organik gıda şart mı

kuzum soruyor: 5

benim bebeğim henüz 3 aylık ama 6 aylık olunca beslenme konusunu düşünürken aklıma geldi. evimizin önünde pazar kuruluyor her cuma. bu pazarla yetinmeli miyim, yoksa organik pazardan mı alışveriş yapmalıyım bebeğim için? ama korkuyorum, organik manyağı olurum, nasıl ki temizlik hastaları var ben de organik gıda takıntılı mı olurum diyorum? tatile vs. gidince organik verememekten içim içimi yer mi?kısacası kafama eserse mi gitmeliyim, yoksa illa ki "arabaya atla, bebeği de al(bırakacak kimse yok), organik pazara git" mi dersiniz? ayrıca normal pazarlarda satılanlar hakkında da bilgim yok. yani bu konularda pek bilgim yok. normal pazarlardaki ürünler illa ki kötü mü,nasıl?siz ne yapıyorsunuz? özellikle organikle beslemezsem anneliğimi mi sorgulamalıyım, belki de saçmaladım, çok mu hassasım? bir de gerekirse tansaş, migros vs'den alıyor musunuz sebze meyve, almalı mı, alınır mı?

Bu soruyu cevapla

5 Cevap


Aysegul_Yagmur_Irmak

:) Panik yok. Ben de bir ara senin kadar olmasa da organik olmalı mı diye düşünmüştüm. Hazır havanoz mamalardan ve evde düdüklüde ona özel pişirdiğim etli sebze yemeklerinden yedirdim oğluma. Kızımda da aynı şekilde yapacağım sanırım. Bizim evin önünde Migros var, meyve sebzeyi oradan alıyorum.


Damla

Ben doğal yiyecekleri çok sevmeme rağmen, bu konuda saplantılı olmamaya çalışıyorum. Her şeyden vermeye,  tek tip ürüne, tek bir üretici veya markaya bağımlı kalmamaya çalışıyorum. Bazen organik, bazen doğal, bazen marketten, bazen pazardan. Beslenmesinde katkı maddeli ürün, hazır gıda oranını düşük tutmaya çalışıyorum. Katkı, ya da hazır her zaman kötü demek değil elbette, teknoloji o kadar da kötü olsaydı, insan ömrü uzamazdı. 60 yaşın üzerinde yaşayan insanların yarısı şu anda hayatta olduğuna göre (yani eskiden çok daha fazla insan 60'ı görmeden ölüyormuş).

Geçenlerde bir arkadaşımla salam hakkında konuşuyorduk. Salamın kanserojen olmasındaki en önemli etmen bildiğim kadarı ile içindeki katkılar değil, tütsülenmiş olması. Tütsü insanoğlunun kullandığı eski koruma yöntemlerinden biri. O zaman belki insanlar daha veremden öldüğü için, kanser olmaları gibi bir kaygıları yoktu. Tamamen doğala dönmeye kalkarsak, belki de buzdolabını bırakıp her şeyi tütsülememiz lazım. Ama öyle yapmıyoruz, çünkü biliyoruz ki soğutmak daha iyi. Sadece her zaman olduğu gibi yeni teknoloji korkutuyor insanı, diş dolgusu da ilk çıktığında tepki göstermiş insanlar. Bu da sanırım bir koruma mekanizması, uzun vadeli sonuçları belli olan, yani eski olan yöntem insana daha güvenilir geliyor.

Bu konudaki görüşümle ilgili yazmıştım daha önce:
http://www.kitubi.com/2009/09/04/yararlilar-zararlilar-ve-plasebo-etkisi/
http://www.kitubi.com/2010/03/21/alerji-hikayem-ve-alerji-hakkinda-degisen-goruslerim/


Neslihan

Ben de bu organik olayina fena takiliyorum. Simdilerde istanbul'da olmama ragmen Nazilli'den ipekhanimin ciftliginden aliyorum haftalik sebze siparisimi. pinar hanim kendisi de felaket tellalligi yapiyorum biliyorum diyor ama gercekten turkiye gerceklerinden bahsediyor. Nereye kadar devam ettirebilirim bilmiyorum ama su an icin butcemi etkilese de en azindan sebzesini ondan almaya calisiyorum. Meyveyi pazardan ya da sitemizde bulunan diasadan aliyorum. E onlar organikmi diyeceksiniz ama baska sansim yok. Meyve bahcem yok malesef :) Bu organik isine girince isler sarpa sariyor. Br tek meyve ve sebzeyle bitmiyor tabi olay. Sütü, peyniri, bali, makarnasi... Bu isin sonu yok yani.


albatros

Neslihan ve Kuzum,
Ben de bazı ürünlerimi Pınar hn.'dan alıyorum.
Bizim eve yakın pazar kuruluyor, bir arkadaşımın annesi 50 küsür senedir bizim mahallede, hep aynı kişilerden alıyormuş.  Beni de tanıştırdı, ben de güvenip onlardan alıyorum.
Pınar Hn. bir mailinde organik olarak tanıtılan ürünler hakkında yazmıştı, organik tarıma uygun bir kısım tarlalara sertifika alıp, sonra dışarıdan ucuza aldıkları ürünleri organik diyerek pazarladıklarını yazmıştı. Bu durumu başkalarından da duydum. Ben de en azından tanımadığım ilaçlı ürüne kat kat para vereceğime, pazardan doğalını almayı tercih ediyorum.  Nerede yamru yumru elma ben oradayım :)
Ben de bebeğimi en sağlıklı şekilde beslemek istiyorum ama kimseye güvenemediğin noktada tatil yolunda köy pazarları bana daha çekici geliyor.


Daphnes_Mum

Sertifikalıya da fazla güvenmemek gerekiyor çünkü adam sadece tarlasının küçük bir bölgesinde organik ürünler yetiştirip tarlasının diğer yerlerinde hormonlu, ilaçlı gıdalar yetiştirebiliyormuş. Duyduğum kadarıyla sertifikayı alması için küçük bir alanda organik ürünler yetiştiriyor olmasıda yeterliymiş , ve diğer ürünlerini de sertifikalı gibi satabiliyormuş.



Cevaplamak için Üye ol