Çocuk oldu, iş de arttı, eşimin kaprisleri de! Çare nedir?

Aysegul_Yagmur_Irmak soruyor: 10

Arkadaşlar bilirsiniz çocuk büyüdükçe eşyaları, oyuncakları, annenin iş yükü, detaylar detaylar detaylar, herşey artar, çığ gibi olur. Ben çok titiz bir anne değilim, Yağmur evi darmadağın eder, heryerde oyuncakları, ama oynasın derim, oynarken bozmam hiç. Anne olduğumdan beri yani Yağmur dünyaya geldiğinden beri eskiden bana bazı şeylerde destek olan eşim bırakın çocuk konusunda yardım etmeyi eskiden yaptıklarını bile yapmıyor. İş yüküm çok! Haftasonları kahvaltıyı hazırlarken bir yandan Yağmur çığlıklar atar, Irmak ağlar, bir yandan kahvaltıyı hazırlamaya çalışırım, eşim (eskiden hiç böyle değildi nasıl oldu bilmiyorum) koltukta ayaklarını uzatmış kahvaltı bekliyor olur. Kafam çok dolu, sürekli düşünüyorum sırada ne var, Yağmur ilacını içti mi, kızın altı temizlendi mi, bugün kaka yapmış mıydı, üstü ince mi, ne zaman uyudu, yıkanacak mı vs vs vs. Tabi kafamda bu kadar çok şey varken kapris üstüne kapris yapan eşim daha da deliriyor. Şimdi son olay, biraz önce dışarıya çıkacaktık, mutfağı topladım, Yağmur tüm oyuncak kutularını ters çevirip döktü, evden çıkmadan önce de dönüşte yorgun olacağımdan iş olmasın diye evi şöyle hızla bir toplarım, ben yine hızlıca koştur koştur oyuncakları topladım, eşim yanıma gelip gidiyor gömlek giyeyim mi falan soru üstüne soru. Ben de giy dedim. Bir yandan Irmak ağlayıp duruyordu, emziği düşüyor, geri veriyorum falan. Sonra pantolonla ilgili birşeyler sordu, ben de cevap verdim, neymiş yüzüne bakmamışım, geçiştirmişim, sabahtan beri böyleymişim. Biz üniversiyedeyken felsefe dersinde en önemli şeyin aslında niyet olduğunu okumuştuk, ikimiz de bunu biliyoruz. Tamam belki sabahtan beri böyleyim ama kötü bir niyetim yok ki, farkında bile değilim, bunu güzelce tatlı dille söyleyebilirdi. Bu kaprislerden, anlayışsızlıklardan çok sıkıldım. Hep böyle yapar yapar sonra gelip özür diler. Şimdi bu yazıyı yazarken de geldi özür diledi, sarıldı. Ama biliyorum bu son değil, devam edecek.

Bu durumu birtek ben mi yaşıyorum, sizin de eşlerinizin böyle yaptığı oluyor mu? Kendimi bazen çok çaresiz hissediyorum. Sanki hiçbir şeye yetemiyorum. Zamana yetişemiyorum. Kimse beni takdir etmiyor. Eşim işi abartıp çocuklarını bile sevmiyorsun diyor. Hem evin işleri hem çocuklar tabi onlara ayırdığım zaman kısıtlı oluyor. Çok sıkıldım artık. Evden çıkmak bile istemiyorum. En çok yorulan benim, herşey benim omuzlarımda. Neymiş ben bütün gün evdeymişim, o işte çok yoruluyormuş...

Çare nedir?


157 Cevap


annevebebisi

faydin, kimse kimsenin hizmetcisi degil ki? Kimse kimseyi sirtinda tasimak zorunda degil. Ve fedakarligin sonu yok. Tanidigim bir suru anne var, arkadaslarimin, tanidiklarimin anneleri. Hayatlari; kocalari ve cocuklari icin fedakarlikla gecmis, simdi fiziksel ve ruhsal bir suru problemle bogusuyorlar. Agir depresyondalar. Stres kaynakli bir cok fiziksel hastalikla ugrasiyorlar. Ve cogu kocasindan maddi manevi destek de goremiyor, en ihtiyaclari olan zamanda. Cocuklar evleniyor, kendi dunyalarina daliyor.. Kadinlar yapayalniz kaliyor. Yipranmisliga ek olarak kendilerine yatirim yapmadiklari icin bosluga dusuyorlar. Kimse icin degmez.


