anne olmak, eş olmak, çalışan olmak, peki ya kendin olmak?

ans soruyor: 10

Merhaba. Şu sıralar içimi dökmem lazım birilerine, tarafsız beni tanımayan birilerine. o sebeple yazıyorum...
8 aylık bir oğlum var. Hiçbir zaman keşke anne olsam demedim, hiç cesaret edemedim. Biraz da özgürlüğüm kısıtlanır diye korktum. Bu yüzden de geç evlendim, ama kocamla çok aşıktık birbirimize. Biraz da mecburiyetten, yaş 35 diye :) evlenir evlenmez hamile kaldım. şimdi 8 aylık bir oğlum var, çok güzel maşaallah. Çok seviyorum onu ama çok da bunaldım. Size bu kadar bağımlı birşeyin olması çok zor.
Bebeğim 3 aylıkken çalışmaya başladım. Hem ondan biraz uzaklaşmanın rahatlığı, hem vicdan azabı, hem akşam biriken işler, kocama vakit ayıramama, kendime vakit ayıramama çoklemleri arasında sıkışıp kaldım. Çok uzun zamandır arkadaşlarımla bile görüşemiyorum. kaç aydır kocamla baş başa dışarı çıkamadık. çıktığımda da aklım hep evde oluyor. Eskisi gibi, sevgili gibi olamıyoruz.  son zamanlarda eşim de huzursuzlanmaya başladı. eskiden hiç böyle değildi, şimdi en ufak şeye sinirlenir kalbimi kırar oldu. ya da bana öyle geliyor.
bilmiyorum ama gerçekten kendimi mengeneye sıkışmış gibi hissediyorum ve uzun süre de buna bir çare yokmuş gibi görünüyor :(


24 Cevap


ZeynepYenice

kesinlikle hduran yazdıklarınızın her kelimesine katılıyorum ve ayrıca çocukları ayak bağı olarak değilde hayatımın bağı olarak görüyorum. hepimizin dönem dönem sıkıntılı olduğu zamanlar oluyor ama inanın geçiyor günler ve o minik bebekliklerini özlüyor insan..


ans

Kesinlikle daha iyi hissediyorum. inanın dün eve uzun zamandır olmadığım bir mutluluk, rahatlık ve hafiflikle gittim. harikasınız kızlar, terapi gibi geldi sözleriniz teşekkürler. Sanırım bu sıkıntılarımı kimseyle paylaşmadığım için boğulmuştum. sizlerle konuşmak hayat öpücüğü gibi geldi :) eşime dün daha pozitif ve anlayışla yaklaştım, o da çok mutlu oldu. hatta akşam yemeğinden sonra sofrayı o topladı :) pozitif düşünce pozitif sonuçlar doğuruyor hakikaten


selencem

Yazilanlari okuayamadim ama isin icinden cikamazsaniz profesyonel yardim oneriririm. ben aldim ve cok faydasini gordum.


cankush

ben uzunca süren tedaviler sonucunda ikiz bebek sahibi oldum. çok yoğun tempoda çalışan biriyken işleri bırakıp eve geçiş yaptım. hala ara ara bunaldığım oluyor. geçen gün durduk yere bir ağlama krizine kapıldım mesela. ama genel olarak iyiyim ve kızlarımla keyifi vakitler geçiriyorum. herşeye yetişmeye çalışmayı bıraktım. eşimle konuşabiliyor olmak, sıkıntımı paylaşması ve kızlara olan sevgimiz sanırım en önemli destek arkadaşlar.

ans zoru başararak çalışma hayatına dönmüşsün. her bebek, her kişi farklı farklı olduğundan tepkiler de farklı olabiliyor. bebeğin seninle olmak istiyorsa ve sen de bunu istiyorsan yemek yapmaya koşturma her gece, bir kaç gece dışarıdan söylenecek yemeğe eşin sıkıntı çıkarmayacaktır. evinin yakınlarında ev yemekleri yapan bir yer varsa destek almanı öneririm. bizler herşeyi yetiştirmeye çalışırken gerilip eşlerimizi de geriyoruz ve onların tavırlarına anlam veremiyoruz. oysa basit bir etki tepki olayı oluşan. ne kadar rahatsan o kadar akıcı gidiyor her şey. 

