Kedi-köpek ve çocuklar

Damla soruyor: 9

Daha önce balık-kuş hariç hiç evcil hayvan beslemedik. Hatta almayı değerlendirmedik bile diyebilirim. Son günlerde özellikle Ilgaz için bir köpek beslemek gelip geçiyor aklımızdan (kedilere ısınamadım hala). Evde hayvan beslemekle ilgili bazı önyargılarım var. Hem aşağıdaki sorularım için, hem de özellikle çocuklu evde evcil hayvan besleyenlerden olumlu/olumsuz tecrübelerini rica ediyorum.


1 - Günlük ne kadar zamanınızı alır?
2 - Evde kaç saat yalnız kalabilir?
3 - Eğitimi ne kadar uğraştırır? Böyle çocuklarda olduğu gibi özellikle araştırılması gereken şeyler çıkar mı, yoksa kendiliğinden büyür mü?
4 - Bir yere giderken ne olur? Arabada, uçakta? Yurtdışına taşınmanız gerekse ne olur, yanında götürebilen var mı?
5 - Bu hayvan besleyenler için abes bir soru olabilir. Hayvan beslemekten beni en çok alıkoyan önyargı da bu aslında. Belki araştıran vardır diye sormak istedim. Hayvanların evde olması ile ilgili bir ikilem vardır her zaman kafamda. Acaba bizimle yaşamak yerine hayvanlarla mı olmak isterlerdi? Yani evimize aldığımız hayvan bizimle çok mutlu görünüyor olabilir ama bu onun seçimi değil ya, ona daha iyi bir yaşam alternatifi sunmuş oluyor muyuz yanımıza alarak?

Bu soruyu cevapla

9 Cevap


ElfAna

1) Cocuk gibi dusun
2) Uyku saatleri disinda dort gozle eve gelmeni bekler
3) Egitimleri 1 yasa kadar tamamlanmis oluyor genelde-kedilerde durum farkli-
4) En son yillar once Bodrum' a kopegimi de goturmem gerekmsti ve kafeste bagaja konmustu. Hareketten 15 dk sonra ısrarlarimiz sonucu yanimiza alabilmistik ama otobus neredeyse bostu. Yine yillar once elimize gecen safkan bir Van kedisini 100.yıl universitesine ilgili bolume hediye etmek istemistik; THY zorluk cikarmisti. Rotarlari falan goze almamiz gerektigini, 1 gun onceden bagaja yerlestirilmesi gerektigini vs soylemistiler. Uzun tartismalar da sonuc vermeyince vazgecmstik ama simdiki durumu bilmiyorum.
Kedi arabada cok ama cok huzursuzlaniyor. Kopegi de yine ayni cocuk gibi yurtmek ve tuvalet ihtiyaci icin molalarda dusunmek gerekiyor. Bir de bazi hayvanlari araba tutabiliyor.:) Bir kedimiz oyleydi.
5) Kopekler icin degil de kediler icin kisirlastirana kadar %100 dogru bir tespit.


kimkimkimo

8 sene hem bir köpekle hem bir kediyle aynı evi paylaşmış kişiyim :) ikisini de huyları farklı olsa da hiç büyümeyen bebekler olarak düşün. çocuğunu alıp her yere giidebilirsin ama, onları alıp gidemezsin. 


 Çocuk ben bakarım dese bile bakmaz, yine tüm sorumlulukları takip etmek yetişkine kalır. 13 yaşındayken eve ben bakıcam diye kedi aldırmıştım, bir süre sonra tüm sorumluluğu anneme verip sadece klasik baba gibi sevmeye meyil etmiştim de, annemle aramda inanılmaz kavgalar çıkmıştı :)) 

kedi daha kolay bakılır, köpeğe kıyasla temizdir. kedilerin tek dünyası yaşadıkları evleri olur. bu da büyük bağımlılık sebebidir. 

son soruya istinaden, kedi ve köpek evcil hayvan oldukları için evde yaşamaları sorun değil. zaten şu anki toplum yapısıyla onlara sokakta sunduğumuz hayatlar çok parlak değil. 3-4 yıl içinde birinin zehirlemesi ölüyorlar genelde. 


kuzum

Eğer bir köpek evlat edinecek olursanız dilerim ve umarım tercihinizi barınaktakilerden yana kullanırsınız. İçler acısı haldeler. Tabii sizin bileceğiniz birşey ama söylemeden edemedim. Araştıracak olursanız eğer evlat edinilmeyi bekleyen köpeklerin resimleri ve detaylı diğer bilgileri barındıran doğru düzgün internet sitesi olan fatih yedikule hayvan barınağı var. Diğerlerinin internet sitelerinden bakamıyorsunuz sanırım. Google da yedikule hayvan barınağı yazarsanız belki fikir edinirsiniz. Ama tabii Ataşehir, Tuzla, Hasdal dakiler vs çok çok berbat durumdalar. Of hepsi hapisteler, hepsi atılmışlar, hepsi terkedilmişler işte.  


jildando

herkes cok detaylı yazmış zaten, ama benimde eklemek istediklerim var. Ben kendim hep bir kopekle buyudum, nitekim annemlerde hala da var bir tane, ama benin bahcem olmadıgı için almak istemiyorum.

