BBC Kids Zone

fatos soruyor: 10

Merhaba


Oğlum 27 aylık oldu ve ben ingilizce adına birşeyler yapmak istiyorum. Dilim iki dilli yetiştirecek kadar iyi değil. Ama ilk kelimelerim kitabından gösterdiğim ingilizce kelimeleri öğrenmek hoşuna gidiyor. BBC Kids Zone setini çok yerde duydum. Acaba başlangıç olarak iyi bir seçim midir? Fiyatı yüksek olduğu için tecrübeleri öğrenip öyle almak istedim. Henüz dvd izletmiyoruz ama kısa kısa gösterebilirim diye düşünüyorum. Ya da başlangıç için önerebileceğiniz başka set ya da kitaplar var mıdır?

Bu soruyu cevapla

43 Cevap


mmmmm

kiki,

konu farkli yerlere kaymaya basladi. bence gerek yok.

selamlar


mmmmm

kiki icin hamis: "bilimsel" arastirmalarla hersey kanitlanabilecek duruma geldi, tarih vakfi icin de bir dip not duseyim size: onlardan Osmanlica dersi aldim, hocamiz Sultan Abdulhamit Han'a "hain, devlet dusmani" dedi. Yayinlarini hic okudunuz mu bilmiyorum ama hic de Turk dostu sayilmazlar. Dolayisiyla onlarin herhangi bir arastirmasina bakma geregini duymuyorum


yuksel_

sayın bsen,
Çok ülke gezmiş, çok yurtdışında bulunmuş olmanız ve oradaki -doğruluğu yanlışlığı ayrı bir tartışma konusu olan- uygulamaları görmüş olmanız sizi haklı kılmıyor maalesef. Senem hanım da, Fatoş hanım da özetle şunu demeye çalışıyorlar: Zaten, bu sitedeki pek çok ebeveyn, çocuklarıyla kitap okuyarak, şarkılar, tekerlemeler söyleyerek, tiyatroya giderek vs vs yeterince anadil etkinliği yapıyorlar. Bu konuda hiç bir sıkıntı yok. Ama, kulak dolgunluğu olmasında, farklı bir kültür ve anlayışa aşinalık kazanmasında bir araç olarak ingilizcenin (ya da herhangi bir yabancı dilin, mesela fransızca, ya da arapça, ya da kürtçe, ya da ermenice ya da almanca, ya da ispanyolca, vs vs keşke bilsem ve hepsinden öğretebilsem) öğretilmeye çalışılmasında ne sakınca var, hiç anlayabilmiş değilim. Hiç bir çocuk, zaten bu kadarcık etkinlikle, 10-15 kelimeyle, saymayı öğrenmeyle çiftdilli falan olmaz. Ama yine de, bu yaşlar aynı zamanda çocukların herşeyi sünger gibi emdiği, verdiğiniz herşeyi havada kaptığı bir dönem. Ve çocuk bundan zevk aldığı sürece, anne-babanın uğraşmak için isteği, sabrı vs olduğu sürece beraberce bu tarz çalışmalar yapılması çok da güzeldir bence. Neye, neden muhalefet ediyorsunuz anlamak mümkün değil.
Mesela, 3,5 yaşındaki kızımla haftasonu bir resim ve modern sanat sergisine gittik...3,5 yaşındaki bir çocuğun o resimleri anlaması, yorumlaması, tabii ki mümkün değil, ama önemli olan da bu değil zaten, önemli olan o havayı soluması, böyle bir dünyadan haberdar olması, beyninde bir yerlerde bunların kodlanması, yer etmesi...muhtemelen bunları hiç hatırlamayacak ama aslında bilinçaltında çok önemli birşeyler etkilenmiş olacak...
çocuğunuzun 4,5 aylık olduğundan bahsetmişsiniz..3 yıl sonra bu dediklerinizi tekrar gözden geçirin ve sizden az biraz daha tecrübeli ebeveynler olarak dediklerimizi bir kenara not edin. Zira burası, birbirlerinin tecrübelerinden öğrenerek çocuklarını büyüten anne-babalarla dolu ve yazılanlar boş değil. sevgiler


 


sevra

Çok güzel bir tartışma. Arkadaşlara araştırıp, derleyip, harmanlayıp emek sundukları için teşekkürler.
Küçük bir örnek vererek olaya biraz mizansen katarak fikrimi de böylece belirtmek istiyorum.