biliyorum kolay değil :), ama tecrübe ettim şimdilik iyi gidiyor. bol şanslar hepimize :)))) 


ans

esmosk ne güzel yazmışsın. Bence de yetiştirilme tarzından. benim eşimin annesi mesela ona hiçbirşey yaptırmmaış, yemeğini bile biz evlenen kadar televizyon seyrederken ayağına götürmüş. tabi haliyle de o da öyle alışmış. ya kadınların nedir çilesi, hem dışarıda çalışıyorsun, hem evde ev kadınlığı yapmak zorundasın hem eşinin gönlünü yapmak zorundasın. of yaa...

iranon ben de kendimi sadece anne olarak göremiyorum hatta çoğu zaman anne olarak bile göremiyorum :( Korkuyorum bebeğimle aramızdaki iletişim de çok iyi değil, çünkü onunla olduğum zamanlar ya altını değiştiriyorum son zamanlarda zorla, ya zorla yemek yedirmeye çalıyorum, ya üzeri kirlenmiş oluyor üzerini değiştiriyorum, ya uyutmaya çalışıyorum. ve haliyle çoğu zaman gergin oluyorum. bu sebeple beni görünce çocuk babsına gitmek istiyor :( şimdiye kadar oğlumla hiç banyo yapmadım biliyor musunuz. çünkü hep vakit dar, oğlum babasıyla duşa giriyor, ben orada birkaç iş yapıyorum, sonra oğlumu babadan alıp giydiriyorum, yedirip uyutmaya çalışıyorum:( çok üzgünüm, ben sanırım hiçbirşeye yetişemiyorum.



cankush

sevgili sonnur, resimdeki sen ve güvensiniz değil mi? ne kadar tatlı bir oğul bu böyle :), allah bağışlasın. senin yaşadığının daha hafifini yaşayan bir tanıdığım oldu. annesi kendisine bakımda destek olmasına rağmen eşiyle çok sıkıntılı bir dönem geçirdi. sanırım bize bağımlı olan bir varlığın dünyaya gelişi ile birlikte yaşadığımız değişim (sonuçta emzirmeden itibaren bize bağımlı olan bir varlık bebeklerimiz) oldukça yoğun ve yorucu, özellikle de senin gibi tek başına altından kalkılması gerektiğinde. yakınında sana nefes aldırabilecek kimse yok mu? haftada bir iki gün gelecek bir yardımcı maddi durumunu zorlar mı? benim bir yardımcım var. ama iki bebek olunca inan bana hafta nasıl geçiyor anlayamıyoruz. haftada bir gün (yardımcım pazarları izinli olduğu için) pazartesi günleri o geldiğinde ekstradan bir iki saat uyuduğumda tüm haftayı enerji içinde kapatabiliyorum. bunu yapabileceğin bi an yaratabilsen çok iyi olur. gece uykusuzluğu insanı en çok yoran şeylerden biri bana göre. bu yüzden sadece haftanın bir günü kendine bir kaç saat zaman ayırmak bile seni baştan yaratlmış ve sakinleşmil bir kadın yapabilir. sence çok mu imkansız? bir arkadaşın bile olabilir bu. önemli olan yardım isteyebilmek. eminim eşin de sen de göreceği değişikliği sevecek ve yardımı teşvik edecektir :).


