American Kids Çiğli-İzmir hakkında bilgisi / tecrübesi olan var mı? Acil!!

09/15/2011 21:20:00
banshee 5,5Y soruyor:

Selam herkese,

İzmir Karşıyaka da yaşıyorum ve kreş arayışındayım sözkonusu anaokulu için tecrübesi ve bilgisi olanlar paylaşabilir mi lütfen?? Ücret,sosyal etkinlikler,güvenlik vs konularında nasıllar? Kızım 27 aylık bu arada...

Şimdiden teşekkürler

Baby Jem Yükseltici Basamak Bebeğiniz artık banyoda ellerini rahatlıkla yıkayabilecek, klozete kendi oturabilecek. Kaymaz silikonl...


<12>
05/02/2014 08:47:00


10/20/2014 18:52:00

Geçen yıl oğlumu bu okula gönderdim maalesef...

Amerikan kültür kids Mavişehir İzmir şubesi hakkında :

1) 2-3yaş sınıfında ingilizce öğretmeni yok

2) 2-3yaş sınıfındaki 2.öğretmen aynı zamanda servis sorumlusu. 2.öğretmen servise çıktığında sınıfta tek öğretmen 12-14çocukla yalnız kalıyor.

3) Etkinlik fotoğrafları paylaşılmıyor.

4) Aktivite, faaliyet yok... Hep oyun hamuru, hep boyama. Bu kadar...

5) Küçücük sınıflarına 15kişi doldurmaya çalışırlar.

5) En kötüsü : bu yıl daha iyi olur düşüncesiyle 3hafta daha devam ettik, çocuklara hiç sosyal faaliyet yapmayan bu okul şaşırtıcı bir şekilde tiyatroya götürdüler. Götürmez olaydılar , 3 sınıfı bir okul servisine sıkış tıkış bindirip emniyet kemerlerini de takmadan çocuk tiyatrosuna götürmüşler. Çok şükürki oğlum konuşmaya başladı da bunların iğrençliklerinin farkına varabildim. Canlarımızı emanet ettiğimiz okul budur işte....

10/21/2014 18:35:00

Hanımefendi ben bu okulun bağlı bulunduğu şirketin ortaklarındanım. Size cevap hakkım olduğunu düşünüyorum, ve madde madde cevap vereceğim;

1) Tüm sınıflarımızda lisans mezunu ingilizce öğretmenimiz mevcuttur, dileyen dilediği zaman gelip SGK kayıtlarımızı talep edebilir, kanıt olarak saklayabilir.

2) Tüm sınıflarımızda biri ingilizce öğretmeni olmak üzere sürekli görev yapan iki öğretmenimiz mevcuttur. Günlük eğitim saatlerimiz olan 9/17 dışındaki zamanlarda çalışanlarımıza farklı görevler yüklemek okulumuzun takdirindedir. Tek öğretmenle yanlız kalma konusunda ise; 20-25 çocuğa sürekli sadece bir öğretmeni tahsis eden başka okullara baktıktan sonra fikir yürütmenizi tavsiye ederim.

3) Özel günlerimizin etkinlik fotoğrafları sitemiz üstünden paylaşılmaktadır ancak sair günlerdeki fotoğrafların paylaşılması kişilik hakları yüzünden (çocuklarımız da bu hakka sahiptir) daha zahmetlidir çünkü ilgili fotoğraftaki her çocuğun ebeveyninden yazılı izin almadan bunları her hangi bir medyada yayınlamak, şikayet halinde, suç teşkil eder. Dahası bağlı olduğumuz kurum da bahsettiğim sebeplerden dolayı hiç bir şekilde günlük etkinliklerimizin fotoğraflarını paylaşmamıza izin vermemektedir. Bu yüzden her etkinliğin fotoğrafı paylaşılamamaktadır.

4) Her kreşte yapılan faaliyet kadar hatta daha fazlası okulumuzda yapılmaktadır. Etkinlik ve ders programı sene başında genel merkezimiz takibinde ve psikoloğumuz denetiminde belirlenir, her ay bülten olarak ebeveynlere bildirilir. Bunun dışında ebeveyn talebi üzerine farklı aktivite yaptırmamız mümkün değildir.

