Üçüzlerle bir gün :)

EsraEA soruyor: 10

Neslihan sormuştu ama Damlanın verdiği linkte galiba sadece ikizanneleri okuyabiliyor. O yüzden buraya kopyalıyorum :)


Sabah 6 buçuk gibi ufak bir hareketlenme olur. Uyanır gibi olan kalkar yanıma gelir. Tam uyanma 7 buçuk gibi olur. Genelde benim "beş dakika daha uyuyayımmmm ne olur, gidin Aynayı (yatılı kalan bakıcımız) uyandırın yalvarmalarım "anne kalk" ile son bulur :)
Kalkar kalkmaz hemen banyoya geçeriz. Ben bir yandan elimi yüzümü yıkarken bir tanesini klozete, bir tanesini lazımlığa oturturum. (2. lazımlık kırıldı, hala alamadım:)) Hızlıca bezlerini değiştiririm. Çok şükür bir kızım bezi bıraktı, sadece uyurken bağlıyorum, hemen onun külotunu giydiririm.

7.45-7.50- civarı oyun ablaları gelir. Hemen çocukları ona verip, 5 dakika içinde hazırlanıp çıkarım. Bazen Duygu geç kalır, o zaman geç kalmamak adına 5 dakikalığına Caillouyu açmak zorunda kalırım.Genelde işe geç kalma durumum olduğu için de maaşımın bir kısmı taksilere gider :)

Sabahleyin kahvaltıdan önce Duygu ablalarıyla biraz oynarlar. Kahvaltıdan sonra resim yaparlar, müzik dinlerler, dans ederler.
11 gibi hava çok kötü olmadığı müddetçe parka giderler. Bu aralar büyükbaba diğer zamanlar anneanne ve Duygu ile. Parkta oynarlar, o arada meyve yerler. Genelde parkta üsteri başları kirlendiği için 12.00 gibi dönerler, Duygu ablalarıyla Ayna teyzeleri yıkar. Eğer çok kirlenmedilerse, parka değil de yürüyüşe gittilerse 12.30 gibi dönerler.
1e doğru Duygu ablaları onları uyutur, çıkar. Sırrını çözemedim ama üçünü birden 15 dakikada uyutur :)

Saat 4e doğru uyanırlar. Evde ya büyükbaba ya anneanne olur. Ayna teyzeleri yemeklerini yedirir. Akşam yemeği gibi yerler. Sonra oyuncaklarıyla oynarlar veya büyükbaba kitap okur.
Bu aralar eşim de evde olduğu için 4ten sonra o da onlarla oynar.

Ben 6.30 gibi gelirim genelde. Bazen 7ye sarkar. Aşağıdan kapıyı çalınca hepsi kapıya sıralanır. Kapıdan girer girmez, sadece saçlarından öper sonra banyoya gider ellerimi yüzümü yıkarım. (Doktor olunca, üstelik de Enfeksiyon hastalıklarında olunca öncelik bu oluyor. Hatta geçen gün Hilal daha kapıdan girmeden "anne ellerini yıka dedi :))

Onlar da benimle banyoya gelir. Tekrar lazımlık, klozet, bezlilerin bez değişimini yaparım.

Sonra koklaşma safhamız başlar. Önce hepsini birden sarıp sarmalar öperim. Üçünü birden kucağa alma devri bitince salona geçip yere oturunca hepsi birden üzerime tırmanır zaten :) Sonra sıkılır dağılırlar, ben de tek tek yakalar, öper, koklar, konuşurum. Gün içinde yaptıkları resimlere bakar konuşuruz.

