çocuğu hiçbirşeyi kendi yapmak istemeyen/istememiş olan başka anne var mı?

babu soruyor: 10

Oğlum bugün 20 aylık oldu. Bağımsız ve kendi ayakları üstünde durabilen bir çocuk yetiştirmenin önemine inanıyorum ama sanırım benim ve eşimin bazı hatalı tutumları (yerine yapıvermek) ve oğlumun karakteri birleşince şu an herşeyi bizim yapmamızı isteyen bir oğlum var. Örnek olarak:

- kendini beslemiyor. bunda iştahsızlığı falan da etkili ve çok tartışılan bir başlık, detaya girmeye gerek yok ama bazen aç olduğunda ve mesela pilaav pilav diye gözüdönmüş bir şekilde oturduğunda bile 'hadi oğlum kendin ye' dersem ağlamakla öfkelenmek arası bir tavır sergiliyor.
- daha 9-10 aylıktı eline bardak veriyordum ve biraz biraz içiyordu. şimdi susadığında eline bardağı verdiğimde ellerini arkaya saklayıp aynı tepkiyi veriyor.
- kuru üzüm falan seviyor. onları da keni asla yemiyordu, ona yeni başladı yemeye.
- oyuncağı birşeylerin altına kaçınca elini uzatsa alacakken bile benden isteyip ben almazsam yine aynı tepkiyi veriyor. gerçi onda da hafif bir gelişme var.


ben 'bak şöyle yapabilirsin, gel beraber yapalım' vb teşvik etmeye falan çalışıyorum ama çok da tepki yaratmamaya çalışıyorum, çünkü üstüne gelinince kaçan bir çocuk, ısrarımın ters teptiğini çok net görüyorum. azimli değil, zora gelince hemen vazgeçiyor, sınırlarını denemiyor. ancak iyi yapabileceğine eminse girişiyor o işe ya da gerçekten çok çok zevk alıyor olması lazım. ama bu bir kısır döngü, denemedikçe yapabilirliği artmıyor; yapabilir olmadıkça denemiyor vb. genel olarak el becerileri iyi çocuklardan değil ama mevcut kapasitesi ile yapabileceği bazı şeyleri de yapmıyor.


sosyal gelişimin bir parçası da kendisi yapmak istemek değil mi? daha erken bu konuda kaygılanmak için belki ama yine de hafiften bu eğilimi görmek istiyor insan.

içimden bir ses herkes 2 yaş sendromunu 'ben yapacağım' diye yaşarken biz 'sen yap' diye yaşayacağız diyor.

benzer karakterde çocuğu olan var mı? 'zamanla geçiyor, hepsi kendi yapmak istiyor' cümlesini duymak istiyorum sanırım. var mı bunu söyleyebilecek olan? :))





12 Cevap


ozzzy

Ben atladım hemen soruya benim oğlum seninkinden küçük olmasına rağmen. Aynı kaygıları bende yaşıyorum da ondan Bu çocuk hiç azimli değil ,zora gelemiyor  diye dertlendim. .Kendimi bir şeyleri   onun yerine yaparken yakalayıp hemen çark ediyorum , koltuk altına düşen şeyleri hep benden isterdi ben onları yine veriyorum çünkü ona hemen ulaşmak istiyor o an kendisi kırk saat uğraşmak istemiyor. Ama başka bir zaman ne yapacağını bilemeyip sıkıldığı zaman koltuk altında olan birşeyi soruyorum nerde diye. aranıyor biraz sonra " aaaa koltuğun altındaymış hadi getir onu oynayalım diyorum hevesle gidip almaya çalışıyor.  uğraşa uğraşa almayı öğreniyor. Bir de benden istediği zamanda hemen yapmıyorum uğraşıyorum  onun nasıl alabileceğini gösterebilmek için  oda izliyor o sırada.Ben biraz erkeklerin  doğuştan gelen tembelliklerine yoruyorum bu durumu. hep onlara bakan bir kadın oluyor genlerine işlemiş gibi geliyor:))) 
 