5) Sınıflarımızın kapasitesi ve en fazla ne kadar olacağı sene başında tüm ebeveynlerimize bildirilir, bunun üstüne bir kişi bile alınamaz. Ayrıca bağlı olduğumuz resmi kurum tarafından sınıflarımızın fiziki özellikleri ve büyüklükleri denetlenmiş ve onaylanmıştır. Kurumun bize tahsis ettiği kontenjanı aşmamız mümkün değildir. Kaldı ki madde 2 de 12-14 çocuktan bahsederken bu maddede kendinizi tekzip edip 15 kişiye çıkıyorsunuz.

Diğer 5) 24 ay grubu psikoloğumuzun direktifiyle tiyatroya götürülmemektedir, geçen sene sosyal faaliyet diyerek kastettiğiniz tiyatroya gidilmemesi sebebi budur. 3 sınıf öğretmenleriyle beraber 40 kişiyi geçer ki aynı anda servise bindirilmesi fiziksel olarak mümkün değildir. Emniyet kemeri takılmadan yola çıkılması ise hiç mümkün değildir. 3 yaşındaki bir çocuktan, muhtemelen zorlayarak, aldığınız beyanlar ile resmi bir kurumu karalamak hiç de doğru bir davranış değildir.

Ayrıca bildirmek isterim, okulumuzu iyi veya kötü diye değerlendirmeden önce okulumuzun kayıtlı öğrencisine sahip olmanız gerekir ki bunun için de ödeme yapmanız gerekir. Bir ay boyunca hizmet alıp sonra bir lira ödemeden ortadan kaybolmanızı da bu yazıyı okuyan annelerin takdirine bırakıyorum.

Netice itibari ile şirketimiz bünyesindeki bir eğitim kurumuyla ilgili yazdığınız/yayımladığınız bu ve bundan sonraki her iddianız şirketimiz avukatınca takip edilecek ve değerlendirilecektir. Bilgi edinmenizi rica ederim.

Saygılarımla.

10/22/2014 19:38:00

Merhabalar,

Ben Mustafa Pekaçar, Candaş’ ın babasıyım. Mehmet Bey size ulaşabilmek için bu sabah yazınızı okuduktan sonra AKD KİDS Mavişehir Şubesini arayarak cep numaramı bıraktım ve aramanızı bekledim. Ancak geri dönmediniz, bende buradan cevap verme ihtiyacı duydum.

Öncelikle bir eğitim kurumu olduğunu iddia ettiğiniz işletmenizi savunacağım derken kullandığınız tarzı ve dili çok yadırgadığımı ve sizin deyişinizle buradaki annelerin takdirine bıraktığımı belirtmek isterim.

Biz geçtiğimiz Aralık ayından beri oğlumuzu sizlere emanet ediyor ve en az bizim kadar oğlumuza özen göstermenizi bekliyoruz. Öncelikle bu beklentimizden dolayı ANNE-BABA olarak, sonrasında da size ciddi paralar ödememizden dolayı MÜŞTERİNİZ olarak sizi eleştirmek ve cevap alamadığımız noktada sizin üzerinizde etkili olacağını düşündüğümüz tüm platformlarda bunu dile getirmek en doğal hakkımızdır.

Eşim ve beni yalancılık ve dolandırıcılıkla itham ettiğiniz yazınızda birçok cevaplanacak nokta olmasına karşın sadece iki konu hakkında burada yazı yazma ihtiyacı duyuyorum.

Öncelikle oğlumun ZEKA TESTİNE İHTİYAÇ duyup duyamayacağı konusunda yorum yapacak son insansınız. 3,5 yaşında çocuğun zekasını sorgulayacak şekilde yazı yazmak hangi zeka seviyesinin göstergesi gerçekten bilmiyorum.      1.

