BBC Kids Zone

fatos soruyor: 10

Merhaba


Oğlum 27 aylık oldu ve ben ingilizce adına birşeyler yapmak istiyorum. Dilim iki dilli yetiştirecek kadar iyi değil. Ama ilk kelimelerim kitabından gösterdiğim ingilizce kelimeleri öğrenmek hoşuna gidiyor. BBC Kids Zone setini çok yerde duydum. Acaba başlangıç olarak iyi bir seçim midir? Fiyatı yüksek olduğu için tecrübeleri öğrenip öyle almak istedim. Henüz dvd izletmiyoruz ama kısa kısa gösterebilirim diye düşünüyorum. Ya da başlangıç için önerebileceğiniz başka set ya da kitaplar var mıdır?


43 Cevap


mmmmm

evet, 4,5 aylik henuz.


Reyhannn

o zaman çocuğunuzla ilgili pek bir deneyiminiz yok diyebiliriz..kimin çocuğu ne kadar konuşur bilemeyiz?


mmmmm

reyhann,

sizce ben burda sahsa yonelik mi konusuyorum? Yani Fatos Hanim'a ve onun cocugunun ozeline yonelik yorumlar mi yapiyorum? eger oyle dusunuyorsaniz lutfen benim yazdiklarimi okumayin.

bu kadar kaliteli bir forumda laf yaristirmalara girmeyecegim kusura bakmayin.

selamlar


Reyhannn

laf yarıştırmıyorum ki, soru soruyorum sadece..benim çocuğum da 28 aylık ve benim de benzer sorularım var..ayrıca burada dil ile ilgili eğitim almış, mesleği olan insanlar var..bırakalım onlar konuşsun..


senem

Sevgili bsen,

 

Kaygılarınızın bir kısmını anlayabiliyorum. Sanırım siz anne-babaların hırs yapıp çocuklarına çok küçük yaşta kendi anadilleri pahasına İngilizce gibi emperyalistik bir dilin öğretilmeye çalışılmasına karşısınız. Bu esnada çocukların kendi ana dilleri olan Türkçe’yi yeterince öğrenemeyecekleri, İngilizce öğrenmenin Türkçe edinimlerine ket vuracağını düşünüyorsunuz. Eğer yanılıyorsam söyleyin lütfen. Yalnız şu var ki böyle birşeyin olmasını zaten, tanıyabildiğim kadarıyla başta Fatoş Hanım olmak üzere, hiçbirimiz istemeyiz. Evet, yukarıda bahsettiğim hırslara kapılan aileler de olmakla birlikte burada tanıdığım ebeveynlerin pekçok çoğu çocuklarının dil gelişimini düzenli olarak çouklarıyla birlikte okudukları Türkçe hikaye kitapları ile, düzenli sohbetlerle, şarkılarla, tekerlemelerle, oyunlarla zaten destekliyorlar. Çocukların birçoğu okulöncesi eğitim kurumlarına gidiyor ve burada zaten anadillerinde faaliyetler yapıyorlar. Bu konuda bir sıkıntı yok.

 

Ne yazık ki sizin yazdıklarınızda yanlış bilgilere dayalı çok iddialı genellemeler var. Çiftdillik pekçok formda gerçekleşeildiği gibi çocuk üzerinde bıraktığı etkiler açısından iki türlüdür: arttırıcı (additive) ve eksiltici (subtractive) çiftdillilik.

 

Eksiltici çiftdillik okulöncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara kendi anadillerini unutturacak, kendi kültürlerini ekikli hissetirecek şekilde ikinci bir dil kazandırmaya çalışarak olur. Örneğin ülkemizde, anadili Kürtçe olan çocuklara kendi anadillerinde eğitim alma imkanı hiç sağlanmadan doğruca Türkçe’nin öğretilmesi bu tür çiftdilliğe girer. Zaman içinde çocuk anadilinden utanmaya, çocuğun anadili zarar görmeye başlar. Üstelik bu şekilde eğitim gören çocukların büyük çoğunluğu ne yazık ki Türkçe’de hiçbir zaman anadili Türkçe olan çocuklar kadar başarılı olamamaktadır çünkü okuma yazma becerilerini hiçbir zaman tam anlamıyla oturtamazlar.

