Sizce neden çocuk olunca

Demgul soruyor: 10

Beni yanlış anlamayın arkadaşlar ama dikkatimi çekti sizce boşanmalar, boşanmak istemeler yada geçimsizlikler oluyor. Bu benim içinde geçerli aslında bir yıldır destek alıyorum ama hala birşeyleri halledemedim yada halledemedik


30 Cevap


ozlemdevrim

Çünkü çocuk olunca artık aile olunuyor..Eş rolünün üstüne bir de anne baba rolü, yeni sorumluluklar vs ekleniyor..Yani ailenin düzeni ve sistematiği tamamen değişiyor..Buna tekrardan uyum sağlamak gerekiyor..Bu süreçte herkes az ya da çok bocalayabilir ama zaten eskiden de var olan sorunlar varsa yeni sisteme uyum sağlamak iyice güç oluyor..

Belki de beraber yardım almalısınız..


durum32

evet katılıyorum,çocuk olduktan sonra her evli çift aynı aşkı,aynı heyecanı yaşayamıyor..bunun sebebini anlamış çok fazla insan da tanımıyorum açıkcası.evlilik işte!bir süre sonra alışagelmiş bişey oluyor özellikle erkekler için..bunu cok fazla irdelemeyip hayatın keyfini çıkartmak en doğru olanı bence.birşeyler zorladıkca elinde kalır insanın akışına bırakmak en doğrusu..kendinizi mutlu edecek başka şeyler bulmaya çalışın,diğer türlü üzerine düştükçe evliliğinizi zedelersiniz..


aaannecik

ben çocuk olunca güçlüklerin olacagını düşünüyorum ama kesinlikle ask ve evlilik bundan sarsılsada yere düşmez. birbirini gerçekten seven iki insan herşeyin ustesınden gelir. hele bir de yanlarına melekcikler eklenince daha kuvvetli olurlar. en onemlisi de artık tam bir AİLE OLURLAR...


ozgeoyku

Her iki taraf icinde sorumluluklar artiyor is yuku artiyor dinlenip tazelenmeye firsat kalmiyor bir de ustune iki tarafta calisip yorgun eve gelince ufacik seyler bile kavga sebebi oluyor cocuktan once tartismalarimiz bir ise simdi bese cikti ve hergun ustune yenileri ekleniyor ama birsekilde bende esimde birbirimizi seviyoruz ve kizimizi herseyden cok seviyoruz bu sekilde sorunlarimizi cozup onumuze bakiyoruz evet cocukla hayat evlilik kadin es olabilmek cok zor ama bir o kadar da keyifli bizim icin...


sappho

Uzun süren flört dönemi sonunda aşkla evlendik.Bekarken ve çocuksuz evliyken gönlümüzce yaşadık,gezdik,tozduk,tatiller yaptık. Yaşımın çocuk için artık geciktiğini düşünsek bile hazır olduğumuz zamanı bekledik. Hamile kalmadan 1 sene önce sigarayı bıraktım yani diyeceğim o ki o kadar planlıydı her şey. Ancak biz de sizinki kadarken çocuğumuz 1 yaşlarındayken bir kriz atlattık.Ne kadar canımız da olsa  hala hayatımızda o 3. kişiye yer açamamıştık.Şimdi yeri öyle sağlam ki paşamızın,kuruldu ortamıza:) İşte o süreç biraz sancılı geçti,ama biz de bunu bekliyormuşuz zaten.Çok kısa sürdü.Şimdi her şey yolunda.Hayatımızdaki öncelikleri değiştirmek  o kadar kolay olmuyor.Çok klişe olacak ama,zamana bırakın,saygıyı yitirmeyin o toparlanmıyor daha sonra,görüyoruz örneklerini...ama başka sorunlar varsa o farklı:Sevginin bitmesi,sadakatsizlik,ailelerin müdahalesi,özel ilgi gerektiren bir çocuk,maddi sorunlar...vs gibi nedenlerden ortaya çıkan huzursuzluk,evlilikteki sancılı bir değişim sürecinde( çocuk gibi..) ortaya çıkabiliyor. Umarım çok zedelemeden evliliğinizi kurtarırsınız...



