özel yetenekli çocuklar

hande soruyor: 9

Biliyorum kuzguna yavrusu anka görünürmüş o yüzden de yanlış bir kanıya kendi kendime varmak istemiyorum ama bana Can özel bir çocukmuş gibi geliyor. Çok erken konuşmuş olması, 21 aylıktan beridir güzel resimler yapıyor olması, hayal gücünün inanılmaz kuvvetli oluşu, yanlış yaptığı bir şeyi anlatır anlatmaz hemen düzeltmesi ve tekrarlamaması, şu anda çok düzgün cümlelerle çok net duygu ve düşüncelerini anlatmasıyla onun özel bir çocuk olduğuna inancım artıyor.

Benim için önemli olanın Can'ın hayatta mutlu olması ve kendine güvenen bir birey olması önemli. Henüz kreşe gidiyor olmasından dolayıda benim için orada sadece güzel vakit geçiriyor olması önemliydi.  

Öğretmenlerini seviyor ve okulda iyi vakit geçiriyor ama Kreşe başlamasıyla konuşması bozulmaya başlamış olması (r leri 2 yaşından beri çıkartırken son 2 haftadır y gibi çıkartıyor çoğunlukla ) ve renkleri unutmuş olmasından, okulda resim yerine sadece yaşıtlarıyla karalama yapıyor olması ve daha huysuz ve hırçın olmaya başlaması beni zaman zaman endişelendiriyor. Öğretmeni ile konuştuğumda" Can oldukça ileri ve biz sınıfta Can'ın seviyesinde hiç bir şey yapamıyoruz" demesiyle Okulun pedagogu ile konuştum. Can'ın sınıfı küçük yaş olduğundan henüz onlarla hiç görüşmemiş ve Can ı tanımıyor ama bana "acaba sizin çocuğunuzdan çok yüksek beklentileriniz mi var? eğer öyle ise bu çocuğunuza çok büyük bir zarar verir" dedi ve ben hiç birşey söyliyemedim. Bu durumda beni korkuttu. aslında öyle bir beklenti kurmuyorum ama acaba kuzgun anka hikayesimi diyede emin olamıyorum.

hiç bu konuların üzerinde durmayıp nasıl olsa birgün yeniden unuttuklarını öğrenecektirmi demeliyim yoksa Can'a daha uygun bir kreş arayışına mı geçmeliyim bilemiyorum. Nedersiniz? Sizce saçmalıyormuyum ne de olsa o sadece 33 aylık bir çocuk.


19 Cevap


Damla

Çocuğunun zeki olduğunu düşünen ailelerin çok dikkatli olmaları gerektiğini düşündüğüm bir nokta var. Bence bu konuda yapılacak bir hata, çocuğun geleceğindeki mutluluğu ve başarısı için iyi bir eğitim verememekten çok daha kötü sonuçlar doğurabilir.

İçinizde daha önce okumuş olanlar olabilir ama yine de bu soru altında linkleri bulunsun diye düşündüm: http://www.kitubi.com/2008/10/31/cocugunuzun-zeki-olmasini-mi-istiyorsunuz-ona-zekisin-demeyin/
(Tek cümle ile özetlemeye çalışırsam, çocuğu başarıya götürecek olan yetenek değil, kendini yetiştirebilme becerisi ve zekanın doğuştan gelen bir genetik özellikten geldiğine inanarak yetişen insanlar kendilerini yetiştirebilme, sınırlarını zorlayabilme becerilerini yitiriyorlar)


Aysegul_Yagmur_Irmak

Çok haklısın Hande, hayal gücünün yüksek olması çok farklı bir şey, ki bu dediğin gibi belki üstün zeka değil ama üstün bir yetenek olduğu bana göre apaçık ortada. Ve buna göre bir eğitim almasını istemen çok doğal, hatta doğru olan da bu. Yazık olur sonra onun bu yeteneğine. Abini de anlatmışsın, benim eşim de abim de üstün zeka mı bilmem ama zeki insanlardır, özel bir eğitim almadılar ama iyi öğretmenlere denk gelmişler, bu da bir şans. Bence bunları düşünmen bile senin ne kadar iyi ve ilgili bir anne olduğunu gösteriyor.


hande

Teşekkür ederim Ayşegül. iyi bir anne nin içeriğini henüz dolduramıyorum büyük olasılıkla ama iyi ve doğru bir anne olabilmek için hedeflerim var:))
 
Damla her han ve her saniye kitubideki o yazı aklımda, elimden geldiğince de uygulamaya çalıştığım bir yöntem. ayrıca çocuk sürekli kendisinden başarılı olması yönünde üstünde bir baskı da hissetmemeli.  tabiiki baskı yapılmıyor ama sık sık çok zekisin demek otamatikman bu baskıyı yaratıyor. Fakat bu konuşmaları % 100 engelleyemiyorum özellikle akraba çevremiz ve arkadaş çevremizde bir kalabalık içinde Can'ın yaptığı hareketler ve ya anlattığı birşey karşısında illaki çeşitli konular dönmeye başlıyor ve biz de farkında olmadan konunun içine dalıyoruz ki bu da hiç hoş değil.

geçen ay Can'ı okula götürürken Can bana "anne sen hemen git öğretmenimle benimle ilgili konuşmandan hoşlanmıyorum" diyince ayıldım! halbuki 2 dak. ayak üstü günlük şeylerden bahsediyoruz ki bu bile onu bukadar rahatsız ediyorsa kim bilir diğer konuşmalar onu nekadar rahatsız ediyordur.