Gelelim YALAN SÖYLEMEMİZ konusuna; belli ki siz konuyu araştırmadan kafanıza göre kendinizi savunacak güzel bir hikaye yazmışsınız. Oysa ki sorular sorup cevaplarını dinleseniz ve yorumlasanız bu duruma düşmeyecektiniz. Biz ise her normal ebeveyn gibi oğlumuz söz konusu etkinlikten geldiğinde kendisine “Tiyatroda eğlenip eğlenmediğini” sorduk ve “Çok eğlendiğini” söyledi. Daha sonra “Peki oraya nasıl gittiniz” diye sorduğumuzda “Servisle gidildiğini” söyledi. “Peki kemer taktın mı” dediğimizde ise “kemer takmadığını, öndeki koltuğun arkalığını tutarak ve öğretmeni tarafından tutularak gittiğini” söyledi. Biz bunun üzerine; ilk önce Öğretmenini aradık ve “Candaş serviste kemer takılmadan gittik diyor, nedir bunun aslı” diye sorduk ve Öğretmen Hanım da Candaş’ ı doğrular şekilde “3 sınıf bir arada gittiği için sıkışıklık olduğunu, ve çocukların her biri için ayrı ayrı kemer takılamadığını ama kendilerinin ayakta durarak çocukları SIKI SIKI tuttuğunu” söyledi. Biz yine de emin olamadık okulunuzda görevli Psikolog Hanım’ ı aradık ve ondan da “seanslara yetişemeyiz düşüncesiyle patron tarafından tek seferde öğrencilerin götürülmesi talimatı aldıklarını ve sıkışık gidildiği” şeklinde cevap alınca olayın Candaş’ ın dediği şekilde olduğuna ikna olup okulunuzla ilişkimizi kesmeye karar verdik.

Buraya kadar anlattıklarımı Öğretmen Hanım ve Psikolog Hanım teyid eder etmez bilemem, sonuçta onlar sizin maaşlı çalışanlarınızdır. Ancak biz karı-koca üniversite mezunu insanlar olarak kiminle ne konuştuğumuzu ve bize ne söylendiğini çok iyi biliyoruz. Herkesi kendi vicdanı ile baş başa bırakıyoruz.

       2.DOLANDIRICILIK konusuna gelecek olursak; geçtiğimiz sene Aralık ayından Haziran ayına kadar 6 ay sizin müşteriniz olarak size her ayın 3’ ünde okul ücretini EFT ile ödedim ve bunun karşılığı olarak bana (Şirketime) fatura kestiniz. Bu kayıtlar sizde de bende de mevcuttur. Haziran ayı gelip de yaz tatili başlarken gelecek senenin kayıt parası adı altında bizden 550 TL aldınız. Oğlum bu seneye 29 Eylül Pazartesi başladı. Bu da demek oluyor ki 20 Ekim’ e kadar; yarım haftası bayram tatili olan 3 hafta okulunuza devam etmiş durumdayız.

Paranızın bu güne kadar ödenmeme sebebi eşimin yıl başlarken; eşinizle görüşerek ikinci yıldan dolayı indirim talep etmesi ve buna karşılık aldığı alternatif teklifi (fatura istemezseniz indirim yapabiliriz) iki haftadır yurtdışında olmamdan dolayı henüz muhasebecimle konuşup değerlendirmememdir.

Geçen sene her ay fatura kestiğiniz ve ödemesini aldığınız öğrenciniz için bu geçen zamanda neden fatura kesmediğinizi, sizin deyişinizle resmi kaydı olmadan neden okulunuza gelmesini kabul ettiğinizi, yine resmi kaydı olmayan çocuğu okul dışı etkinliğe neden götürdüğünüzü buradan yazacağınız yeni yazınızda cevaplamanızı rica edeceğim.

  Bununla beraber yine de size borcumuz olduğunu kesinlikle kabul etmiyoruz. 20 Ekim günü olay gerçekleşip çocuğumuzu okulunuzdan almaya karar verince takvime baktım ve çocuğumun sadece 13 gün okulunuza gittiğini gördüm. Geçtiğimiz Haziran ayında verdiğimiz 550 TL önkayıt parasının bu 13 gün için yeterli olduğuna karar vererek eşime başka ödeme yapmayacağımızı size bildirmesini söyledim. Tüm bunların yanında yazınızın sonunda dava açmakla tehdit etmişsiniz, bu tarz tehditler ile sonuç alamayacağınızı göstermek için bende elimden geleni yapacağım.