 

Arttırıcı çidfdillilik ise çocuğun anadiline ek olarak kademeli şekilde ikinci bir dille tanıştırılması, bu esnada kendi anadilini güçlendirmesine imkan tanınması ve kendi anadiline ve kültürüne değer vermesine olanak sağlanması şeklindedir. Erken yaşta çocukların çiftdilli olmaları bu şekilde gerçekleştiği sürece çocukların bilişsel, sosyal ve kültürel gelişimleri için son derece faydalıdır. İkinci bir dili öğrenmek ana dillerine zarar vermez, her iki dil birbirine karışmaz. Yakın zamana kadar araştırmacılar iki dili aynı anada öğrenen çocukların kafasının karıştığını düşünüyorlardı, oysa şimdi 2-3 yaşındaki bir çocuğun öğrendiği her iki dil sistemini de çok farklı ortamlarda sorun yaşamaksızın doğru şekilde kullanabildiğini biliyoruz. Önemli olan yaklaşımın doğruluğu ve her iki dile de yeterince destek verilmesidir.

 

Bütün bunları yazmamın sebebi sizin cevaplarınızdaki genellemeler. Aslında bizim durumumuzla pek de ilintili değil. Çünkü burada çocuğuna günde bir saat İngilizce kitap okuyan, arada çizgi film seyrettiren, ya da birlikte İngilizce oyun oynayan bir anne ya da baba zaten bu kadar az bir girdiyle çocuğunun çiftdilli olamayacağını bilmektedir. Burada hedef yalnızca çocuğunun kendi anadili dışında başka diller olduğunu da farketmesini sağlamak, biraz kulak dolgunluğu verip sesleri tanımasına olanak sağlamak, birkaç kelimeyi, basit cümle yapısını öğrenmesine yardımcı olmaktır. Tüm bu pratiklerin ileride çocuk yabancı bir dili sistemli şekilde öğrenmeye başladığında kolay bir geçiş yaşamasına yardımcı olması beklenmektedir. Bu esnada çocuğun ana dili kesinlikle herhangi bir sekteye uğramaz çünkü çocuk zaten gününün %90 dan fazlasını ana dilini duyarak, kullanarak geçirmektedir. Endişeniz olmasın.

 

Tüm bunlara ek olarak “gelismis buyuk ulkelerin hicbirinde cocuklar ortaokuldan once yabanci dil egitimine baslamiyor” demişsiniz. Bu konuda da “neyse ki” çok yanılıyorsunuz. Dünya üzerinde birçok ülkede pekçok ebeveyn erken yaşta birden çok dil öğrenmenin çocuğun bilişsel, sosyal, kültürel gelişimi üzerindeki faydalarını kavramış durumda. Herşeyden önce farklı diller öğrenmek başka kültürlere, bizden farklı olanlara karşı daha hoşgörüyle yaklaşmamızı sağlıyor. Bunun farkına varan dünya görüşü açık aileler çocuklarını mümkün olduğuna erken yaşta yabancı dillere maruz bırakıyorlar. Kaynak isterseniz birkaçını sıralayabilirim:

 

Multilingual Children’s Association: http://www.multilingualchildren.org/

Bringing Up Baby Bilingual: http://babybilingual.blogspot.com/

http://2languages2worlds.wordpress.com/Two Languages Two Worlds:

How can we raise a bilingual child?: http://www.babycenter.com/400_how-can-we-raise-a-bilingual-child_500340_1.bc

 

 

Tüm bunlara ek olarak blogumdaki şu safyafaları da ilginizi çekerse okuyun lüften:

 

