özel yetenekli çocuklar

hande soruyor: 10

Biliyorum kuzguna yavrusu anka görünürmüş o yüzden de yanlış bir kanıya kendi kendime varmak istemiyorum ama bana Can özel bir çocukmuş gibi geliyor. Çok erken konuşmuş olması, 21 aylıktan beridir güzel resimler yapıyor olması, hayal gücünün inanılmaz kuvvetli oluşu, yanlış yaptığı bir şeyi anlatır anlatmaz hemen düzeltmesi ve tekrarlamaması, şu anda çok düzgün cümlelerle çok net duygu ve düşüncelerini anlatmasıyla onun özel bir çocuk olduğuna inancım artıyor.

Benim için önemli olanın Can'ın hayatta mutlu olması ve kendine güvenen bir birey olması önemli. Henüz kreşe gidiyor olmasından dolayıda benim için orada sadece güzel vakit geçiriyor olması önemliydi.  

Öğretmenlerini seviyor ve okulda iyi vakit geçiriyor ama Kreşe başlamasıyla konuşması bozulmaya başlamış olması (r leri 2 yaşından beri çıkartırken son 2 haftadır y gibi çıkartıyor çoğunlukla ) ve renkleri unutmuş olmasından, okulda resim yerine sadece yaşıtlarıyla karalama yapıyor olması ve daha huysuz ve hırçın olmaya başlaması beni zaman zaman endişelendiriyor. Öğretmeni ile konuştuğumda" Can oldukça ileri ve biz sınıfta Can'ın seviyesinde hiç bir şey yapamıyoruz" demesiyle Okulun pedagogu ile konuştum. Can'ın sınıfı küçük yaş olduğundan henüz onlarla hiç görüşmemiş ve Can ı tanımıyor ama bana "acaba sizin çocuğunuzdan çok yüksek beklentileriniz mi var? eğer öyle ise bu çocuğunuza çok büyük bir zarar verir" dedi ve ben hiç birşey söyliyemedim. Bu durumda beni korkuttu. aslında öyle bir beklenti kurmuyorum ama acaba kuzgun anka hikayesimi diyede emin olamıyorum.

hiç bu konuların üzerinde durmayıp nasıl olsa birgün yeniden unuttuklarını öğrenecektirmi demeliyim yoksa Can'a daha uygun bir kreş arayışına mı geçmeliyim bilemiyorum. Nedersiniz? Sizce saçmalıyormuyum ne de olsa o sadece 33 aylık bir çocuk.


19 Cevap


CiciAnne

denver testini denemelisin daha net sonuc almak istiyorsan...


selencem

Bence bir pedagoga goturup kesin bilgi edinip icini rahatlat.


Damla

2 hafta kısa bir süre, sadece adaptasyon sorunları olabilir. r'leri y söylemesi başka çocuklara özenmesinden olabilir. Ilgaz okul öncesinde çok geniş bir aralıkta hayvan çeşidi biliyordu, şimdi onları unuttu ama genel kültürü çok genişledi. Bana 2 hafta gerileme etkisini ölçmek için erken geldi.

Bütün yazdıklarında en hoşuma gitmeyen taraf öğretmen ve pedagogun yorumları oldu. Can'ın seviyesinde hiçbir şey yapmıyoruz ne demek? Henüz 2,5 yaşında bir çocuktan söz ediyoruz. Yapacakları şey oyun oynamak. Normalde evde daha kompleks şeyler çiziliyorsa, okulda sadece karalama yapılıyorsa, bu renkleri unutturacak bir durum değil. Yani eğer Can'ın yaşına göre gelişmiş bir çocuk olduğunu düşünüyorsa bile bunu böyle ifade etmesi pek doğru değil.