ozzzy

Ben atladım hemen soruya benim oğlum seninkinden küçük olmasına rağmen. Aynı kaygıları bende yaşıyorum da ondan Bu çocuk hiç azimli değil ,zora gelemiyor  diye dertlendim. .Kendimi bir şeyleri   onun yerine yaparken yakalayıp hemen çark ediyorum , koltuk altına düşen şeyleri hep benden isterdi ben onları yine veriyorum çünkü ona hemen ulaşmak istiyor o an kendisi kırk saat uğraşmak istemiyor. Ama başka bir zaman ne yapacağını bilemeyip sıkıldığı zaman koltuk altında olan birşeyi soruyorum nerde diye. aranıyor biraz sonra " aaaa koltuğun altındaymış hadi getir onu oynayalım diyorum hevesle gidip almaya çalışıyor.  uğraşa uğraşa almayı öğreniyor. Bir de benden istediği zamanda hemen yapmıyorum uğraşıyorum  onun nasıl alabileceğini gösterebilmek için  oda izliyor o sırada.Ben biraz erkeklerin  doğuştan gelen tembelliklerine yoruyorum bu durumu. hep onlara bakan bir kadın oluyor genlerine işlemiş gibi geliyor:))) 
 


beram

herkese selam
bu yazıyı hem psikolog kimliğimle hem de anne kimliğimle yazıyorum.
sanırım bu site de annelerin yanı sıra meslek sahibi birilerinde olması gerekiyor. dr, psikolog vs... aksi halde yardım istediğimizde doğal olarak herkes kendi deneyimini paylaşıyor. tabi deneyimlerimiz bizi doğruya mı götürüyor, burca büyük bir soru işareti var. bu siteye girmek istememin nedeni ;özverili ,paylaşmayı seven kişilerin bir arada oluşuydu. bu açıdan paylaşımlar çok değerli. ancak burda yapılanları ve yapılması gerekliyi ayırmak gerekiyor ki çok değer verdiğimiz çocuklarımız daha doğru davranışlarla karşılaşsın ve sağlıklı bir şekilde büyüyebilsinler.
başlık olarak: BAĞIMLI ÇOCUK YOKTUR BAĞIMLI EBEVEYN VARDIR diyerek konuya gireyim. her canlının içinde kendi bağımsızlığını yaşama güdüsü vardır "güven içersinde" . güvenli ve korunaklı bir ortamda özgürlük! karşılaştığım bir çok anne de bağımlı,kontrollü,kaygılı oldukları için farkında olmadan ve istemeyerek çocuklarını bağımlı birey olarak yetiştiriyorlar. aslınd abu canlının doğasına aykırıdır. çocuklara bağımlı olmayı öğreten ebeveynlerdir. bunu yaparken çocuklara şu msj veriliyor " sen bunu yapamazsın bu yüzden ben yapayım" . çok masum aslında ...ama çocuk algısı karşılaştığı durumalrı sonmut algılar. basittir onların anlama biçimleri. örneğin : kızdığında, fiziksel/sözel şiddet gösterdiğinde çocuk sevilmiyorum olarak algılar. çocuk şöyle düşünmez : beni sevdiği için , iyi olmamı istediği için bana kızıyor olarak düşünmez/düşünemez. 7 yaşından sonra soyut algılar  ve toplumsal değerleri anlamaya başlayacak düşünsel olgunluğa ulaşır. doğan çocuğu direkt bizim değerler kümesine sahipmiş gibi kabul ediyoruz. ama değil!!!!
bebek doğduğundan itibaren kendini gerçekleştirmek ister. uzanmak,tutmak, almak, emmek, bulmak vs vs. ebeveyn burda güvenli ortamı oluşturup çocuğu salıvermeli ki birşeyler yapabilsin ve kendini gerçekleştirebilsin. burda şöyle bir ince çizgi var. çocuk her zaman ebeveynini kanatları altında olduğunu bilmek ister. burda dengeyi kaçırmamak lazım. ne herşeye karışmalı ne de çocuğu tek bırakmalı. herşeye karışan, kontrol eden anne olunursa bağımlı bir çocuk, tek bırakılan , yalnızlaştırılırsa kaçınan bağlanma kişiliği oluşur. yani sevilmediğini düşünen bir çocuk. yazacak çok şey var.. ebeveyn olarak üzerimize düşüne çok şey var. öncelikler doğru kaynak...bu kitapta olabilir ,uzman da.
herkesi rahatlatacak birşey söyleyeyim. her bireyin yaşamında kendini sorguladığını bir kaç dönem vardır. ebeveyn olarak doğru sandığımız şeyleri yaparak istemeden de olsa yanlış msjlar verebiliriz. ama bilmeliyiz ki her birey bir şekilde kendinde doğru olamyanı farkedip başetme yoluna girer. birşekilde yaşamayı öğrenir ve zorluklarla başaçıkmayı öğrenir:)))
herkese kolay gelsin


