Çocuklarda şiddet eğilimi/eğitimi üzerine...

nurturia soruyor: 10

Üyenin kendi isteğiyle / ya da kurallara aykırılıktan dolayı üyeliği sonlandırılmıştır.


31 Cevap


ElfAna

Kreslerde bu olaylarin bu kadar sık olmamasi gerektigini dusunuyorum. Ogretmen iyi bir gozlemciyse ve cocuk sayisi da makul bir sayidaysa, olmamali.


ikicocukannesi

fikrim, tecrubem, bildiklerim, uyguladıklarım;

kreste abla idilin elindeki oyuncagı aldı diyelim, idil de ablayı itledi, sonra sacını cekti, oyuncagı geri aldı. abla ne yapar;

a: bir koseye gider aglar, kuser.
b: idilin sacını ceker oyuncagını tekrar geri alır.
c: ogretmenine soyler.
d: annesine msj ceker:)

benim tanıdıgım abla aglar, yaygara yapar, sonuc alamazsa hırslanır, cok sinirlenirse de idilin sacını cekip oyuncagı elinden alır:)a ve b yani. bu bizim su anki gercegimiz. mevcut durumda ne yapıyoruz;

pratik anne ev kuralları benzeri bir tablo kreste de var. ogretmen olay cıgrından cıkarsa mudahale ediyor. tabloya goturuyor olaya karısanları. sonra kısa bir konusma yapıyor. olaya karısan yani doven cocuk hırcınlıgı gun icinde cok tekrarlarsa ayten teyzenin odasına gidiyorlar, ayten teyze konusma yapıyor. ayten teyze kresin sahibi, otorite konumunda.

birde mahrum bırakma uyguluyor ogretmeni -kızıma uygulatmıyorum- bir ara nedenlerini acıklarım. diyelim batuvan(batuhan adı ama biz batuvan diyoruz, boyle gereksiz ayrıntılara cok takıgım, evet tuhafım:)evcilik oynayan sevval ve ablanın ustune atlayıp bebeklerini alıp kızlara vurdu. ogretmeni batuvanın sınıfın kenarına gecirtip elindeki oyuncagını alıyor. mahrum bırakıyor, oyundan alıkoyuyor, sebebini soyleyip bes dk kadar orda kalmasını saglıyor. gun icinde boylece batuvan tekrarlamıyor.

lakin; olay kısa sureli ise ve sadece hafif bir boyutta gerceklesiyorsa pek mudahale etmiyor ogretmeni. izliyor. is cıgrından cıkmaya baslıyorsa dahil oluyor. bence bu iyi bir sey. her durumda karısmamalı diye dusunuyorum.

her cocugun aile yapısı cok farklı. mesela 5 yas grubundan bir cocuk gecenlerde ogretmenine babam anneme bir vurdu disleri kanadı annemin diye anlatmıs. gayet dogal bir sekilde. simdi bu cocuga vurmak yanlıs demek manasız...bu gerceklige hazır olun, herkesin aile yapısı bizimki gibi degil!

abla bir iki aydır vurmayı/itlemeyi/sac cekmeyi/cırmıklamayı(tırnaklamak mi diyeyim bilemedim) son derece guzel ogrendi. sebep; idil, sevval, kadir mert. bu tepkilerini de evde kardese gosteriyor. diyelim kardes oyuncagını aldı, hoopp bir cırmık. sonra ev kuralları tablosu, uc cumlelik acıklama, oyuncaga hoscakal...bir hafta ara oluyor, bir hafta sonrası bu kez itliyor, yine aynı dongu...itlemeden once benimle goz goze gelirse yapmıyor ama, tam yapacakken kendini tutup bizim evimizn kuralları nedir anne, itlemek de yok di mi diyor, zor tutuyorum kendimi gulmemek icin ama oyle oluyor:)kardes de cok yaramaz ama kızıma hic rahat vermiyor...

cozum : kavga cıkartacak etkenleri azaltmak. sebep ne, genelde oyuncak. oyleyse ne kadar az oyuncak o kadar iyi. evde az oyuncak cıkartıyorum aksamları...abla mulkiyet kavramına takık, dolayısıyla ona ait nesne istiyor. kreste onun bebegi ona ait, kimse alamaz mesela. evde de diyelim boya mı yapacagız, bir kalem sana abla, bir kalem kardese. boyle paylastırıyorum...

