2 yaş sendromu

yasminada soruyor: 10

eminim çok başlık açılmıştır o kadar yoruyor ki beni arayıp bulmaya bile halim yok.ağlamalar istemiyorumlar havada uçuşuyor.nisan doğumlu kızım 2 yaşına girecek.son bir haftadır coştuk.yorgunum.iyi tarafını düşünmekten de yoruldum.2 yaş sorunlarının aslında anne baba hatalarından kaynaklandığına dair bir şey okumuştum .listemde 2 yaş civarı bunu yaşayan çözüm üretememiş annelerle bugün konuştuk sanırım çoğumuz yılgınız.örselemeden ve örselenmeden nasıl aşabiliriz ?
herkese cevabı için teşekkür ederim


32 Cevap


ipekkusgoz

daco, söylediklerine katılıyorum. sadece bir ek yapmak isterim. Şu kışın şort giymek gibi olaylardan bahsederken Iraz Hanım kışın şortun onun giysileri arasında ne işi var diye açıklamıştı. Yani 'çocuğu değil eşyayı yönetmek' gerekiyor biraz da. Kışın şort giymesini istemiyorsan yaz sonunda yazlık kıyafetleri kaldıracaksın ortadadan:)) 


daco

Bende aynı şeyi düşünüyorum, "yapılmasını/olmasını istemiyorsan aklına düşürmeyeceksin" kuralı bizde de geçerli. Aceleden başka örnek bulamadım aslında :))) Beresiz, montsuz diyelim biz mesela :))) 


aslidenizcan

ben de aynı zamanlarda hamile kalmıştım çocuk birden hem kardeş kıskançlığına hem 2 yaş sendromuna girdi. işiniz çokk zor doğumdan sonra kendinizi toparladığınzda baya hafifler. şimdi biraz sizi de deniyor isteklerini yapamaz hale geliyorsunuz ya hamile olunca ona da kıl oluyo. bir yandan çünkü bebek geleceğinin farkında pabucu dama atılacak diye düşünüyor.şöyle söyliyim size siz ne kadar hayır benim dediğim olacak derseniz o o kadar inatlaşacak ve assssssla sizin dediğinizi kabul etmiycek boş yere sinir harbi yaşamak istemiyorsanız huyuna gidin, aklını dağıtın aa bak burda ne varmış falan yapın, şunu istiyor musun değil de , şunu mu istersin bunu mu gibi sorular sorun. neye hayır dediklerini bile bilmiyorlar bazen:(


daco

Birde özellikle bebeklerin bizim ses tonumuzdan söylediğimiz şeylerin gerçekten hissettiklerimiz olup olmadığını alnadıklarını düşünüyorum. Yani "hayır" derken hakikaten hayır mı? gerçekten mi hayır veya "aaa evet, güzel olmuş" derken gerçekten içten söylenen bir söylemmi yoksa sırf baştan savmak için mi söylenmiş olduğunu çok iyi anladıklarını düşünüyorum. 


Ben sırf yatak dağılmasın diyemi yoksa dengesini henüz sağlayamadığı, bir zarar gelebileceği için mi hayır diyorum. Bu iki hayır arasındaki ses tonunu çok iyi ayırt ediyorlar. Aynı durum onaylama durumlarında da geçerli.Ben yemek yaparken yanıma gelip "anne bunu yaptım" dediğinde "güzel olmuş" deyip yemekle ilgilenmeye devam edersem defalarca gelip, gider, gösterir ancak 1-2 dk yaptığıma ara verip onu gerçekten dinlersem defalarca gelmesini önlemiş olurum beni de sinirlendirmez. 

Tam sizin dönemlerinizde onu gerçekten dinlediğime dair güvenini sağlamaya çalışıyordum.Şu anda durumumuzu bu güvenin sağladığını düşünüyorum. "güzel kızım senin için/bizim için yemek hazırlıyorum, bana biraz izin verirsen birazdan seninle olacağım" (mutfak saati kurulup, saat çalınca) veya "tabiiki oyuncakçıya/parka vs gideceğiz ama neydi parolamııııızzz: önce yemeeeek, sonra gezmeeekkk" gibi çocukla çocuk olarak hem kendi istediğimi hem onun istediğini yapmış oluyorum çünkü vaad edilenin yapılacağına, verilen sözün tutulacağına dair size güven duyuyor çocuk, bu yüzdende gel-gitler, ikilemler ve haliyle ağlamalar, tutturmalar azalıyor.