Pedagogun yorumu içinse şunu düşünüyorum, okulda çalışan pedagogların bence kafalarında kalıplar oluşuyor ve velileri bu kalıplara koyuyorlar. Bu insana kendini çok kötü hissettiren bir şey biliyorum, çünkü seni tanımayan bir kişi senin hakkında yorumda bulunuyor, bir şey söylesen kendini savunmuş gibi oluyorsun, söylemesen bu sefer itham altında kalmış gibi hissediyorsun. Sizin pedagogun durumunu bilmiyorum ama bir de eğer tespitlerine çok güvenen, egosu güçlü birisiyse, çocukta gözlemlediklerini, ya da seninle olan sohbetlerindeki bilgileri kendi tespitlerini desteklemek yönünde çabuk karara vardığı, yanlış yorumladığı durumlar ortaya çıkabildiğini düşünüyorum.

Önerim, neler yaptıkları ile ilgili somut bilgiler edinmeye çalışman. Gün tam olarak nasıl geçiyor? Bunu da ancak öğretmeni ile birebir iletişimde kalabilirsen başarabilirsin. O yüzden öğretmenle iletişime devam etmeni, değerlendirme görüşmeleri değil de, günlük sohbetler yapmaya çalışmanı tavsiye ederim. Eğer için rahat etmezse, mutlaka bir uzmanla görüşmek istersen, dışarıdan bir gözün daha objektif bakabileceğini düşünüyorum.


hande

bu değişiklikler aslında okula başladığından beri var ama son 2 haftadır konuşmayla ilgli şeyler daha dikkat çekici. asıl sorun artık okulla birşey konuşma isteğimin olmaması, dediğin gibi kendimi savunuyor pozisyonu alıyormuşum gibi hissedip ne diyeceğimi bilemedim. pedagogla konuşurken karşımdaki insanın beni çok bilmiş veya aşırı beklentili ve takıntılı bir insan olarak betimlemesi ve bakışları rahatsız ediciydi ve benim kafamdaki soru işaretleri aydınlanacağına kendimi daha kötü hissettim. bir yanım çok memnun çünkü Can okulunu ve öğretmenlerini çok seviyor, diğer yanım ise, çok paylaşımcı olan çocuğun paylaşımı azalması, eskiden alabilirmiyim diye soran çocuğun şimdi gidip diğer çocuğun elini ısırması veya itmesi gibi bize çok yabancı hareketleri var. aslında bir açıdan da hayatın içine girdikçe birşeyler değişecek - düzelecek derken çocuk hayatı öğrenecek değilmi bunu engelleyemeyiz? belkide hiç üstünde durmamalımıyım?

herhangi bir test yaptırmak istemedim çünkü sonuç neyi değiştirecek bilmiyorum sadece okulda çocuğun yeteneğine göre biraz davranmaları gerektiğini düşünüyorum sınıfları sadece 6 kişi ve 2 öğretmen var.
mesela puzzle yapıyorlar tahta 6-9 parçalı olanlardan Can evde 12-16 parça yapabiliyordu okuldakilerden 1,5 - 2 yaşında yapıyordu zaten. öğretmenine "isterseniz can'a daha fazla parçalı verebilirsiniz dediğimde bunları güzel yapıyor diye cevap verdi mesela?? evde de artık puzzle ların yüzüne bakmıyor onlardan yapmak istemiyorum diyor eskiden çok zevk alırdı, gene bir yanım diyorki bir süre sonra yeniden başlar nasıl olsa alt tarafı puzzle diyorum ama okulun yaklaşımınada sinir olmadan yapamıyorum. acaba hakikaten takıntılı bir tipmiyim???


Damla

Tavırlarının hırçınlaşması okulda mutsuz olduğuna dair bir belirti mi bunu ben de çok merak ediyorum. Ilgaz'ın kreşinin yöneticisi, çocukların okula gitmek istememesini hep evdeki sorunlara bağlıyor. Asla okulda değildir çünkü en kötü okulda evden daha eğlenceli bir ortam vardır gibi bir açıklama yapıyor. Zaten Ilgaz da okula her zaman istekli gidiyor. Ama okuldan onu aldığımda genelde üstüme atlıyor, onu giydirip bahçeye çıkartana kadarki davranışları bana garip geliyor. Okulun bahçesinde oynarken, ya da arabaya bindikten sonra toparlanıyor. Okulda diğer çocuklara nasıl davranıyor diye sorsam, ya da okuldan aldığım esnadaki davranışını sorsam biliyorum ki okul yöneticimiz olumsuz bir şeyler söylese bile, eski yaşanmışlıklardan bize hiç benzemeyen bir sürü örnekler vererek bu olumsuzlukları evde arayacak. Bir gizliliğimiz yok ama okulda neler olduğunu öğrenmek için yaptığım görüşmelerin hepsinde %80 zamanı evle ilgili konuşmaktan ve kendimi savunma yapıyor hissetmekten, okulla ilgili istediklerimi tam olarak öğrenecek vakti bulamadan oradan ayrılmış olmaktan çok sıkılmış durumda olduğumdan artık konuşmak istemiyorum. Neyseki Ilgaz bu sene çok daha fazla şey anlatıyor. Öğretmenle iletişim bence bu nedenle çok önemli, tüm gün çocukla olan kişi öğretmen ve pedagoji bilgisi, eğitim durumu ne olursa olsun bence ne olup bittiği, çocuğun tavırları ile ilgili en sade bilginin verimli bir şekilde alınabileceği kişi o. Çünkü ben okulda uzman görüşü ve tedavi istemiyorum aslında, ben okuldan çocuğumun okulda ne yaptığı, nasıl bakıldığı, nasıl davranıldığı ve onun bunlara ne tepkiler verdiği bilgilerini istiyorum.

Tamamen fikir yürütüyorum, acaba Can kreşte hayatın acı gerçekleri ile tanışmış olabilir mi? Çocuklar arasında nasıl bir iletişim var acaba, çok itiş kakış oluyor mu? Belki nazik olmanın pek işe yaramadığını düşünmeye başlamıştır. Öğretmene kreşte nasıl davrandığını sordun mu? Sırf senin ilgini çekmek için de yapıyor olabilir bazı şeyleri.

Puzzle'lar konusunda, standart metodları uygulayan bir kreşte çocuğa özel bir yaklaşım beklemek çok zor. Keşke puzzle'lar birarada dursa ve kendi istediğini alabilse. Bu arada yaşla da ilgili olabilir, Ilgaz'ınki de kreşle bağlantılı mı bilmiyorum ama aynı dönemde Ilgaz'ın da puzzle'lara ilgisi azaldı. Bu aralar yeniden ilgilenmeye başladı.

Takıntılı biri olmadığını düşünüyorum. Bence çocuğuna hakim bir anne-babanın kreşe adaptasyonu çocuktan çok daha zor. Hemen her şeyin senin kontrolünde olduğu bir ortamdan bir anda hiçbir şeyin senin kontrolünde olmadığı ve hatta ne olup bittiği ile ilgili tabiri taizse bilgi kırıntıları alabildiğin, çocuğunun evdeki tavırlarından sonuçlar çıkartmaya çalıştığın bir ortamda buluveriyorsun kendini. İnsan sudan çıkmış balığa dönüyor. Evde olmasının daha iyi olmadığından eminin ama yine de hala çok zorlanıyorum.



hande

Teşekkür ederim Damla haklısın. ben şu anda Can'a okulda ne yaptın dediğimde "okulun arkasındaki tren garına gittik sonrada yukarısındaki helikopter alanına gidip, helikopterle Antalya'yı gezdik" gibi cevaplar alıyorum. öğretmenide sürekli "Can çok mutlu sevecen mükemmel bir çocuk her ortama ayak uyduruyor" diyor sadece ama hep ayak üstü konuşmalar yaptık öğretmenle, nedense öğretmenlerle başbaşa birtürlü konuşamıyoruz kesin birisi bitiyor yanımızda. önümüzdeki hafta öğretmeniyle özel konuşma talep edeyim ve içimi dökmeye çalışayım bakalım ne olacak? bu sefer kesin deli damgası yerim herhalde!! 

