Çalışmak mı, bebeğe bakmak mı?

Ulku soruyor: 10

Calisan anneler, bebeklerimize ne kadar kendimiz bakmaliyiz, kacinci ayda ise donebiliriz? Anne bakimindan uzak buyuyen bebeklerde sorunlar gorulur mu? Kucuk bebeklerimizden ayri kalmaktan memnun muyuz, bizi huzursuz eden nedenler neler? Bu konudaki anne icguduleri ve bilimsel arastirmalar nelerdir, hissettiklerimizi ve bilgilerimizi paylasalim mi?


150 Cevap


GulcanDeniz

Her konuyu bize benzemeyene tahammül göstermeyerek, başkasını tercih etti diye yanlışlayarak, dışlayarak, hatta küçümseyerek tartışmak zorunda mıyız?

Herkes için tek bir doğru olsa ve herkes sadece bizim gibi düşünüp öyle yaşasa.... Bu mudur istenilen sahiden?
Bana çok sıkıcı gelir öyle bir dünya.

Düşüncelerimizi paylaşırken bizim gibi olmayanı ötekileştirmeden, küçültmeden yapsak, yapmaya gayret göstersek...
Nurturia'da öyle gidiyordu paylaşımlar, ama son zamanlarda iyi başlayan bir tartışma, bir şekilde bir yerde kırılıp istenmeyen üsluplarda devam eder oldu.
Bence hepimiz şöyle bir düşünüp aksini nasıl yaparız diye kafa yormalıyız, ki burası da o haklı olarak beğenmediğimiz üsluplardan başkasını bilmeyenlerin ortamlarına benzemesin.

Hepimize (kendim dahilim) daha fazla hoşgörü diliyorum.


ildeniz

gülcandeniz hak veriyorum sana. fikrimi söylemişim ama karıştı:))birden insanların çalışan annelere tepkilerini alamadım ama yaşadığımız ülke şartlar sosyal yapı çalışmamızı gerektiriyor dengeler ok hasas bunu anlatmak istedim.çalışmak beni yetersiz ve kötü bir anne yapmaz sonuçta.çalışıp paramı barda diskoda yiyecek halim yok çocuğumun şartlarını iyileştirmek amacım.devlet okulunyerine özel okula göndermek vs.anladığını düşünüyorum.çalışmayan anne iyi anne çalışan anne kötü anne diye bişiy yok bunu anlatmaya çalışıyorum bend üniversite mezunu bir insanım ben annemin önüne geçtim çocuğumda bei geçsin istiyorum.daha düne kadar  bir holdingte yöneciydim ağustosda tekrar dönicem hata yaptığımı düşünmüyorum.


ilal

Aslında tepki çalışan annelere değil....
Kendini çok net ve olduğu gibi ifade eden annelere karşı....benim gördüğüm...

Kendine zaman ayırmakla,çocuğa başkasının bakması..Yada çocuğun geleceğini garanti altına almakla,maddi beklentiler karıştırıldı.......

Aslında böyle yargılamak yerine ,acaba şartları değişitrmek için neler yapılabilir diye kafa yorulsa ne iyi olur


ildeniz

ilal zaten öyle ama heşey ortada.tabi ki kendime zaman ayırıcam .çocuğuma da işime de arkamda güvendiğim bakan biri olursa çocuğuma işlerim kolaylaşır.ama benim anlamadığım biz türk kadınlarındaki haps olmuşluk.

 çocuk olunca otur evine bak çocuğuna çok yanlış bir zihniyet.çocuğu olan ve ciddi kariyer sahibi olan çalışan milyonlarca anne var taktir etmek lazım biraz.her evde oturan anne çocuğu ile çok mu iyi ilgileniyor

?yere oyunck konuluyor çocuk içinde anne tv izliyor nete giriyor. kendi aleminde vs.böle olmasındansa üretek daha mantıklı.her açıdan.


kuzum

zorunlu olduğu için çalışan annelerin elinden öpmekle beraber bu yazım onlara değildir. çocuğu için çalışmak ne de güzeldir, doyurucudur ruhu, yavruyu. onların kıymetini ileride gerçekten anlayacak yavruları. hakları da ödenmez bu annelerin. benim söylemek istediğim doymak bilmeyen egomuzla ilgili.

ildeniz'in şu cümlesi adına yazma gereği duydum: "?yere oyuncak konuluyor çocuk içinde anne tv izliyor nete giriyor. kendi aleminde vs.böle olmasındansa üretek daha mantıklı.her açıdan."

