleri yaşıyor fakat herkesin söylediği aynı şey, bebeğin memeyi kavramasında sorun var, iyi kavratamıyorsun, suçlu sensin. Emziriyor ama zoraki. AĞlayarak. Ve en cok emziren anne iyi annedir sloganı ile bağıran propagandacılara meydan okuyor, emzirme despotları olarak adlandırıyor onları.. kesinlikle okunası.

OKanumut, geri gelmiyor giden günler, ben hep bu mantıkla yaşamaya çalışıyorum bebegim doğdugundan beri, çünkü hiç olmayacağı kadar inanılmaz bir hızla büyüyor bebekler, onun bir gününü üzülerek geçirecek kadar vaktim yok, bu günü bir kere yaşayacağım, bir kere göreceğim tuttuğu ilk anı, bir kez göreceğim ilk gülümsemesini. Emzirmek tabii ki cok güzel, inanılmaz bir duygu..ama olmuyorsa Rabbimin takdiridir bu, ben elimden geleni yaptım mı, yaptım, gerisi tevekkül..Ki emzirmek için insanlar ne kadar uğraşmışlar, ağlayarak okudum bazı entryleri.


kimse zannetmesin ki ben emzirme karşıtıyım.gittiği yere kadar ben de emzireceğim. ama bırakmak isterse de biraz deneyip olmuyorsa üzülmeyeceğim.  Yeni yemeklerin tadına bakarkenki yüz ifadelerini kaçırırım yoksa!! (:





Cevaplamak için Üye ol