bu arada bir de Can'ın bu hayal gücünü öğretmenleri garipsiyor. "can çok ilginç hikayeler uyduruyor" gibi bir cümle kurdular mesela.  hayali arkadaşlarına biz bugüne kadar hiç tepki vermemiştik dolayısıyla bizim yanımızda bile çekinmeden Orfan'la ya da Soso ile konuşuyordu şimdi sadece odasında yalnızken onlarla sohbet ediyor. ben geçen "orfan nasıl" diye sordum " (odasında konuşuyordu) "öyle biri yok anne" dedi. şimdi okula gidip şöyle böyle yapmayın demek bana düşmezmiş gibi geliyor ama.... haklısın aileler için uyum daha zor nedir doğru olan bilmiyorum.


Aysegul_Yagmur_Irmak

Çok ince bir durum. Kendi çocuğum için de Can için de çok kararsızım. Ne zaman ve nasıl tamam bu çocuk "farklı" denilebilir bilemiyorum. Yağmur da artık epey konuşuyor, tüm renkleri biliyor, 3 kelimeli cümlelere geçti, her geçen gün kelimeleri daha düzgün telaffuz ediyor, şu daninonun meslek magnetleri sayesinde de epey şey öğrendi, ama bu normal mi, çok mu bilemiyorum. Daha çok erken sanırım.

Can için de diyeceklerim şunlar; bence Damla çok haklı, ben de onun gibi pedagog ve öğretmenin tavrından hiç hoşlanmadım. Bir insanın çocuğundan beklentisi ve tabiki gönderdiği okuldan beklentisi yüksek olur. Çocuğu oyalasın yeter mi dememizi bekliyorlar, çocuğa öyle ya da böyle birşey katmaları lazım. Ama biraz daha zaman verebilirsin Can'a da okuluna da. Hala okulu yetersiz buluyorsan yeni bir okul arayışına başla derim Hande.


Damla

Bu nasıl başarılır bilmiyorum ama bence iyi bir görüşmenin %75'inde okulda neler olduğu ile ilgili, mümkünse "çok mutlu" ya da "dikkat eksikliği var" gibi kavramsal konuşmalar değil, ya da yalnızca belki de aç ve uykusuz anına denk geldiği için bir arkadaşını ittiği, ya da söz dinlemediği uç örnekler üzerinden değil, ortalama bir zamanda ve günde, yemek yerken neler yaptığı, hangi oyunları daha çok sevdiği, hangi çocukla daha çok oynadığı, oynadığı oyuncağı toplayı toplamadığı gibi günlük şeyler üzerinden öğretmenin sana hem senin, hem de genel ortam hakkında daha çok fikir edinmeni sağlayacak anekdotlar öğrenmeye çalışacak şekilde kullanılmalı. Bir sonraki görüşmenize kadar öğretmeni de daha dikkatli gözlem yapar böylece. Farklı bir tutum beklentin olacaksa bile önce olabildiğince fazla bilgi edinmeye çalışmakta yarar var. Eğer kaygılarından emin değilsen ve acil bir müdahele beklemiyorsan, belki de doğrudan bunları gündeme getirmek seni okulda olan biteni öğrenmekten alıkoyabilir.

