Bebişimi kendim büyütememenin bana vereceği dayanılmaz ağırlık ile nasıl başa çıkarım?

Tunam10 soruyor: 10


Çalışan biri olarak bebişimi kendim büyütemiyeceğim.
Sonuçta en fazla 6 ay yanındayım.
Allah başımdan eksik etmesin annem bakacak.
Ama bakış açılarımız çok farklı. Bizim zamanımızda ile başlayan cümlelere sıcak bakamıyorum.
 Bildiklerimi inandıklarımı kırmadan nasıl ona aktarırım.
En basitinden örnek vereyim. bebişin yanında kadın proğramlarının izlenmesini arzu etmediğimi söyledim şakasına.(aslında hiç televizyon izlemese diyorum içimden)
Pek de olumlu tepki alamadım.
Yani bebişime biri hele canımdan kanımdan biri bakıyor diye şükredip gerisine razı mı olmalıyım.
Yoksa onu yönlendirebileceğim bir yol var mı? 
bu konuda tecrübesi olan paylaşabilir mi?Önerebileceğiniz bir kaynakta varsa sevinirim?Kitap,makale,araştırma,tecrübe,önerilere açığım.


14 Cevap


evren

tunam 10,  bence de baştan yapılmasını istemediğin konularda konuş, açık ol ki sonradan kırgınlıklar yaşanmasın. Hatta bunları bu aralar bebek doğmadan yap.  Ve  sana önerim, yardım taleplerinin hiç birini geri çevirme.  Çünkü en azından 3 ay başını kaşıyacak vakit bulamayacaksın, yanındakilerin  "Ver bana kucağımda dursun, sen yarım saat yat uyu" gibi önerilerini, insanlar benim işimi gücümü yapıyor, onları da yoruyorum gibi düşüncelerle geri çevirme. İnan bana onlar yaptıkları her şeyi çok isteyerek yapacaklar.
Arada anlaşmazlıklar olabilir tabi ama yumuşak geçişlerle bunları atlatmak en iyisi. insan sonradan o flu günler atlatılınca üzülüyor biraz. 
Ve  ben annelerin çalışması gerektiğini düşünenlerdenim. Evet bebeğin yanında olmak önemli, ama sen birlikte olduğun zamanlarda onun için her şeyi yapacaksın. 
bu arada yeni doğmuş bebek kokusunu özledim valla  sana yazarken şimdi :)  


YesilAnne

Tunam10,

Tenten 1 yaşına bastı ve ben tıpkı senin gibi hamileyken de kafayı yiyiyordum bu konuyu düşündükçe ve hala aynı şekildeyim hatta daha yoğun düşüncelerdeyim.

Bebeğinle beraber yaşamaya alıştıkça, senin onsuz, onun sensiz yapamayacağını düşünüyorsun. Hatırlıyorumda Tenten 1 aylıkken eşim hava almam için beni dışarı çıkarmıştı ama hiç birşey anlamadan, yarım saat bile kalamadan koştur koştur eve gitmiştik benim yüzümden. Ki Tenten' i anneme bırakmıştık ona rağmen.

Bebeğine annen bakacağı için bence de çok şanslısın. Ben aynı şehirlerde yaşamadığımız için mecburen bakıcıya bırakacağım.

O senin annen, sana kırılsa bile unutacaktır. Tecrübe çok önemli. Çok değil ama biraz rahat olmanı öenririm. Onun tavsiyelerini dinle ama o tavsiyeyi araştır. Olmaması gerekenleri yeri geldikçe anlatırsan, anlayacağından eminim.


YesilAnne

Tunam10,

Tenten 1 yaşına bastı ve ben tıpkı senin gibi hamileyken de kafayı yiyiyordum bu konuyu düşündükçe ve hala aynı şekildeyim hatta daha yoğun düşüncelerdeyim.

Bebeğinle beraber yaşamaya alıştıkça, senin onsuz, onun sensiz yapamayacağını düşünüyorsun. Hatırlıyorumda Tenten 1 aylıkken eşim hava almam için beni dışarı çıkarmıştı ama hiç birşey anlamadan, yarım saat bile kalamadan koştur koştur eve gitmiştik benim yüzümden. Ki Tenten' i anneme bırakmıştık ona rağmen.

