Baby TV

NeslihanOz soruyor: 10

Kızım televizyon seyretmiyor, sevmiyor. Gerçi bu durumdan çokta fazla şikayetçi değilim. Ama etrafımdan duyduklarıma göre baby tv gelişmelerinde çok faydalı oluyormuş. İzleten var mı?


45 Cevap


esraozlem

:) Başak, ikicocukannesi rahat olun, sizi anladım ben kendi adıma. Benim zaten aman izlettirmeyin çocuklarınıza şeklinde bir yaptırımım yok, olamaz da :) Benim hayatımda Ada uyanık olduğu hiç bir an TV yok. Hatta uzun zamandır Ada uyurken de TV yok. İzleyecek bir şey bulamıyorum, (belgeselleri tenzih ederim) kaldı ki eksikliğini de hissetmiyorum. Ancak burada daha ziyade tartıştığımız sanırım 0-3 yaş dönemi. Sonrasında kontrollü olarak izleyebilir (onu da ben seçerim, anneyim ben, Uppsy Daisy'den hiç haz etmiyorum bu arada, onu izleyemez, heheh)

Latifesi bir yana ben bir yetişkin olarak izlediğim şeylerden doğruyu yanlışı süzebiliyorum, sırf kafamı boşaltmak için anlamsız programlara takılıp kalabiliyorum, ama çocuklar için aynısını düşünmüyorum. Sizin etkilemez diye düşündüğünüz şeyler 3 ay sonra başka şekilde ortaya çıkabiliyor. Bugün okuduğu bir kitaptaki hikayeye lay lay gülerken yarın ağlayabilen bir dönemi olmuştu yeğenlerden birinin. 2-3 yaş dönemi özellikle ince ayarlar yaşadıkları bir süreç.

Son olarak TV bence uyuşturucu kadar kötü olabilir :)


ikicocukannesi

esra bu konuda ben dersime iyi calıstım,

yayınların dbe(davranıs bilimleri enstitusu) onaylı olup olmadıgına dunya pediatri derneginin uygun gorup gormedigine dikkat ediyorum:) secenekler gercekten az. varolanlar da da dil sıkıntısı var zira cogu ing. turkce olanlardan suzduklerim bunlar, tmm uppssy daisy'i sevmedin sana iggle piggle'ı oneriyorum, bak onun sarkısı da guzel:)

hoscakal.

not: bende tv konusunda sıkıntılıyım, eski dizilerimi ozledim, artık vaktim yok. soyle lost un nip tuck ın tekrarlarını derleyip izleyecegim, kafama koydum koydum da hic vaktim olmuyor, uff. soyle gunleri cıkartsalar 50 saate super olacak:)


esraozlem

Başakcım aslında kitaptan korkmamıştı bizimki, durum biraz daha farklıydı. Komik bir hikayeydi. Küçük bir hayvanın yolunu karıştırıp yanlış bir yere gitmesiyle filan ilgiliydi sanırım. Bizimki "ama ama çok üzüldüm ben şimdi" diyip ağlamaya başlamıştı bir gün okurken. Böyle tutturma ağlaması değil ama, içli içli üzülmüş ağlaması şeklindeydi. Tamam okumayalım diyince de yok yok okuyalım diyordu. Kitabını ise ortadan kaldıramayacağın kadar akıllandıkları zamanlar da geliyor malum :) O dönem ayrı bir duygusaldı yeğen gerçi.

ikicocukannesi, iggle piggle'ı bilmiyorum. O yeniymiş galiba, ya da eski de ben yeni duydum, zaten ben hepsini aynı sanıyordum. Teletabi filan, bitmiş meğerse (dünyadan bi' haber ama tv izletmeyecem diye tutturan kadın, heheh)