jildando

annem derdiki "hergun en azından 10-15 dakika herseyi bırak, bir kahve yap kendine ve sadece ayaklarını uzatıp otur."
Belki uyudugu zaman ufacıkda olsa herseye bir mola verseniz biraz kendinize gelirsiniz.
Benim iki haftada bir gelen bir yardımcım var, temizlik işini o yapıyor. O zamanda ev biraz toplanmış oluyor, o bile cok iyi geliyor bana.
Eger imkanınız varsa biraz hayatınızı kolaylaştıracak aletlere yatırım yapabilirsiniz. Mesela ikinci cocukla çamaşır kurutma makinası aldım ben, daha once de bir kac cevabımda yazmıştım, sarılıp öpesim var kendisini, o kadar yuk aldı üzerimden. Aynı şekilde düdüklü tencere, ufak şarjlı süpürge gene hayat kurtaran seyler.
Yaptığınız işlerin önem seviyesine bakın bir de. Belki de hepsi çok da şart değildir. Mesela ufaklıkların kıyafetleri ve hatta artık işe gitmedigim için benimde kıyafetlerimin cogunu utulemiyorum ben. Ev oyuncak tarlası resmen, hemen hemen her odada kutular var, aksam cocuklar uyuyunca sadece içine atıyorum ortalıkta olanları, bazen bunuda yapmıyorum üstlerinden atlıyorum:)
Bir de bazı işlerinizi Güven uyanıkken de yapabilirsiniz. Çamaşır asmak, bulaşık makinası dizmek ve boşaltmak gibi.
Çocugun her saniyesini doldurmak zorunda değilsiniz, arada o da kendi kendine takılmak isteyecektir, biz bazen ev gunu yapıyoruz, evden hiç çıkmıyoruz, dilediğimiz gibi evi dağıtıp takılıyoruz. Biraz kreş gibi bizim ev, Maya sergi açıcam ben deyip evin her tarafına resimler asıyor.
Belirli alanları var orda mesela duvar boyamak serbest.
Yemek konusunda da tv karşısında öğün yedirmemek konusunda çok istikrarlıydım ben, hala da oyleyim ama ara öğünlerde salonda tv karşısına gecip , yere örtü serip piknik yapıyoruz, çok hoşuna gidiyor ikisininde. Kızım cok zor yemek yiyen bir cocuktu, ama piknik deyince koşarak yerleşirdi hemen, bayıla bayıla da yerdi o zaman.


cankush

ben küçüklüğümden beri çocuk delisiyimdir. üniversitede bir arkadaşım "kızım ne bu çocuk merakı ya, ben çocuğum olsun hayatta istemem, ben hizmetçisi babası kahyası olacak... hiç işim olmaz" dediğinde çok şaşırmıştım :). ne kadar doğru bir gözlem değil mi?


ozgu_naz

ben 40 yaşımdayım.15 senedir de evliyim.kızım neredeyse anneliğimin hayal olduğunu düşündüğüm biranda müthiş bir sürprizle bana geldi. 15 senelik meslek hayatımı hem de kariyerimin en önemli noktasında bir direktörken bıraktım sırf onunla olabilmek için. nefes alamıyorum evet, bazen bir fincan kahve içmeye zamanım olmadan gece oluyor. 10 aydır sinemaya gidemiyorum eşimle başbaşa yemeğe çıkamyorumi arkadaşlarımla biryere babamıza bırakıp koşa koşa gidip geliyorum. gece uykularım bitti sabahın köründe ayaktayım nasıl dayandığımı bilmiyorum:) 10 aydır koynumda yatırıyorum ve o bıkana kadar da yatırıcam:) hala emzriyorum o duyguyu kaybetmemek için. rabbim izin verirse uzun uzun da emziricem. daha dün gibi doğduğu an. acılar içinde yatağımda kıvranırken sezeryan sonrası, o yanıma gelince sanki acılarım bitti.hiç neşter yemedim narkoz almadım sanki. 2 saat sonra da koridorlarda yürüyordum ayağa kalkmam şart diye diye:) çok çabuk geçti bu on ay. ve sanırım kalan zaman da çok çabuk geçecek aynı benim ömrümün belki de çok uzun bir kısmının geçtiği gibi. çok az bir zaman sonra arkadaşlarıyla gezerken ben de arkadaşlarımla gezeceğim, o sevgilisiyle yemek yerken biz de karı koca yemek yiyıyor olacağız sinemya gitmeye başlayacağız yeniden eski sevgililer gibi.ama şimdi bütün zamanım kızımın. başka kimseye öncelik yok. ne kocaman ne arkadaşlarıma ne kendime... 40 ından sonra anne olunca böyle oluyor galiba:) ama napim öpücüklere boğuyor beni sabahları uyanınca. nasıl tav olmam:)


GOGO05

arkadaşlar annelik dünyanın en güzel duygusu yani ben böyle düşünüyorum.bu zamanlar gelip geçecek böyle düşününün ve mutlu olun.keşke bebeğimi hergün bakıcıya bırakıp gitmesem keşke her anımı onla geçirsem çünkü birkaçyıl sonra ben istesemde o istemeyecek arkadaşı olacak kreşi olacak vs.o yüzden bu zamanların tadını çıkarın aile olmanın mutluluğunu yaşayın tabi kendinize ve eşinizede zaman ayırın....



Cevaplamak için Üye ol