Bizim evimizde tv hiç açılmaz. çocuk yokken de öyleydi. birinin evindeysek falan görürüz açık tv. şu anda bilgisayardayım ama çocuğum uyuduğu için, asla o uyanıkken bilgisayarda değilim. ama "işte" olup "çalışanlar" her daim yazabiliyorlar. ve ayrıca çocuğa oyuncak ver kendi oynasın beyninde bir anne olmak evde bebeğimle olmama tezat birşey zaten. "üreterek" lafı modasını da anlayamıyorum hiç, BİR İNSAN YETİŞTİRİYORSUN, VAR MI ÖTESİ? bebeğini büyütmek üretmenin en büyüğü en anlamlısıdır. sizin zihninizde bebek kendi kendine oynar, anne de bütün gün temizlik yapar gibi bir resim var. başkasını bilmem ama biz hiç böyle olmadık ve olmayacağız. "eve hapsolmak" demişsiniz. ne münasebet, gezip duruyoruz, ne bir ofise hapsolmuş durumdayız ne de eve. tüm İstanbul bizim. tüm dünya bizim.
ayrıca anne denen varlık, çocuğun sadece oyun ve eğlence ihtiyacı için yaratılmamıştır. hani o kaliteli sıkıştırılmış zamanlardan bahsediyorum. iki- üç sene sonra kreş, anaokulu vs başlayacak zaten. en azından o zamana kadar çocuğuna doya doya bakmayı istemek hapsolmuşluk, kölelik mi? Türk kadınının o hapsolmuşluk dediğiniz durumu belki ev işleri  için olabilir ama bebeğine bakmayı, bunu seve seve yapmayı neredeyse ayıplar oldu artık insanlar. "çocuk olunca otur evde çocuğa bakmak çok yanlış.." demişsiniz, pardon ama kendinize değil başkasına güvenip mi doğuruyorsunuz o çocuğu. o çocuğun suçu ne? çocuk bakmayı niye böyle küçük görüyorsunuz? hep feminizm gazına gelinmiş durumlar bunlar. kadını ve kadınlara ait işleri küçük görme, erkeğe öykünme.nesi varsa erkeğin.  yüksek ego. "ciddi kariyer" ne demek ki. sanki her gün onbinlerce  barış, sağlık ve huzur mu üretiyor bu ciddi kariyer sahibi.
şaşırıyorum, çok şaşırıyorum. hani bizim evde kediler köpekler var da, bize hep derler ki, aldınız bunları, adam gibi rahat tatil yapıp bir yere gidemiyorsunuz, ayak bağı oluyorlar size. işte bu çocuğa bakmak da sanki böyle bir durummuş gibi algılanıyor ya pes diyorum, Allahım kalp kırdıysam beni affet diyorum ama kendimi tutamıyorum.



Yasemina

Kuzum ben senin temelde iyi kalpli, dogurucu bir insan oldugunu hissediyor, inanıyorum. Ama bu yazı oldukca agır olmus. Bas agrım yuzunden cok yazamayacagım ama benim kimligimde birey olmak, anne olmak, es olmak, calısan olmak bir arada yer alıyor. Kendimi bu dort unsur bir arada oldugunda tamamlanmıs, tatmın olmus hissediyorum. Calısmayan ve cocuguna bizzat kendisi bakan anneleri kimse hor gormez, goremez. Cunku siz anneligin hakkını tam anlamıyla veriyorsunuz. Ama calısan ve Allah omur verdikce calısacak olan biz annelerin cabaları da golgelenmesin lutfen. Tatil konusunda yazdıklarına alınmamam mumkun degil. Butun cocuklar tatılde zorluk cıkarır ve ben bunu bile bile, onu yanımdan ayırmak istemedigim icin, 2 yurtdısı seyahatime kızımı beraberimde goturdum. 8 gun yemesiyle icmesiyle kusmasıyla herbiseyiyle ugrasmayi,tum yaz ayagımı deniz suyuna sokmamıs olmama ve bu tatıle dolayısıyla asırı deger vermiş olmama ragmen, kendıme gorev bıldım. Tatilden birsey anladım mı, hayır. Bir daha onunla onumuzdeki 3 yıl boyunca tatile cıkar mıyım, Allah bilir. Ama bu ne cocuga karsı geliştirdigim bir ceza mekanizması, ne de bencillik gostergesi. Herkesin hayatı farklı eksenlerde ve farklı sartlar uzerinden suruyor.

Benim olayım karıyer degil. Ama işe baglılık, calısılan kuruma baglılık, yılların vermiş oldugu sarsılmaz bir bag var artık 12 yıllık işimle benim aramda. Cocugum dunyaya geldi diye bu 12 yılı elimin tersiyle bir koseye atamam. Kimseler beni sevmez iken bu işyerinde, gitmemi dort gozle beklerken ben gizliden gizliye sınavlara girip kazandım. Bunca yılın emegi var ardımda, ciddi kariyer hırsı degil. Dısımle tırnagımla geldigim bir nokta. O yuzden, cocugum hayat ucgenimin tepesinde, evet, ama hemen ardında da işim ve esim yer alıyor. Biri kayarsa digeri de sallanacak, biliyorum.