Aysegul_Yagmur_Irmak

Evet ben hep şöyle düşünüyorum:

YIPRANIYORUM, GENÇLİĞİM GİDİYOR, ESKİSİ GİBİ BAKIMLI, KENDİMLE BARIŞIK, ENERJİK BİR EŞ OLMAK İSTİYORUM, TABİ ANNE OLDUĞUM İÇİN ASLA PİŞMAN DEĞİLİM, BAKIMLI, KENDİYLE BARIŞIK, ENERJİK BİR ANNE DE OLMAK İSTİYORUM. BİR DE ESKİ KİLOMA DÖNMEK İSTİYORUM. ÇOK MU UZAK...

İşte bu düşüncelerle daralıp duruyorum zaman zaman. Herşey üstüste gelince de patlıyorum.

Anne ve bebisi, ben de yardımcım yokken neredeyse senin gibiydim. Ütü yapmıyordum sadece oğlanın kıyafetleri işte. Gömlekleri falan annem alıp Ankara'ya götürüyordu, ütületip getiriyordu çünkü dünya kadar birikiyordu. Ben sadece mutfak konusunda biraz farklıyım, evin tüm işleri bir yana mutfak işini seviyorum, akşamları mesela çöpü çıkarır, çöp kovasını silerim, ocağı silerim, tezgahı şöyle bir silerim. Bulaşık makinasına herşeyi doldurur, gerekirse çalıştırır, mutfağı bu şekilde temizleyip yatarım. Bu beni mutlu ediyor ama o yüzden yapıyorum. :) Bunun dışında dediğim gibi yardımcım yokken (ki o da Irmak doğduktan sonra gelmeye başladı) evi ayda bir dip köşe temizlerdim. :))


annevebebisi

Aslinda Aysegul mesele sadece is degil. Cocuklu bir aile ile cocuksuz bir aile arasinda daglar kadar fark oluyor. Cocuk yokken de, iyi kotu yemek yapilmasi, camasirin-bulasigin halledilmesi, ortaligin toparlanmasi falan gerekiyor. Ama ben cocuksuz olup da, butun bu islerden bikan, yilan kadin pek gormedim. Esleri yardim etmese bile, evin isini tek basina yapmak kadinlara koymuyor.

Ancak cocuk olunca her sey cok degisiyor. Kadinin is yuku kat kat artiyor evet ama baska bir sey var bence kadinlari yipratan; o da mukemmel cocuk yetistirmeye, mukemmel anne, mukemmel es olmaya calismalari. Her seyi ama her seyi kafaya takmalari, en ufak bir seyi saatlerce, gunlerce arastirmalari.. Nurturia bile o yuzden olusturulmadi mi? :) Bloglar, forumlar, mail gruplari.. 2 mail grubuna uyeydim, gunun birinde daha fazla dayanamayip ikisinden birden ciktim. Cocugum 300 degil 275 gr almis diye panikleyenler, keci peyniri en sagliklisiymis, onu bulamiyorum, cocuguma yediremiyorum, 5 aydir (evet aynen tam 5 aydir) cok huzursuzum diyenler, bugun falanca aktiviteyi yapmadim cocugumla, gelisimi eksik kalir mi, yetersiz miyim? eksik miyim?? diye dusunenler.. surekli cocuk icin cirpinmalar, yetersiz miyim korkusu, bir seyi yanlis yaparim da cocugum geri kalir mi panigi.. Bence kadinlari bunlar yipratiyor. Kocalar tum evi silip supurse, her gun sahane yemekler yapsa da; kadinlarin sirtindaki yuk azalmayacak. Bu sefer acilan bosluklari, baska dertlerle dolduracaklar..