Yemek hazırlanana kadar ya resim yaparlar, ya hamurlarla oynarız, ya fasulye kaşıklarlar, ya irmikle oynarlar. Ya da aklıma gelen bir aktivite olmuşsa onu yaparız. Sonra biraz saklambaç oynarız, baba örtü ile salonda sürükler :) Ya da kovalamaca oynarız. Ya da üflerler, ben yere yıkılırım sonra burundan derin nefes alarlar ben kalkarım :) Müzik dinler, hep beraber dans ederiz.  Sonra bazen birlikte sofrayı hazırlarız ama genelde Ayna teyzeleri hazırlar.  Üçüzler şimdilik mama sandalyesinde ama yakında masayı büyütüyoruz :) Tabaklarına yemek koyarız, bardaklarına su, çatal kaşıklarını veririz kendileri yerler. Hemen yanımızda oldukları için arada biz de yediririz.

Yemeklerini hemen yerlerse otururken suyla oynarlar. Bazen yemeği daha erken yeriz, bu saydıklarımın çoğunu yemekten sonra yaparız.

Yatmaya yakın Caillou saati başlar. 20 dakika kadar Caillou seyrederler. O arada ben de onlara kefir içiririm. Birer tane de muz yerler. 9 - en geç 9 buçuk gibi yatma saati gelir.
Uyuma kısmını başka bir başlığa yazmıştım, oradan kopyalayayım :)
Biz hic sallamadık. Ama maalesef iki kızım biberonla uyuyor. 10 aylıkken hasta olduklarında başlamışlardı hala bıraktıramadım. Hilal kızımın yastığı var. Biberon agzinda oylanırken yastığına daha doğrusu yastık kılıfına sarılır, pürtüklü yerleriyle oynar. Bazen pışpşş ister. Bu aralar pişpiş da istemiyor. Bazen masaj yaparım. Genelde en önce o uyur. Ondan sonra diğerlerini uyuturum. Onun biberonu bardak biçiminde olanlardan.

Aysara sütünü içer. Sütü bitince biberonunu fırlatır atar, ayağa kalkar odanın içinde dolaşır :) Bazen diğerlerine sataşır:) O zaman babanın yanına gönderirim, baba salonda ışıkları kapatır, yanına oturur, o da minaminasını yani oyuncak ayısını kemirir uyur. Genellikle yanımda yatar, minaminasını kemirirken ben de sırtına masaj yaparım. Ya ben uykuya dalarsam ya da uyudu zanneder de bırakırsam "yap anne yap" veya "anne yap anne" diye tekmil gelir : ) Ama genellikle biraz masajla eğer yattıysa rahat uyur.

Oğlum yatarsa hemen uyur. Önceden hammasını yani emziğini alır, yatardı. Önce yatakta daha doğrusu tepeme çıkar, öyle birçok pozisyon dener, sonra yanıma kıvrılır, elimi tutar o dakikada uyur. Emziği bıraktıktan sonra onu da yanıma yatırıp masaj yaparak uyutuyorum. Bir elimle Aysaraya, bir elimle Yusuf Kayraya :)

Ben de genelde onlar uyurken sızıp kalırım. (Hala aynı odadayız, 2 yaşla beraber planlarımız arasında oda ayırmak da var :)) Bazen kalkar yatağa geçerim ama o zaman gece yarısı bir bakarım birisi gelmiş koynuma sokulmuş. Ya da üçünün birden yanıma geldiği olur. Bir şekilde sarmaş dolaş yatarız :)

Cumartesi yarım gün çalışıyorum. Cumartesi 4 gibi geldiğimde yemeklerini yediririm. Bütün akşam oynarız. Ya da dışarı çıkarız. Geçen hafta cumartesi akşamı ani bir kararla vapura binip Eminonune gittik mesela :) Eğer cumartesi onlar uyanana kadar alışveriş yapamamışsam alışverişe gideriz.
Pazarları dolu dolu oynarız, gezeriz.  Eger başka bir yere gitmemişsek, 11 gibi baba-büyükbaba veya Ayna ile parka giderler, ben de biraz kafa dinlerim :) Once 15 dakika kahve keyfim olur sonra onlara kek yaparım, yiyecek birşeyler hazırlarım veya seminer hazırlamam falan gerekiyorsa onlarla ilgilenirim. Ama mutlaka ogleden sonra uyandıklarında hep birlikte dışarı çıkarız. Haftasonları banyolarını babayla ben yaptırırız.
Biraz uzun oldu ama kısaca durum bu :)