Bu arada henüz başlamadıysan; FF, V(re-make), Fringe ve Caprica öneririm. Eski sezonlar ile uğraşma ;)


elcininyigidi

yazılarınızı okuyunca kendimi çok kötü bir anne gibi hissettim şöyleki yiğit tam bir reklam çocuğu başka hiçbirşey izlemiyor ama yemeye ilk başladığı 7.aydan beri reklamsız doğru düzgün birşey yemiyor böyle olunca yaklaşık bir senedir reklam izliyoruz ve öyleki yiğit bütün reklamları ezbere biliyor daha reklam başlarken şarkısından yazısından amleminden hangi reklam olduğunu biliyor bende aferim annecim diyince tabi deymeyin keyfine bilmediği bi reklam çıkıncada bu neydi ya diyor hergören daha 1.5yaşında bukadar çok şey bilmesine şaşıyor sadece markalarını diil sloganlarını bile biliyor mesela dışarı çıktığımızda opetmi gördük opete gel yakıtı al opete gel yakıtı al hemen şarkısını söylüyor bunun gibi bir dolu örnek...yani diyceğim şu evet tv zararlı hele reklamlar otistik yapar çocukları vs deniyor benim oğlum olduğu için söylemiyorum bunu ama dün drum bile gördü bu ne ya bu nasıl çocuk dedi maşallah çok zeki yiğit .tv bütün gün açık ama baktığımızdan diil sadece reklam çıkınca onları bilmekten hoşlandığımızdan yoksa zaten izlenicek bişe yok artık.yani tv kesinlikle izletilmemeli bence bukadar katı olmakta şart diil sınır koymak evet buna hak veriyorum.


ozguranne

Arkadaşlar,


Çok üzüldüm ben şimdi, çünkü annelerin üzerine gitmek gibi bir amaç olmamalı hiç bir zaman. Demek istediğim bebek bakımı zor, yorucu. Bir sürü kesin olmayan bilgi var. Bir doktor şunu yapın der, öbürü bunu yapın der. Çevre başka bir şey der. En son istediğim şey bir de anneleri üzmek. 

Ela'ya hamile kalmadan önce evimizde kablolutv yoktu. Şu anda uydunet var. Baby tv nedir filan hiç bilmiyordum . Eşimle ne gibi çocuk programları var merakımızdan gece bahçesini izleyip "bu ne ya" demiştik. O dönem görüştüğümüz arkadaşlar, çocuğunuz doğsun alırsınız digitürk demişlerdi. Çünkü yeğenleri katiyen tv olmadan yemek yemiyordu. Aynı şekilde benim kuzenimin çocuğu da öyle. Bana da demeki ki usül öyle gibi bir fikir gelmişti. Henüz Ela doğmadığı için insan çocuk sahibi olunca neyle karşılaşacağını bilemiyor.

Çocuk sahibi olmakla ilgili o kadar çok konuda oldu ki bu bana... Mesela önceleri sezaryen varken normal doğum yapan kadınlar deli gibi gelirdi. Hamile kalmayı düşünene kadar. Ne zaman ki araştırmaya başladım fikrim değişti. Ya da amma abartıyorlar bu ilgi işini derdim. "Çocuğu şımartmamalı ağlarsa ağlasın hassas herhalde bu anneler"  gibi fikirlerim vardı. Bu fikirlerim aslında kendi düşüncem değildi. Ordan burdan duyduğum, kendimce işlediğim ettiğim önyargılardı. Ne bilimsel, ne deneyimsel, ne içgüdüsel bir temeli yoktu. Üzerine düşünülmüş şeyler değildi. Bilgimiz, uzmanlığımız olmayan konularda genelde ilk aklımıza gelen şey bu tarz fikirler oluyor.

Zamanla okudukça, bilgim, tecrübem arttıkça düşücelerimin çoğu değişti. Bunda blog yazanların, makale çevirenlerin, kitap tavsiye edenlerin çok etkisi var. Arkaya dönük oto koltuğu hakkında kitubide yazanları okumasam, belki üff amma abartıyorlar canım biz nasıl büyüdür der, alır kucağıma oturudum arabaya belki. Kendi ailemdeki büyükler böyle düşünüyorlar çoğu zaman. Ama açıkladığımda "bebeğin başı bizimkine oranla bu kadar büyük, kaza olmasa bile şöyle sorunlar olabiliyor " diye sakin sakin anlatırsam "bazen" ikna oluyorlar. 

O nedenle eğer ki bir yerde bir şey okumuşsam ve inanmışsam bazen ısrarla söylemek ihtiyacı hissediyorum. Bebekler, çocuklar, annelik konusunda kör cahildim. Bu nedenle öğrenmeye açık oldum. Çevremde pek çoluk çocuk olmadığı için belki. 