Mustafa Pekaçar


 


 


10/23/2014 02:38:00

Görüşleriniz ve olumlu/olumsuz eleştirileriniz için teşekkür ederim. Bundan sonra konuya müdahil olmama isteğim gelecekteki takibin avukatımız tarafından yapılacak olmasındandır.

12/19/2014 16:06:00

@mehmethgul 

Okulunuzda eğitim görmüş bir çocuğun ebeveynine vermiş olduğunuz cevap görünümlü ucube yazıyı okurken gerçekten çok huzursuz oldum. Bugün itibarı ile 2.5 yaşında olan bir oğlum var. Bu günlerde onu gönderebileceğim bir okul öncesi eğitim kurumu için araştırma yaparken rastladım verdiğiniz cevaba. Siz dahil her anne-babanın hissettiği gibi çocuğumuzun bizim hayatımızın en önemli parçası olduğunu hissediyoruz. Herkes gibi çocuğumuza sağlayabildiğimiz imkanların en iyisini sağlamaya çalışıyoruz. Hayatı yaşamak her geçen gün daha da zor hale geliyor. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada bu böyle. Eğitim anlamında çocuğumuza kendi nesli içinde olabildiğince iyi bir eğitim sağlamalıyiz ki şartları en azından eşitleyebilelim ve sonrası onun yeteneklerine ve çabasına kalabilsin. Ülkedeki en iyi eğitim kurumlarında eğitim alsa bile hiçbirşey bitmiyor aksine yeni başlıyor hayat mücadelesi. Çocukluk ve gençliklerinde eğitim anlamında eşit fırsatlara sahip olamamış fakat hayatta başarıya ulaşmış bir çok insan da var. O yüzdendir ki bir çocuk için aldığı eğitimin kalitesinden çok daha önemli bir şey var. Birçok anne-baba bunu doğru ifade edemez ya da eksik ifade eder ya da sadece hisseder ve bu konuda kaygılanır. Bazıları ise tam olarak farkındadır ve bunu arar. Bu önemli gördüğüm şeyi açıklamak için kendi hayatımdan bir örnek vermek istiyorum. Ben 2 çocuklu bir ailede abi olarak büyüdüm benden 4.5 yaş küçük bir kız kardeşim var. İkimiz de ilkokulu aynı okulda okuduk. Kız kardeşim 1. sınıfa başladığın da ben 5. sınıftaydım. Hayatım boyunca unutmayacağım harika bir öğretmene sahip olarak bitirdim ilkokulu. Çok çeşitli sosyal sınıflara mensup ailelere sahip, kültürleri ve zaman zaman dilleri bile birbirlerinden farklı çocuklardık. Ama öğretmenimiz Nezahat Hn. hepimizi öyle bir sevgiyle kucaklamıştı ki bu farklılıkların hiçbirini bir tekimiz bile hissetmiyorduk. Sınıftaki öğrenme seviyesinden tutun da ailelerinin gelir durumuna göre yedikleri yemekler giydikleri giysilere kadar bir çok farklılığa sahip çocukların hepsi birbirini ve öğretmenlerini çok seviyordu. İlkokul arkadaşlarımın tümü şu anda hayatta maddi-manevi imrenilecek konumdalar. Birçok ilkokul arkadaşımla hala görüşüyorum. Ve o günlerin üzerimizdeki olumlu etkilerini bugün bile hissediyoruz. İş hayatından kendi ailemizi kurduğumuz bugünlere kadar bile etkisi devam ediyor. Ve işin en güzel tarafı Nezahat Hn. bunu insanüstü bir gayretle yapmamıştı. Sadece her birimize elinden geldiğince kendi çocuğuna gösterdiği özeni göstererek ve bizi sevdiğini hissettirerek yapmıştı. Benim bu anlattıklarımdan Nezahat Hn.'ı çok farklı, milyonda bir rastlanacak çok özel biri gibi düşünebilirsiniz ama değildi inanın. Nasıl hiçbirimizin annesi gerçekte çok üstün yeteneklere sahip özel bir insan olmamasına rağmen bizim için dünyanın en özel insanıysa işte tam da bu yüzden Nezahat Hn. da o sınıftaki her çocuk için özeldi. 
