Çocuğunu kreşe vermeyip direk anaokuluna başlatan var mı?

kedidirkedi soruyor: 9

Anaokulundan kastım 1. sınıf öncesi, gidecegi okulun anaokulu.


29 Cevap


amilie

kreşlerin ortamı en iyisi bile illa ki anne sevgisinden yoksundur, ancak önceki yanıtımda dediğim gibi göndermeyi düşündüğünüz okullar arasında seçim yapmak için mutlaka çocuğunuzun yaş grubunun öğretmeni ile ayrıntılı görüşün ve bilgi alın. Okul öncesi öğretmenleri bu söylediğime tepki gösterebilir ama, şahsi fikrim olarak söylüyorum, öğretmenin anne olması bence en önemli kriter! Oğlum 3 yaşını doldurdu, şuan 3.okulunda. ilk okuluna giderken 2 yaşını doldurmuştu ve seçimi yaparken en çok referansı olan ve sahibini tanıdığım okulu tercih etmiştim. Ortamı ise şimdiye kadar gördüğüm kreşler arasında en iyi 2.okul diyebilirim. Oğlum o dönemde yeni yeni birşeyleri anlatabilmeye başlamıştı. Okula başladıktan 1 ay sonra anlattığı şey bizim kanımızı dondurdu. Öğretmeninin kendisine ve arkadaşlarına yaptığı bir uygulamadan bahsetti. O dönemde sadece gördüğünü ve duyduğunu ifade edebiliyordu, henüz hayal gücünü kullanabilecek yaşta değildi ve kelime dağarcığı bizim evde kullandığımız sözcükler ve okulda kullanılanlarla sınırlı idi! Bize söylediği şey ise öğretmeninin yaramazlık yapan çocukların eline "lastik yaptığı" idi. Kafasında "lastik yapmak" diye bir terim vardı ve biz evde ne "lastik yaptık" ne de lastikle oynadık! ilk yaptığımız Öğretmeni ile onu suçlamadan "çocuk lastikten bahsediyor acaba bu nedir" diye sorduk. kız arkadaşlarının tokası ile kendi aralarında oynuyorlar, odur dedi. 1 hafta daha devam etti orda ama içim içimi yedi. o hafta oğlum sürekli altını kirletti. haftanın sonuna doğru okuldan almaya gittiğimde büyük bir çöp torbasının içine okula verdiğim bütün kıyafet ve yatak takımını koyup verdiler elime! bunun oğlumun ifade edemediği ancak mesaj vermek istediği izlemine vardım ve okulun pedogoğuyla görüştüm önce. Öğretmeni ile görüşüp bana döneceğini söyledi, dönmedi,tekrar arayıp sorduğumda öğretmeninin söylediği şeyi tekrarladı bana. ne uyku kaldı bizde ne huzur. Öğretmeni de aslında görünürde gayet mülayim biriydi. ama ben oğluma inandım. Takibeden haftanın ilk günü çocuğu getirmeden gidip okul sahibi ile görüşüp durumu anlattım. İhtimal bile vermedi ama güveniniz kalmamış dedi. Ordan tüm eşyalarımızı alıp başka okula gittik. Burası da tüm büyük şehirlerde olan bir derneğin anaokulunun bizim ilimizdeki (Denizli) şubesi idi!Burdaki hissim de beni yanıltmadı. Yolunda gitmeyen şeyler vardı. Ne zaman gitsem bundan rahatsızlık duyuluyordu ki zaten çok sık gitmiyordum, ayrıca bu defa annemin ısrarları ile servise vermiştim. Bardağı taşıran son damla yine altını kirleterek oldu. Sabahtan akşama tuvalete götürülmediği gibi tuvalet eğitimi olan çocuğa bez bağlayıp onu ters bağlayıp gönderdiler. Ordan da aldım, annem şehir dışından geldi birkaç ay o idare etti. Şimdi araştırmada daha titizlendim ve alternatiflerim de iyice azalmıştı. Devlet okuluna verdim. Öğretmeni herşeyden önce bir anne. Çocukları da velileri de rahatlatmak için bir hayli çaba gösterdi. Duruşu bile öncekilerden farklı idi. Birgün rahatsızlandı ve okula gelemedi. Çocuklar müd.yard. ile birlikte kalmışlar. Aslında başıboş kalmışlar. Almaya gittiğimde oğlum çok mutsuz ve huzurdu, çok ağlamış, yedek kıyafetlerine tuvaletini kaçırmış. Halbuki öğretmeni varken hiç böyle kazalar olmadı. O gün daha iyi anladım öğretmeninin farklı olduğunu! Bunları anlattım, çünkü kreş konusunda oldukça acı çektik. Bu yüzden diyorum, mecbur değilseniz haftanın birkaç günü gönderilebilir. Fazla duygusal düşünmeyin, düşmeden kalkmayı öğrenemeyiz, düşmeden acının ne olduğunu bilemeyiz, bilmediğimiz şeylerden ya çok korkarız ya da cahil cesareti ile üzerine gideriz, daha büyük sorunlarla karşılaşırız. Okula gitmesini desteklerken de herhangi bir okula değil, içinize sinen, ne yaptığını bilen, size güven veren bir öğretmeni olan okulu tercih etmeliyiz.
kedidirkedi arkadaşım, size demek istediğim o kadar çok kötü örnek var ki, bunu zaten ben de verdim kendi tecrubelerimden. Ama her çocuk bunlarla karşılaşmıyor, her okul onlar gibi değil, ya da her öğretmen o kadar duyarsız değil! Evde de annelerle-bakıcılarla yapabilecekleri oldukça kısıtlı. Dışarda çocuklar daha farklı bir bakış açısı kazanıyorlar. Bunu da sadece parklardaki oyuncaklardan, park arkadaşlarından alamazlar. Toplum içinde yaşamayı, topluluğa girerek öğrenebilirler. Umarım herbirimizin çocukları çok  iyi, çok duyarlı, çok donanımları öğretmenlere denk gelirler ve çok güzel şekillenirler, geleceğimizi güzelleştiriler.