Bebeğine annen bakacağı için bence de çok şanslısın. Ben aynı şehirlerde yaşamadığımız için mecburen bakıcıya bırakacağım.

O senin annen, sana kırılsa bile unutacaktır. Tecrübe çok önemli. Çok değil ama biraz rahat olmanı öenririm. Onun tavsiyelerini dinle ama o tavsiyeyi araştır. Olmaması gerekenleri yeri geldikçe anlatırsan, anlayacağından eminim.


Tunam10

arkadaşlar çok teşekkür ederim.
işim hiç kolay değil biliyorum.
Ama söylediklerinizde çok haklısınız.
en azından kendi annem olduğu için bana kırılsa da kin tutmayacaktır.(çok alıngan ama hiç kinci değil en azından) kaynanam baksa iş daha zor olurdu.
ve dediğiniz gibi tecrübe çok önemli. bunu yadsımamam lazım.
ama kendimce taviz vermek istemediğim şeyler var.
tv,evde sigara içilmemesi,1 yaşına kadar tatlı verilmemesi,sürekli kuzenimin komşunun bebeği ile karşılaştırmama gibi.dün biraz alınmıştı. bugün biraz konuştum."bu bebişi birlikte yetiştircez. sen bana tecrübelerini ben sana bildiklerimi sürekli aktaracam" dedim. Daha olumlu tepki aldım.
hem çalışmak istiyorum hem bebişimi kendim yetiştirmek.
bu ikilem arasında bakalım ne yapacam.


lugesya

tunam10 ben annemle anlaşma yapmıştım,ya bebeğime bakacaktı ya da torun sevdasından vazgeçecekti:) elbette ki bende bakabilirdim ama çalışma hayatımdan ayrılmayı düşünmedim tıpkı bakıcı düşünmediğim gibi. ılk 6 ay kızımla beraberdım ve sonra calısmaya basladım.ılk 6 ay sadece anne sutu ıle beslendı sonra da her gun ıs yerımde gunde 2 defa sutumu sagdım. lohusa sıkıntım olmadı belkı normal dogum yaptıgımdan bedenım sıkıntılı degıldı ondan, hemen hemen 3-4 saatlık uykularla gunu gecırıyordum.annem 6 ay benımle kaldı ve hep yardım ettı. kızımın ılk aylardakı ana ıhtıyacları meme,anne kokusu,uyutma vs hep benımle ıstedıgın sekıllerde yasandı yani benı bebegım yonlendırdi ve bende ona gore hareket ettım. benım tek sorunum pinpirik bir anne olmam oldu onu da yavaş yavaş azalttım.
bu bir görüş kimi anne veya k.valide baksın der , kimisi de bakıcı ister. benim gorusum once anne,sonra anneanne veya babaanne, sonra dıgerlerı... 
birde lohusalık sendromunu yaşamadığım için buna inanan bir insan değilim, kendini şartlandırırsan lohusa cinleri de gelir,hinleri de. önemli olanın evet zor ve ağır günlerin olabilecegi , kimi zaman çaresiz de hissedilebileceği ama butun bunların ANALIK oldugunu düşünüp,pozitifleri çekmeyi başarabilmek olduğunu düşünüyorum.. biz anneyle uyum sorunu yaşamadık ama bazı şeyleri ben kabul ediyorum bazı şeyleri de o. hiç bir şey illaki benim istediğim gibi olmuyor orta yol bulunuyor ..Allah yardımcın olsun ve dilerim hersey gonlune gore olur.sevgıler



meycan

Her iki durumu da yaşadım. Gülceye 6.ayından 23.ayına kadar iyi tanıdığım bildiğim güvendim bir bakıcı baktı. Annem de yakın olduğu için arada (düzensiz saatlerde) bize geldi gitti hep. Sonra bkıcımız hamile olduğu için mart ayından itibaren anane-babanne 1’er ay dönüşümlü bakmaya başladı.