aklıma gelenler boyle...
cok karısık anlattım, kafam cok karısık calısıyor bugun,
anlayabilene bravo:)


senayc

İÇA, dert etme,çok güzel anlatmışsın. İÇA, mola yöntemi dedikleri şeyi uyguluyorlar demek ki.
elf ana ,kesinlikle sana katılıyorum, kreşlerde bu kadar da çok olmamalı, ben de buna çok takılmıştım, yeterli öğretmen mi yok başlarında diye. çok bıdı bıdı ettim kreşe, hatta babasıyla gittik bir gün biz değiştireceğiz kreşi,olmaz bu kadar da diye. Sonra durum düzeldi, şimdilerde biz de alıştık aslında.


ikicocukannesi

biz yedi kisiyiz,
abla, batuvan ve sevval(2006 dogumlu ikizler)kadir mert, idil, yunus emre ve tolga.
uc ogretmen var baslarında,
biri ana ogretmen,
ikisi stajyer.

cok sık degil idi. sıkıntıyı iki aydır yasıyoruz.


senayc

bizimki 12 kişi,bak ,diyorum ben,kalabalık mış işte. cık cık. öğleden sonra 9 a düşüyor. 2 öğretmen,stajyerler sürekli olmyuyor sonuçta. Öğretmenler tatile girecek,çok keyifli:)sınıf mevcudu azalacak:P



Oslem

Benim kızım da hep itilen, hırpalanan grubu dahil oldu... Çokça dile getirdim bu konudaki mağduriyetimizi... O üzüldü, o üzüldüğü için ben daha çok üzüldüm... Öncelikle Elfana'nın ilk başta söylediklerine tamamen katılıyorum... Bence bir uzmandan çok sokaktaki her hangi biri gibi konuşmuş... Ben çocuğumun özgüvenli yetişmesini istiyorum öncelikle... O yüzden iş hırpamaya varmadıkça çocuğa kendi savunacak bir fırsat verilmeli diye düşünüyorum... Ne demek sosyal tesislerdeki çocuğa ortada ciddi bir şey yokken gözdağı vermek... Hani olay kendi önünde gerçekleşse ve dayanamayıp müdahale etsen neyse...

Çocuğu boş bırakmak ya da bırakmama... 22 aylık bir çocuğu arkadaşlarıyla oynarken ne kadar göz önünde tutabilirsin... Yani bu olay o kadar anlık bir şey ki 1 metra uzağında olsan yetişemiyorsun... Tecrübelerimden biliyorum... Eee ne yapacaksın gölge gibi her an arkasında mı olacaksın... Bu olumsuz bir durum yaratmaz mı çocuk için?

Bir de şu saldırgan çocuk genellemesinden hiç hoşlanmadım... Mağdur tarafta olmamıza rağmen bazı uç örnekler haricinde asla bu değerlendirmeyi yapmam... Saldırma olayının içgüdüsel olarak ortaya çıkan dönemsel bir şey olduğunu düşünüyorum... Pek çok çocuk gördüm bir kaç ay bu dönemi yaşayıp, sonra çok uysal ravranışlar sergileyen... Yine uç örnekler haricinde ailelerin sebep olduğunu hiç düşünmüyorum bu tür davranışlara... Ortaya çıkmasında neden olmasalar bile ailelerin bu tür davranışların ortadan kalkmasında ya da azalmasında etkili olduğunu düşünüyorum daha çok...

Mesela 1 buçuk ay öncesine kadar çok paylaşımcı bir çocuktu kızım... Elindeki her şeyi kendi isteğiyle uzatıyordu diğer çocuklara... Sadace zorla alınmak istediğinde sımsıkı tutuyordu... Karşılığında hırpalansa bile... Şimdi yine asla saldırma olayımız yok ama birden bire paylaşamaz oldu... Sadece kendi oyuncaklarından bahsetmiyorum... Kaydıraktan kayarken bir çocuk salıncağa binse hemen o salıncak kıymetleniyor mesela... Ama müdahale ediyoruz ve anlatıyoruz... Neyseki diretmiyor... Sadece şansını deniyor... Bunun da bir dönem olduğunu ve geçeceğini düşünüyorum...


