kreşlerde şiddet

kimkimkimo soruyor: 10

Hepimizin çocuğu bir dönem kreşe gidecek. 

Peki sizler kreşlerde çocuklarınız öğretmenlerinden şiddet görebileceğini düşünüyor musunuz? Çocuğu kreşe giden anneler, çocuklarınızı kreşte şiddetten ya da istismardan nasıl koruyorsunuz? Kreşe olan güveniniz nedir? 
Sizce okullarda şiddet nasıl engelenebilir. MEB'in kamera sistemi ile izlemeyi yasakladığını unutmayın.


27 Cevap


ElfAna

Onceki yorumlara soyle bir goz attim. MEB internetten yayini evet yasakladi e bence iyi de yapti. Olay cok sagliksiz isliyordu. Bir animi anlatayim kisaca. Sabah okula annesinin biraktigi bir cocuk vardi. Bu sure zarfinda, evde baba kamerayi kolluyordu. Anne ise gidip, kamera nobetini (!) devralinca; baba evden ise cikiyordu. (Genellikle 3-6 dk lik gecikmelerle yayin gidiyordu ve o arada en az 10 veli ariyordu.) Bir gun baska bir cocuk, bu ailenin kizina vurdu ve baba bunu izlemis tabii ki. 5 dk sonra kapiya geldi ve ogretmen ve servis soforu babanin iceri girmesini engellemeye calisiyorduk! Iceri girip; o cocuga haddini bildirecekmis! Cocuk nasil dovulur gosterecekmis! Cok uclarda bir ornek gibi gelebilir fakat her gecen dakika daha cok anne-baba bilgisayar basina kitleniyordu.
Ayrica kreslerde olu nokta tabir ettigimiz bolgeler oluyor ve ve ve ve...

Cozum kameralarla donatilmis okullar degil bence. Cozum sadece ve sadece egitim. Ogretmenler 5 gunluk, 3 aylik formasyonlarla cocuklarin uzerine saliniyorsa, denetlemeler 1-2 haftadan once haber verilerek gerceklestiriliyorsa bu is bu kadar olur.

Cocugu psikolojik siddete maruz kalmis annelerden biriyim ben de. Yan yana siniflarda olmamiza ragmen, kamera sistemiolmasina ragmen ve ogretmeni 3 sene oncesinden taniyor olmama ragmen. Psikolojik destek sart ogretmenler. Calisma sartlari gercekten cogunlugun icler acisi. MEB haric, Tr deki ozel okul oncesi kurumlarinin % 80' inin ogretmeni asgari ucretin altinda calistirdigini biliyor muydunuz? Normal sartlarda -belki de buna insani demeliyiz; calisan insanlar ogle7yemek molasi alirlar degil mi? Okul oncesi ogretmenleri yaptiklari isin geregi; ogle yemeklerini de cocuklarla birlikte yiyorlaar ve kucuk yas grubu ogretmeni degilseniz, uyku molasi haricinde hic mola kullanamiyorlar! Bu ne demektir biliyor musunuz? Bir cogu sabah 7,5 -aksam 7,5 calisiyor. Nobetlerde ise son cocuk alinana kadar. Bu insanlarin ne kadar saglikli davranmalarini bekleyebiliriz ki?


peyibal

Kreşlerdeki 7/24 internetten yayın sistemine ben de karşıyım ve tam da Elfana'nın anlattığı uçlarda gezen veliler yüzünden.Çocuklar arasındaki ufak tefek sorunların ailelerin müdahalesi olmadan çok daha rahat çözülebileceğini düşünüyorum.Ama Damla'nın belirttiği şekilde kayıt altına alınması ve ciddi durumlarda kayıtların incelenebilmek üzere arşivlenmesi en sağlıklısı.

Oğlumun gittiği kreşin resepsiyon bölümünde büyük bir TV var ve her ne zaman istersem, önceden haber vermek zorunluluğum olmadan gidip istediğim kadar çocuğumu seyredebiliyorum.İlk başlarda o kadar çok ani ziyaretlerde bulunuyordum ki ben bile utanıyordum:))) Ama her seferinde sıcak karşılanmak ve ne zaman istersem gelebileceğimin vurgulanması içimi çok rahatlattı.Kameradan gördüğüm kadarıyla;öğretmeninin ve diğer çocukların tavırlarına ek olarak Efe'den aldığım geri bildirim, okula da öğretmene de güvenmemi sağladı.Ama sonuçta tedbiri elden bırakmamak lazım, hala Efe'yi hissettirmeden okulla ilgili yoklarım,çok şükür ki öğretmeninin söylediği şeyleri ve bazı hareketlerini taklit ediyor ve ben de anlıyorum ki davranışları çok yumuşak ve açıklayıcı:))))Bu nedenle sevgi dolu bir ortamda olduğundan eminim.