Bu soruyu cevapla

15 Cevap


EsraEA

Şimdi tekrar okuyunca farkettim, kitapları, legoları ve yapbozları unutmuşum.
 Salonda kütüphaneleri vardır. Ben gelince öpüşüp koklaştıktan sonra hepsi birer kitap alır gelir. Yerde okuma köşemiz var, bir tarafından şömine var. Biri sağ dizime, biri soluma oturur, biri de şöminenin kenarına. Oğlum sabote etmedikçe kitap okuruz. Sonra legolarla kavga çıkana kadar oynarız :)) Genelde Yusuf çok hızlı kule yapar, elindekiler bitince kızların elindekileri toplamaya başlar da.
Yapboz da en çok oynanan  oyuncaklarından. Çok seviyorlar. Ben yanlarında otururum. Onlar bir yandan yapar, bir yandan anlatır. Ya da ben anlatırım.
Başka neler yapıyoruz? Daha ufaklarken bir tane mini pusetimiz vardi. Hani şu kız çocuklarının bebeklerini gezdirdiğinden. Kızlardan biri ona binerdi, Yusuf da dolaştırırdı :) Şimdi buyuk kamyonu ile dolaştırıyor kardeşlerini :)


pratikanne

Super. Bir nevi yuva gibi.

"1e doğru Duygu ablaları onları uyutur, çıkar. Sırrını çözemedim ama üçünü birden 15 dakikada uyutur :)"

Kismina bayildim, herkesin bir sihri oluyor.


bora

ağzım açık okudum walla,ben biriyle infilak olmuşken üç tane birden. tebriklerrrr:))


EsraEA

Teşekkürler :)


EsraEA

Teşekkürler :)
Pratikanne, hakkaten yuva gibiyiz :) Hatta seneye evde yuvamiz tescilli olacak :) 
Bora, Peyibal insan herhalde ne yaşarsa ona alışıyor. Benim ilk çocuklarım olduğu için tek çocuk nasıl olur, o da bana çok garip geliyor :))) Bazen merak ediyorum, tek tek doğsalardı nasıl olurdu diye. Zorluğundan ziyade, doya doya ilgilenme adına.
Peyibal, 21 aya kadar anneanne dede desteği vardı, 2 aydır babaane, daha çok büyükbaba desteği var. Gene de şu güne kadar birisini kucağıma alıp doya doya sevmem nadirdir. Hep biri kucağımda birini elimle tutarken diğeriyle göz veya sözel temastaydım. Sürekli bir kollama hali oluyor. Hatta şöyle söyleyeyim, tat alma hariç; koku duyusu dahil :) 4 duyumla aktifim :)
Ama üçünü elele yürürken görünce, birbirlerine sarılıp öpünce, biri birşey yerken götürüp diğerleriyle paylaşınca yorgunluğun her anına değiyor :)



nilkuzey

yazdıklarınızın sonuna geldiğimde elim çenemde, yüzümde kocaaa bi gülümse vardı ve kalbim heyecanla-hızla atıyordu:)


heyecanla çünkü, hem herrr anın tadını çıkarmayı seviyorum; uyurlarken, oynarlarken, ağlarlarken, susturmaya çalışırken, yemezlerken, susturamazken, emeklerken vs vs vs ..

hem de, hemen sizin gibi birlikte kitap okuyup oyun oynayacağımız parka gidip sarılıp uyuyacağımız zamanların gelmesi için sabırsızlanıyorum:)

ömür boyu hep böyle el ele sağlıkla dolaşsınlar inşallah:)



EsraEA

Mucizenin hem de çifte mucizenin tadını çıkarıyorsun :)