babu

yanıtlarınız için teşekkür ederim.
beram, detaylı bilgilendirme için size de ayrıca teşekkür ederim. bu sitede anne yorumlarının şöyle çok değerli olduğunu düşünüyorum, benzer yollardan geçmiş anneler, çözümleri veya o çocukların sonra nasıl değişimler geçirdiklerini çok merak ediyorum. işin teorisini olduğu kadar bunu da merak ediyorum. dünyada 'çocuğunun yerine yapma' sıkıntsını yaşayan tek anne olmadığımı bilmek beni rahatlatıyor. bu şekilde devam etmeme yol açmıyor ya da haklı olduğumu düşündürmüyor elbette ama kendimi daha az suçluyorum veya çaresiz görmüyorum. aa olabilir böyle başka anneler/çocuklar da varmış, şöyle yapmışlar, sonra böyle düzelmiş vb.

bunun yanında yazdıklarınızda haklısınız ve ben kendimin hatalı olduğunu kabul ediyorum ki sorumda da yazmıştım zaten ama kendi sınırlarımının dışına bir yere kadar çıkabiliyorum. kaygılı bir insanım, oğlumun başına birşey gelmesi ihtimalinin ne hissettirdiğini yazmaya bile gerek yok. buna üzülmesi, hayal kırıklığına uğraması vb. de dahil. ama gerek hamileyken gerek oğlum doğduktan sonra okuyup, insanlarla paylaşımda bulunup kendimi hamurumun elverdiği ölçüde dizginlemeye çalışıyorum. ama geldiğimiz noktada gündelik fonksiyonlar anlamında bana oldukça bağımlı bir çocuk yarattım, oğlum da kendiliğinden buna karşı çıkar moda geçmeyip bunu çözmemi kolaylaştırmadı.
şimdiden sonra nasıl içinden çıkacağım konusunda ise tıkandım. çünkü hafiften inatlaşmaya da başladı artık. aşamalar kaydediyoruz ama çok yavaş, çok küçük. ama ben öyle bir hale geldim ki, mesela sokakta yürürken elini tutmak istediğimde izin vermezse hayatımızı zorlaştırdığı halde seviniyorum! :)

şu bulunduğum noktada uzman desteği hiçbir şey için olmazsa kendimi sorgulayıp durmayı bırakmak açısından faydalı olabilirdi ama yurtdışındayım, öyle bir işe girişmeye hiç niyetim yok. ama bu konuda bana yol gösterebilecek önereceğiniz kitap varsa, edinip okumaktan mutluluk duyarım.

tekrar teşekkürler


yarkin

BAKICIMIZIN HERŞEYİ ONUN YERİNE YAPIVERMESİ SORUNUNU ZOR AŞTIM. ASLA UZANABİLECEĞİ BİR ŞEYİ VERMİYORUM.AYAKKABILARININ CIRTINI AÇMIYORUM.BİBERONU ALDIĞI YERE KOYUYOR BEN ALIP KOYMUYORUM VS. BIRAKIN O YAPSIN. ÖZGÜVENİ GELİŞECEKTİR.İLK ZAMANLAR ALIŞIK OLMADIĞINDAN MIZMIZLANIR. SONRA UNUTUR. SİZ VERMEMEYE YAPMAMAYA DEVAM EDİN. 21 GÜNDE BİR DAVRANIŞ UNUTULUR. 21 GÜN DAYANIN.



Bona

sanırım oğlunuz 20 aylık , bu süre yemek yemesi ve kendi kendine birşeyler yapabilmesi için erken bir süre diye düşünüyorum..çocuk gelişimi ile ilgili ( özgüveni olması gibi) konularda Size katılmakla beraber bazı şeylerin olması konusunda beklentileriniz fazla bence..
Ben oğluma karşı aşırı derecede rahatım , kızmam , yasaklar koymam , doğduğu günden beri anlatırım herşeyi , öğretmek istediğim her konuyu detaylarıyla konuşurum falan ama hep o kendisi başladı birşeyler yapmaya..