Her ikisinin de avantajları ve dezavantajları var. Bakıcı olduğu zaman herşeyi söyleyip istediğin gibi yönlendirebiliyorsun. Tabi işveren-işçi gibi olmuyo bu durum. Evladını emanet ettiğin için bazen nazını kaprisini de çekiyorsun. Ama yapılmasını istediğin ve istemediğin şelyeri net olarak söyleyebiliyorsun. Anane bu arada tüm zamanını toruna vermediği için, eşinle yalnız program yapmak istediğinde ya da arkadaşlarınla bir planın olduğunuda, bebeğini ananeye bırakabiliyorsun. Hem anane ve dedeye iyi geliyor, hem de sana.

Öte yandan ne kadar iyi de olsabilsen de güvensen de bıraktığın insan el. Kimiz zaman içindeki acabalarla da mücadele ediyorsun. Bu durumda bakıcının olabilecek en vicdanlı insan olması elzem...

Anane olunca, yani ben kendi annemi bildiğim için ondan örnek veriyorum. Benim annem ne kadar modern görüşlü, bilinçli yeniliğe açık biri olsa da, nihayetinde anane psikolojisi de ayrı bişey heralde. Yani “anne bak 4-5 saat arayla yesin yemeğini, aralarda bişeyler verme tıkanmasın, öğle uykusu 1,5saati geçmesin, yemeyince bırak tabak elinde oyun yapmaya çalışma....” desem deeeee, dediğimi kimi zaman dinliyo, kimi zaman dinlemiyo... Biraz (onun tabiriyle) fazla bilmişlik yapsam (şöyle şöyle okudum, gelişimi için şu iyidir, şu iyi değildir...) “biz bunları bilmeden büyüttük sizi, çok da yanlış bişey yapmamaşız heralde” deyip hafif serzenişte bulunur. Ben de “annecim, bizim bebekliğimizde devir bölye değildi, aradan 30 sene geçti, biz daha çocukken orkid reklamları televizyonda tektük olurdu da utanıp reklam seyredemezdik, Şimdi herşey farklı, bilgisayar var, televizyon var, daha anneni karnında bebeğin hastalığını teşhis edip tedavi bile ediyorlar....” diye kendimce açıklamalar yapıyorum. Kimi zaman ikna oluyo, kimi zaman olmuyor. Ama çokşükür ki, gücenmesi, küsmesi olmuyor....

Ananeyle olunca ister istemz ananenin gönlünü hep hoş tutma zorunluluğu hissediyorsun. Yani anne evladı için gözünü karartıyor, hiçbirşey beklemiyor senden, o ayrı konu ama, (en azından ben öyle hissediyorum malesef) onu üzmemeliyim diye ekstra güç sarfediyorum. Tabi yaşadığımız hayatta (iş,eş,evlilik,stres,çocuk....) insana kendi bile fazla gelirken kimi zaman, karşındaki annen bile olsa yüzünü asmamaya çalışmak (ondan kaynaklı olmasa dahi) çoook zor ve yorucu. Gözümde bir bulutlanma olsa, noldu kızım, niye böylesin, bi yerin mi ağrıyo, evde mi bişey var... Hepsine yok bişey anne demek bile zor geliyor kimi zaman (ki ben normalde de herşeyimi anlatmam kimseye kolay kolay)

Gelelim babanneye... Bizim babannemiz şehir dışında. Gülceyi sadece tatillerde bayramlarda görüyor. Daha düne kadar ne bir alt değiştirmişliği, ne bir yemek yedirmişliği vardı. Tabi bunda benim de suçum vardı. Her daim yemeğini yedirir, altını değiştirir, süs bebek gibi sevmeye hazır çıkarıyordum karşılarına. Bir de sürekli bir beraber olmuşlukları olmadığ için, ne bileyim beceremeyeceğini düşünüyordum. Halbuki ne ayıp di mi, 3 tane çocuk büyütmüş, bir de görümcemin oğlu ilk okula kadar hafta içleri hep onda kalmış, onu da büyütmüş.... Ama benim çekincem daha çok hani yapılması/yapılmaması gerekenler konusunda idi. 1 yaşına kadar tatlı yok, şu yok, bu yok, yanında şu tarz kunşmalar olmalı, şunlar olmalı şeklinde.