Demgul

Ozaman şöyle bir sonuçmu çıkıyor bebeğin gelişine yeni düzene alışana kadar sancılı bir dönemden geçiliyor. Bu zaman zarfında erkek biraz daha az yara alırken kadının daha mecbur olduğu daha detaycı düşündüğü için daha yara alması oluyor bu durumda ilgilenecek düşünmeyecek kendimi mutlu edecek şeylermi bulmalıyım......


turkuazz

MEŞE PALAMUDU:))) Harika bir özet perilievren.Sana çok ama çok katılıyorum.


Şimdi nurturiada da var bir-iki kişi ,onları istisna kabul ediyorum çünkü bu arkadaşların hayatı mükemmel azizim.Çocuktan önce gezmiş tozmuş,çılgınca eğlenmiş,harika bir eşi var,çalışmak zorunda olmamış hiç anlattıklarına göre bu anneler.Çocuktan sonrası daha bir harika,önceden 8 saat uyuyan bu anne tipi çocuktan sonra 12 saat uyumaya başlamış,4 aylıktan sonra (pardon 3) bebek geceleri uyanmamış,müthiş iştahlı zaten söylemeye gerek yok.Bu annelerimiz hayat boyu aynı düzende devam edip bizi çatır çatır çatlatmaya devam edecekler belliki.

amma velakin çoğunluk öyle değil işte ne yapalım.Mükemmel olmayan eşlerle evliyiz ve kendimiz de mükemmel değiliz.Çalışmak zorundayız sevsek de sevmesek de,ailelerimiz ya uzakta ya ilgisiz.Eh işin içine bir de ''çocuk'' denen,7/24 ilgi,oyun,beslenmek,uyutulmak isteyen bir canlı girince iyice bocalıyoruz.kendimize ayıracak 1 saatlik vakti (genelde duş,kuaför,arkadaşla bir kahve gibi şeyler için) ayıramamaya başlıyoruz,sinirler keman teli gibi geriliyor,eşe patlıyoruz..

Hiç unutmam oğlum 5 günlükken sabah kalktık,kahvaltı ettik,eşim giyindi işe gidecek..ben??ben niye gidemiyorum peki?ya da o niye gidiyor??çocuk ikimizin değil mi?o güne kadar ben de her sabah onunla işe gidiyordum,8 saat uyumazsam gün boyu esniyordum,nasıl hayatım bir anda -ve belirsiz bir süre için- bu kadar değişmiş olabilir??kaldı ki 32 yaşında doğurdum,başıma ne geleceğini de çok iyi biliyordum,müthiş rahat ve keyifli bir gebelik geçirmiştim.O yaşa kadar erotik bir imgeden başka bişey olmayan göğüslerim biçimsiz emzirme sütyenlerinin içinde asıl görevlerini yerine getiren 2 adet yag dokusuna dönüşmüştü ve uyku artık bir hayaldi.Bölük pörçük ,en fazla 3 saat süren bir eziyetti.

Eh bu kadar değişimden sonra evlilik elbette sarsıldı,sinirliydim,gergindim,bebeğimi çok seviyordum da çok da yorgundum..ancak uykuların biraz toparlandığı 2 yaş civarı kendimize gelmeye başladık biz.

Çocuklarla Elele Ebeveynlik kitabını karıştırıyordum dün,Diyor ki ''gün içinde sadece kendinize ait bir 10 dk ayırın ,size haz veren bişey yapın'' ve ''sadece eşe konsantre olduğunuz bir 10 dknız olsun,sessizce oturun,masaj yapın birbirinize,sohbet edin,sarılın'' ..o kadar hoşuma gitti ki bu.10 dk az gibi ama değil.TV,bilgisayar,çocuk sesi içinde günlerce eşimin yüzüne bakmamış gibi hissettiğim zamanlar oluyor.