İşte ben böyle bir ortamda ilkokuldan mezun olurken canım kız kardeşim aynı okulda macerasına daha yeni başlıyordu. Sanki hayatın bize yaptığı bir şaka gibi kız kardeşimin öğretmeni olan Ülkü Hn. (maalesef onun ismini de hiç unutmayacağım) ona emanet edilen çocukları 4'e bölerek oturdurdu. Bölümler şöyleydi. Sınıfın sol tarafı maddi durumu iyi öğrencilere sağ tarafı fakir öğrencilere ayrılmıştı. Çünkü öğretmen masası sol taraftaydı. Bu ayrım yeterli değildi elbette. Bir de çalışkan öğrenciler önlere tembeller ise arka sıralara oturtulurdu. Bu durumda ailesinin maddi durumu iyi ve çalışkan öğrenciler öğretmene en yakın sıralarda ailesi fakir ve tembel öğrenciler ise en uzak sıralarda otururlardı. Ve sık sık çocukları terbiye etme kisvesi altında ve sözde bazı alışkanlıklar kazandırmak adına çocukları sınıf arkadaşları önünde utandırıp kendi ellerinde olmayan nedenlerle yaptıkları şeyler yüzünden çocukları suçlardı. Örnek vermek gerekirse okula kirli pantalonla gelen çocukları diğerlerine teşhir edip tahtanın önüne dizer ve kirliler başlığı altında tahtaya isimlerini yazardı. Ertesi gün temiz pantolonla gelenlerin adları tahtadan silinirdi. Sınıftan Kemal adındaki bir çocuğun ismi ise kardeşimin anlattığına göre hep tahtada kalırmış çünkü Kemal'in ailesi fakir bir aile imiş ve giyecek çok fazla pantolonu olmadığı ve sık sık yıkanmadığı için Kemal'in pantolonu hep kirli olurmuş. Bu örneklerin tamamı kardeşimin büyüyüp yetişkin olduktan sonra anlattıklarına dayanıyor ve örnekleri çoğaltmak mümkün. 
 Yetişkin olana kadar o sınıfta yaşadıklarını bize anlatmadı. Kız kardeşimi çocukluğu boyunca hep çekingen ve yeterince zeki olmayan biri olarak gördük ve kabullendik. Bunu yazarken bile tüylerim diken diken oluyor ve vicdan azabı duymama engel olamıyorum :( Kardeşim lise çağına geldiğinde bir gün konu nasıl geldiyse ilkokul çağına geldi ve yaşadıklarını ilk defa o zaman bana anlattı. Sonrasında da defalarca bu konuyu hem sohbet etmek hem de dertleşmek anlamında konuştuk. Ve artık biliyorum ki kardeşimin çekingen ve zeki olmayan biri gibi görünmesinin en büyük sorumlusu ilkokul öğretmeni idi. Ailem ile birlikte benim ve bir psikoloğun yardımı ile yaşadığı bu travmayı atlatmasına yardımcı olduk. Ve şükür ki kardeşim bunu büyük anlamda başardı. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesini bitirdi ve büyük bir spor kulübümüzün çıkardığı dergide editörlük yapıyor şu anda. Ama zaman zaman hala sosyal yaşamında yaşadığı travmanın izlerini görüyorum. 

