Yatır kaldır uygulamam kabusa dönüştü, yardım lütfen :((((((

nehir soruyor: 10


   Ekin 9 aylık oldu, hiç bir geleneksel yöntemle uykuya dalamadığı için artık Y/K şart oldu dedim ve işe koyuldum. Geçtiğimiz pazar gününden itibaren ben ve bakıcımız Y/K uyguluyoruz.
1. gün: Pazar ilk deneme 1 sa 45 dk sürdü ama soluna dönük olarak uyudu, kitapta yazdığı gibi yüzü koyun değil. (Biraz da yüzümde elini tuttu, sonra bıraktı).İyi de uyudu.
Aynı gün akşam banyodan sonra 15 dk içinde uyudu (anne sütü alınca mayıştı tabi)
Gece 03.30 uyandı. Acıkmıştı, besledim ama 30 dk uğraştırdı.Ağlamadan  :))
2.gün: ilk deneme 45 dk uğraştım-sonunda ağladı ve susunca sızdı. ikinci denemede çok ağladı 1,5 saat uğraştırdı. Yine son kapanış yüzü koyun değil sola ya da sağa yatıktı galiba (onu not etmemişim) Gündüz o kadar canım çıkmıştı ki gece yatır kaldır falan yapamadım. Zaten gerek de kalmadı,2-3 kez uyandı ama sağından soluna vs.çevirip emzikverince daldı.
3.gün: öğleden önceki uykuda 1 sa 05 dk uğraştım. Sonlara doğru ağladı. Tam süre kısalmaya başladı diye sevinirken öğl.sonraki denemede 1,5 saat uğraştımyine ve yine çok ağladı. Ben de mahvoldumyorgunluktan ve moralim de bozuldu :(((((( Gece fire verdim. :((( Uyanınca emzirdim. (Birinde gerçekten açtı, diğerinde değildi)
4.gün(Bugün): Öğleden önce bakıcımız 20 dk da uyuttuğunu söyledi. Ben de sevindim öğld.sonra biraz daha iyi gececek diye  amaaaa yanılmışım. 1saat 15 dk sürdü,ben moralman çökmüş, pestili çıkmış biçimdeydim, sonuda yanına yatmam gerekti, ancak öyle uyudu. Zaten 45 dk- 1 saat sonra beslenme öğünü geldi ama ben kitaptaki gibi Ekin i uyandıramadım çünkü onunla yeniden uğraşacak mecalim kalmamıştı. Uykusunda anne sütü verdim devam etti.  

Hata yaptığım yerler de var sanırım, ama bezmiş durumdayım.
3 ay da 4 aylıkken 2 günlük yarım yamalak bir Ferber (ağlatma )denememiz oldu malesef,Tracy ile tanışmadan önceydi...
Bir de Ekin çok hareketli bir bebek, yatağına koyunca hemen ayaklanıyor, yatağının korkuluklarına tutunup duvarlara pat pat vuruyor, oyun oynamaya başlıyor. Yakınındaki her şeyi kemirmeye çalışıyor. Arada bir bana doğru gelip ayağa kalkıyor ben de o zamanlarda Y/K yaptım başlarda. Sonra baktım o tırmanmalar benden kaçmaya dönüşmeye başladı. Ben onu alıp yatırıcam diye duvara yapışır oldu zavallım. iyice uykusu açılır oldu. Ben de ne zaman ayaklansa Y/K yapmaya başladım ama  hala tam olarak hangi esnada Y/K yapmam gerektiği konusunda aklım karışık. Her şey dikkatini cezbediyor. Gece daha şanslıyım bu açıdan ama gündüz mahvediyor.

1 ay önce işe başladım ama yarım gün çalışıyorum.
Ekinin alt 2 dişi geçen ay çıktı, diş dönemindeyiz diyebilirim.
2 hft önce emelemeye ve bu hafta da aktif olarak sıralamaya başladı.
Kısacası son dönem hayatında epey bir değişiklik oldu. 

Y/K başladım bi kere geri dönmek de istemiyorum ama hiç gelişme kaydedemiyoruz, her gün aynı stress. Ben çok yoruldum artık. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bir süre ertelemek mi gerekir onu da bilmiyorum :(((( Ama ertelesem bir daha bu çileyi çekmeye cesaret edebileceğimi de sanmıyorum. Ya da başka bir yöntem mi denesem ??????????????????????   