kedidirkedi

Çok zor zamanlar geçirmişsiniz gerçekten. Geçmiş olsun, ucuz kurtulmuşsunuz diyeyim. Bu örnekleri de böyle duydukça işte diyorum ki az sosyalleşiversin, iki aktiviteden de eksik kalsın, varsın topluluk içine 3 değil de 5 yaşında girsin, çocugumun ruh saglıgından daha mı kıymetli! Konuşup, derdini anlatan çocuğu bile kreşe göndermeye korkar oldum artık.


amilie

Demek istediğimde bu idi! Çoğu yer çok kötü gerçekten! Ama her yer aynı olmayabilir! Çocuğunuzu bu tecrubeden, bu keyifden, bu heyecandan, bu ortamdan, bence, sadece korumak adına mahrum etmeyin. Bazan bu kadar korumacı davranarak anneler (ben ve benim annem de dahil) çocuklarına iyilik ettiğini düşünürler ama bilmeden onu çok şeyden mahrum ederler. Doğan Cüceloğlu'nun bir kitabında küçük bir anısından bahseder ve ben bunu hiç unutmamaya çalışırım. Sanırım Amerika'da bir arkadaşının evine gider, arkadaşının yerde emekleyerek koltuğa ulaşıp oraya çıkmaya çalışan bebeğini kucaklayıp onu koltuğa oturtur. Aslında yaptığı gayet iyi niyetli bir davranıştır ancak arkadaşı yaptığından ötürü ona tepki gösterir ve "şuan sen çocuğumun zafer duygunu, sevincini elinden aldın" der. Bu yüzden onların kendi alanlarını yaratmalarına, kendi hayat tecrubelerini,birikimlerini kazanmalarına belki de biraz fırsat vermeliyiz. O zaman yere sağlam basan, özgüvenli, üretken bireyler olurlar. Eğitime başlamak için "7 çok geç" sloganını hatırlıyorum bunun üzerine. Tabiri caizse alıcılarının en açık olduğu dönemde onları eve hapsetmek, oyun alanlarını park-bahçe ile kısıtlamak bana çok da doğru gelmiyor, naçizane fikrim (Ben de korumacı bir anne ile büyüdüm, kendimi frenlemeye çalışsam da benim de öyle olduğumu söylüyorlar! :) Bu içgüdümüz hep olacak, yeter ki onları boğmadan koruyalım! ). Sevgiler. :)


AnneCim

Merhaba benim de oğlum 28 aylık, 1 ay önce haftada 3 gün yarım gün bir kreşe başladık ama maalesef oğlum başlarda çok iyi giderken sonrasında uyum sağlayamadı ve bunun nedeni kreşti. Kreşte kesinlikle öğretmen çok önemliymiş bunu bizzat deneyimleyerek öğrenmiş oldum. Şimdi ise haftada 2 gün 2 saat anneli oyun grubuna gidiyoruz. Oyun grubunda bir pedagog ve yardımcı öğretmen bulunuyor. benim oğlum evde çok sıkıldığı için ben bu şekilde bir çözüm buldum şimdilik oğlumda bende çok  memnunuz.