Ilgaz da okulu anlatma konusunda geçen yıl aynı Can gibiydi. Ben çok beceremesem de bu tür yöntemlerin daha etkin olduğunu düşünüyorum: http://www.kitubi.com/2010/01/12/ayk-budur-35/

Bu yıl çok daha fazla şey anlatıyor. Tam detaylardan emin olamasam da, neyi arkadaşından öğrenmiş, neyi öğretmeninden çok daha rahat ayırt edebiliyorum. Günlük bir sohbet sırasında anlattığı bir şeyin öncesinde, sonrasında olanlar, verilen tepkiler hakkında fikir edinebiliyorum. Tabi bu anekdotların ışığında ortaya çıkan ortam, kavramsal konuşmalarda ve sorunları konuştuğumuz görüşmeler sonrasında gözümün önünde canlanandan çok farklı. Kötü anlamında söylemiyorum ama farklı sonuçta, yanıltıcı. Geriye dönüp baktığımda, baştan iletişimi farklı kursam geçen yılı çok daha farklı ve huzurlu geçirebilirmişim ve bu okulla genel iletişimimi de etkilermiş diye düşünüyorum.


hande

yazını hatırladım Damla, hatırlattığın iyi oldu:)

Ayşegül sana katılıyorum çok ince bir çizgi bu.  tabiiki bir çocuğun erken konuşması onu süper zeka yapmaz ve ya süper zeka olmasınını bir anlamı varmıdır hayır! ama düzgün konuşması, güzel bir hayal gücünün olması ve bütün gün o düşük çenesiyle kafasında birşeyler yaratıp büyük bir heyecenla bunları anlatıyor olması benim çok hoşuma gidiyor ve oğlumun bütün çocukların aynı kalıba sokulduğu bir eğitim sisteminden geçip, özel yönlerinin körelmesini arzu etmiyorum o kadar. Belki geç konuşan bir çocuk bir matematik dehası olacaktırda benimkide bir edebiyatçı bir yazar olacaktır, amaç sadece mutlu olması ve zevk aldığı, yeteneği olduğu yönde gelişmesi değilmidir? şu anda bunun tam tersinide yazıyor olabilirdim. Oğlumun algılaması yavaş ve IQ su düşük olduğunada inanıyor olabilirdim. o zaman da amaç aynı olacaktı; bu hayattan zevk alması. zaten insanın yaptığı işten zevk aldığı sürece başarılı olması için IQsunun bir önemi kalıyormu sizce?

Benim ağabim süper zekadır. hiç çalışmadan derecelere girmiş 16sında üniversiteye başlamış ve ilk 10da ODTÜ yü bitirmiş birisi, ama geriye dönüp baktığımda çocukluğunda ne kadar çok hiç hak etmediği şeyleri yaşamış olduğunu görüyor ve üzülüyorum. bunları yaşamasaydı daha mı zeki olacaktı ve buna gerek varmı, hayır... ama sadece bu ona belki çok daha mutlu olmasını sağlayacaktıyı bu hayatta, bunu da düşünmeden edemiyorum.

Yalnızca bir pedagoga çocuğun bir sorunu olduğunda mı gitmeliyiz, farketmeden bir sorunun çıkmaması için gidemezmiyiz. Çocuklarımızın mutlu bir hayat sürmeleri için herşeyi yapmaya hazır olduğumuz konusunda samimi olduğumuzu anlatmak neden bu kadar zor? çocuğumun şöyle bir özel yeteneği var demek neden çocuğumun şöyle bir sorunu var demekten daha zor ve utanç verici? 


CiciAnne

herhangi bir test yaptırmak istemedim çünkü sonuç neyi değiştirecek bilmiyorum sadece okulda çocuğun yeteneğine göre biraz davranmaları gerektiğini düşünüyorum sınıfları sadece 6 kişi ve 2 öğretmen var.
-----------

Eğer çocuğunuz gerçekten üstün yetenekli veya olmaya adaysa doğru davranılmadığında bunun köreleceğini biliyor musunuz?

Çocuklar doğduklarında beyin kapasitelerinde çok büyük bir performansla doğuyorlar ve ailenin tutumuna göre 0-6 yaş arasında bu performansın kullanımı belirleniyor.

Belki gerçekten özel davranılması gereken bir çocuğunuz vardır? Bu testler sizin çocuğunuza tutumunuzu belirlemek için yapılıyor.



Cevaplamak için Üye ol