Fiziksel degil pek cok kadinin yorgunlugu benim gordugum. Artarda dogmus 5-6 cocugu yetistirenler var, bakicisiz ve temizlikcisiz, annesiz, kayinvalidesiz.. Ama bizim tek cocuklu annelerden daha az yorgunlar. Cunku yetersizlik, eksiklik duygusu yasamiyorlar. Hic bir seyi mukemmel yapmaya calismiyorlar. Evleri daginik, bulasiklari yigili ama nasilsa oluyor hepsi, derlenip toplaniyor. Cocugum bugun ne yesin? diye dusunmuyorlar. Hazir mamalarla, buzluktaki yiyeceklerle besliyorlar.

Esimin kuzeninin esi Ingiliz. Bir gun kayinvalidemler buraya bizi ziyarete geldiklerinde, kuzeni de ziyarete gittik. Ingiliz anne, o zamanlar 2 yasinda olan kizinin eline yagli ekmek ve 1 kutu meyve suyu verdi ogle yemegi icin.. Kayinvalidem hala bunu anlatir ve kucuk kiza acir :) Ah yazik 1 tas sicak corba gordukleri mi var, Ingiliz gelin iste.. diye :)) Oysa benim kayinvalidem omrunu 3 cocuguna ve kocasina harcamis ve su an agir depresyonda, mutsuz. Ayni Ingiliz gelin, 2. cocugunu persembe gunu dogurup pazar aksami bir dugune gelmisti :) 3 gunluk bebek, oto koltugunda, dugun salonunda uyumus, bebegin 1 tas corbadan mahrum :P ablasi geceyarisina kadar pistte ordan oraya kosmus, babasinin kucaginda oynamis, eglenmis, 3 gun once dogum yapmis anne de masada oturup yemegini yemis, dugunun keyfini cikarmisti :))

Cocugum olmadan once karar vermistim, Turk anne modelini degil Ingiliz anne modelini ornek alacaktim, oyle de yaptim. Cocuklar burda doktor kontrolune bile gitmez. Ne yediricem, ne kadar emziricem, kati gidaya ne zaman gececek, ne vericem.. ne yapmali, ne etmeli gibi kaygilar hic yok. Kis gunu, kasim ayinda corapsiz gezer bebekler :) Yani nasil anlatsam bilemiyorum ama cok farkli bir dunya burasi. Annelerin, cocuklari icin kaygi duymadiklari, onlari bir dilim ekmekle, meyve suyuyla bile olsa.. huzurlu, kafalari rahat bir sekilde buyuttukleri bir dunya..

Bence artik bizim kadinlari birilerinin tutup silkelemesi lazim. Kendinize gelin, dunya cocugunuz etrafinda donmuyor, 1 gun ac kalsa, 3 gun gec uyusa, 5 gun kenarda kendi kendine oynasa.. siz de ayaklarinizi uzatip keyfinize baksaniz.. bu dunyanin sonu degil, siz de kotu bir anne degilsiniz demesi lazim..


selencem

annevebebisi seni seviyorum ahahahaha, hislerime tercüman oldun :) ben de aynen bu kafadayım ama bakıcı, baba, babane, anane, teyze, hala ve bu liste uzar gider. her kafadan bir ses çıkınca da bunalıyor insan ister istemez. kocam: aman ağlamasın, biz bel fıtığı olalım ama o hep kucakta olsun, elektrik kablolarıyla bile oynasın, yeter ki ağlamasın. ailem: aman düşer, aman çarpar eşimin ailesi: sen de pek yediremiyorsun, bari şu telefonla oynasın, belki yer. ay ay ay! bunlara nasıl dur diyeceğimi bilsem gerisi kolay :)


Aysegul_Yagmur_Irmak

Ay yok ben öyle bebeğim bugün yemedi ne yapıcam, aman uyku saati, vs. takıntıları olmayan bir anneyim, en azından bu açıdan mutluyum, kendimi sıkmıyorum.