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=VYCOg-yglNM günde 10 dk böyle bir müzik dinleyebilirsiniz örneğin,yazabilirsiniz ya da hoşunuza ne gidiyorsa çocuktan önce.Eşinize değil kendinize odaklanın.Mümkünse tek seans bile aile terapisti çok iyi olabilir..


MELEKKARA

herşeyin yoluna girmesi 2 yaşına kadar oluyor çünkü yaşadığımız doğum sonrası sendromu çok ağır ve önemli bir konu!ben şahsen çok ağır atlattım.Şuan 2, hamileliğim ilkiyle arasında 9 yaş var.doğum sonrası sendromundan korktuğum için yıllarca cesaret edemedim.O süreçte erkeklere çok görev düşüyor e buda olmadığı zaman boşanma aşamasına gelinebiliyor.Bu konuda kişiler çocuk düşündüğünde eşle birlikte dr kontrolleri yapılıyor herşey güzel ama doktorların,ailelerin bu konuda erkekleri uyarması gerekiyor bence!Ama kapatılıyor hiç bahsedilmiyor ama kadın için çok ağır bir süreç bence.Bakalım 2.de ne olacak :) bilemiyorum.Kadın olmak zor.


turkuazz

toplum bana ''çocuğa anne bakar'' diye dayattığı için ücretsiz izin kullanmadım ben merdane hanım, isminiz de çok hoş:)..kamu personeliyim ve inanın ''ben işe gidicem'' desem eşim kalıp çocuğa bakardı..tercih değil 5 günlük bebeği annesiz bırakmak bence,vicdansızlık.Zorunluluksa bişey diyemem o ayrı.


ben bebeğimin yanında olmayı öyle olması gerektiğini düşündüğüm ve hissettiğim için seçtim.başka sorularda da defalarca yorum bıraktım,hiçbir zaman temizlik,yemek,ütü için keyfimden vazgeçmem.Oğlumun hiçbir kıyafetini ütülemedim mesela:) varsın kırışık olsun,Toplumsal dayatmalar bir tarafa pek çoğumuz anne olunca bir dönüşüme uğruyor,farklılaşıyor,belki dişilikle yüzleşiyor demek istedim ve bu genelde sancılı bir süreç oluyor.Yoksa doğurayım ama işe de gideyim demek istemedim:)

@mar hanım kızmıyorum ,kıskanıyorum :) herkes istediği gibi yaşasın benim hayat felsefemdir ayrıca:) kimse hiçbir şeye mecbur değil ama çocuğumla hele ilk 3 yıl olabildiğince çok vakit geçirmeye mecburum ben onun annesiyim çünkü.Sanırım bugüne kadar boyun eğdiğim tek zorunluluk da bu..


bozuk

Sen ondan dogarsin o senden dogar,sen nasilsan onu da oyle yaparsin.bence butun bunlarin ozeti bu.olay takip takmamak degil,olay tekamulle alakali...bBaska bir yerden bakiyorum orasi neresi mi guzel hikayelerle.mutlu oluyorum hasetlik duymuyorum.ulan bu demek ki ise yariyor diyip dinliyorum.ne de olsa bu da bir tecrubedir oyle degil mi.Baska bir annenin tecrubesi,bunun nesi kotu ki.Ben bunlarin mukemmelstirdigine inanmiyorum zaten mukemmel diye bir.sey de yok.İnsan bu iste...mutlu-mutsuz-gulec-somurtkan-sessiz-coskulu -sakin-heyecanli..yargilamak bana hem de karalamak ahlaki gelmiyor.gerci bu da baska bir insan tipi yapcak birsey yok.



Cevaplamak için Üye ol