İki yıl önce Alanya'ya annemi bir otelde ilk defa tatil yapmaya götürdük. Kızkardeşim ve 3.5 yaşındaki oğlu da geldi. Bir Rus turist sabahtan başlayarak havuzun kenarında akşama kadar içiyor, akşam yemeğine de kırmızı burnunu ve kırmızı suratını, kırmızı gözlerini alarak geliyor bir iki  lokma sonra odasına çekiliyor sabaha dek görünmüyordu.
Adamın bu durumu annemi çok içlendirdi. yufka yüreği kabardı da kabardı.
Bir kaç gün sonra havuzun kenarında yüzme bilmeyen annem ve içen adam yanyana oturmuş öylece duruyorlardı. durmak zorundalardı çünkü annemin yabancı dili yok. Kıvranıp duruyor ama. Ha bire bize soruyor "acaba adamcağızın ne derdi var" diye. Olayı duyan yiğenim "anneanne o ingiliz. Çünkü, bana ahvuzdayken değişik bişey söyledi. Biliyorum ben ingilizce söyledi. Ben no deyince güldü. Yes deyince de güldü. Red dedim yine güldü. Yellow dedim yine güüüldüüğğğ valla bak" dedi.
Yiğenim kreşte öğrendiği tüm ingilizce kelmeleri söylemiş ama sedece adamı güldürebilmişti.
"Bizim öğretmen de az ingiliz öğretmiş bize. konuşamıyorum adamla. göğsündeki o yara izini sormıyorum. belki motordan mı düştün ne demek teyzeee" deyiverdi.

Rusla çatır çatır konuşup anacağım senin için kaygılanıyor içme şu zıkkımı kardeş, gel okey oyna bizle" demek isterdim. Maalesef orta ve lisede aldığım Almanca kıt bilgim buna izin vermezdi.

Son olarak; sizin hiç Kürt arkadaşınız oldu mu?
Türkçe konuştuklarında "kıro" Kürtçe konuştuklarında "oralı" dendi mi?



neslihan_baysan

Merhabalar.
ingilterede yasiyor olmama ragmen bend sizler gibi ingilizceyi iyice benimsemesi adina yararli olacak bircok yontem denedim ama asagida belirecegim site/videolar kadar basarili olmadi hicbirsey,21 aylik oglum artik kliplerdeki hareketleri yapip sarkilara eslik ederek soylemeye basladi, ayrica bence heryas icin cok yararli.
1.youtube tan MOTHER GOOSE CLUB olarak sayfayi actiginizde bircok guzel paylasim mevcut, ozellikle twinkle, bus adli klipler buranin en bilindikleri arasinda ipki bizim kuvak vak gibi.gunde 2-3 defa izlediginde inanin gayet iyi ogreniyorlar
2.cbeebies kanali heryasa uygun ve super. linki http://www.bbc.co.uk/cbeebies/watch/cbeebieslive.shtml
3.sesli masal adli bi masal sitesi bulmustum, ingilizce masallar anlatiyor fazla cesit olmasada dinleyip kulak asinaligi kazanmasi icin bence guzel. linki:
http://www.seslimasal.net/ingilizce-masallar/hansel-and-grettel.html

umarim herkese yardimci olur,

sevgiler



senem

Kiki, kaynaklar için çok teşekkürler. Çok önemli belgeler bunlar. Görüşümüz ne olursa olsun hepimizin en azından göz gezdirmesi, nedir ne değildir hakkında bilgi sahibi olması gereken konular. Bu arada ilk verdiğin kaynak olan Dil Yarası'nı hazırlayanlardan bir tanesi dört yıl boyunca benim öğrencim olup çeşitli desler aldı. Çok ilgili, kendisini geliştirmeye çok açık bir öğrenciydi zaten, karşılıklı çok şey öğrendik birbirimizden. Şimdi de böyle güzel işlere imza atıyor :)

Sevra, bir dil bir insan diye boşuna demiyorlar :) Birisiyle anlaşmak isteyip anlaşamamak ne zor değil mi? Annenin içtenliğine, yeğeninin ingilizce bilgisini böyle hemen pratiğe dökmesine bayıldım :-)

