İşe başlamak...

osssem soruyor: 3

arkadaşlar iki yıllık ücretsiz izin almıştım ama işe başlama kararı aldım.12. -18. aylık arası iş başı yapmış olcam tam tarihi belirlemedim henüz.benim kafamı kurcalayan bi kaç  şey var.bunları sizinle paylaşmak istedim.

1.kızımda şuan ayrılık kaygısı var bu ozamana kadar devam eder mi?ederse ne yapmalıyım?

2.bebeğimi emziriyorum hala ve hatta bebeğim emerek uyuyor.kıyamadığımdan ve iki yıl ücretsiz izin rahatlıyla kendi kendine uyumayı ögretmedim.işim gereği nöbet tutacağım(ayda 3 kez). benim olmadığımda huzurlu olsunlar babayla istiyorum.bunun için şimdiden neler yapabilirim.

3.bakıcı tutacağım.benim şuanda bakıcıdan beklentim merhametli olması bebeğimi sevgisini göstermesi benim belirlediğim şekildeki bakımını devam ettirebilmesi bebeğimle oynaması..vs tecrübeli annelerin acaba bu konularda bana önerileriniz ne olur?

birazda şimdiden yüreğim sızlıyor...başınızı ağrıttım uzuz uzun ama tecrübelerinize önerilerinize ihtiyacım var.şimdiden teşekkür ederim.

Bu soruyu cevapla

13 Cevap


HANCAN

kafanızı daha çok karıştırmak istemem ama bence kesinlikle kendi evinizde bakılmalı. herşeyden önce, orası onun alışkın olduğu, ait olduğu yer. ayrıca, siz kendi evinizde çocuğunuzla ilgili gerekli önlemleri hali hazırda almış durumdasınız ama başka bir evde, prizler kapalı mı,köşeler korunaklı mı, ona zarar verebilecek objeler kaldırılmış mı kontrol etmeniz çok güç. ayrıca evde onun için kurduğunuz düzeneği de (yatağı, mama sandalyesi, hatta belki alt açmak için spesifik bir alanı), hatta oyuncaklarını da yeni evde tekrar kurmanız gerek. aksi halde geçici ve eğreti çözümlerle idare edilmek zorunda kalınacak. bunu istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz örneklerle. ben anneme bile giderken birsürü şeyi taşıyorum (ya da daha ufakken taşıyordum), çünkü hazır düşünülmüş planlanmış bir düzen var, orada var mı ya da neyle aynı işi görebiliriz diye düşünmek bence daha zor. yapması zor biliyorum ama bu kadar çok kafanıza takmayın. henüz zaman varken araştırmaya ve düşünmeye başladığınıza göre iyi bir çözüm bulacağınıza eminim. iyi düşünün, herşey iyi olsun..:)


osssem

teşekkür ederim hancan kesinlikle size katılıyorum.benim bebeğim için oluşturduğum konfor sağlanmıyacaktır.sağlanamayacaktır.yavaş yavaş iyi düşünmeye güzel yanlarını görmeye başlıyorum:)şu memede uyuma işini halledebilsem halledemez isem?bu sorularda hal olursa derin bi nefes alıp daha net olacak.


pelinau

ossem, aslında biraz önce uzun bir mesaj yazmıştım ama oğlum sağolsun uçurmuş.


Öncelikle şunu söyleyeyim. 2 yaşına kadar tv istemiyorum demişsin. Evde ne yapıyorsunuz akşamları? ya da sen gündüz hiç tv açmıyor musun? çocuk için izole bir hayat mı sürüyorsunuz? Bana pek uygun değil bu. 

Ben kızımı sese alıştırma kararı almıştım. Bu yüzden sabah herkes gittikten sonra mutfakta radyom, içeride tv fatih portakal açıktır. bebeğim de zaten oturup izlemiyor ki. Bazen abisi kendi kanallarını açıyor. o zaman sese dönüp bakıyor ama yerde onu koyduğum oyun halısındaki oyuncaklar daha çok ilgisini çekiyor. ve bir de abisinin nidalarını izlemeyi seviyor. 