Demek istediğim, bir sürü yöntem var çocuk yetiştirirken. Anne sütü çok faydalı, ama içmeyenler de gayet uzun boylu, akıllı, sağlıklı oluyor. Normal de doğsa, sezaryenle de doğsa çocuk büyüyor. Tv izlemenin zararı olduğu söylenmiş ama belki sizin çocuğunuz ortalamadan daha zeki ve böylece zarar görse bile yine de daha zeki olmaya devam ediyor. Kızakmık aşısı yaptırıyoruz ama yaptırmasak belki de kızamık olmayacak. Kesin bilgiler değil bunlar.

Amaç yargılamak değil. 

İnsan anne olunca belki de biraz fazla anne oluyor, başka çocukları da kendi çocuğu gibi görür oluyor. 

O nedenle, kendimizi kötü hissetmek yerine okuyalım, öğrenmeye çalışalım.  Hepimiz çocuğumuz için en doğrusunu yapmak istiyoruz çünkü... 



ezgik

http://www.bebek.com/bebek-geldi-bebek-kanallari-ve-dvdler-bebegimi-zekilestirir-mi-cnt2-4-1-6072.html

konuya ilişkin güzel bir makale, bu arada ben ilk oğlumda bakıcımız komşum olduğu için ve evde eşide olduğu için-bazen kendi evine alıyordu- herhangi bir kısıtlama getirmedim, tv izleme hususu yalancı emzikle birleşince bizim oğlanın konuşması gecikti, şu an maşallah herhangi bir sorun yok kreşte grubundan çok daha önde bir çok konuda, ama yine de şimdi daha bilinçli bir anne olarak en azından 2 yıl izletme taraftarı değilim, büyük oğlum şimdi akşamları 1 saat filan CN filan izliyor, açık söyleyeyim bende sünger bob ve johny bravo hayranı oldum sayesinde... ancak sınır şart tabi bunu unutmamak lazım


ikicocukannesi

ozguranne,

daha once yazmadım galiba, kullanıcı adın super bayılıyorum, once bunu soyleyeyim dedim.

ben cok zor anne oldum, acayip ugrastım anne olmak icin, oyle boyle degil. kaybım da oldu bu surecte, zordu diyelim. guya anne olmaya hazırdım, hic de oyle degilmis. okuyacak ogrenecek o kadar cok sey var ki. bazen yonumu sasırmıyor da degilim hani. ilk bebegim ve ikinci bebegime karsı cok farklı tutumlar sergiledim. kendime ben bile hayret ediyorum simdilerde.

diyecegim o ki kadınlarda cok net sezdigim bir sey var, sudur; mukemmel anne olma kaygısı. bunu desteklemek adına okunan makaleler uygulanan yontemler gidilen pedagoglar, bak bu yayında oyle diyor o zaman kesinlikle dogru bu. yasasın bilim de benden yana, tmm oyleyse uygulayayım. ya da bak filanca pedagog su yayında diyor ki wc konusunda soyle yapmalı imis vs. vs...

refere edilenler genelde amerika menseili yayınlar bu arada. biz trde yasıyoruz dolayısıyla aramızda milyon mil olan o ulke ile ne alakamız varsa artık. yani ben benimkileri yetistirirken sebzeler gibi buyumelerini istiyorum, dogal dogal amerika menseili yayınlar olmadan...bu konuda global davranamıyorum affola...

bazı kesin dogrular haric tabi. sozun ozu, tek dogru olmadıgı gibi mukemmel anne olmak diye bir sey de yok. her yaklasım da cocuga uygun olmayabilir. ic ses annenin icine sinmesi cocugun mutlu olması esas olan bence. simdilik oyle dusunuyorum lakin surekli fikir degistiren bir yapım da var ne yalan soyleyeyim:)

senin yazdıklarına yonelik algılama lutfen, yeri geldi bende fikirlerimi soyleyeyim dedim.

imza: su anda kendini bilime karsı savas acmıs gibi hisseden ikicocukannesi:)


Damla

Bu arada Amerika'da da TV'ye karşı olanlara böyle tepkiler var. Karşı araştırmalar da vardı, yok zararlı değil gibisinden, bulursam eklerim.

Sorudan sapmamak adına, "zararlı mı" sorusuna yanıt vermeyip, "yararlı mı" sorusuna yanıt vermek istiyorum.