Zaman çabuk geçiyor Nilkuzey. İlk bir yaşı kadar hatta ilk ayları atlattıktan sonra, kolaylaşıyor :) Emekleme ve ilk yürüme dönemlerinde bayağı koşturuyorsun tabii. Mesela tanıdığım tüm üçüz anneleri incecik :) Ama büyüdükçe daha zor diyenlere sakın kulak asma:) Tecrübeli üçüz annesi konuşuyor :) 
Duana da amin. Cümlemizinki. Bazen kavga ediyorlar ama bazen birbirlerine sarılıyorlar, öpüyorlar, elele tutuşuyorlar. İşte o zaman ohhhh diyorsun :)


nilkuzey

kesinlikle sizin tecrübelerinize itimat ederim:)

hamileliğimden bugüne dek, kimse bana "kolay olacak" demedi, hep "ayy ne güzel ikiz amaa..çok zor olacak" dedi, 
ama ben sürekli "kolay olacak güzel olacak ne kadar zor olabilir ki" dedim,
çünkü daha önce hiç bilmediğim yaşamadığım bir şey, kolay ya da zorluğu konusunda bi fikrim yok,
yaşayarak öğreneceğim,
-tek bebekli anne arkadaşlarım soruyor ikiz büyütmek zor mu diye. yoo değil sanırım diyorum, çünkü tek bebek büyütmek nasıl bişey bilmiyorum ki:)

şu an tam 6,5 aylıklar biraz biraz emekliyorlar, 
her gören yine "en güzel zamanları yürüyünce daha zor olacak" diyor ama ben biliyorum ki yürüyünce daha güzel, gittikçe daha keyifli olacak,
işte örneği, +1'iyle:) 
ayrıca yürüyünce kilo kaybı da cabası olacak:)
gözümü korkutmaya çalışanlara da "iyi gelir yardım edersiniz o zaman" diyip ben korkutuyorum:)

dediğiniz gibi sahiden mucize yaşıyoruz, biz tek bi tanesine mucize derken, ikizi üçüzü..
bu insanı yormaz olsa olsa hayata bağlar:)
sevgiyle..


EsraEA

Amannn o felaket tellalları hep var.  İkizleri olan bir arkadaşım var, benimkilerden sadece 3 ay büyük sadece. O bile derdi, şimdi ne var, sen asıl ..... olunca gör diye :)))
Önemli olan keyfini çıkarabilmek, eee sen de yapıyorsun :)
Bir arkadaşın bizler için çok güzel tabiri vardı: Eve girince ahtapot kollar sarmalıyor diye :)
Büyüyünce hem kolaylaşıyor hem de biz anneliğe alışıyoruz, hepten kolaylaşıyor :)
Ben daha önce birkaç şey yazmıştım :) http://askin3hali.blogspot.com/search?updated-max=2011-01-09T13%3A26%3A00-08%3A00&max-results=7 hatta sen asıl...da gör konusuna da değinmiştim :)
Bir de su: Bak bakalım yazanlar tanıdık gelecek mi :)
http://www.ikizanneleri.net/yazar_yazi.asp?id=227&g=1
Bir mailde yazmıştım, sonra Emel siteye koymustu :)


Aysegul_

tek çocukluyum ama sen asıl ... olunca gör diyenlere ben de sinir oluyorum. benim oğlum 12 aylık emekledi, daha önce 5 ay süründü. ah bi emeklese, onu ellerin dizinin üstünde görsem diyordum hep, başkaları da 'emekleyince hep peşinden koşturcaksın çok zor' diyorlardı gözümü korkutuyorladı. ben artık ümidimi kesmişken 12 aylık olduğunda emekledi, hiç de zorlanmadım. o halini görmek beni çok mutlu ediyor. şimdi 15 aylık, halen yürümüyor. şimdi de yürüsün sen o zaman gör diyenlere gıcık oluyorum. ama korkmuyorum artık. deli gibi yürümesini istiyorum. özgürlüğünü kazansın, evin içinde koştursun oraya buraya tırmansın, parkta yaşıtları gibi koşabilsin istiyorum.



Cevaplamak için Üye ol