Arkadaşımın oğlu, oğlumu ısırdı; bu gibi durumlarda nasıl davranılması gerektiğine dair kitap tavsiyesi?

charlizzze soruyor: 4


Geçenlerde arkadaşımın oğlu geldi ve de oğlumu ısırdı. Nasıl davranılması gerektiğine ilişkin kitap tavsiyelerinizi bekliyorum??


34 Cevap


shang

anadolu yakasında gittiğim bir pedagog . şöyle demişti.

diyelim biri çocuğunuzu itti ya da vurdu. yanınıza ağlayarak geldi. size şikayet ediyor.

sadece empati kuracağız. örn. " canııım canın çok mu yandı. neresi acıdı . seni çok iyi anlıyorum gibilerinden

ama asla cevabı söylemeyeceğiz. nedir cevap " sen de ona vur , kaç ...çocuk sizden bu cevaplardan almak için ısrarla tekrar edecektir. ama biz söylemeyeceğiz.

benim fikrime gelince yani ben başıma geldiği zaman şöyle yapıyorum.

diyelim kızımı ısırdı bir cocuk.

" aaa canım çok mu acıdı. öpeyim geçsin muhabbetinden sonra.

" demek ki arkadaşın ısırılmaması gerektiğini bilmiyor. hadi ona öğretelim. " ısırmamak lazım değil mi " yi diğer çocuğa söyledikten sonra.( diğer çocukla çok fazla muhatap olmamanızı tavsiye ederim. tebessüm ederek söylemek gerekir. zira aile yapısı ve diğer çocuğa verilen eğitim konusunda bilgi sahibi değiliz. üstelik bırakalım eğitimini kendi annesi versin .örneğin benim kızıma yapılsa hiç hoşlanmam . amaç kendi çocuğunuza göstermelik ısıran çocuğun yanlış olduğunu anlatmak ısıran çocuğa mesaj vermek değil.  )  konuyu hoopp başka bir yere çevirmek .

0-3 yaş arasında bu tarz can yakmamalara sebebiyet oluşturacak ortamlardan da uzak durmak lazım. 0- 3 yaş çocuk anneye bağımlıdır. vve tehlikelere açıktır. tehlikelere cevap verebilecek şekilde donanımlı olmadığı için güvende hissetmez kendini.

bir de kızıma sürekli sen çoook güçlüsün diyorum.. çocuklar için üretilmiiş küçük boks eldiveni almayı düşünüyorum bir de bilinç altına küçükten savunması iyi mesajı versin  diye.

 


CokBilmis

Dün bir radyo programı dinlerken aklıma bu soru geldi: Cezaevinden radyo programına mektup gönderip istekte bulunanların çoğunluğu genç yaşta delikanlılardı ve hemen hepsi de bir anlık öfkelerinin esiri olmuş "kader kurbanları" olduklarını söylüyorlardı.

Benim evimde çalışan ilk yardımcımın oğlu da kız arkadaşı kendisini bırakıp başka bir çocukla flört etmeye başladı diye çocuğu bıçaklayıp böbreğinin birini işlemez hale getirdiği için hapisteydi. Hakim karşısında "Pişman değilim" dediği için ceza indirimi alamamıştı. Yardımcım hala oğlunun eski kız arkadaşını suçluyordu.

"Erkek çocuk, vurur kırar" derseniz sonu bu noktaya geliyor işte. Erkek çocuklarda testesteron hormonu fazla olduğundan ve bu hormon şiddet duygusunu körüklediğinden, dürtü kontrolü eğitimi özellikle erkek çocuklar açısından çok daha önemli.

Ayrıca "Sana vurana, sen de vur" deyip de çocuğumuzun es kaza başka bir çocuğun sakatlanmasına neden olması halinde, bu yükü taşıyıp taşıyamayacağımızı da bir sormamız lazım kendimize.


fistikcik

ecz_snm, başka bir dünyada yaşamadığıma emin olabilirsiniz. Tam da bu dünyada yaşadığımız ve çocuklarımız bu dünyayı şekillendireceği için onlara doğruyu yanlışı öğretmek gerektiğini düşünüyorum. Kardeşinizle ilgili verdiğiniz örnek konumuza uymuyor ne yazık ki. Kardeşiniz -eğer durum sadece bundan ibaret ise- kimseye vurmaması gerektiği için kendine güveni olmayan birisi olmamış. Yazdıklarınıza göre kimse yanına bile yaklaştırılmaz, her yerde başında beklenirmiş. Daha çok bunların kendine güvensizliğinde etken olabileceğini düşündünüz mü ?

Yaşadığımız dünyada insanlar birbirne saygısız diye çocuklarımıza saygısız olmayı mı öğreteceğiz ?
Küfür ediyorlar diye küfür mü öğreteceğiz ?
Herkes yere çöp atıyor diye böyle yapmasını mı söyleyelim ?
Tüm çocuklar sümüğünü koluna siliyor diye biz de öyle öğütleyelim ?
Parkta çocuklar salıncak sırası beklemiyor, birbirine giriyor diye "Sen de boş bulduğun yere dal çocuğum, sıra mıra dinleme" mi diyelim ?

Tüm bunlara "hayır" dersiniz değil mi ? Neden ama, bunları yapmayan çocuğunuzla pekala "muhallebi çocuğu" olarak dalga geçilebilir, dışlanabilir. Yine de bu şekilde davranmasını söylemezsiniz değil mi ?
Peki konu şiddet olduğu zaman neden farklı oluyor ?
Kimse çocuğuna "sana vurana sen de vur" diye öğretmemeli. Şiddete maruz kalırsa onu koruması gereken sizsiniz, siz yoksanız öğretmenidir, bakıcısıdır. Daha büyük olunca da polistir. Merak etmeyin, vurmayı öğretmediğiniz çocuğunuz pısırık ya da güvensiz olmaz. Ben çocukken kimseye vurmadım ama bugün hakkımı öyle bir ararım ki bana haksızlık yapan kaçacak delik arar.
"Sana vurana sen de vur" dediğiniz çocuğunuzun yarın diğer şiddet türlerini mübah görmeyeceğini bilemezsiniz. Tüm annelerin bu konuda sorumlu davranmasını diliyorum.


sedaozkan

Bir eğitimci olarak, fıstıkçık'a sonuna kadar katılıyorum.




Cevaplamak için Üye ol