Eğer çocuğunuzun TV'ye ilgisi yoksa, sizin de TV'yi kapatamıyorum ne yapayım, ya da biz hep birlikte çok eğleniyoruz, tek yönlü olmasının negatif yönü de ortadan kalkıyor gibi bir durumunuz yoksa, ki ben soruş şeklinizden böyle anladım, bence gelişimine özel bir yararı yoktur, hiç bulaşmayın derim.

Eşimle şunu konuştuğumuzu çok iyi hatırlıyorum, Ilgaz tüm şekilleri, renkleri tanırken, "eğer Baby TV izletiyor olsaydık, bunları oradan öğrendiğini sanacaktık".

Özetle eğer soru gelişimi için gerekli mi ise, bence kesinlikle değil.


ikicocukannesi

damla,

cıkmadan ekleyeyim, evde cocuklardan zaman calmamak icin pc'ye dokunmuyoruz da.

yararlı ve gerekli oldugu icin degil, beraber uzanıp sarkı soylemeyi sevdigimiz icin, eglendigimiz icin izliyoruz biz.

ya su amerika yayınlarını nerden ediniyorsunuz hakikaten merak ediyorum:) fırsat bulunca acıklayın lutfen cahilligimi de bagıslayın ama cok denk geldim, amerikada soyle bir calısma yapılmıs, amerika da soyle bir arastırma yapılmıs, boyle bir data filan mı var acaba? varsa nerde? gercekten merak ettigim icin soruyorum, bunyede merak fazla var evet:)

hoscakalın.


ozguranne

İki çocuk annesi arkadaşım, ben de iki çocuk annesi olur muyum acep:)


Teşekkürler kullanıcı adımı beğendiğin için, ben de seninkini beğeniyorum. Yok kendime dair algılamıyorum. Ben de kendimce duruşumu anlatmaya çalışayım. 

Belki bende mükemmel olma kaygısı vardır, bilmiyorum. (Ama şu doğru, hayatımın her alanında elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım. Evin düzeni ve temizlik hariç:) Çocuk bizim ailede en önemli şeydir. Annemlerde öyledir, öyle gördük. Geç doğurmam biraz da acaba iyi bir anne olabilir miyim diye kaygılandığım içindi. Bu kaygıyı duymayan anne var mıdır? 

Çocuğumu henüz hiç pedegoğa götürmedim. Sabiha Paktuna Keskin'in her dedi söze göre eylem almıyorum. Tek doğru bilimdir bile demiyorum. Zamanında bilim sigara yararlıdır demişken nasıl güvenebiliriz her duyduğumuza. Genelde bir çıkar grubuna hitap eden araştırmalar yayınlanıyor. Bir süre sonra tersi yayınlanıyor. Kaygan zemin. 

Öte yandan... Başka neyimiz var? Hastalanınca doktora gidiyoruz, hamileyken ultrasona giriyoruz. Tamamen doğal olmak çok uzaklarda kaldı malesef. Artık sebzelere bile bin çeşit tarım ilacı uygulanıyor. Memleketimizde kafasına göre, ziraat uzmanına sormadan. Malesef. Artık şamanlarımız yok. Hacıya hocaya gidecek değiliz. Bilimin söylediklerini diğer bilgilerimizle tutarlılığına göre, başka araştırmacıların dediklerine göre elimizden geldiğince öğrenip uygulamalıyız gibi geliyor. Bunun alternatifi var mı? En doğru olmasa bile, doğruya en yakın şey araştırmacıların dedikleri gibi geliyor özellikle bu konuda. 

TVye karşı olmakta nasıl bir çıkarı olabilir ki bu araştırmacıların? Tam tersini söylemeleri daha doğru olmaz mıydı kapitalizmin hizmetinde olsalar, bir TV kanalının sözcüsü olsalar? ABD menşeili yayınlar demişsin. E Fransa da bunu uyguluyor. Yani keşkte Türk araştırmacıların araştırmalarını da duysak, belki vardır bilmiyorum.

Doğal gerçekten doğal yaşıyor olsak TV olur muydu hayatımızda, ormanda koşuyor, tarlada çalışıyor, çocuk çocuğu hep beraber büyütüyor olmaz mıydık üç boyutlu ortamı içinde. 

Öyle işte. sevgiler:)



Cevaplamak için Üye ol