bi anda baktım suyunu biberonla tek başına içmeye başladı , birgün ayakkabısını kendisi giymek istedi ki kesinlikle benim teşvik ettiğim bir davranış değildi , kendi kendine tv açmayı öğrendi falan gibi.. Bence onlar kendi kafalarından kurgulayıp yapabilecekleri zamanda hayata geçiriyorlar herşeyi , anne olarak fazla beklenti içine girmememiz gerekiyor diye düşünüyorum :)
Bu arada Batu 27 aylık ve hala yemeğini biz yediriyoruz , ama ben oluruna bırakmış durumdayım elbet birgün kendi yemek isteyecektir..


hosgeldinbebegim

benim kızım 36 aylık aynısını yapıyor. yemeğini bile ben yediriyorum.
büyüyünce düzeleceğini umuyorum:)


yarkin

tabiki büyüyünce düzelecek.Bende makarna ve yoğurt haricindeki yemekleri kendim yediriyorum. Sadece yapabilecekse kendimi tutuyorum yardım etmemek için. Yoksa puzzle'ın parçalarını bana veriyordu hemen mesela koymaya uğraşmıyordu. o kadar akıllılarki.rahata da çabuk alışıyorlar.yoksa büyüyünce düzelecektir sadece anne bana su ver deyip sonra içince bardağı tekrar veren bir çocuk olmasını istemiyorum oğlum 23 aylık bu arada.


rehberozlem

       Kaygılarını çok iyi anlıyorum ve bir zaman önceye kadar aynı kaygıları yüksek düzeyde yaşayan bir anne olduğumu da belirtmek istiyorum.
       Oğlum 18 ay civarındayken yemeğini kendi yemek istedi, izin verdik.Ancak o dönemde bir süreliğine şehirdışına babannemize gittik ve bütün düzenimiz bozuldu.Yemeğini kendi yemek yerine "anne yedirsin, baba yedirsin" durumları başgösterdi. 
     
     Ama aynı dönemde kendisiyle ilgili diğer şeyleri de bize yaptırma eğilimi arttı.Mesela masanın altına oyuncak düştüğünde "anne al" diyordu, 1-2 sefer verince de hoşuna gitti ve bilerek atmaya ve istemeye başladı.Veya bardakla su içebiliyorken "sen içir" durumları.

     Bu süreçte oğlum neden bağımlı diye düşünmeye ve kaygılanmaya başladım.Ben bir rehber öğretmenim, insan ilişkileri, çocuk yetiştirme, vb. konularda seminerler veririm velilere, bu konularda görüşmeler yaparım.Ama kendime gelince tıkandım.:)

    Sonra bir süre kaygımı yenmeyi denedim, çocuğum sanırım dönemsel birşey atlatıyor diye düşünerek, onu bu faaliyetleri kendisinin yapabileceğine oyun şeklinde ikna etmeye çalıştım.Kendi yemesi için zorlamadım, ama kendisinin yiyebileceğini söyledim ve çok sevdiği yemekleri (makarnaya bayılır) kendi kendine yemeyle başlattım. Halen her yemeği kendisi yemese de aşama katettik.
   
     Diğer durumlara gelince sabırla kendi yapabileceğine ikna etmeniz gerekiyor diye düşünüyorum. Sizin normalden biraz farklı ses tonunuz bile onlara itici gelebiliyor.Veya kaygılarımızı farkedip onlara uygun davranışlar sergileyebiliyor çocuklar.Biz böyle atlattık en azından.Artık oyuncağını alıyor, suyunu içiyor, çorabını çıkarmaya çalışıyor.

   


beram

selam banuözçelik,geç oldu cevabım...
  benim gördüğüm ebeveyn kitaplarının hiçbiri bu anlamda pek işe yarayacak türden değil. bu ara keşfettiğim ve bayıla bayaıla okuduğum bir yazar önereyim size.  kitaplar hem felsefi hem politik yanı olan yazılardan oluşuyor. psikodinamikçi olduğu için bebeklikten itibaren anne ve babayla kurulan ilişkiler oldukça önemli bir yer tutuyor. doğrudan şunu yapın bunu yapın gibi öneriler içermiyor ama oldukça zihin açıcı ve aslında bilgi ihtiyacımızı karşılıyor. adamın adı arno gruen. ben size içimizdeki yabancı ya da kendine ihanet adlı kitaplarını öneririm. umarım beyenirsiniz
kolay gelsin



Cevaplamak için Üye ol