hsm

bende ingilizce öğretmeni ve anaokulu sahibi olarak uzun zamandır edindiğimiz ve gözlemlediğimiz tecrübeler doğrultusunda 3 yas kreşe başlama yaşı olarak düşünüyorum çocuklarımız basta sosyalleşerek her bilgiyi hızlıca kavrayabiliyorlar .özellikle 2 ile 4 yas aras her bilgiyi öğrenme yasıdır.verilen herseyi çok çabuk kavrayabiliyorlar özellikle ingilizcede 3yastan itibaren kısa kısa cümleler kurabiliyorlar.2 ile 5 yas arası kolejlerin anaokulu yerine butik yuvaları tercih etmenizi tavsiye ederim çünkü butik özel  yuvalarda ilgi, alaka ve özbakım daha iyidir ve cocuk kendini daha güvende hisseder...her türlü sorularınızı cevaplandırabilirim ...


MEDUSA23

bende çalışmıyorum oğlum anaokuluna gidiyor yarım gün üstelik uyku düzeni olsun diye sabahçı. Bende evde hiç birşey veremiyorum üstelik arkadaş çevreside yok. ben ve babaanne arasında sıkışıp kaldı bize aşırı düşkün oldu buda ileride sorun yaratır diye korkuyorum açıkcası. sabahları okul kapısından girince ağlıyor ama zamanla alışacağının umudunu taşıyorum. eğitim durumumuz ne olursa olsun biz onlara yetmiyoruz bu bir gerçek..


incinaz_sinem

Çocuklar kendi sorunlarını kendileri halletmeyi öğrenmeliler,oyuncağı elinden alınan çocuk kendisi hiçbir mcadele de bulunmadan yüzünü buruşturarak eğer ebeveyninin yanına gidiyorsa o çocuğun ilerde okulda yada herhangi bir yerde ezileceği garanti anlamına gelmektedir.Tabiki kendi arasında şiddete başvurmaya başlamışsa çocuklar onu bir büyük yada öğretmen o an engellemeli  ama sorun her ne ise o sorunu kendi aralarında çözmeye yönlendirerek karşıdan hissettirmeden gözlemleyip bu problemi uzak otokontrol ile ortadan kaldkmasını sağlamalıdır.

  Unutmamalıyızki herzaman çocuklarımızın yanında olmayacağız,ve çocuğuna küçük yaşta kıyamayan anneler için söylüyorum eğer doğru okulu bulursanız baştan çocuğunuza kıyınki ileride siz rahat edin,sürekli anne ile büyüyen çocuk ileride mutlaka ve mutlaka bir sorunla karşı karşıya gelir.Bakın eğer çevrenizde bir çocuğu anaokuluna gitemiş bir çocuğu gitmiş aile varsa özellikle onlarla görüşün bunun enbüyük örneği o tip aileler oluyor.


incinaz_sinem

birde şunu anlamıyorum kreşler anne sevgisinden yoksun diye bir sööylenti var.Şimdi anne sevgisini bir çocuğa kendi anneinden başka kimse veremez vermesinde zaten bu çocuğun gelişimi açısından hiç te hoş olmaz.

  Hııı  anaokulu yada kreşlerde güvenilirlik sevgi ve içtenlik verilmiyor denirse buda geneline söylenmemeli bence.Çocuk zaten evinde ve annesinle olduğunca anne baba sevgisini alıyor öğretmende öğretmen sevgi ve özverisini vermeli haddinden fazla.Ssyal hizmetler çocuk esirgeme kurumundan değil kreşlerden ahsediyoruz çünkü,her öğrencinin zaten bir annesi var,okullarda busefer çocukları anne sevgisi kadar yakın diye velinin gözünün önünde çocuğu sevicem diye çocuğada yalnış örnek oluyor.Devlet anaokulunda anne sevgisi veriyorum diyebiliyormu öğretmen.

  Çocuk nekadar sosyal büyürse okadar iyi olur.Eskiden kreş yokmuş ama mahalle yaşantısı varmış şimdi o yok artık çocukları sokağa salamıyoruz bile anti sosyal olucağına doğru anaokulu ve kreşleri tespit edip daha hareketli yaşantısı olan çocuklar yetiştirelim.Etkinliğe alışık büyütülen çocuk lise çğındada voleybol,basket,bale,satranç..... ister ve fazla boş vakti olmaz buda onun blue çağında boş ve yalnış şeylere yönelmesini otomatik olarak ortadan kaldrmış olur.


CokBilmis

Artık bu sorunun pek de bir önemi kalmadı sanırım. Nasıl olsa 5 yaşında okula başlayacaklar. Artık paylaşmayı ilkokulda öğrenir, sevgi ve içtenliği de ilkokul öğretmenleriyle tadarlar.



Cevaplamak için Üye ol