Bunun dışında kreşten her geldiğinde tamamen üstünü çıkarıp kontrol ediyorum, herhangibir darp izi var mıdır diye.Paronayakça ama yapmak zorundayım, düşme -çarpma gibi yaralar yada morluklar zaten anlaşılıyor ama bunların dışında birşey görürsem kreşe hissettirmeden araştırmaya başlarım.

Veliler arası iletişim konusu gerçekten benim de kafamı çok kurcalıyor, özellikle de bu yıl sonu gösterileri mevzusu ,oğlumun arkadaşlarının aileleriyle tanışma isteğimi tavan yaptırdı.

Okuldaki öğretmenlerin iş temposu da gerçekten çok zor.Minimum 10 tane çocukla sabahtan akşama kadar molasız beraber olmak düşüncesi bile beni bunaltıyor.Akşam servisinde gelen öğretmenin ses tonunda ve yüzündeki yumuşak ifade beni hayrete düşürüyor, gerçekten çok zor bir işleri var ve takdir ediyorum.Bu kreşi seçme nedenim öğretmenlerin uzun süredir aynı kreşte çalışıyor olmaları ve kreş sahibesi Adile Hn'ın çok titiz ve tecrübeli olması.Bunun yanında Adile Hn'ın söylediği birşey çok dikkatimi çekmişti'' Personelime o kadar çok emek veriyorum ki, isteğim dışında birini kaybetmemek ve memnun etmek için herşeyi yaparım ''
Kreşten ve çalışanlardan aldığım olumlu elektrik gerçekten sakin ve rahat kalabilmemi sağlıyor.Çalışanlar derken aşçısından,öğretmenine,sekreterinden serviş söförüne kadar hepsini acayip inceliyorum ve gördüğüm şey beni mutlu ediyor.

Fiziksel yada duygusal şiddet görüp görmediğini anlamanın başka bir yolu varsa onu da öğrenmek ve kendi kreşimizi bu konuda da test etmek isterim:))))


ElfAna

Bir cok okulda var zaten bu sistem. MEB yasakladiktan sonra; kurum ici kurum sahibi veya mudur tarafindan gozleniyor. 1 ay sureyle de kayitlar saklaniyor.


kimkimkimo

ben Damla'nın söylediğini destekliyorum genel olarak, kayıtları biz evden izlemeyelim. Bunu gereksiz buluyorum. Hatta idare hariç kimsenin de izlemesi gerekmiyor belki. Mühim olan önemli bir kaygı içerisindeyken ya da şikayet durumunda kayıtların ortaya çıkarılabilmesi. yaşadığım olaydan edindiğim tecrübe bu konuda içler acısı. Tanık yoksa, maduriyet yok sayılıyor büyük çoğunlukla. Şayet çocuğun kafası, bacağı, kolu kırılmadıysa ve gözü mor değilse. Fiziksel bulgu ve çocuk için alınan pedagojik rapor yargıcın insafına kalıyor diyebiliriz. Kurumun adını da aleni bir şekilde yazmanız, ticari adı karalamaktan suç teşkil ediyor. Hal böyle iken, kişisel deneyimimden yola çıktığımda, çocuğumun okul içinde şiddet gördüğünü biliyorum. Bunu raporla ispatlayabiliyorum. Yargı yolunun büyük ölçüde kapalı olduğunu pratik uygulamalar da görüyorum. Okulun adını deşifre edemiyorum. Ne yapayım? Öğretmeni mi döveyim, müdür mü? Haydi dövdüm diyelim... Devamında kızımı da okuldan aldım. Peki, arkada kalan çocuklar? Ya da öğretmen de işten çıkarıldı, kurban edildi diyelim. Başka bir okulda öğretmenlik yapmayacak mı? 