Monolingualism is a curable disease: http://cikolatalipasta.blogspot.com/2010/11/monolingualism-is-curable-disease.html

 

çocuğunuza yabancı bir dil öğretirken....: http://cikolatalipasta.blogspot.com/2010/11/cocugunuza-yabanc-bir-dil-ogretirken.html

 

çocuğunuza yabancı bir dil öğretirken II...: http://cikolatalipasta.blogspot.com/2010/11/cocugunuza-yabanc-bir-dil-ogretirken-ii.html

 

Sevgiler

Senem



babu

Bu konuda damla'nin da kitubi'de cok aciklayici bir yazisi vardi. Kaynak onerileri de var.

http://www.kitubi.com/2009/09/10/cocuguma-ne-zaman-ve-nasil-ingilizce-ogretmeliyim/


mmmmm

Sanem Hanim Selam,

Oncelikle Turkce karakterler kullanarak yazdiginiz icin sizi tebrik ederim. Benim bilgisayarimda Turkce karakter olmadigi icin maalesef boyle eksik yaziyorum.

Yazdiginiz teorik bilgilerde bir yanlislik/eksiklik yok. Zaten kendim de bu kaynaklari okudugum icin cocugumu artirici bir sekilde 3 dilli yetistiriyorum (esim yabanci ve ikimize de yabanci bir ulkede yasiyoruz). Her ikimiz de guzel Ingilizce bildigimiz halde cocugumuzla herkes kendi ana dilinde konusuyor. Bizim sartlarimiz bunu gerektirdigi icin cocugumuz iyi ya da kotu boyle yetisiyor.

Ancak Ingilizceyi kendisi de konusamayan annelerin Ingilizce ogretmeye calismasinda bir cift dillilikten soz edemeyiz. Dolayisiyla "bilingualism" bizim burda konustugumuz konunun disinda bir olay. Cocugun haftada 1-2 saat Ingilizce dersi almasinda emperyalist gizli emeller oldugunu da idda etmiyorum. Soylemeye calistigim sey bunun bile Ingilizceyi ana dili gibi ozumsemis ogretmenler tarafindan yani anneden farkli bir insan tarafindan yapilmasi gerektigi cunku 2-3 yasinda bir cocuk dille kisiyi beraber kodluyor.

Yazdiklarimin oldukca acik ve secik oldugunu dusundugum icin fazla konuyu uzatmak istemiyorum. Kimseye "madem Ingilizce bilmiyorsunuz o zaman cocugunuza da ogretmeyin" demedim. Soylediklerimin ozeti "Turkceyi guzel ogretin ki baska yabanci dilleri ogrenirken zorluk cekmesin"

Ben gelismis ulkelerdeki egitimden bahsederken bildiklerimden ornek verdim. Mesela genel olarak Bati Avrupa'da yabanci dil egitimi ortaokul caginda falan basliyor. Burda ilkogretimde yabanci dil egitimi yok. Iyi ya da kotu onlarin devleti boyle uygun gormus. Biz de boyle olalim demiyorum ama herhalde dil konusunu bu kadar abartmanin anlami yok diye dusunuyorum. Zamani gelince nasilsa ogreniliyor(Ingilizce ve Fransizca'yi gayet iyi konusuyorum ve ikisini de 16 yasimdan sonra ogrendim) Sizin bildiginiz tek tuk ornekler varsa birsey diyemem ancak saglam genellemeler yapabilecek kadar uzun bir zamandir yabanci ulkelerde yasiyorum.