fragola

Ben bebeğim olacağını öğrendikten 1 ay sonra çalışmayı kendi isteğimle bıraktım. Hem rahat bir hamilelik geçirmek istedim hem de çocuğumu yalnızca kendim büyütmek istedim. Çalışan bir annenin evladı olarak çalışan kadınlara, ve hatta annem gibi hem çalışıp hem çocuk büyüten kadınlara saygım sonsuz. Ki benim annem bizi tek başına büyütmüştür. Gurur duyuyorum annemle. Ve annem benim çalışmıyor olmamdan rahatsız mesela. Ama bu benim tercihim. Eğer maddi olarak yetemiyor olsaydık ben de çalışmak zorunda kalabilirdim. Çalışmıyor olmam konusunda da içim %100 rahat değil aslında. İleride ne olacağı da belli olmaz. Maddi açıdan kocam bile olsa birine bağımlı olma düşüncesi beni aslında rahatsız da ediyor. Ama bu rahatsızlık, benim belli bir yaşa gelene kadar çocuğumun yanında olma isteğimin yanında çok küçük kalıyor. Ben kuş mu konduracağım çocuğumla 24 saat beraber olunca? Hayır. Ama benim içim böyle rahat edecek, ben böyle mutlu olacağım. Çocuğuma da bir zararı olmayacak sanıyorum bu durumun. O yüzden benim tercihim bu şekilde. Bebeğim büyüyüp de gününün yarısını okulda geçirmeye başladığında ben de tekrar çalışmak isterim, evde sıkılmamak adına, tabi o yaşta hala iş bulabiliyor olursam :) Ama öyle aman kariyer yapmalıyım falan diye bir derdim yok. Hiçbir zaman da olmadı. Çalışma hayatına pek bayılmıyorum açıkçası, ne yapayım :)


Bence ne çalışan anne ne çalışmayan anne birbirine göre üstün. İkisinin de avantajları ve dezavantajları var. Hiçbiri diğerinden daha çok "anne" değil. Ben çalışan bir annenin çocuğu olarak hiç de kötü ve mutsuz bir çocukluk geçirmedim. Aksine çocukluğumu hep gülümseyerek ve özleyerek hatırlarım. Ama benim çocuğum da bence çalışmayan bir annenin çocuğu olarak mutsuz olmayacaktır.


nilaylilayla

kuzum yazdıklarına katılıyorum..
kimsenin birşey savunmasına gerek yok..görüş bildirme var...yazılanlar kendi hayat tarzına uymayanlar hemen alnganlık gösteriyor..ben diyorumki 2 şey aynı anda yapılmaya çalışılırsa yarım yamalak olur...
geçen yorumlarda bir örnek vardı; ayda 10000tl maaş...vs... o zaman bütün okul öncesi çağı gözden çıkarılıp,eğitim hayatına yatırım yapmak amacıyla ciddi paralar biriktirilebilir...ama yok ben 1000tl alıyorum 800tl bakıcıya veriyorum...burada olay farklı..burada çocuğa maddi yatırım yapmak sözkonusu değil,burada evde sıkılma,işe yarıyor hissi duymak isteme,çocuk bakmaktan sıkılma,çocuğun sürpriz olması...benim aklıma ilk gelen sebepler..
benim düşüncem:açlıktan ölünmüyorsa anne çalışmamalı..birşey üretmek istiyorsa yavrusunu oya gibi işlemeli..


Damla

henna, verdiğiniz örnekte hesap hatası var.

Diyelim ki bahsettiğiniz örnekteki kişi diyor ki ben maddi zorunluluktan çalışıyorum (ki bence böyle çok örnek bulamayız, anneanne, komşudan uygun maliyetle destek alma gibi daha ekonomik alternatiflere yöneliyor anneler genelde bu gelir seviyelerinde):

Bakıcıya kaç yıl para ödüyorsunuz? 3-7 neyse yılından sonra okulunun masrafları ne olacak? Okul çağı masrafları anne çalışsa da var, çalışmasa da var. Anne çocuk okul çağına geldiğinde işine geri dönebilecek mi? Çalışmaya devam etse zam alabilecek mi, terfi etme, gelir seviyesini yükseltme umudu var mı? Örnek zaten bence pek genelden olmamış, ama yine de maddi zorunluluklar geçerli olabilir bence. Bu davranışı gösteren anne mutlaka çalışmayı seviyordur bence ama ille de altında bir bit yeniği aramak durumunda değiliz, ekonomik olarak da hala avantajlı orta vadede.

Çalışmak/çalışmamak kişilerin tercihi. Sizin açlıktan ölme sınırının altına inmedikçe çalışmam tercihinizi herkese tavsiye etmeniz annelik müessesesini biraz olduğundan fazla etkili görmek oluyor bence. Bir çocuğun ihtiyaçlarının ne kadarını anne karşılayabilir? Bunu bebek bakımı olarak görmeyin yalnızca, bebeğin birebir bakım istediği süre su gibi akıp geçecek, ya sonrası? Annenin çocuğunu oya işlemek amacı ile açlık sınırı altına inecek kadar fedakarlık etmesi o çocuğun omuzlarına doğrudan ve babaya yüklenecek sorumluluklar da hesaba katıldığında ne gibi ekstra yükler bindirecek? Risk durumlarında ne olacak? Baba çalışamaz hale gelirse? Beklenmeyen bir masraf çıkarsa ne olacak? Çocuklarımızın hayatında etkiliyiz, çok etkiliyiz ama maalesef ve hatta neyse ki o kadar da etkili değiliz.


ildeniz

ben çalışan bir anne olacağım ama ne zaman bırakmak lazım bebeği onu kestiremiyorum



Cevaplamak için Üye ol