aslidenizcan

melek anne ben de kızıma melek gibiydi nooldu böyle derdim. bizmki 2.5 yaş civarı girdi sendroma hala da çıkmış diil.hamileliğim cehennem gibi geçti bir gün taksi şöförü yolda arabadan indiriyordu bizi ciyak ciyak ağlıyo diye , bende de koca göbek düşün halimi.bazen chaky diyorum ona, tam bi canavara döndü. doğum yaptım eğilemiyorum çoraplarımı sen giydir beni sen taşı bilmene diye evi ayağa kaldırıyordu. şimdi daha iyi çok şükür ama arad ayapıyo yine yapacağını



mihri79

ağzım açık okuyorum,sabrınıza hayranım ama sonuçları görmek lazım,doğrusu bumu? sakın yanlış anlamayın asla bir ima yok, benmi yanlış yapıyorum diyorum çoğu zaman endişeleniyorum ,benim gibi olmayanlarmı? şuan için içim rahat çünkü en yakınımda görümcemin kızı bilinçsiz olarak bahsettiğiniz tarzda büyüdü,bilinçsiz derken annenin gerçekten bilerek çocuğumun psikolojisi filan demeden tamamen umursamazlığından kaynaklı.sadece ağlamasından rahatsız olduğu için hayırı kullanmayan bir anneydi,şuan yaşıt kızlarımız 9 yaşındalar ama iyiki ben çocuğumu bildiğim gibi yetiştirmişim diyorum.Allah muhafaza bir çocuk oldu çıktı onunki.ben asla böyle bir anne olmadım,olamamda.bundan 15 sene sonrasını ise gerçekten çok merak ediyorum,nasıl bir gençlik bekliyor bizi,daha önemlisi çocuklarımızı.İnşallah ömrüm yeterde görürüm.benimkiler ezilirmi,pısırık kalırmı çoğunluğu özgür ruhlu yetişmiş bi gençlikte diye endişem aslında.şuan için öyle görünmüyorlar ama zaman ne göstercek bilmiyorum.


ipekkusgoz

aslidenizcan,dikkatini dağıtmak yerine o anki duygularını dile getirmek ve o anki sorununu çözmek daha iyi olabilir. Eğer bir sorunu varsa ve bu dikkati dağılmak suretiyle bir şekilde içinde kalırsa bir gün kırık kurabiye fenomeni bir insanla tanışmanız olası. Şuradaki gibi;


Üç yaşındaki kızınız yuvadan gelmiş, sizden kurabiye istiyor. Evde bir tane kurabiye kalmış o da kırık. Kızınız kırık kurabiyeye bakıyor ve ‘’ama bu kırık’’ diyerek avazı çıktığı kadar ağlayıp bağırmaya başlıyor, kendini yerden yere atıyor.

- Şaşkınsınız, ne yapacağınızı bilmez haldesiniz. Bu durum karşısında nasıl davranırdınız? Sizin için ben sıralayayım:

-‘’Kızım, hiç bu kadar küçük bir şey için ağlanır mı, göz yaşına yazık’’ diyerek ağlamasının ne kadar anlamsız ve gereksiz olduğunu ona anlatmaya çalışırsınız.

-Kızınızın davranışının şımarıklık olduğunu düşünür, kızar ve ona ağlaması bitinceye kadar odasından çıkmamasını söyleyerek, bu tür davranışları kabul etmeyeceğinizi gösterirsiniz.

-Ağlamasına dayanamaz, hemen en sevdiği çizgi filmi açıp susturursunuz.

-‘’Yeter senin bu şımarıklıkların artık’’ diyerek, bağırıp çağırır hemen susmasını söylersiniz.

-‘’Koskoca kız oldun, bak bilmem kim hiç böyle boş yere ağlıyor mu’’ diyerek olumlu örnekleri göstererek davranışını değiştirmeye ikna etmeye çalışırsınız.

Böyle bir durum, en az bir iki kere her anne babanın başına gelmiştir. Türkiye’yi ziyaret eden Amerikalı yazar/psikolog Aletha Solter, bu insanlık haline ‘’kırık kurabiye’’ fenomeni diyor.

Çocuğun ağlama nedenin, kurabiyenin kırık olması ile uzaktan yakından ilgisi yok. Sadece biriktirdiği stres ve yaşadığı travmaları boşaltmak için ağlamaya ihtiyacı var.

Kurabiye sadece pimi çekiyor. Yukarıda saydığım hiçbir yaklaşım, bu çocuğa yardımcı olmuyor. Yapabileceğimiz en iyi yardım, çocuğun ağlamasına izin vermek. Gerekirse bir saat. Dikkatini dağıtarak, konuşarak, emzik vererek bu ağlamayı kesmemek. Ve tabi ki çocuğunuzun yanında kalmak, eğer izin veriyorsa ona sarılmak.

