2 yaş sendromu

yasminada soruyor: 10

eminim çok başlık açılmıştır o kadar yoruyor ki beni arayıp bulmaya bile halim yok.ağlamalar istemiyorumlar havada uçuşuyor.nisan doğumlu kızım 2 yaşına girecek.son bir haftadır coştuk.yorgunum.iyi tarafını düşünmekten de yoruldum.2 yaş sorunlarının aslında anne baba hatalarından kaynaklandığına dair bir şey okumuştum .listemde 2 yaş civarı bunu yaşayan çözüm üretememiş annelerle bugün konuştuk sanırım çoğumuz yılgınız.örselemeden ve örselenmeden nasıl aşabiliriz ?
herkese cevabı için teşekkür ederim


32 Cevap


aslidenizcan

http://www.bebekvegebelik.com/etiket/2-yas-sendromu-sabiha-paktuna

bahsettiğmiz 2 yaş sendromu. genel şımarıklık hali vs değil. dikkat dağıtmayı Sabiha Paktuna Keskin de öneriyor. he dilerseniz aile büyüklerini de dinleyebilirsiniz. mesela çoğu biz sendrom mendrom bilmezdik bi baktık mı ya da çaktık mı otururdu çocuklar vs gibi de konuşurlar. ama sizin dediğniz olsun diye ileride kimseye ses çıkaramayan nesiller de yetiştirebilirsiniz .


neretva

Yazılanlar ben de çok faydalı buldum. Biz de 2 yaş sendromuna törenle girdik. Öncelikle her çocuk mizacına göre bu dönemi farklı geçiriyor. Kimi kendini yere atıp kriz geçiriyor, kimi tepiniyor, kimi sadece ağlıyor. Yani bunu da aklımızda bulunduralım. Bir kriz mevzusu çıkacak gibiyse onu savuşturmakla başlıyorum ben işe. Mesela yeni girdiğimiz bir ortamda ilgisini çekecek, ama onun için tehlikeli birşey varsa ortadan kaldırıyorum. Acıkma ihtimali olan yerlere yanımda ekstra yemekle, oyuncak paylaşması gereken yerlere ekstra oyuncakla gidiyorum. Bunları zaten çoğumuz yapıyoruz, bunlar önleyici davranışlar. Eğer birşeyi tutturuyorsa ya da reddediyorsa ona hayır demeden bir dakika düşünmeye çalışıyorum. Bunu her zaman başaramıyorum, ama çabalıyorum. Otomatik hayır demeden önce istediği şey istek mi, ihtiyaç mı, ona zararlı mı, kabul edersem ne olur etmezsem ne olur bunu anlamaya çalışıyorum. Bu sabah mesela mutfakta suyla oynamak istedi. İki elini de soktu yıkadı, sonra suyu daha fazla boşa akıtamayız deyip kapattım, ama önüne de bir kap içinde su koydum. Islandı. Öte yandan 20 dakikadan fazla çizgi film izleyemez, bu konuda tutturduğu zaman da reddediyorum. Oynayacak başka birşey önermeye çalışıyorum. Hiçbiri işe yaramazsa ve hayii, hayiii diye tepinmeye başlarsa onun hizasına inip isteğini basitçe dile getiriyorum. Amasını ekliyorum (xxx istiyorsun, çok istiyorsun, ama ....) ve alternatif, benzer bir oyuna yönlendiriyorum. Ağlaması devam ederse görmezden geliyorum, ağlamasına izin veriyorum. Daha da devam ederse odadan çıkıyorum. Bahsettiğim ağlama genelde acı ağlamasından farklı, tutturuk bir ağlama. Bunlar şimdilik işe yarıyor. Gene de çok yıpratıcı bir süreç. Artık eminim ki evde canı sıkılıyor, acilen kreşe başlaması lazım. Ama işte erteliyoruz hala.

Bir de şu var. Bunları evde yapmak kolay. Dışarıda ise çoğumuz utanıyoruz ve yaptığı hareketleri kişisel algılayabiliyoruz. Dışarıda da aynı şekilde davranabilmek lazım. Bakalım göreceğiz. Bu yöntemleri de yumuşak-sert bir dengeyle toplum kurallarına saygılı, hislerini sağlıklı bir şekilde yaşayıp, ifade edebilen bir çocuk yetiştirmek için yapıyoruz. Yani ne tamamen başıboş bırakıyoruz, ne de her anlamda dominant oluyoruz. Hepimize bol sabır diliyorum.


nilsafak

Yazdıklarımla ilgili şu kısmı özellikle belirteyim bu yere yatıp tepinerek ağlama durumu tüm alternatiflerin bittiği noktada gercekleşiyor,mesela tv yi kapatmak istemiyor,önerdiğim diğer secenekleri,red ediyor ve beni taviz vermekle -tutarlı davranmak arasında secim yapmak zorunda bırakıyorsa tv yi kapatıyorum son bir ''acaba acarmı'' seceneğini zorlamak için ağlıyor bunun adına şımarıklık demek için küçük olsalar dahi şansını deneme ağlaması diyebilirim ben..