Yüksel'cim, tam da söylemek istediklerimi ifade etmişsin, teşekkür ederim. Bu arada bir dahakine resime sergilerine birlikte de gidelim. Dali sergisi ne zamandır aklımda. Artık bizim minikleri normal hayatımıza entegre etmemizin zamanı geldi de geçiyor bile :-)


fatos

Burdaki yazışmalarımız neticesinde önce neden ingilizce öğretmek istediğimi bir anlatayım dedim :-) http://yagizlahayat.wordpress.com/2012/02/20/ingilizce-ogretmek-ama-neden/


mmmmm

Fatos Hanim Merhaba,

Blogunuzda cok ictenlikle ve guzel anlatmissiniz. Sizi cok samimi buldum onun icin de milyon tane isimin arasinda tekrar size yazmak istedim. Burasi bir akademik sayfa degil, onun icin birtakim bilgileri uzun uzun paylasma imkani yok. Tek bir soru sormak istiyorum: lutfen bana 3 yasindaki cocuklara Ingilizce ogretmeyi savunan 1 tane turk aydini, 1 tane akademisyen gosterin, cunku ben boyle bir insan bilmiyorum. sagcisindan, solcusundan, komunistinden, dincisinden nesinden olursa olsun bakin okuyun arastirin hatta mail atin bu insanlara ve sorun. Birtakim blogcular var, bunlar turk aydini sayilmamakla birlikte kimler tarafindan finanse ediliyor ya da bu isten nemalanan saftirikler mi bilmiyorsunuz. lutfen iyi arastirin bu konuyu.

birkac alinti yapmak istiyorum: "Hakikaten cocugunu 3 yasinda ingilizce konusulan yuvaya gondermeye kalkiyor millet! Demek ki bir yerden biz bu anne ve babalari dondurmemiz lazim" -Alev Alatli

"Turkiye kendi lisanini ogrenemeyen insanlarin duzeyine dusmustur. O bakimdan Turkiye halkinin icine girdigi girdap maalesef fecidir ve insanlar bunun farkinda degildir. Cocuk sahibi olan bu adamlara, yani velilere, ozellikle de parasi olanlara bu Ingilizce meselesinin cikmaz oldugunu maalesef anlatamiyorsun. Ben kac tane universitede hocalik yaptim. Bu lisan ogrenilemez diyorum..." Ilber Ortayli

Bilim + Gonul dusturumuz. Bilimle aklinizi gelistirmek icin matematige, gonlunuzu gelistirmek icin de Turkceye sariliniz : Oktay Sinanoglu

Bu boyle uzar gider. Hepsini yazamam. Lutfen okuyun, dinleyin bunlari. Insanlar bu konularda paneller duzenliyor. Bu cok yucelttiginiz bilingualism keske o kadar kolay birsey olsa. Bunun Cummings esik kurami felan var, yani ne demek su demek: cocugunuz iki dilde de belli bir esigi gecmedigi surece(ki cok yuksek bir esik, hatta iki esikten bahsediliyor) iki dilliligin sonuclari OLUMSUZ. Oyle 300-500 kelime Turkce bor o kadar da Ingilizce kelime ile cocukta dogru duzgun kimlik bilinci olusmaz. ancak kendini ilerde hintli gibi hissetmesine yarar o ingilizce. Diyorsunuz ki ekmek parasi icin gerekli. Olmaz, bundan ne kimse ekmek kazanir, ne dil ogrenir, ne birsey yapabilir.


Damla

mmmm, Benim blogumun da adresi verilmiş  ama o blogcular için yakıştırdığınız şeyler gibi bir durumum yok :) Dilsever bir anneyim sadece :)

Biz doğumundan itibaren çok dilli yetiştirmeye gayret ediyoruz, bildiğimiz ingilizceyi, ve çevremizde konuşulan bilmediğimiz dilleri de öğrenmesini destekleyerek. Mesela ben Rusça bilmiyordum, o 1-2 yaş aralığındayken birlikte aynı seviyede öğrendik. Şimdi birlikte o zaman dinlediğimiz şarkıları tekrar dinlemek, kelimeleri yeniden birlikte hatırlamaya çalışmak çok eğlenceli. İngilizce bilmeyenlere de her zaman çok tavsiye ederim bilmiyorum diye vazgeçmeyip birlikte öğrenmeye çalışmalarını. Dil olsun başka konu olsun, bilmediğiniz bir şeyi çocuğunuzla birlikte öğrenmek hem çocuk için çok motive edici, hem de anne-baba için de çok eğlenceli.