hande

Nehir T kesinlikle size katılıyorum ama Antalya'da yaşıyoruz ve bir oyun grubu bulmak bile çok zor. elimizden gelenin en iyisini şu halde yapmaya çalışıyoruz. test sonucu atıyorum üstün resim yeteneği veya yüksek duygusal zeka çıktı sonuçta en az 4-5 yaşına kadar Antalya şartlarında bundan daha iyisini yapma şansımız yok. tek yapabildiğim bol resim kağıdı boyalar vs almak olabiliyor. denver testinin içeriğini tam bilmiyorum ama bu test bizim çocuğumuza tutumumuzu belirleyecekse ilginç olabilir.

kreşte bir sınıf ileri yazdırmakta çözüm değil çünkü çocuğun bir becerisi ileriyken farklı bir becerisi geri olabilir ve bu onda stres yaratmazmı acaba diye de endişe duyuyorum? Bizi çocuğa karşı davranışımızda doğru yönlendirecek birisine ihtiyaç duyuyorum aslında, keşke biri bana şunu yap desede bende uygulayabilsem ne rahat olurdu. kısım kısım bizden büyük arkadaşlardan kopya çekiyorsamda şartlarımız aynı olmayınca bazı konularda kendimiz karar vermek zorunda kalıyoruz:)



CiciAnne

Çevreniz ve şartlarınız ne olursa olsun, her zaman çocuğunuz için "daha iyisini" yapma şansınız vardır. Zaten çok zor şeyler değil talep edilenler; öyle özel gruplar, özel oyunlar falan değil, sadece daha çok gözlem ve araştırma. Mesela çocuğunuzun eline büyüteç verip bir bahçede gezdirmeniz ya da hayvanat bahçesine götürerek hayvanları izlemesini sağlamanız falan gibi...

Sizin çocuğunuza tutumunuzu etkileyecek derken; birden bire elinizde lekelenmemesi gereken bir cevher olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Halbuki olması gereken zaten bu.

Size haddim olmayarak bir tavsiyede bulunayım; karşıysanız ve beklentilerinizin yükseleceğinden korkuyorsanız test  yaptırmayın fakat ne yapmanız gerektiği konusunda kararsızsanız sizi yönlendirecek iyi bir pedagog bulun.

Bir de zekasına değil çalışmasına vurgu yapmaya çalışın zira "ben zaten zekiyim çalışmama gerek yok" yanılgısına çok çabuk düşüyorlar.


hande

2 haftadır yeni bir kreşe başladık. öğretmenimiz İngiliz.mantalite ve çocuklara yaklaşım çok farklı. sınıfı 2007 sonuyla 2008 başı çocuklarından oluşuyor. aralarında en fazla 4 ay var. 6 çocuklar. dersler tamamen ingilizce. eski öğretmenlerini çok seviyordu ve özlüyor onları görmek istiyor ama eski okulunda beni gördüğünde ağlayarak veya alel acele "hadi gidelim" diyen çocuk şimdi beni görünce içeri çağıtıp "gel anne bak burada ne var veya bak biz ne yaptık" diye çağrıyor. hiç sorun çıkartmadan gidip geliyor okuluna. belliki sıkılmıyor. Mesela Dönem başından beri her gün 10dk. makasla kesme çalışmaları yapıyorlarmış. yeni yeni 1-2 cm kesmeye başlamışlar. Marie Can'ın bütün kağıdı parça parça çok güzel kestiğini görünce ona kare üçgen gibi çizimler verip onları kestirtiyormuş. geçen gün elinde kestiği bir kareyle geldi. kendisiyle acayip grur duyar ifadeyle yakasındaki sticer'ı gösterip (üzerinde I am a really kind little person! yazıyordu) "ben gerçekten çok kind ım anne arkadaşlarımla herşeyimi paylaşıyorum" dedi. Bugünde bu hafta hiç ağlamadım yapıştırmasıyla gelmiş çok grurlu:))

son zamanlarda peydah olmuş ısırma huyu tamamen kayboldu. renkleri yeniden doğru söylemeye başladığı gibi mavi, sarı ve yeşili in ingilizcesinide öğrenmiş. daha huzurlu ve mutlu geliyor okuldan. 1 saatten fazla uyutmadıkları içinde akşam 9 diyince yatıyor:)))

okul değişikliğinden çok endişeliydim ama çok rahatladım:) öğretmenimizde ayrıca deneyimli ve çok tatlı bir bayan, ayrıca herşey çok doğal. yapılan hatalarda şakayla karışık çok güzel dile getiriliyor. mesela " bugün Can istemiyerek arkadaşını biraz tırnakladı ve çok üzüldü belki tırnaklarını kesme zamanıdır" gibi:))


Aysegul_Yagmur_Irmak

Hande, kreşiniz için ve Can'ın kreşine uyumu için çok sevindim, hep böyle güzel devam etsin. :)


CiciAnne

ikinizi de mutlu edecek bir sonuca ulaşmanıza ben de sevindim...


YesilAnne

Her ikiniz adına da bu kadar çabuk verim almanıza çok çok sevindim. Asıl soru konusu ile ilgili görüşlerimi de ayrıca yazacağım geniş geniş.



Cevaplamak için Üye ol