Ve esas dert ettiğim nokta içinde bulunduğumuz an değil neticede 2 yasında bi çocukla öyle böyle bi şekilde bas ediliri kriz savuşturulur,asıl problem ergenlik dönemi ve bugünkü tavrımız o gün yasanacakları belirliyorken hata yapıyor olabilmek ürpertiyor beni..


mihri79

çok değerli yorumlar,hepinize teşekkür ediyorum gerçekten.şunu eklemek istiyorum, tecrübem,çevremde gördüklerim ve aldığım eğitim bana 3 yaş çok geç dedirtiyor.sınırlarını öğrenmesi 3 yaşına kadar olabiliyor,sonrası hayal kırıklığı yaşatabilir.3 yaşından sonra oturmuş bir hayat ve davranış düzeni oluşuyor ve değiştirmek istendiğinde daha güçlü bir inatlaşmayla karşılaşılılabilir. bu çocuğuna,aileyle etkileşimine ve çevresine göre farklılık göstersede genelleme yapılabilir.6-7 yaş civarı çocuğu olan annelerin bu konudaki deneyimlerini yazmaları yol gösterici olabilir diye düşünüyorum.


GulsumDeniz

Yazılanları okuyunca bir çok tutum ve davranış görmek mümkün, fakat şunu unutmamak gerekir her insan nasıl birbirinden farklıysa çocuklarda aynı öyle. Her çocuk kendi başına bir kitap. Her anne baba kendine göre çocuğuna göre yöntemler geliştirmeli. Çocuğunu en iyi sen tanırsın, duruşundan, mimiklerinden ne istediğini en iyi sen bilirsin. Bu kadar teorik bilgilere bağlı kalma, kendi hayatından, kendi yaşadıklarından yola çıkarak kendi yöntemini belirle. Nitekim kitaplardaki gibi olmuyor herşey.



Sanemm

Melek bebek yoktur, tutarlı ebeveyn vardır. İki yaş sendromuna yaklaşırken ebeveyndeki tutarsızlıklar krizleri iyice tetikliyor.


Tutarsızlıktan kastım, çocuğun nedensiz yere ''dokunma-yapma'' ihtarları, ebeveynin gözündeki bıkkınlık tüm krizleri tetikliyor.

Bebeğimizin ikaz alması anneden babaya farklılık gösteriyorsa, annenin yapma dediğini babası teşvik ediyorsa, dokunulmaması gerekenler ruh halimize, evin düzenine göre farklılık gösteriyorsa işte orada bir sorun var demektir. ''Evi yeni temizledim dağıtma'', ''zaten dağınık istersen dağıt'' gibi...

Moralimiz yüksekse, bir şeye sevinmişsek, acilen dışarı çıkacaksak az yemesi kafi iken, evde boş vaktimiz var diye daha çok yemesi gerektiğini beklememizde tutarsızlık.

Yerken üzerini kirletmesine kızmazken, dışarıdayız yada çıkacağız diye kirlenen üste sessizce bir hüzünlü-mutsuz bakış atmak da tutarsızlık.

Ağladığı zamanlarda dikkati dağılsın diye eline cep telefonunu verirken, normal zamanlarda telefonun tehlikeli olduğunu söyleyip vermemek de tutarsızlık.

Yorgun olduğumuz için uyku saatini kaçırmadan hemen uyutalım derken, onun kahkahalarıyla eğlendiğimizden dolayı ''aman canım bugün geç yatıversin'' demek de tutarsızlık.

Evet hayat zamana ve şartlara göre değişir ancak bebekler daha hayatın şartlara göre değiştiğini anlayacak yaşta değillerdir. Altları kirlendiğinde hemen değiştirilmesini, acıktıklarında hemen emmek isterler zaman ve mekandan bağımsız olarak. Aslında onlar doğuştan tutarlılar, zamanla onlara tutarsızlığı öğretiriz. 

İki yaş senrdromunda gerçekleşen tutarsızlık yukarıdaki tutarsızlıklardan farklı mı?

Biraz dikkat edilip tutarlı ebeveyn olunursa hayat bebekle daha kolay geçiyor. Bebeğimize büyük bir birey kadar saygı göstermeli ama onun hala çocuk olduğunu unutmamalıyız.


