Oğlum kendini savunmuyor

cococookie soruyor: 10

Merhaba Oğlum Aras 34 aylık. Aras tan 3 ay küçük Ali diye bir arkadaşı var. Aras'ı nezaman Ali'yle bir araya getirsem. Mekan farketmeksizin Ali oğlumu hırpalıyor. Bağırıyor. Hatta bir keresinde iki dakka arkamızı dönmüştük ki Ali oğlumun kafasına mandalinayı bulamış. Yakası paçası kaymıştı oğlumun. Önceleri zamanla birbirleriyle anlaşmayı öğrenirler diye düşündüm ve Ali'nin saldırganlık boyutu artmadan da müdahele etmedim. Aliy'le bu konuyu iki defa konuştum. Aras'a neden vurduğunu sordum. Aras'ın onu çok sevdiğini ama Aras'a vurursa Aras'ın çok üzüldüğünü ve gece kötü rüyalar gördüğünü söyledim. Ama Ali'nin bir kulağından girdi öteki kulağından çıktı. Okadar üzülüyorum ki bu duruma. Maalesef oğlumunu görüştürebileceğim başka arkadaşı yok. Ali'nin 5 ay önce bir kardeşi oldu. Muhtamelen yeterince ilgi görmüyor ve bundan dolayı agresif bir çocuk. Aras çok hareketli neşeli bir çocuk. Daha konuşmaya başlamamasına rağmen parktaki kendisi gibi agresif olmayan çocuklarla yaş farkına bakmadan çok güzel iletişime geçiyor. Ama Ali gibi agresif çocuklara karşı da kendini savunmuyor. Oğluma vurduklarında gözlerini kısıp utanıyor ve pasif kalıyor. Evde gayet hareketli ve özgüvenli bir çocuk. Ama Ali ve onun gibi bi çocuğun karşısında yavru kedi gibi oluyor. Resmen korkusundan donuna edicek pozisyona giriyor. Bu durum beni öyle üzüyor ki lütfen bana bir yol gösterin.


11 Cevap


mert_mert

bence oğlunuzu kendi haline bırakın.yönlendirme yapmayın ve hatta oğlunuzun yanında asla diğer çocuğa müdahale etmeyin.oğlunuz buna şahid olursa büyük ihtimal hep sizin arkanıza sığınacak.mesela belli süre görüştürmyin o çocukla.özlesinler birbirlerini.belki diğer çoçuk fazla ilgiden şıumarmışdır yada çok hareketlidir.yada sizin çoçuk ona göre daha durgun olduğu için bir zıtlaşmada olabilir.genelde hareketli çocuklar aynı model olanlarla anlaşırlar.yakın zamanda birşey geldi başıma 5 6 yaşlarında bir çoçuk elindeki sakız kutusunu gösterdi oğluma ama vermicem dedi.sadece ağlatmak için sanırım yaptı bunu.oğlum bir tane istedi karışmadım uzaktan baktım çocuk bu hareketi tekrar etti oğlum kutuya vurdu artık yanlarına gittim konuyu dağıtmak oğlumu almak için.büyük olanın annesi oğlum kendini savunsana neden vurduruyosun kutuna hakkını ara diye söyledi.yani vurma eğilimine itiyordu annesi.basit bir olayı bile kavgaya dönüştüren anneydi.belki sizin arkadaşınızda böyle birşey yapıyor olabilir.anneylede konuşun derim.