Oncelikle bahceniz varsa hem sizin hemde onun için daha kolay olur, siz yokken eve tıkılmak zorunda kalmaz, toprak eşeler, gelen geceni gorur, hareket etme şansı olur.

Oğrenme sureleri ve bunu uygulama kapasiteleri, havlama ,tuy dokme,  cocukla ilişki, saldırganlık, hareket ihtiyacı, salya miktarı ,  ( agız yapısına gore bu durum cok rahatsız edici olabiliyor) kokusu vb. aldıgınız cins e gore cok degişkenlik gosterir.

Bizim bir ara cok sevdigim bir danua mız vardı ama dusuk dudaklı agız yapısından dolayı surekli salya akıtıyordu, bir de kangalımız vardı onun salya problemi yoktu ama inanılmaz cok tuy dokuyordu, kuşlar bahcede yuva yapmak için tuylerini topluyorlardı. Bir arkadasımın dalmacyalısı vardı, cok tatlı idi ama kısacık tuyleri kıyafetinize saplanınca cıkarmak nerdeyse imkansızdı . Sonuc olarak her cinsin farklı ozellikleri var, iyi arastırmak lazım.


Cins olmak zorunda da değil tabi, bir kere bizim sokakta araba carpan yavru bir sokak kopegini evlat edinmiştim, universiteydim ve yaz tatili idi, tum vaktimi ona verebiliyordum, uzun suren bir tedavi gecirdi sonucta da bizle kaldı. Bir cok seyide ogrendi ama bana aşırı bağımlılık gostermeye basladı, ( o zaman arastırmıstım sokak kopeklerinde bu durum olurmus) beni goremedigi gun mutlaka birseylere zarar verip, bunalım takılıyordu. Buyudukce benim yanıma gelen evdeki diger kopeklere sal etmeye basladı vs. , o zaman 3 kopekli oldugumuz donemdi:)


Ucak konusunda eklemek istediklerim var bir de, ben kucukken yurtdısından 2 kere ucakla kopek gelmişti bize( biri yavruyken, biri de erişkinken ) bizim evimizde cok kopek oldu, bir ara 3 kopekliydik ve hepsi arasında sadece o ikisini araba tutardı. özellikle erişkin olan ucaga binmek icin arabaya binmisti ve oyle bir problemi yokken ucaktan inince tutmaya baslamıştı, ucakta bildigim kadarı ile motora cok yakın bir noktaya yerleştiriliyorlar ve cok sevimsiz bir yolculuk yapıyorlar.
Dolayısı ile bırakın tatile gitmeyi, veterinere gitmek bile ciddi problem oluyordu, daha araba calışmadan kusmaya başlıyordu. her kopegin basına gelirmi bilmiyorum ama bu konuda dikkatli olmak lazım sanırım.


Bu konu benim icin hassas bir konu galiba:) cok yazmısım. Sonuc olarak kopek , kaplumbaga, tavsan vb. gibi bir suru hayvanla buyumus biriyim ben, lise yıllarından sonra da bakım sorumlulukları , özellikle saglık kontrolleri, bana kalmıştı. Tum bunları yasadıgım icin gercekten cok mutluyum, acı yonleride oldu , sonucta ne yazık ki hayatları bizimkinden kısa oluyor, ama bir gun bahceli bir evim olursa ilk yapacagım sey gene kopek almak olur.

Sorumluluk icin oncelikle cok onemli bence , ayrıca hic konusamayan bir canlı ile ilişki kuruyorsunuz, empati kurma yeteneginizi cok gelistiriyorlar, sizi surekli acık havada tutması, cok iyi bir oyun arkadası olması ayrı zaten.

Tum bunların sonucu olarakta sokaktaki hayvanlardan kacmayan, eline bocek vs. konunca korkmayan ve en onemlisi evde buldugunuz akrebi bile oldurmek yerine dışarı cıkartan, herkesin yasam hakkına saygı duyan biri oluyorsunuz.




smashie

bir kopek sahibi olarak soylemek isterim ki 10000000000000000000 kez dusunun, eve zarar veren bir kopek olabilir evde yalniz biraktiginiz icin kizip perdeleri indirebilir, tualet egitimi bitse bile sizi cezalandirmak icin akla gelmeyecek yontemlerle eve pisleyebilir, ayakkabilarinizi, gozluklerinizi, cdlerinizi yiyebilir, tatile giderken arabaniz olsa bile kopek dostu otel bulmak zordur bulsaniz da insanlar mir mir mir konusurlar, gezdirmesi gunde iki kez min 30 dk olmalidir, ev yemegi ile beslemek iyi bir sey degildir kendi yasina cinsine uygun kaliteli mama fiyatlari hic ucuz degildir, hiiiiiiiic hasta olmasa da rutin asilari, trasi vs ciddi bir kulfettir vb. zordur, cok zordur sabirdir, ilgidir, sevgidir. ben hayatta kopegimi hicbiiisii degismem ama genelde sorumluluklar anne babaya atilir ve sokaklar hevesle alinip terkedilmis kopek travmalariyla doludur. lutfen bakabileceginiz hayvanlari sahiplenin hem siz hem de onlar uzulmesin.


