İş Nasıl Bırakılır? İşe Nasıl Geri Dönülür?

mavisu soruyor: 3

Merhaba Sevgili Anneler,

Yaklaşık 1 ay sonra işe başlayacağım. Orasından burasından çeke çeke ancak bu kadar uzatabildim iznimi ve şimdi buhranlardayım. Sanki kalbimi mengeneler sıkıyor. Zırıl zırıl ağlıyorum kızımdan/canımdan ayrılacağım için. Çalışmayan anneleri görünce çok imreniyorum. Hele işi bırakanları görünce hayretle bakıyorum, nasıl becermişler diyorum. Ben bırakamıyorum işimi. Halbuki bayılmıyorum çalışmaya, köle olmak gibi geliyor. Uzun uzun okuyup, yüksek lisans filan da yapınca insan, etrafın baskısı da bir başka oluyor. Diğerleri ne der diye mi korkuyorum? Yok değil sanki. Parasız kalırız diye mi korkuyorum? Biraz evet, standartlarımız düşer ama ölmeyiz elbet. Galiba pişman olmaktan çok korkuyorum. Uzun zamandır çalıştığım işimin bir sürü avantajına sahip oldum. Şimdi onları elimin tersiyle itemiyorum. Bırakıp, bir gün geri dönersem sıfırdan başlama fikri korkunç geliyor. Yıllar sonra iş aramak... off çok zor.

Hiç özlemedim iş hayatını... Oysa ki O uyurken bile çok özlüyorum kokusunu. Ayrılık deyince gözlerim doluyor. Sanki en çok benim kucağımda huzurlu. Sanki kimse benim kadar iyi bakamaz ona. Sanki ben olmayınca hep üzülecek, hep özleyecek beni... Ben annemi özlerdim çünkü. Arkadaşlarımın anneleri çalışmadığı için kıskanırdım onları, buz gibi eve gelmek kocaman bir kızken bile incitirdi beni.

Çocuk bakmak zor işmiş. Çok yorucu ama bir o kadar da müthiş haz dolu.

Kafam karışık, anladığınız üzere ben de işe dönüş depresyonundayım. Nasıl atlatırım bilmiyorum?

Sahi nasıl döndünüz işe? Nasıl mutlu ettiniz kendinizi ve bebeğinizi?


13 Cevap



mavisu

İşe başlayalı 1 hafta oldu. Yeni tempoya alışmaya çalışıyorum. Delik deşik bir gecenin sonunda kalkıp işe gelmek çok zor. Ama taşınarak yolda kaybettiğim mesafeyi kısalttığım ve şimdilik 1,5 saat erken çıktığım için zannettiğim kadar çok zor olmadı. "Balım" ile olan hayatı akşamları 4-5 saate ve haftasonlarına sığdırmak... İşte bu kısım çok zor. Eve gelince uçacakmış gibi kollarını çırpışı ve kucağımdan inmeyişi... Öpmeye doyamamam... Kokusu...
Evet çalışmayı tercih ettim ama evde kalmayı tercih edenleri daha doğru buluyorum. Gerçekten de çalışınca kendine ayırıcak zamanın oluyor ama olmasa da olurdu. İnternete girebilmek, çayını soğutmadan içmek, yemeğini kucağında bir canlıcık olmadan yemek çok güzel... Ama ballı hayat daha güzel.
Ben eskilerin görüşünü destekliyorum galiba. Annenin yeri, kuzusunun yanı.
Her şeye alışıyor insan, doğru. Ama acaba alıştığımız ideal olan mı?
Bence en güzeli, bir yardımcı ile birlikte evde çocuk bakmak. Hem annenin nefes almaya zamanı olur, hem de kuzusunun her ihtiyacı olduğunda annesi yanında olur. Bunun için de baya bi zengin koca lazım galiba :) Hem sonra kuzu büyüyünce paralarla iş kurulur, annenin iş hayatı birikimleri de boşa gitmez. Ah beni ne mühendisler, ne doktorlar istemişti :p
Sirinegemen bence de her şeye değer bu yavrular. İranon insan seçimiyle mutlu olmayı bilmeli ama ben daha beceremedim ama haklısın. Scandinav, bakma sen diğerlerine. Bu senin hayatın. hep senden farklı düşünenler olacaktır. Eğer çalışmamayı tölere edebiliyorsan (ben beceremedim, onun için sordum bu soruyu) ne ala, çalışma. Edemiyorsan, gel çalışalım, her gün bıdı bıdı yaparız birlikte :)
Sevgiler...


seyma_eymen

yazılanları okudumda evet bebeğini bırakıp gitmek zor heralde ben bir iki saat dışarı çıkınca özlüyorum ama yarın birgün büyüdüğünde isteklerine cevap veremediğinde mutsuz olduğunu gördüğünde dahada üzülür insan ha bide keşke işim olsaydıda çalışsaydım 4 yıl boşuna okumuşum gibi geliyor okadar çok işsiz insan varkı bırakanı tebrik etmek lazım




Cevaplamak için Üye ol