Ben de blogda yazdığım için son durumu aktarayım. Türkçesi zaten çok iyi. Bunu rahatlıkla ifade edebilirim, 5 yaşında olduğu için, hem öğretmeninin geri bildirimi, hem yaşıtlarıyla sık sık birarada gözlemleyebildiğim, hem de toplum içinde kendini ifade edişini gördüğüm için. Dil etkinliklerini o kadar seviyor ki öğretmeni bu yıl başında bilmece kutusundaki tüm bilmecelerin yanıtlarını ezberlediği için bilmeceleri değiştirmek zorunda kaldığını yazmıştı :) İngilizcede de ne öğretirseniz öğreniyor, o hafta kreşteki konuyla ilgili bir şeyler yapıyoruz evde, öğretmeni teşekkür ediyor, benim öğretmediğim kelimeleri de biliyor, çok ilgili, çok hevesli diye. Eminim kreşi ingilizce olsa tamamen şu anda günlük olarak kullanabiliyor olurdu. Okumayı öğrendikten hemen sonra ingilizce alfabeyi okumayı da öğretmeyi planlıyorum, zaten oynadığı oyunlar vesilesi ile bazı seslerin hem türkçe hem ingilizce okunuşlarını biliyor-merak ediyor. Böylece çizgi filmlerini ingilizce altyazılı izleyerek benim gibi günlük ingilizceyi yurt dışına gitmeden sökme imkanı bulabilir.

mmmm, bir de yazdığınız alıntıların kaynaklarını bulamadım. Mesela zamanında İlber Ortaylı ile şahsen de tanışmıştım, gerçi kendisi dilbilimci değil tarihçidir, ama öğrenilebilen bir dil için niye öğrenilemez desin, hiç anlam veremedim.

Velhasıl bence insanlar okumadan bilmeden el kadar çocuklara ingilizce öğretmeye kalkıyor önyargısını bırakın ve siz de iki yönlü okuyup öyle kararınızı verin. Öğrenilemez önyargısı ile çocuğunuzu bir dünyanın kitabından, kaynağından mahrum bırakmayın. İngilizce öğrenmek ana dili öğrenmeye engel değil, bilakis faydalı. Bu yazımda  GEO dergisinin çok güzel bir makalesi var: http://www.kitubi.com/2009/09/10/cocuguma-ne-zaman-ve-nasil-ingilizce-ogretmeliyim/


fatos

mmmm, yazdıklarınızdan sanki Türkçeyi tamamen dışlamışız, her yerde her zaman ingilizce konuşulmasını talep ediyormuşuz gibi bir izlenim uyanmış. Ben sadece oğlum bir dil öğrensin istiyorum, bu da benim de biraz bildiğim ve bu sayede öğretebileceğimi düşündüğüm ingilizce. Eğer çince bilseydim onuda tercih edebilirdim.
Benim de dilimizin yanlış kullanılmasını, içine farklı kelimeler katılmasına, turistik bir mekana girttiğimizde tüm tabelaların yabancı olmasına itirazım var. Ama bir bilgi öğrenmek, matematik, fizik gibi, ingilizce öğrenmek neden kötü olsun? Buna neden bu kadar anlam yüklüyorsunuz?
Kimler tarafından finanse edildiği belli olmayan blogculardan bahsetmişsiniz. Kimleri kastettiğinizi anlamadım ama oğlum doğduğundan beri farklı blogcu annelerden çok şey öğrendim ben. Özellikle cevap yazdığı için Damla'yı söyleyebilirim ki, aynı zamanda Nurturia'nın kurucusu olarak bana çok şey katmıştır.
Örneklerini verdiğiniz ve hepsini de severek takip ettiğim bu aydınlar nerede, ne üzerine bu sözleri söylemişlerdir bilemiyorum ama eminim hepsi birkaç dil biliyordur.
Ayrıca her dilin kendi zenginlikleri vardır. Nazım'ı Türkçe'den okumak nasıl bir keyifse, bir ingiliz ozanını dilinden okumak da öğle zevkli olmalı. Oğlum neden bundan mahrum kalsın ki...



Cevaplamak için Üye ol