Damla

Çok teşekkür ederim hepinize tecrübelerinizi paylaştığınız için. Gerçekten çok değerli bilgiler, ufkum açıldı.


Bir tanesine sahip olsak, eminim onu çok seveceğiz. Ama şu anda böyle bir şey yapmak için gereken zamana sahip değiliz, zaten tüm aile zamanımızı sonuna kadar zorlayarak kullanıyoruz. Aynı bir çocuk gibi ona dedike zaman ayırmamız gerekecek. Hayatımızın daha normal bir rutine sahip olduğu bir zamana kadar erteledik bu düşünceyi. Çok teşekkürler tekrar :)


GulcanDeniz

Damla ne iyi etmişsin de sormuşsun,
benzer sorular benim de kafamı kurcalıyordu epeydir...
Faydanalacağım ben de bilgilerden:))


saie

merhaba bu başlığı şimdi gördüm. ünv. e başladığım yıl bir tanıdığımız kopek getirdi bıraktı ve  hayatımıza o şekilde girmiş oldu. aradan 15 yıl gecti. ben baktım köpeğime. simdi 5.5 aylık bir bebeğim var. hayvanları kedileri köpekleri coook ama cook seviyorum. cok titiz biri değilim ama köpekle yaşamak cok zor bebekli olunca daha da zor. ailede onunla ilgilenecek cok birey olması gerekli. yazın tatile giderken cok zor oluyor ben uzun yıllardır bir kopek ciftliğine bırakıyorum ama aklım kalıyor.düzeni bozuluyor orada yemek yemiyor. cok zor yalnız kalırsa beni cezalandırmak için çiş yapardı eve. şimdi yaşlandı sindirim sorunları var. yemek yiyor geliyor halının ortasına kusuveriyor. cok zor bakım ve bence keni de cok zor eğitmesi belli bir yere kadar. bence kaplumbağa gibi daha kolay bakılacak bir hayvan dusunebilirsiniz. yağmurda karda  dışarı cıkarmaktan bahsetmiyorum bile... cok seviyorum onu. hatta tayinim cıktığında gittiğim yerde kopek evde olurmuymus diye kimse evini kiraya vermedi bana. sobalı bir evde yasadım cok zor 3 yıl gecirdim. ailemizin bir parçası gözümüzün içine bakar ama sorumluluğu cok zor...


polen

evlendiimizden beri evde kedimiz var.oğluma hamileyken evden uzaklaştırma girişimlrim oldu,ama eşim ve kedimiz birbirine aşık olunca olmadı.oğlum onunla büyüdü.emekleme arkadaşı oldu ona.küçükken oğlum uyanınca ben sesini duymazsam bacaklarıma sürtünüp haber verdiği oluyordu bana.oğlum ateşlenince eşim horul horul uyurken sabaha kadar yanımda oturup bekledi benimle.oğlum tüylerini bile çekse ona birşey yapmazdı hala yapmaz.oğlum hayvanlardan hiç korkmaz,tam bir hayvanssever.bu arada benim kedimizle pek aram yoktur.ama katlanırız birbirimize.
dezavantajları tüy problemi oluyor.ihlasın temizlik robotu ile bu problemi çözdük.
kedimizi haftada bir yıkıyoruz.buna alıştı.
koltuklarımda tırnaklarını biliyor,ne yapsam vazgeçiremedim.kediyi atacağım dedim,eşim koltukları yenileyelim,o kalsın dedi :)
tuvalet eğitimi kolay oluyor.kumunu bir kez göstermek yeterli.asla etrafa yapmıyor.çok emiz hayvan kedi.
şehirdışına çıkınca 3 gün kendisi kalabiliyor.defalarca kaldıherhalde kafa dinliyor:)
birkaç kez evden kaçtı,kös kös döndü,uzun süre kaçma girişimi olmadı,ağzının payını aldı.
bizimle değil de hayvanlarla yaşamak mı isterdi diye düşünürüm hep ben de.ama biz onu bulduğumuzda minicik,aç ve hastaydı,bebeğe bakar gibi bakmış,iyileştirmiştik onu,sonra bıraktığımızda da gitmek istememiş kalmayı tercih etmişti.biz de eve almıştık onu.
ama o gidince bir daha evin içinde hayvan beslemem, belki bahçede..


Cevaplamak için Üye ol