Ama dediğine tamamen katılıyorum, bir kadının anne olmadan önceki iş yükü ile anne olduktan sonraki iş yükü arasında dağlar kadar fark var.

Sanırım daha rahat bir anne olmam lazım, yine de babaların da biraz daha fazla destek vermeleri lazım.



annevebebisi

selencat, etraf faktoru gercekten cok can sIkIcI olabiliyor orda, cok haklisin. Insanin kendine guvenini zedeliyorlar, bir sure sonra kendinden kusku duyamaya basliyorsun; ulan hakkatten yanlis mi yapiyorum diye. Keske insanlar birbirlerinin hayatina bu kadar cok mudahale etme hakkini kendilerinde bulmasalar. Elebtte danisinca, yardim isteyince yardim edilmeli, sorarsa fikir verilmeli ama herkesin kendi cocugunu istedigi gibi yetistirmeye hakki var, bu kadar cok sahiplenmeseler cocuklari keske.

Aysegul, sen de cok haklisin, babalara diyecek bir sozum yok zaten. Bizim nesil bu zinciri kirmali. Eskiden, 50'li, 60'li yillarda da Ingiltere'de, Avrupa'da babalar isten gelip, gazetesini acip otururmus. Ancak bu dongu kirilmis yavas yavas. Bizde de mumkun, yeni nesil erkek cocuklarina her isi ogretmeli, kafalarina kadin ve erkegin hayati, sevinci, zorlugu birlikte paylasmalari gerektigi anneleri tarafindan guzelce islenmeli. Karisina hala pantolon, gomlek soran erkegi ben anlamiyorum. Benim esim bazen bana sordugunda; askim mavi kotum nerde, beyaz gomlegim nerde, sen benimkileri gordun mu? diye cevap veriyorum :) Kiyafet bekcisi miyim ben yahu? :))

Bir de surekli "bilmiyorum" cevabi cok etkili. Kadinlar sorunlari cozmeye programlanmis, her soruya cevap vermeye, her soruna cozum bulmaya.. Ama maalesef bu zamanla karsidaki kisi tarafindan kullanilmaya baslaniyor :)) Insan rahata kolay alisir ne de olsa.. :) Onlarin yerine her soruna cozum bulan karilari olunca erkekler basliyorlar her seyi kadina yikmaya.. O yuzden bir sure hic bir sey bilmemeye, hic bir seye kafa yormamaya, hic bir seyden anlamamaya karar verin :)) Bir de bunu deneyin, bence ise yariyor :)


Aysegul_Yagmur_Irmak

Hahahahah evet benim eşim de sürekli mavi gömleğim nerede, cüzdanım nerede, cep telefonum nerede, sürekli sorar! O benimkileri biliyor mu sanki, ya da ben soruyor muyum?!!

Biz oğullarımızı güzel yetiştirelim de biraz biraz değişsin şu durum. Ben oğluma yemek yapmayı da odasını toplamayı, temizlemeyi de öğreteceğim inşallah. Şimdiden çok düzenli gerçi, bir de birşey dökülünce hemen mutfağa koşup sarı bezi alıp geliyor, siliyor. :) Gözlemci bebeler. İnşallah büyüyünce de eşine yardım eder. :) Ayyy büyüyünce yuvadan uçup gidecekler diye düşününce üzüldüm iyi mi?!! :))))


annevebebisi

hahaah Aysegul :)) Olsun, yeter ki kanatlari olsun, ucabilsinler :)) Yeter ki dogduklari yuvayi ve kucagi unutmasinlar, arada gelip yoklasinlar :)) Kayinvalidemin dedigi gibi, herkes yerinde sag olsun :))


Aysegul_Yagmur_Irmak

Zaten öyle olmaları için elimizden geleni yapacağız bir ömür. :) Evet herkes yerinde sağ olsun, en önemlisi o.


zeynep_bartu

annevebebişi tüm söylediklerin için +1

ahh bir de uygulayabilsem :))     



Cevaplamak için Üye ol