Daha önce demiştim öğretmnim diye. oğlum kreşe başlayana kadar küfür, kavga, haylazlık nedir bilmezdi. ama okuldan sonra herşey değişti. üstelik şimdi onların kendi aralarında konuştukları çizgi film karakterleri var. bunu kısıtlarsam, arkadaşları arasında kendini uzaylı gibi hissedeceğini biliyorum. evet çocukları korumalıyız ama bunlar da hayatın gerçekleri. bakıcının çocuğundan üç beş laf öğrenmesinden çekinirsin ama bak 4-5 yaşında ne laflar öğrenecek. yani şimdi bence sadece bakıcının çocuklarından çekineceksen hata edersin.

bu kadar ince elemeye gerek yok. sonunda su yolunu buluyor, eğer sağlam bir aileden geliyorsa çocuk için olumsuz herşey uçucu oluyor. ilk yıl kreşte öğrendiklerini ikinci yıl kreşte unutmuş, yeni şeyler öğrenmişti benim oğlum. 

bakıcı evine alırsa ne olur? gene çok dertlenilecek birşey değil gibi geliyor bana. şimdi böyle konuşuyorum tabii ama ilk çocukta ki halimi gören annem bu lafları ettiğime inanamıyor :)) benim 1 yaşında bulabildiğim bakıcı komşumdu ve gecekonduda yaşıyordu. İki çocuğu da ilkokula gidiyordu.  Ne oldu, oğlum için deli oldular. kocası oğluma forma yaptırmıştı. Şimdi başka şehirdeyiz ve hala görüşürüz. 

Bakıcının evinde güvenlik, düzen diye bir de o evi düşünmeye başlarsan artık çok yıpranırsın. Evinde baksa iyi olur ama kendisini mecbur eden sebeplerle ona bırakıyorsan da gözünde büyütme. Bakıcı da çocuk büyütmüş birisi. Sonuçta bu dünyaya milyonlarca insan geldi, büyüdü, yaşadı. Kendimizden pay biçelim. benim annem de öğretmendi. Bizi  bakıcının evine bırakıp gitmiş. hem de eskiden doğum izni 40 günmüş. 41 günlükken Vermişler biberonda muhallebiyi. Milupalar, chiccolar, priz güvenliği yoktu. İnsanoğlu her yere uyum sağlayabilen tek canlı. Bu nedenle kendi evinde düzeninde olmalıi, başka türlü olamaz, ne yapar bebek orda diye düşünürek kendini yıpratırsın. Bahsedilen evde de bir bebek büyütülmüş yani.

İş, çocuğa dikkat ederek onu kontrollü özgür bırakarak, iyi beslenmesini sağlamak. Zaten bu afacanlar kişiye özel muamele yapıyorlar.  Herkesin karakterini anlayıp ona göre davranıyorlar.

Sonuçta bu kişi aynı zamanda komşun, evde bir durum olursa gidip gelebilmeli. Çok naz niyaz yaparak da bakıcıları bunlatmamak lazım. Benim bakıcı arayışında komşuma söylediğim şuydu. Şimdi sana getirirdim ama kar kış kıyamet. hem de sabah ayazında yazık küçük bebek dedim. yaza doğru neden olmasın, büyüyecek, işin olur gider gelirsin, gerekirse senden alıp eve geçerim dedim. kadın da aynı şeyleri düşünmüş. Biz istiyoruz kki, nasıl bebeğimiz bizim dünyamız, herkes için de öyle olsun istiyoruz. yok bu kadar strese gerek yok.

Uyutma metodu diye birşeyim yok açıkçası. Üç ekolünde hiçbirine tam uymayan, öpmeli, sallamalı, okşamalı, odadan kimi zaman girip çıkıp, yanında oyuncaklarla filan sızdırma çabası benimki. Trcay Hogg bağımlılık nesnesi vermeyin diyor, verdim valla emzik de oyuncak da koydum. Yataktan alıp sakinleştirirken sallamayın diyor, salladım. Kim west okşayın diyor ama alıştırmayın diyor. okşadım. Ferber 5 dk sonra yanına gidin diyor, ben sadece emziğini yıkayıp bir su içecek kadar ayrıldım. yani artık iyice uyku bastırınca beni de görmedi uyudu. 

memeden ayrılarak uyuma işini mutlaka yapmalısın diyrum. biliyorum çok rahat, oh kendi yatağına uzan, gir içine, hem kokla hem öp hem emzir, yanında uygunsa sen de şekerleme yap. ama baktım ki bari gündüz ayakta sallamayla filan uyusun diye ben memeyi 3 saatte bir veriyorum. ekgıdaların sonrasına denk geliyor. uyumayla bağlantısını kopardım. tam birşey yapamadım bari onu yapayım dedim. :)) 

tabii burada başka fikirler de var, -iyi ki de var- sen gönlün nasıl akıyorsa, ona göre davranırsın artık. of çok uzattım. hepimize kolay gelsin.




Cevaplamak için Üye ol