Hatta nisan aynda gelmeden önce epey strese girmiştim, ne yaparım, ne ederim. İletişimimiz şükür ki çok iyi ama nihayetinde annemle olduğu gibi değiliz. Nasıl yönlendiririm,naparım... Derken, tüm bu sıkıntılarımın yersiz olduğunu gördüm. Yani gülceyle ilgilenmesi (zaten bizimki de babanneyi çok seviyo) çok güzel. Herşeyi doğru mu, değil tabi. Ama ne dediysem yapmaya çalışıyor. Yasaklara da çok dikkat ediyor. Yani bir yerde emanet diye bakıyor sanırımJ

Velhasıl (çok uzattım) anane/babanne olunca gözün arkada şu yönden kalmıyor, torun onların canı ciğeri, bi yerine bişey olacak diye akılları çıkıyo. Tamam herşey istediğin gibi olmuyor, sana göre bir sürü yanlışları da oluyor. Ama bazı şeyleri de idare ediyorsun. Tabi bu idare edilecekler içinde kesin olmazsa olmazlar yok. Yani 1 yaşına kadar tatlı yemeyecekse yemeyecek gibi. (Bu konuda kendi annemle de çok mücadele etmiştim. Bayılıyorlar hemen eline bişey vermeye, yemeğin suyuna bandırmaya, bişeylerin tadına baktırmaya... 6 ay (ben de evdeydim zaten) kesinlikle vermedim. Hatta kontrollerde kimi zaman annemi de götürdüm, doktorla görüştürdüm. O zaman ikna oldu bazı şeylereJ)

Ananeyi, bebeği, evi, eşi idare etmek sana kalacak. Gözün korkmasın, ilk başlarda düzen oturtana kadar biraz sıkıntı. Sonrasında sen biraz daha yumuşuyorsun, büyükler de belli konulardaki net tavrını anladığı için senin dediklerini yapmak için biraz daha çabalamaya başlıyorlar. Orta yolu bulup geçinip gidiyorsun.

Tüm bu aşamalarda senin sakin olman, kendine hakim olman, aklı selim düşünmen gerek...

Sıkılınca, bunalınca, dertleşmek istediğinde kimi arayacağını biliyorsun J


Tunam10

saol meycancım:)
dediğin gibi biraz daha rahat,sakin olmalıyım.
annenin gönlünü hoş tutma olayında da sana katılıyorum.
evet bende düzenini bozup bana destek olduğu için ister istemez gönlünü hoş tutmak gerektiğine inanıyorum. hoş tutsan da tutmasan da onlar torunlarını çok sevecekler yine.


burcubrsn

msg ların hepsini okuyamadım ama başlıktan hareketle;
" en kötü anane-babane bile en iyi bakıcıdan iyidir" lafı çook doğru bence..
bakıcımızın yanında ananesi olmasaydı çok aklım kalırdı evde..
kendin bakma imkanın olmadığına göre kanından canından biri baktığı için mutlu ol bence..

ben de anneme uyarımlarımı tatlı bi sekilde yapıyorum onu kırmadan (tv yi açmayın, sunu yedirmeyin vs diye) ama içim çoook rahat...belki annem yarım ssat tv açıyo ama bakıcı olsaydı yalnızca o tv belkide hiç kapanmıcaktı..


Tunam10

saol ozgecon.
bir sürü anne benim endişelerimi bizzat yaşıyor sanırım.
insansa kendini sanki tekmiş gibi zannediyor.
kan alma meselesini hiç bilmiyordum. tamam dikkat edeceğim buna.
ama off ki off düşündümde ben kesin ağlarım kan alınırken.
neyseki babası soğuk kanlı.
eltoşla aramız iyidir allaha şükür.
ama olayı bu noktaya taşımak ve tutmak için ikimizde dikkat ediyoruz.
bundan hoşlanmayan aileden dış mihraklar çok çünkü özgeconcum:)
biz böyle çok mutluyuz allaha şükür.


Tunam10

anladım yani güçlü olmak lazım.
yani anne olmak birçok şey olmak demek sanırım.
güçlü olmak,sabırlı olmak,sakin olmak,rahat olmak,idareci olmak.
şu iki çıtırın oynadığı reklam gibi. "benim annem hem doktor,hem aşçı,hem terzi mevzusu"



Cevaplamak için Üye ol