Evlilikte neden yük hep kadında?

lopikcim soruyor: 10

Çok doldum:-(( eşimi şikayet etmek istiyorum biraz, belki de çok....Acaba sizlerde durum nasıl? Bizim evde her konuda ben düşünmek zorundayım...
Kızımızın her türlü ihtiyacını ben bilmek zorundayım, dr kontrolü ne zaman, ne tür giyeceklere ve yiyeceklere ve oyuncaklara  ihiyacı var ben bilmek ve takip etmek zorundayım.Ben bir tek gün eşimin hadi Besteye şunu alalım dediğini duymadım, ben uyarınca gidip alıyoruz..Gelişimi konusunda ben kafa patlatmalıyım, tek bir gün o konuda birşey okuduğunu duymadım..Zaten onunla hep ben oynamalıyım( kızımın tercihi zaten bu yönde ama istenirse ilgisi çekilebilir), arada ben biraz nefes alayım diye l oynar ya da dışarı çıkarır, ama yine ben söyleyince:-( hani hayatım azcık sen de dinlen dediği çok nadirdir

Evimizin ihtiyaçlarını da ben bilmek zorundayım, ne yemek yapılacak ben belirlemek zorundayım, temizlikçi olayını ben organize etmek zorundayım, işleyişi ben belirlemek zorundayım, maaşını ben unutmamalıyım, iyi ya da kötü olduğuna ben karar vermeliyim.

Market alışverişini ben yapmalıyım, eksikleri ben bilmek zorundayım, ya da listeyi eline verip markete ben yollamalıyım onu..

Evde tamir edilecekleri ben uyarmalıyım eşime, 1 sene geçse şunu tamir edeyim demiyor, ki elinden de iyi iş gelir o anlamda..Hani yapılacakları söylediğimde hemen yapıyor da sanmayın, aylarca söyleyeceğim de artık dırdırımdan bıkacak da yapacak...

Evde eksik dolap makine vs leri ben hatırlatmalıyım, giyinme dolabını 2 senedir söylüyorum hala yaptırılacak!

Faturaları ben hatırlatmalıyım( otomatik ödemedekilerin yatıp yatmadığının kontrol edilip edilmediğini de ben hatırlatmalıyım), ödemeler gecikmiş beyimizin umrunda olmaz..

Üstelik ben çalışıyorum o ise şu aralar evde...İş araması konusunda bile benim uyarımı bekliyor, telefonla 3-5 arkadaşıyla görüşmüşmüş, oysa çevresi geniştir kendi sektöründe, gidip azıcık kendini göster dedirtiyor bana...

Daha bir sürü şey..Patlayacağım artık......





49 Cevap



lopikcim

Evet okumuştum o konuyu, şu an terapi niyetine yazdım aslında, yazdıkça rahatladım, kendisine de söyledim şikayetimi hatta az önce.Ama tek dediği bu dediklerini yapma artık oldu( sinirle elbette), dırdırcı modundayım anlayacağınız :-(((


sPetek

Evet ciddi ciddi yalnız değilsin.. Türk erkeklerinin genelinde var bu durum sanırsam. Ve ben bu durumu gene bizim Türk analarımıza bağlıyorum. Nedense bizim kültürümüzde erkekleri el üstünde tutarız... ve onların yaptığı çoğunlukla nankörlük ile sonuçlanıyor.. :(

Yeni jenerasyonu umarım daha iyi yetiştiririz...


lopikcim

Annnelerin büyük etkisi olduğunu kabul ediyorum mesela geçen işten ayrıldığında ( ki sıkça iş değiştirir) Kv ile telefonlaştığımızda ne yapıyor diye sordu bana, ne yapsın evde pc de oynuyor miskinlik yapıyor dedim esprisine, olsun olsun çok yorulmuştu o işte dedi kv:-((( pes, hangimiz işimizde yorulmuyoruz, ben mesela kamuda hekimim, tahmin edebilirsiniz ne kadar yorulduğumu..Ama annesi hiç oğluna kıyamıyor, tembellik yapmasını hak görüyor....


sPetek

İşte zaten süper bir örnek sunmuşsun ya anlayamıyorum ne var bu oğlanlarda bu kadar kıyamadıkları ????