Yazı:ntvmsnbc Esra sert'in yazısının alıntısından alıntıdır:)


nilsafak

Bugün önce çocuk doktoruna,sonrada onun yönlendirmesiyle bir çocuk gelişim uzmanına danışma imkanı buldum,benzer durumları yasayan anneler varsa aramızda fikir olabilmesi adına konuşulanları paylasmak istedim..
Aslında temelde konu tamda cokbilmişin dediği gibi geldi ön ergenliğe dayandı,biraz erken bir zamanda  ben merkezci döneme girmişiz ,sebebi gelişim uzmanının görüşüne göre kızımın çok erken bir dönemde konuşması,mesela  son 2-3 aydır konuşarak her istediğini söyleyebiliyor,bunun yarattıgı rahatlık ve birazda mizacının etkisiyle özgüveni yüksek bir çocuk olmasıymış..
Şu an kendini dünyanın merkezinde görüyor,her istediğimi yaptırabilirim diye düşünüyor,krizi iyi yönetmek,her istediğinin olmayacagını kabullendirmek bu sürecte cok önemli,kesinlikle inatlasmayın kaybedersiniz,hayır diye tepinmeye basladıgında boy hizasına eğilip' ağladıgın için beni üzüyorsun,ağlaman bitene kadar sen burda kal,sonra tekrar konuşalım,bu şekilde istediklerini yaptıramazsın'' diyip o ortamdan uzaklasın biraz ağlamanın bir zararı olmaz,ama dediğini yaptırmak değil,sizi sinirlendirdiğini görmek bile ''basardımmm' diye sevinmesine yeterlidir,asla geriliminizi ona yansıtmayın dedi.Gün içinde ne kadar az hayır derseniz o kadar az gerilim yasarsınız o yüzden hayır derken iyi düşünün güvenliği ve sağlığı problem olmadıkça bu kelimeyi kullanmayın dedi,ama mesela bugün bi çocuğun oyuncagını almak için katıldı kaldı,neticede cocuk oyuncagı verdi biraz oynadık iade ettik ama vermeyedebilirdi,başkasına ait eşyalar konusunda tavrım ne olmalı bunu konuşmadık,kendine ait eşyaları birileriyle paylasmak sıkıntımız vardı,hiç üstüne gitmeyin mülkiyet kavramının gelişimi için bu çok önemli,kendi iradesiyle vermek isterse verebilir,istemezse elinden asla almayın dedi..


Sordugun sorunun aynını bende sormuştum,oraya yazdıgım cevabı kopyaladım,şimdi bu yukarıda yazılanların üzerinden 1 ay gecti,son durumumuzu yazayım,krizler aynen devam ama değişen şey benim tavrım ,ağlamaya basladıgında ağlayarak bişey elde edemeyeceğini söyleyip o odadan cıkıyorum,peşimden gelip ağlamıyor çünkü gecen sürecte tavrımın net olduğunu öğrendi,odadan cıktıgımda konu kapanıyor,bu işleri çok kolaylastırdı,fark ettim ki ölçülü bi disiplin aslında onunda istediği şey ,belli kurallar olduğunu bilirlerse daha uyumlu davranıyorlar,gün geçtikçe aynı sorunu farklı şekillerde yasıyoruz mesela şu ara ağlamak için halının ortasına gidip yatıyor bi anlam veremiyordum bu davranışa ama dün aynı uzmana tekrar gittim bu olayı anlattım,halıyı evin merkezi olarak görüyor oraya yatarsam herkes beni görür daha cok ilgi çekerim diye düşünüyor hiç pas verme dedi,bugünkü krizde üstünden atlayıp(!) gectim baktı ki duyan yok kalkıp boya yaptı...,mesela tv izlemek istedi 10 dk luli tv izliyor bitince düğmesine basıp beraber kapatıyoruz tv yi dün kapatmak istemedi,artık bittiği için kapatmak zorundayız dedim kıyamet koptu,ağladı,tepindi düğmesine basmaya calıstı kumandayı denedi,hatta tv nin fişine bile el attı ama baktı ki olmuyo pes etti,Çok zor bi sürec çok yıpratıcı biliyorum ama tepkisiz kalmak bi zorunluluk,seni sinirlendirince,üzünce,çıldırtınca vs biliyo ki tahammülünün sonuna gelmişsin pes ediceksin iyice azıtıyorlar


nilsafak

daco ya hayırın gercekten hayır olup olmadıgı konusunda ve verilen sözler konusunda sonsuz sınırsız katılıyorum...


nilsafak

mutlu anne bak kriz gün gün geliyorum demiş bize şimdi geriye dönük sorularıma bakınca daha iyi algılıyorum durumu..http://www.nurturia.com.tr/questions/4c773c2e-1566-4d99-9eba-a0f2017f686a/1/2-yas-sendromuherseye-hayir-demek%28



Cevaplamak için Üye ol