Sonuç olarak gelmek istediğim nokta şudur;

Biz anne-babaların eğitimcilerden beklediğimiz en önemli şey çocuklarımızın hiçbir şekilde ellerinde olmayan şeyler yüzünden kalplerinin kırılmaması, sevildiklerini ve hangi özelliklere sahip olurlarsa olsunlar okullarının sosyal ortamında kabul gördüklerini hissetmeleridir. İster 3 yaşında olsun ister lisede tüm eğitim hayatları boyunca bunu hisseden insanlar dünyayı yerinden oynatabilirler en azından benim inancım bu yönde. Ve bunu sağlamak gerçekten de hiç zor değil. Hele ki özel okullarda talep edilen ücretlerle. Ve unutmadan belirtmeliyim ki kız kardeşimle birlikte gayet mütevazi olanaklara sahip bir devlet okulunda okuduk ilkokulu.

Bu yüzdendir ki;

@mehmethgul isimli şahsın yazdıklarını okurken büyük üzüntü duydum.
Verdiği cevapların tamamında o veya bu şekilde kendisine emanet edilen çocuklara bir bankanın müşterilerine baktığı gibi baktığını görüyorum. 
Reklamlardaki banka müşterileri gibi her biri değerli ve özel , banka zor durumda hemen müşterisinin imdadına yetişen bir hayır kurumu , müşterilere sunulan imkanlar sınırsız, üstelik hepsi de müşterilerini düşünen birer melek. Bir de banka müşterisi olarak yaşadığınız deneyimleri düşünün bırakın başkalarının söylediğini sadece kendi yaşadıklarınızla baksanız bile. Herkes en az bir kere enayi yerine konduğunu kazıklandığını anlayıp bankalara hayır dualarını göndermiştir.

İşte aynen banka örneğinde olduğu gibi bu kişi de çocuklara SGK kayıtları,sözleşmeler, yapılan ödemeler üzerinden yaklaşmaktadır. Eğer gerçekten o işi yapmaya layık biri olsaydı halka açık bir ortamda gayet düzgün bir dille yapılmış bir eleştiriye eğitimden, çocukları anlamaktan çok uzak bir cevap vermezdi. Bu cevabı okuyan birçok insan kestirmeden bir insan nasıl bu kadar gerizekalı olabilir diye düşünecektir. Ama ben kesinlikle bu beyefendinin gerizekalı OLMADIĞINI düşünüyorum. Hatta herhangi bir test merkezinde zeka testi yapıldığında ortalamın üstünde bir zekaya sahip olduğu ortaya çıkabilir. Esas sorun sahip olduğu bu zekayı, eğitimde en önemli noktalardan olan insan psikolojisini anlama, ebeveynlerin kendilerine saygı ve hatalarına sabır gösterme konularında kendini geliştirmek için kullanmamış olmasıdır. Bu noktalara dahi dikkat etmeyen birinden yukarıda uzun uzun anlatmaya çaba gösterdiğim anlayışı beklemek çok anlamsız olacaktır. Bu eksikliğinden utanacağı yerde bir süre boyunca sosyal anlamda EBEVEYN olarak ekonomik anlamda MÜŞTERİ olarak ilişkide bulunduğu insanları halka açık bir ortamda tehdit etmekten çekinmemektedir.


@mehmethgul nickli kişiyi hiç tanımıyorum. Sadece burada verdiği 2 cevapla ülkemizde varolan bir zihniyetin cisimleşmiş hali oldu benim için. @mehmethgul benim yukarıda çizdiğim profile kesinlikle uymayan beni mahçup edecek kişilikte biri olabilir ya da tamamen uygundur. Bunu gerçekten bilmiyorum. Tek bildiğim bu yazının tek muhatabı @mehmethgul değildir. Onun verdiği cevaplar nezdinde aynı cevapları verme potansiyeli olan eğitim kurumu sahipleri ve yöneticileridir.

Bu yüzden neden bu işi yapıyorsunuz diye sormak istiyorum. İnsanların duygularına,düşüncelerine saygı göstermek zorunda olmadığınız en azından insanlara sadece maddi anlamda zarar verebileceğiniz bir sürü iş kolu var. Neden eğitim? İnsanlara manevi olarak en fazla zararı verme riskinin olduğu bir iş kolu size uygun mu? 

Lütfen gidin başka işler yapın yine paralar kazanın ama insanlara manevi zararlar vermeyin. 

12/19/2014 18:31:00

Sayın alper_gulkar, değerli görüşleriniz ve eleştirileriniz için teşekkür ederim.

<12>

Cevabın:


Soruyla ilgili tecrübelerini paylaşmak için giriş yapmalısın. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla.