Hamileyken ultrason ne kadar elzem?

BlogcuAnne soruyor: 10

İlk hamileliğim sırasında Amerika'daydım. Toplam 3 kez ultrasona girmiştim, biri amnio olurkendi. Şimdi Türkiye'deyim, ve her doktor randevusunda (ayda bir) ultrasona giriyorum. Evet, bebeği görmek çok zevkli ama bunun ne kadar gerekli olduğu konusunda şüphelerim var.

Bugün bulduğum birkaç makale daha da kafamı karıştırdı:
http://www.midwiferytoday.com/articles/ultrasoundwagner.asp?q=ultrasound

http://www.associatedcontent.com/article/1429640/are_ultrasounds_really_safe_during.html?cat=25

(Bunlardan derlediğim bir çeviriye yakında blogumda yer vereceğim.)

Amerika'da bu işin çok daha az yapılıyor olmasında ultrasonun güvenli olmamasından ziyade iki etken vardı:

  1. Yanlış bilmiyorsam doktorlar eğitimleri sırasında ultrason eğitimini rutin olarak almıyorlarmış. Onun yerine ultrason uzmanlık gerektiren bir alan oluyormuş. (O yüzden de benim 3 ultrasonumun 3'ünü de doktorum değil, teknisyenler ve uzman kişiler yapmıştı) Türkiye'de ise doktorlar normal eğitimleri sırasında ultrason eğitimi de alıyormuş.
  2. Sigorta olayı - ciddi bir masraf olduğu için sigorta şirketleri "gerekli olmadıkça" karşılamak istemiyorlar. (Türkiye'de incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerden ötürü ödeme yapmaktan kaçınan sigorta şirketlerinin nasıl olup da bu "cinliği" keşfetmediği ise ayrı bir merak konusu...) 
Bu konuda fikirlerinizi almak istedim. Konuda uzman olanlar varsa ve görüşlerini paylaşırlarsa çok sevinirim.

Blogcu Anne Elif


49 Cevap


bebeimgeliyor

ultrason almak mesela değil, orada görüntüyü bulup, görmek mesele.. inanın gerçekten kolat değil..


hande

bir çok doktorun ofisinde de insanlar çok istiyor diye var bence, ama ulturason eğitimi aldıklarından emin değilim. benim doktorum ayrıntılı inceleme yaparken geçtik parmaklarını saymayı, kalp damarlarını böbreğini v.s. incelerken. bazı doktorların 9 ay boyunca kız dedikleri bebek erkek olarak doğuyor. Belki iyi bir kadın doğumcu olabilir ama ulturason eğitimi almadıkları kesin.

Bizim doktorumuz bize erkek dediğinde yanılma payını soruk, şimdiye kadar hiç yanılmadığını kız olsaydı rahminin olması gerekirdi demişti.


BlogcuAnne

Herkese cevapları için teşekkürler. Dün (rutin) detaylı ultrason randevumuz vardı. Sabah ise yaşadığım bir sıkıntı (vajinal baskı) yüzünden doktora gittim, o da ultrason yaptı. Kısacası bu soruyu ortaya atmamla beraber aynı gün içinde 2 kez ultrasona girmiş oldum!

Bundan sonraki dr randevumda doktoruma soracağım ve mümkünse girmemeyi tercih edeceğim.


hande

Peki sizce her ay doktor kontrolü gereklimi? belli kritik aylar hariç?


BlogcuAnne

Hande - bence o gerekli... Ne kadar kilo alıyorsun, bebeğin gelişimi yeterli mi, vs. gibi sorulara cevap vermek açısından gerekli gibi geliyor bana. Ancak Amerika'dayken -dedim ya- doktor bu gibi sorulara ultrasonla cevap vermezdi. Bazı aylarda vajinal muayene yapar, bazılarında ise sadece karnımı yoklar, ölçer, bir de doppler denilen aletle bebeğin kalp atışlarını dinlerdi. Sıkıntılarımı konuşurduk, ne kadar kilo almışım (ne kadar almam gerekirken!) gibi konuların üzerinden geçerdik. O açıdan ben gerekli olduğunu düşünüyorum.



hande

İşte bende bunu merak ediyordum BlogcuAnne teşekkürler. bir sonraki sorumu yani "Amerika'da nasıl muayne yapıyorlar'ı " . Çünkü ben hamileliğim boyunca hiç vajinal muayne olmadım, karnımı hiç yoklamadı ve tanıdığım hiç bir arkadaşımda da olmadı. Sanırım işin içinde ulturason olunca diğer yöntemleri kenara itiyorlar.


esen

sevgili blogcu anne..türkiyedeki doktorlar aynı sezeryen mantığında olduğu gibi ne kadar çok seçenek sunarsak ne kadar çok işlem yaparsak anne tam anlamıyla muayne olduğuna ikna olur ve parasının karşılığını aldığına iananır diyerek tüm olanaklarını kullanıyor..doğaldoğum sitesini de takip ediyorsun orda rastlamışsındır ben doğumumu hakan çoker ile yaptım.sekizinci ayda doktorumu değiştirerek hem de.eski dr büyük bir zevkle her ay ultrasona sokar ve bebekle ilgili yorumlar yapardı.kilosu boyu yüzü.hatta sezeryen yapmak için bunları sonradan kullanmaya kalktı.bebek çok iri biz bunu alalım diyerek.28.haftada ise detaylı ultrasona girmiş bebeğin makat gelişi olduğu söylenerek huzursuz edilmiştim oysa ne kadar erkenmiş..sonuçta 40. haftamda doğaldoğumla normal kiloda bir bebek doğurdum..hakan bey ultrasonun kiloda + - 500 gr farklı gösterebildiğini güvenilmeyecek bir yöntem olduğunu tüm hamilelik boyunca ultrasonu gerektiren 2-3 kritik ay olduğunu söylemişti.oysa ben 9 kere girdim ultrasona gereksiz yere hamileliğim boyunca.ilerleyen yıllarda zararlı olduğu ortaya çıkarsa büyük pişmanlık konusu olur tabii.hakan bey son muaynemi karnımdan yapmış ve çok daha yaklaşık boyutlarını söylemişti bebeğin ve dediği gibi de doğdu.eskiden doktorların karnı elleyerek ve ölçerek yaptıkları muaynelerin çok daha sağlıklı olduğunu anlatmıştı bize.keşke yine öyle yapsalar..mekanik aletler kullnamaktan hem el becerilerini yitiriyorlar hem hastayla iletişimlerini.tabii ki gerekli olduğunda zaten yapılıyor ultrason belirli aylarda.hakan beyin annesi de çok değerli bir ebe onların zamanında bebeği ve kalp atışlarını dinlemek için kullandıklarını boynuz biçiminde borudan bahsetmişti.hamilelik zaten bir hastalık değil doğal yollardan ilerleyen doğal bir süreç.bin tane farklı aygıtla  tetkik edilip mercek altında yaşamanız gerekmiyor.annelerin bilgi bombardımanıyla ultrasondan alınan gerekli gereksiz yaklaşık bilgilerle endişelendirilmesi çok sinir bozucu.zaten girdiğiniz 3 tane ultrason size herşeyi anlatıyor bence gerek olmadıkça sırf bebeği görmek için ultrasona girmeyi reddedin.tercihlerinizi belirtin.sevgiler


BlogcuAnne

Sevgili Esen - cevabın için çok teşekkür ederim. Söylediklerini anlıyor ve sana tamamen katılıyorum. Sevgiler...


Annegozuyle

Bu durumu ben sezaryenin durumuna benzetiyorum.  Eskiden sezaryen bu kadar çok değildi ama bebek ölümleri daha fazlaydı. Bu durumda sezaryen gerçekten gerekli olduğu durumlarda oldukça yararlı.

Aynı şekilde önceden sorunlu bebek teşhisi daha azdı. Dolayısıyla müdahele edilebilecek durumların bile keşfi zor oluyordu. Ancak şimdi yeri geliyor anne karnında ameliyat bile yapılabiliyor. Bu anlamda ultrason hayat kurtarıcı.

Elbette burada tartışılan ne kadar olması gerektiği. Yani sanırım herkes yararları konusunda hemfikir.

Sonuçta aynen sezaryende olduğu gibi bunda da ülkem doktorları ve hamileleri durumu abartıyoruz.

Bunun bence tek istisnası tüp bebek durumu. Tüp bebekte özellikle ilk zamanlarda sık sık ultrasona girmek gerekiyor.

Keşke bizde de ebeler ya da doğum hemşireleri daha aktif olarak doğum öncesi muayenelerde yer alabilseler. Bu durumda da ultrason yerine sık sık yapılarak deneyim kazanılmış elle karnın muayenesi çoğalabilse.

O zamana dek mümkün olan en az sıklıkta ultrasona girmek bence de oldukça mantıklı...


Meryem_

Soyle bir makale yayinlanmis 2006 yilinda. Benim bildigim Pasko Rakic dunyada saygi duyulan bir bilim adami. Guvenilir bir grup olmasinin yanisira yayinladiklari veriler de cok carpici. Anne karnindaki farelere verilen ultrason dalgalarinin beyindeki hucre gocunu etkiledigi/durdurdugu gosterilmis.

Makale yayinlandiktan sonra bir demecinde Rakic, panik olmamak gerektigini, sadece gerektigi durumlarda ultrasondan faydalanmak gerektigini belirtmis.
*Prenatal exposure to ultrasound waves impacts neuronal migration in mice
Eugenius S. B. C. Ang, Jr, Vicko Gluncic, Alvaro Duque, Mark E. Schafer, Pasko Rakic; PNAS  August 22, 2006   vol. 103  no. 34  12903-12910

Blogcu Anne'nin dedigi gibi ABD'de cok kisitli sayida ultrason kullaniliyor. Her ayki muayenelerde (eger sorunsuz hamilelik yasiyorsaniz) idrar tahlili, karindan doppler denen cihazla kalp atislarinin dinlenmesi (bana simdiye kadar bir kere vajinal muayene yapildi), tansiyon, ates, kilo takibi yapiliyor.



Cevaplamak için Üye ol