senayc

http://www.annenotlari.com/oku/7121/11-iletisim-engelleri
yine anne notları sitesinden,bu sefer güzel bir yazı. 2 yaş krizi yaşayan ve çocuğu hırçınlaşan tüm annelere iletişim ile ilgili tm yazıları sırayla okumalarını öneririm. Başak önermişti bana da. teşekkürler başak çım. Ben yiğit ile ilişkimizde faydasını gördüm.


eylemyigit

Teşekkürler.Okuyacağım mutlaka.


bedevi

Arkadaşlar benim kızımda da benzer durumları yaşadık-yaşıyoruz. Ben açıkçası müdahale ediyorum, parkta bahçede karşılaştığımız anne profili de beni buna zorluyor. 

Öncelikle oyuncak paylaşımı konusunda, kızım oyuncağını kimseyle paylaşmak istemiyordu, hala da istemiyor, ama bu durumda yalnız kalıyor. Ben ona ilk önce "annecim arkadaşının da oynamasına izin verir misin" diyorum, hayır diyor genelde, o zaman diyorum ki istersen arkadaşın sana yardım edebilir, birlikte ..... yapabilirsiniz diyorum, o zaman, aaa bana yardım etsiiin diyor ve birlikte oynamayı kabul ediyor, en azından yüzde 80 olumlu sonuç alıyorum. Başka bir çocuğun elinde bir oyuncak görüp de oynamak istediğinde de, git sor bakalım birlikte oynayalım mı de ne söylüycek diyorum, gidip soruyor, "paylaşalım mı" diyor:) Çoğunlukla kendi aralarında hallediyorlar. Ama paylaşmak istemiyorsa karşı taraftaki çocuğa şu anda kendisi oynamak istiyormuş, istersen sonra birlikte oynayın diyorum, kızıma kesinlikle ısrar etmiyorum. Eskiden mahçup olurdum karşı tarafın annesine, şimdi bunun normal bir süreç olduğunu biliyorum ve daha rahat davranıyorum.
İtme konusunda da, kızım 6 aydan fazladır kreşe gidiyor, çok erken konuştuğu için okulda olan herşeyi bilme şansımız oldu. Arkadaşları itiyordu, vuruyordu, bana anlatıyordu. Ben üüzldün mü, kızdın mı, sence neden itti diye soruyordum, kızmakta/üzülmekte haklısın, çok yanlış bir davranış olmuş diyip, sana bir daha vurursa/iterse ona "sakın beni bir daha itme, bana böyle yapamazsın" de diye öğrettim, kızman çok normal bunu ifade et dedim, bir kaç haftamı aldı tabi. Ama şimdi duyduğum kadarıyla okulda bir arkadaşı ittiğinde "böyle yapamazsın, canımı acıtamazsın" diyormuş, kızımın itme vurma huyu yok ama sözel olarak kendisini savunmayı beceriyor şimdilik.
Başka çocuklarla bir araya geldiğinde, özellikle çocuklar büyükse ben diplerinden ayrılmıyorum, çünkü gerçekten de büyük çocuklar daha güçlü ve hiçbirşey yapmasalar bile elinden zorla oyuncağını almaya çalışıyorlar, olabiliyor. Ben karşı taraftaki anneye bakıyorum, eğer müdahale etmezse müdahale ediyorum, o tarafı da rencide etmeden. Ancak itme vurma bağırma olayı çok olan çocuklarla kızımı görüştürmüyorum açıkçası, bence çocuk birlikte olmaktan mutsuz olacaksa görüştürmeye gerek yok. Ortamdan uzaklaştırma konusu da benim yaptığım birşey açıkçası. Eğer iş çıkmaza girmişse, kızımı alıp sakinleştiriyorum, kızdın mı üzüldün mü filan diye sorup duygularını ifade etmesini sağlıyorum, sonra nasıl davranmamız gerektiğine karar veriyoruz. 


senayc

anne notları sitesinden yine,
çocuklarla iletişim üzerine güzel bir yazı, hırçın ve inatlaşan 2 yaş döneminde bize çok faydalı oluyor.
http://www.annenotlari.com/oku/7125/12-dinlemenin-iletisimdeki-onemi-ve-etkin-dinleme



Cevaplamak için Üye ol