Bu soruyu cevapla

21 Cevap


ezgik

bu arada çalıştığım kurum yurtdışı mastera olanak tanıyan bir kurum, oğlum olunca eşim gelemediği için vazgeçtim masterdan, ikinci bebek şimdilik bu kararı pekiştirdi, yavrularımın babalarından ayrı olmasına içim elvermedi... umarım 10 yıl sonra pişman olmam:)


ezgik

Çok teşekkür ederim Başak, umarım sizler de çocuklarınızı benim ilk oğlum da olduğu gibi sorunsuz büyütürsünüz, ee tabi erkek çocuğu Allah göstermesin ama kafa dikişi vs gibi fazla aktivite gibi sorunları saymıyoruz:)

Haklısın daha 29 yaşındayım yurt dışı olmasa da Ankara gibi bir üniveriste şehrinde master için olanak çok:)

Bu arada uyku konusunda son bir ekleme yapmak istişyorum, hangi metod uygulanıyorsa uygulansın sakinlik ve olaya dışarıdan bakabilme kabiliyeti önem kazanıyor, ve yaş ilerledikçe öğlen uykuları gece uykusuna dalışı geciktiriyor. Büyük oğlum kreşte hala öğle uykusuna yatıp 1-2 saat uyuyor, bu durum gece 24 e kadar bile dalamamasına neden oluyor malesef, sanırım 4-5 yaş dönemine gelince öğle uykusunu kaldırmak en mantıklısı, biz seneye anaokulunda kalkacak zaten diye şimdilik kreşte de uyumasına ses çıkarmıyoruz... ha tabi kreşte -2 yaşından beri- yatağa girip onca çocuk bir arada mışıl mışıl sorunsuz nasıl uykuya dalıyorlar bu da muamma-sallanmadan pışpışlanmadan vs:) sanırım bizle vakit geçrip ilgi odağı olmak isteme sorun, ben bile 4 yaşlarınd filan anneanneme ayakta sallattırdığımı kendimi anımsıyorum ve bu yakınlaşmanın verdiği hazzı:)


nehir

              
                 Arkadaşlar doktora gayreti gösterdiğiniz için sonsuz tebrikler şahsen gözümde büyüyor şu zamanlarda. Ama yazdıklarınızı okuyunca ve doktora için daha ayrıntılı düşününce Ekin in en az 3 yaşını beklemem gerektiğini anladım. Çünkü şimdi bile çok yıpranıyorum, her şeyi en iyi şekilde yapacağım, ona kaliteli zaman (0-3 yaş arası temel ihtiyaçlarını olabildiğince kendim karşılayarak) ayıracağım diye...Bir de doktoranın araştırma okuma sentezleme sürecine girersem kendimi çok bunaltırım. Onda da en iyisini yapacağım diye...Zaten zaman zaman çok sinirleniyorum yapmam gereken bir sürü iş varken Ekin de durmayınca.Kendimi de kuzumu da yıpratırım, sakin olamayacağım için...Kısacası ertelemeye ama bu arada Ekin den fırsat buldukça da bilgilerimi taze tutmaya karar verdim.(Bu sıra Ekin ağız döneminde olduğundan elime ne alsam istiyor, o uyanıkken elime kitap almam ve kitapların dişlenmeden kalması imkansız:)) )

                Lisans ve Y.Lisans eğitimimi Ankara DTCF de İngiliz Edb.Bölümünde yaptım. Ankarayı ve okulumu çok özlüyorum, şu sıralar sık sık gözümün önüne geliyor oradaki öğrencilik günlerim. Sevgili Başak, benim için de Sıhhiye ye, Kızılay'a, Sakarya ya ve Yüksel cd'ne ve karanfil deki kitap evlerine gider misin :)))))))) ha bir de GOP Uğur Mumcu sk (Orada da bir yıla yakın çevirmenlik yapmıştım) Ahhhh anılarda kaldılar :))))

                Şimdi İzmirde yeni anılar oluşturuyorum, yolunuz düşerse beklerim.
                Herkese sevgiler...

  


esraozlem

Nehir, Başak her ikiniz de benim için gezin :) Ankara'yı da İzmir'i de pek özledim. Hele Ankara'ya 5 yıldır gitmiyorum ya, bu bahar atlayıp gidelim en iyisi.


ezgik

İzmir mi:) ne kadar güzel kasvetli ve boğucu Ankara'dan sonra...
Başak ben işletme mezunuyum, dış ticaret uzmanı olduğum için uluslararası ilişkiler masterı düşünüyorum, ama tabi önce oğlanlar biraz büyümeli, daha merkezi bir yere taşınmalıyız vs. Gerçi bu arada kurumum beni zorla (!) yurtdışı tayine yollarsa süpriz bir yurtdışı yüksek lisans yapabilirim aslında...
ama çocuk öyle bir süreç ki, akşama kadar çalşıp eve geldikten sonra tüm akşamancak çocuğa vakit ayırabiliyor insan, günler keşke 48 saat olsa diyorum böyle anlarda...
bu arada nehir bende çok özledim kızılayı, karanfili fırsat olmuyor oralara gidecek, araba ile hiç girilmiyor kızılay'a, sanırım öğrencilik dönemlerimizin mekanları buralar.