Öğretmenlerin çalışma koşullarının özellikle kızımın gittiği kreşte çok ağır olduğunu bilyrum. Yaşadığımız kötü olayda da üstüne basa basa, idareye çalışma koşullarının ağır olmasından kaynaklandığını söyledim. İdare benden sürekli olarak bir kurban seçmemi istedi okuldan ayrılmamamız için, seçemem demem. Seçemem çünkü kızımın öğretmeninin iyi bir öğretmen olduğunu biliyorum. SAbır bir ve çocuk sevgisi bir yere kadar dedim hep... Önceki yorumlarda da okulun adının iyi olması ya da pahalı olması bunun için yeterli olmadığı yazılmış. Ben daha önce de başka yerlerde yazdım ve söylerim; iyi okul yoktur, iyi öğretmen vardır, diye. Tüm bunları bilerek seçtiğimiz kreşte, aynı zamanda da çok iyi diye bilenen bir kreşte, kızım şiddete maruz kaldı. Şimdi düşünüyorum yeni okulda kalmayacağı ne malum? Şiddet hre zaman sistemli olarak işlemesi gereken ya da kendine geniş zamanlar arayan bir durum değildir. Aksine bir dakikadan kısa sürede ortaya çıkabilir. Genelde de şiddet uygulayan, uyguladıktan sonra pişmanlık yaşar. Dönüp dolaşım yine hizmet içi eğitime denk geliyor olay. Peki ama nasıl? Bunun için ne yapılabilir? Hala düşünüyorum. Talep edilmeyen hiç bir durumun karşılığını alamadığımızı da çok iyi biliyorum. Başka deyişle; ağlamayan çocuğa meme veren olmuyor. 


peyibal

Kreşlerle ilgili merak ettiğim başka bir konu da şu;

Bakıyorum da genelde kreş öğretmenleri üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun kişilerden oluşmuyor.Lise düzeyinde eğitim almış ,muhtemelen Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümünü bitirmiş kişiler kreş öğretmenliği yapıyor.Öyle bir devirde yaşıyoruz ki , en basit cep telefonu alırken bile en iyi ve en gelişmiş modeli tercih ediyoruz.Çocukların okulla ilk tanıştıkları yerlerde yani kreşlerde öğretmenlerin de en iyi, en gelişmiş düzeyde eğitime ve bilgiye sahip olan, işinin ehli, pedogojik eğitim almış uzman öğretmenler olmaları gerekmez mi ????



Ulku

elfana cok faydali bir yaz olmus, tesekkurler. ozellikle ogretmenlerin hangi sartlarda calistiklarini gostermek acisindan.. ufak tefek kaprislerle, detaylarla uzmeyelim ogretmenlerimizi.


kimkimkimo

benim gezip gördüğüm kreşlerin çoğunda, bizim kreşte dahil iki öğretmenli sistemde çalışıyorlar. sorumlu öğretmen 4 yıllık fakülte mezunu. yardımcı öğretmenler 2 yıllık çocuk gelişimi mezunu. ama söylediğin gibi çalışan yerlerde var. fakat yasa da belirtilen ilk yazdığım durum. kreşlerin diğer uygulamada olması yasa dışı. 


ElfAna

Peyibal, universite mezunu demek guven vermesin. Bana vermiyor yani. Hangi ogretmen adayi, hangi universiteden mezun olurken dise dokunur biris yapmis? Calisma mi var? Sunabildikleri ceviriler haricinde tez mi var? Egitim bastan ele alinmali . Taa en bastan.


ElfAna

Ogretmenlerin durumlari tabii ki bir mazeret degil. Bunu kim savunabilir ki? BU konuda neler yapilabilir konusu tartisiliyor ve bu da problemlerden biiri. Bu konularda hep yaziyorum; bilen bilir. Her zaman da yaziyorum ve soyluyorum; kurum secerken dikkar edileceklerden birisi bu olmali. Bu sekilde anlasilmasin. http://alpiharikalardiyarinda.blogspot.com/2010/01/blog-post_27.html

Dikkat cekmeye calistigim bir nokta bu.


kimkimkimo

bir kasiyerle bir öğretmenin çalışma koşulları denk görülemez diye düşünüyorum. Kasiyerlerinde farklı sektörlerde de çalışan insanların genelde koşulları zor. Öğretmenlik çok yıpratıcı bir meslek. Bu yüzden hizmet içi eğitim  ve meslek memnuniyet çok önemli. sistemi kökünden değiştiremeyeceğimize göre :) önlem olarak ne yapılabilir? insanlara güven, kendi denetimimiz, iyi okul, iyi öğretmen kesinlikle tam bir çözüm olmuyor. 


elfana, bağlantıda yer alan yazını okudum. ben bu söylediklerinin tamamına dikkat etmiştim. ama yine de yaşadık yaşayacağımızı. kader ya da şans diyip geçelim mi? bir şeyleri değiştirmek için güç yine biz de başlar diye düşünüyorum.



Cevaplamak için Üye ol