Saglicakla kalin


senem

Sevgili bsen (hanım ya da bey diye hitab edemiyorum, zira buradaki kimliğinizden hakkınızda herhangi bir bilig edinmek mümkün değil)

Ben 3-4 yaşlarındayken babam kırık dökük İngilizcesiyle benimle kelime oyunu oynardı. Bir koltuğa birlikte yatar odada gördüğümüz nesnelerin İngilizce ve Türkçesini söylerdik birlikte. Ne telaffuzu mükemmeldi babamın ne de kelime hazinesi çok genişti. Sonra ben o bildiğim kelimlerle gurur duyar, mutlu olurdum. Bu deneyimin bana kazandırdığı özgüvenin benim ilerde üniversitede 4 yabancı dil öğrenmemde, bunlardan 3ünde oldukça yetkin olmamda, daha ileride ise yabancı dil eğitimi alanında Amerika'da master ve doktora yapmama oldukça büyü katkısı vardır.

Çocuklar mekanik varlıklar değildir. En başta anne, babalarıyla, sonra büyükanne/baba, yakın ve uzak akraba ve arkadaşlarla kurdukları samimi iletişim hayatlarında önemli bir yeri vardır. Bir anne veya baba çocuğunu zorlamadan onunla birlikte herhangi bir yabancı dilde aktiviteler yapıyorsa ve bu her taraf için de besleyici ve keyifli bir süreçse bunun zararı değil faydası olacaktır.

Bu arada şu dosyadaki istatistiklerde, son yıllarda Avrupa'da yabancı dil eğitiminin orta okuldan ilkğretime kaydığını ve İrlanda dışında bütün Avrupa ülkelerinde ilköğretim seviyesinde en az bir yabancı dil öğrenmenin şart koşulduğunu göreceksiniz: http://epp.eurostat.ec.europa.eu/cache/ITY_OFFPUB/KS-SF-10-049/EN/KS-SF-10-049-EN.PDF


mmmmm

sanem hanim kisisel tecrubenizi paylastiginiz icin tesekkur ederim. zira benim de yaptigim o. bilindigi gibi insanlar birey olarak soz konusu olunca kesin dogru ya da yanlis yok.

Avrupa Birligi sayfasindan bilgi alip burda paylasmaniz guzel, ancak uygulama ile avrupa birligi yonetimi arasinda buyuk bir kopukluk var. Zaten haberlerden takip ediyorsunuzdur, AB nin fiili olarak dagilmasi konusuluyor. Yani bilimsel yayinlar veya AB direktiflerinin soyledigi seyler ile gercekte burda neyin ne oldugu arasinda akla kara kadar fark var. Bunun cok cesitli sebepleri var ve bunlara hic girmeye gerek yok, bambaska bir sohbetin konusu olur. Zaten Bu tur AB kararlarinin ulkeler icin bir baglayiciligi yok, onlar tavsiye niteliginde. Bu tur eksikleri gordugum icin su anda cocuklara anadilde artirici egitimi destekleyen bir dernek kurma girisimlerimiz var burda.

Hani siz Kurt cocuklarinin ulkemizde cok basarili olamadiginin ornegini veriyorsunuz ya, bence asil iddali genelleme bu. Ben negatif bir tutum gozlemlemedim ulkemde. Kiyaslama acisindan size tipik bir Hollanda ya da Belcika ya da Alman ya da Fransiz okulundaki tutumu anlatayim. Eger iki Turk cocuk okulun oyun bahcesinde aralarinda Turkce konusurlarsa ogretmenleri onlara ceza veriyor. Ogretmene cift dilin oneminden bahsederseniz size su cevabi veriyor "Biz cift dilliligi destekloyoruz, ama okul sinirlari icinde degil". Varin gerisini siz dusunun.


kiki

bsen,

Kürt çocukların eğitimde anadillerini kullanamaması ve bunun yarattığı sorunlar üzerine pek çok yayın mevcut, birkaç ciddi araştırma okumak isterseniz, buyrun:
http://www.disa.org.tr/files/images/dilyarasi.pdf
http://www.tarihvakfi.org.tr/tup/download/TV_final_rapor.pdf
http://erg.sabanciuniv.edu/sites/erg.sabanciuniv.edu/files/CiftdillilikVeEgitim.pdf




Cevaplamak için Üye ol