://



selencem

Olumlu dusunmeye calisalim. Benim esim serbest calisiyor ve bazi donemler is olmayabiliyor. O zamanlar depresif oluyor. Erkeklerde depresiflik ise ilgisizlik ve bikkinlik olarak karsiya yansiyor. Zaten siz becerdiginiz icin evi cekip cevirme ihtiyaci duymayan esiniz bu donemde bu yuzden abartmis olabilir. Bir de tuyo... Herseyi dort dortluk yapmayin, o yapmak zorunda kalsin :D


zehra

Yalniz degilsin... Tum bu islerin kadinin zaten gorevi oldugu anlayisina katlanmak bazen cok zor oluyor. Bizim toplumumuzda ne yazik ki bir cok erkek boyle yetistiriliyor hala.


CokBilmis

Bence eşin haklı.
Biz kadınlar bizden beklemeyen birçok şeyi (aslında sedece kendimiz istediğimiz için) yapıyoruz ve sonra da "Ama bunları neden hep ben yapıyorum?" diye şikayetçi oluyoruz. Cevap belli tabii "Yapma o zaman".

Öyle ya?

Mesela bir arkadaşım eşinin kirli kıyafetleri kirli sepetine asla atmadığını ve kendisinin atmak zorunda kaldığından şikayetçiydi. "EŞin senden kirlilerini kirli sepetine atmanı istedi mi hiç?" diye sordum. Düşündü, istememiş. "E madem böyle bir isteği yok, sen de atma o zaman kirleri" dedim. "Ben öyle kirli çamaşırlar yerdeyken rahat edemem, hem eve misafir gelse ne derler?" dedi. "E, o zaman o kirlileri sen eşin için değil, kendin için topluyorsun yerden. Şikayet etmeye hakkın yok." dedim. Düşünmüş, mantıklı gelmiş. Kendince bir çözüm buldu ve işe yaradı: "Hayatım, bundan sonra kirli sepetine atılmamış hiçbir çamaşırı yıkamayacağım." demiş ve yere atılanları toplamamış. Gerçi söylediğine göre etrafta pis çoraplar dururken içi içini yemiş ama dişini sıkmış. Birkaç defa eşi giymek istediği kıyafetlerin pis olduğunu ve attığı yerde durduğunu görmüş. Son 4 senedir eşinin asla etrafta kirli kıyafet bırakmadığını söylüyor arkadaşım ki bu arada evlerind eyatılı kalan bir de yardımcıları var. Ona rağmen eşi kirlilerini kirli sepetine atmaya alışmış.

Yani bence eşlerimizden şikayet etmeden önce yaptığımız işleri kendimiz istediğimiz için mi, yoksa eşimiz bizim yapmamızı istediği için mi yapıyoruz diye sormalıyız kendimize.


kedidirkedi

Şimdi ben şu anda çalışmayan bir kadın olarak diyorum ki biz sorumluluklarımızı paylaşıyoruz. O para kazanıyor bizim ihtiyaçlarımız için, ben de bizim ihtiyaçlarımızın nasıl giderilecegini planlıyor ve gideriyorum. Bunu da sorun etmiyorum. Bu bir görev paylaşımı bana göre. Kızımızla ilgili ise ortak sorumluluk sahibiyiz. Bunun  dışında evdeki tamirat ihtiyaçlarını da ikimiz belirleriz eşim giderir.

Çalışıyorken nasıldı derseniz o zaman çocugumuz olmadıgı için şimdi ile bir kıyas yapmam mümkün değil.

Bence konu sahibi kendisinin üstlendiği sorumluluklardan çok, eşinin evde olmasına ragmen bazı yükleri üzerinden almamasına daha cok içerlemiş durumda.  Yani ikisi çalışırken de bu sorumluluklar onun üstündeydi ama bu kadar gözüne batmıyordu.


CokBilmis

Hmmm, o zaman konu sahibine şu yazımı öneriyorum :)))
http://sormabulmadunyasi.blogspot.com/2011/10/esinize-karnzakocanza-istediginizi-nasl.html

8 çocuklu Amerikalı bir babanın blog yazısıydı. Çok beğendiğim için Türkçe'ye çevirmiştim. Sonra eşime de okuttum. Belki okuyan babada biraz utanma duygusu açığa çıkabilir :)

ANnem "İnsan en çabuk rahata alışır" der her zaman. Mesela ben de annemin evindeyken hiç aklıma gelmezdi kadıncağıza yardım etmek. Hatta hala bana yardıma geldiğinde, "Sen otur iş yapma" demem. Eh, eşim de bana aynısını yapıyor tabii. Huyu kötü olduğu için mi? Ya da ben annemi sevmiyor muyum? Yooo, annemin dediği gibi "İnsan rahata çok çabuk alışıyor" ve rahatını bozması gerektiğini de birisi hatırlatmadıkça hiç aklına getirmiyor.

İnsanız ne yapalım, çamurdan yaratılmışız :)



Cevaplamak için Üye ol