sappho

Böyle bir başlık yakın zamanda ben de açmıştım. Çok çaresizdim.Oğlum, son 3 ayda bambaşka bir şey olmuştu.Yemek,uyku,banyo...vs. Hepsi de olumsuz yönde değişmeye başlamıştı;ancak tüm samimiyetimle söylüyorum ki bu değişikler benim sabrımı zorlamadı,bir şekilde çözümledim. Beni asıl yoran,masaların,koltukların tepesinden inmeyerek önlem almama karşın tehlikeli her şeyi yapma isteği içinde olmasıydı.Kalbim hep dışarıda atmaya başladı,her an ona bir şey olacakmış düşünceleri beni çok yordu ve yormaya devam ediyor. En büyük yanlışım buna direnmek oldu. "Ona bunların yanlış olduğunu öğreteceğim." dedim.Sıklıkla hayır demesem de uzmanların ve tecrübelilerin de söylediği gibi göz hizasında olarak onun anlayacağı sade,basit cümlelerle anlatmaya çalıştım.bir arpa boyu kadar yol katedemedim. Kendimi de oğlumu da yıprattım. Psikolog arkadaşımın,bu yaşta kural koymaya çalışmanın gereksiz bir çaba olduğunu ve önemlisi de ileriki dönemde farkında olmadan yapmış olduğum hataların karşıma çıkarak beni çok zorlayabilecek olduğunu söylemesi üzerine hayırı bıraktım.Sigarayı bırakmak kadar zormuş bu hayırı bırakmak:))Hala çözüm bulamadığım çok şey olmakla birlikte evi tekrar düzenledim. Kesin olan bir kaç şey dışında artık engellemiyorum.Sınırları var ama daha özgür.Nispeten daha iyi. En önemlisi de artık kendime daha fazla vakit ayırıyorum. Enerjimi topluyorum.Sizinki nasıl bilmiyorum da benim oğlumu gören bana sabırlar diliyor. Bunun ben de farkındayım ve sanıyorum alıştım da. Ebeveynin bu değişime alışmasıymış en zor olan meğer. "Daha 2 senen var." diyorlar!!! Şu iki sene içinde huniyi takmazsak kafamıza iyi:))) Kolaylıklar....


asyaperi

merhaba 2 yaşında bir kız annesiyim bende:) bizdede bu dönem biraz erken başladı 21 ay civarıydı tabi ilk 15 gün bende baya stres yarattı bu durum uyumıcam uyucaksın, yemicem yiceksin sonra kendime bir dur dedim aynı evin içinde iki rakip gibi olmuştum kızımla , ilk ay kendine vurma istediği olmayınca yerlerde ağlama ,başkalarına vurma uykuya fazlasıyla direnme durumları oldukça şiddetliydi vurma konusunda hep aynı tepkiyi verdim kimseye vuramazsın bulunduğum ortamı çok terk ettim bu yüzden ve hep açıkladım nedenini yerinede olumlu davranışı koydum vurmuyoruz bak cici yapıyoruz , bu arada ona sürekli onu çok sevdiğimi söyledim ve sen beni  nekadar çok seviyorsun diye sordum zamanla ondanda çok yanıtı gelmeye başladı bunu yapmamın nedeni sevmenin vurmaktan daha güzel bir duygu olduğunu ögretmeye çalışmaktı, sonra acı kelimesinin öğrettim biber acı kızım ,ayağımı vurdum offf çok acıdı kızım,yada o düştü acıdımı kızım , mesela ayağımı vurupp çok acıdı annecim öpermisin dedim öptü bu davranışını alkışladık abarrtık hatta iki hafta gibi bir sürede başkasınıda vurduğunda acıcağını ögrendi şimdi en büyük zevki baba acıdımı diye gösterip babası evet şurası acıdı dediğinde öpmek  ve vurma sorunumuz bitti , istediği olmadığında bir köşete geçip küsüyordu yanına gitmediğimdede ağlamaya başlıyordu bir gün yine bunu yaptığında bende kendi gibi bende sana küstüm deyip yere karşısına oturdum aynı surat ifadesiyle bakti şaşırdı sırıtmaya başladı ve geldi gülerel bana sarıldı beni yerden kaldırdı şimdi küstüğü zaman bende aynısını yapıyorum yada baba bu bizim için eğlenceli ve ağlamasız bir oyuna dönüştü, bunları anlatmamın sebib bazen onların gözünden görebilmeliyiz dünyayı onlar gibi davranıp düşünebilmeliyiz ozaman kendilerini yalnız hissetmeyip yaşadıkları duyguların normal olduğunu anlıyorlar sanırım şuan 26 aylığız bitti sayılır çokda hafif atlaatık bu süreci evet sınırlarımız olmalı ama disiplin adına sırf lafımızdan çıkmasınlar diyede baskılamamalıyız bence çocuklarımızı


superdad

Bizde oglumla aynı problemleri yasıyoruz. inatlasmayın diyenlere malesef katılamıyorum. parka gidiyoruz oyunun sonu gelmiyor. aksam oluyor hala kaydırakta, aldıktan sonra basıyor yaygarayı kendini yerlere atıyor, cırpınıyor. dısarı yemege ciksak kedi kopek pesinden ayrılmıyor. inatlasmayalım diye 2 defa kedi tırmaladı. gecen oyun parkında bir sokak kopegini opmeye calisiyordu. unutturmada bir ise yaramıyor. ortamdan uzaklastıralım desek eve kapatmamız lazım, oda cocugu daha da geriyor. gece uykuları duzenliydi, 2 yasına girdi gireli gecede 10 kere uyanmaya basladı. cok fazla ruya goruyor, ruyasında bile biseyler istiyor ve inatlasıyor:) caresizce seyrediyoruz.


maritza

ülkeryıldızı selam,bana ıraz torosun seminer  notlarını ulaştırman mümkün mü?çok çok teşekkür..



Cevaplamak için Üye ol