Hamileyken ne yerseniz çocuk da onu sever - Öyle mi sizce gerçekten?

Ozlem_Can soruyor: 9

Ben hamileyken ağırlıklı meyve, sebze, balık yemiştim. Et, kuru baklagiller ve yumurtayı da tükettim ama çok fazla değil. Şimdi Can da sebze ve meyveye deli oluyor. Meyveleri bitince "Bittiii" diye ağladığı bile oluyor :) Ama yumurta, et ve kuru baklagili çok da sevmiyor. En azından meyve, sebze kadar keyif alarak yemiyor. Gördüğüm tüm çocuklar köfte severken Can köfteyi neredeyse hiç yemiyor. Bu arada o yesin diye biz de evde sürekli et tüketir olduk.

Eti en çok nasıl seviyor çocuklarınız? Sizler nasıl pişiriyorsunuz?

Bu soruyu cevapla

9 Cevap


ikicocukannesi

kofte:)

tabagı susluyoruz,

koftenin boyu buyuk oluyor, domatesten goz, salatalıktan burun, dere otundan da bıyık, arzuya gore ince havuc dilimiyle iki bacak iki kol,

iste kofte adam.


EmineKartal

cok sekersinizi iça:)
cok güzelmis bu köfteadam:)
ben de Beyza'ya yapayin bakayim; Beyza da tavukcu, köfte gördü mü agzini burnunu büküyor.
gecende yarim izgara köfte yedi, izgara basinda herkes sok oldu!


Ozgeerdogan

Biz balık yerken kendimizden geçiyoruz, 10 parmağını da kullanıyor:)Barbunya, nohut gibi baklagillerin tanelerini sayarak yiyoruz, oyuna dönüşmüş oluyor.




Ozlem_Can

Perihan yazıyı görmemiştim ama başlık aynı olmuş :)


perihan

Gazetede okumuştum sanki, bir aratayım dedim, başlığı yazdığın şekilde yazdım, gazeteciler biliyor işi, atacağı başlığı:)


Damla

Amniyotik sıvıya gıdaların tadının geçtiği biliniyor, süte de, bunun nedeni de çocuğun farklı tatlara alışmasını sağlamak yüksek ihtimalle. Tek başına bunlar belirlemez elbette, yani hamileyken et yemedik diye çocuğumuz da et sevmeyecek diye şartlanmaya gerek yok.

Çocukların gıda beğenileri çok değişken. Önemli olan bol seçenek sunmak, sevdiği gıdayı ödül olarak kullanmamak, olabildiğince çeşit çıkartıp bizim yediğimizi görmesini sağlamak. 3,5 yılın sonunda çiftlerden birinin bazı yemekleri seçmesinin bile çok önemi olmadığını düşünüyorum. Çocuğun yanında onu sevmiyor, bunu sevmiyor diye söz ederseniz bunun çok etkisi olur diye düşünüyorum öte yandan.


GulcanDeniz

Ben de amniyotik sıvıya da süte de gıdaların tadının geçtiğini biliyorum.
Ama Damla'nın dediği gibi bu belirlemez sadece.

Hamileyken her gün kilo kilo erik, kiraz, çilek, kayısı yedim. Oğlum da ek gıdaya geçtiğinden beri meyveye bayılıyor.
Yine badem, fındık ve ceviz de tükettim her gün, oğlum da onları sevdi.
Ama haftada 2-3 gün balık yememe rağmen, oğlum (ızgara/kızartma/buğulama) balığı ağzına soksa da hemen tükürüyor. Bu yüzden hala balık çorbası yapıyoruz.

Yani biz "ne yerseniz onu sever" ya da "alakası yok" gibi tezlere değil de Damla'nın dediklerine iyi örnek olabiliriz :))

Ozlem_Can, ben de oğluma et yedireceğim diye çok uğraştım. Köfteyi çok sıkıntıyla yedirebildim, ki eti sadece köfteden alıyordu. Hatta bir süre kıymayı blenderdan geçirip çorbasına koyuyordum, sırf et alsın diye...
2,5 yaş civarı değişti. Köfteyi severek yiyor bir süredir. Hatta patates kızartması da yemezdi. Aynı tarihlerde onu da yemeye başladı.

Yumurtayı da 2 yaşına kadar sevmedi. Şimdi sabah yiyor, üstüne akşam da istiyor.
Can da bir süre sonra severek yer sanırım.

Bu arada, oğlum hala parça et yiyemiyor, eti köfte olarak veriyorum.


Damla

Ben genç kız olana kadar parça et sevmezdim. Lezzet olarak etli yemekleri severdim ama yemeğin içindeki et bile kuru gelirdi, çiğnemekten hoşlanmazdım. Ama köfte çok severdim. Kıymalı yemekleri severek yerdim. Demirin ana kaynağı kırmızı ettir, benim hayatım boyunca, hamileliğim dahil hiç kansızlığım, dışarıdan demir takviyesine ihtiyacım olmadı bu yaşıma kadar. Bence düşündüğümüzden çok daha az ete ihtiyaçları var aslında. Bir biçimde gerekli besini alıyorsa diğer formları zorlayıp sorun etmenin iç gereği yok (kendim sıkça yaparım bunu ama annelik böyle, sık sık hatırlamak, hatırlatmak gerekiyor insana :))


Cevaplamak için Üye ol