nehir

            Evren haklısın, ben de 3 yaşa kadar ALES, ve 2.yab.dil (Almanca) yı halledicem. Yine 3 yaş dedim biliyorum ama haydi şimdi desem. ALES yok ve Almanca Yeterlilik yok :((( Bu arada onları hallederim diyorum. Sanırım 3 yıldan az sürer bu işler zaten. Bu arada 1 yıl gitti(Ekin mayısta 1 oluyor) geriye kaldı 2 yıl. Bu arada da bilgileri tazelemek gerekecek, kendime okuma planları yapmam gerkecek. Doktora sınavına hazırlık için...Bir soru daha takılmıştı aklıma "Ya ben doktora sevdasıyla Ekin'i ihmal edersem??????" diye. Yani ikisini bir arada yürütmeye çalışmak çok zor olsa gerek. Ama senin "gerçekten istiyorsan bedenin sana gereken enerjiyi sağlıyor" ve "zuzular tüm zorluklara rağmen hayallerimizin ğeşinden koştuğumuzu görmüş olacaklar bu arada" demen bana güç verdi. Çok teşekkür ederim.
           Şu anda bir ilköğretimokulunda İngilizce Öğretmeniyim. Doktorayla birlikte ya da ayrı olarak kadro sınavı açılırsa (Ar.gör.) onu da deneyeceğim. Ve kurumlar arası geçiş yapacağım. Aslında fazla bile ara verdim ama Y.L çok sıkıntılı şartlarda tamamlamıştım (Çorum-ilk görev yerim-Ankara arası her hafta mekik dokoyarak geçti Y.L)
           Yazın görüşmeyi çok isterim,(Havaalanına 5-10 dk uzaklıktayım-Gaziemirdeyim) haberleşelim.
           Sevgiler...


 


nehir


     Sevgili Başak,

Doktora için zamanı şimdiden planlıyorum. Ama bu arada "gerçekten istemek nasıl bir şey? belirtileri neler?" desem çok mu abes bir soru sormuş olurum. Çünkü Y.L a Lisans biter bitmez başladım ama tez aşamasında gerçekten isteyip istemediğimi sorgulamaya başlamıştım ve hatta tam pes etmek üzereyken eşim imdadıma yetişmişti. Biraz çileli bir Y.L süreci geçirdiğimden sefasından çok cefası aklımda kalmış :))) Ekin i de çok çok istemiş olmama rağmen bazen çok bunalıyorum ve ne kadar hazır hissettiysem de aslında tam olarak ne yaşayacağımı bilemezdim ve hiç bir zaman anneliğe tam olarak hazır olunmaz herhalde diyorum şimdi. Ne kadar hazır olsanızda sizi şaşırtan, yoran ayrıntılar hep süpriz kalıyor :)))))

Ankara turu için şimdiden teşekkürler.
Havalar ısınınca-ki az kaldı sanırım-Esraözlem'i ve sizi de alıp Kordona inicez Ekinle:)))))

Sevgiler...


nehir

Sevgili ezgik,
Ankaradaki öğrencilik günlerimiz anılarda kaldı belki ama bu gidişle yeni öğrencilik günlerine doğru yola çıkıcaz :))))))
Sevgiler...


nehir




          Böylelikle haftanın sorusunu sormuş olayım:

       Bir şeyi gerçekten istemek nasıl bir şeydir?


nehir



          Evrenciğim, bu konuda tez yazmayı düşünür müydün? :)))) Edebi tanımlamaların bana R.D.Laing 'in "Bölünmüş Benlik" ve David Storey'nin yaşadığı toplum ve çağda kendine yabancılaşmış bireylerle ilgili okuduklarımı çağrıştırdı ve iştahlandım doğrusu, hehe :)))) Bu sorgulama aslında biraz da kendimize ve yaşantımıza yabancılatığımız durumlarda çıkıyor ortaya galiba. Nasıl ki istediklerimizle ilgili farkında bile olmadan-kendiliğinden gelişen bir çalışma sürecine giremiyoruz (ki doğal olan bu olurdu herhalde) illaki kendimize sorular soruyoruz. Büyük yazarları düşününce aklıma bunlar geliyor...Onlar bizim bu sorgulamaları yaşamıyorlardır her halde-demek istediğim okumak-araştırmak-yazmak onların yaşamı, zaten o hayatın içindeler...biz ise hem zaten içindeyiz hem de bir parça dışındayız.
           Dediğin gibi bütün bunlar aslında bir süreç işi, sonunda ne olmak istediğin önemli ve bunu ne kadar istediğin...
           Fikirlerin ve tespitlerine sağlık,
           Sevgiler...



Cevaplamak için Üye ol