cococookie

Cevaplarınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Aras tek başına büyüyen bir çocuk. Yani benim ve eşimin ailelerimiz şehir dışında yaşıyorlar. Dolayısıyla çevremizde pek insan yok. Aras'ın anaokulu öncesi sosyalleşmesi açısından park dışında daha yakınen görüşebileceği bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu düşündüğümden dolayı Ali'ye anlaşma yolları arıyorum. Evet bencede benim oğlumda bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Yaşı gereği tabi bazı inatları ve paylaşmayı istemediği oyuncakları var. Ama inanın bunlar Ali'nin karşısında ortadan birden kalkıyor. Herşeyini paylaşan ve uzlaşmacı bir tavır takınıyor. Sanki beni sev beni kabul et dercesine bir tutum sergiliyor. Oğlumun o çaresiz kalışları yüreğimi parçalıyor. Oğlum utangaç bir çocuk değil. İlk defa gördüğü birine bile sarılan bir çocuk. Annesiyle konuşsam. Çok samimi değiliz. Ne diyeceğimi bilemem. Yanlış anlaşılmaktan korkarım. Oğlumu görüştürmesem mi acaba? bir de oğlumda ev tozu allerjisi olduğundan kreşe geç başlamamızı söyledi doktor. bu demek ki daha 1 sene daha kreşe gidemeyecek. off çok dertliyim


mert_mert

bence annesiylede pek muhabbetin yoksa başka çoçuklarlada arkadaşlık yapabilir.parkda vs heryerde olabilir.ali arasla anlaşamıyor olabilir belki başka bir dönem tekrar denerler.sanırım alinin annesi bu durumdan rahatsız olmuyor.yani sizin çocuğa vurması filan umrunda değil.annesininde bu tür bir durumda hayır olmaz o senin arkadaşın demeli.sanırım sorun sizd değil onda.sorunda değil ama frekansları uymamış..


cococookie

Aslında annesi hiç müdahele etmiyor değil. Mesela bir keresinde kaydırağın merdivenlerinde durmuş Aras'ın geçmesine izin vermiyordu. Önce müdahele etmedim daha sonra baktım Aras'ı iteklemeye başladı. Ozman yanlarına gittim ve Ali kaydırak ikinizin de oyuncağı. Şimdi çekilir misin? dedim. olmadı. Annene söylerim diye tehtid ettim yok. O arada annesi kardeşini emziriyordu. Ve sonunda Ali'yi eve götürmekle tehtid etti. Ve Ali sonunda çekildi. Kaydırağın tepesinde olabilecekleri tahmin ettiğimden önce aşağıda bekledim. Tahminim hiç boşa çıkmadı ve Ali Aras'ı aşağıya ittirdi.  Allahtan yetiştim de bi kaza olmadı. Çocuk resmen oğluma diş biliyor. Nedenini bi bilsem çözmeye çalışacağım.


araszay

Belki Ali evde yaramazlık yaptığında yada yemeğini yemediğinde annesi Aras i ornek gösteriyor olabilir bu nedenle hirsli olabilir oğlunuza Ali.



ihb

aybı sorunu bende yaşıyorum ama bizimkiler daha 19 aylık ve annesi en yakın arkadaşım:( yani her gün neredeyse görüşüyoruz.daha dün yüzünü tırmalamış oğlumun gözünün altı kanadı boydan boya yara oldu:( her fırsatta dövüyor hemde ciddi ciddi zarar vermeye çalııyor anneside anlamıyor ne yapayım diyor:( anneleride anlamıyorum kardeşim sen çocuğunun üzerine düşüyorsan titriyorsan herkes yapıyor bunu sinir oluyorum ben çocuklar olacak dedikçe o bak bak o da onu ittiriyor ondan vuruyor haklı diye birde sebepler çıkarmaya çalışıyor.bende görüşmemeyi düşündüm artık gözünü öyle görünce çocuğun titanik doğru söylemiş sorunlu bir arkadaştansa yanlız büyüsün ki bizde sizin gibiyiz ailelerimiz burada değil.


elifnazar

ben olsam Ali'yi düzeltmeye çalışacağıma oğluma birşeyler öğretmeye çalışırım.yani Ali ile görüştürmemek vs.bence çözüm değil.bu tür arkadaşları mutlaka olacak Ali olmazsa Veli olur.bugün olmazsa yarın olur ama mutlaka olacak.ve biz o Alilere her an müdahale edip onlarla konuşamayacağız.oğlunuzu yönlendirmek,ona birşeyler öğretmek lzım diye düşünüyorum.bu konuda bende çok endişeliyim.tam olarak ne yapacağımı aslında bende bilmyorum ama görüştürmememk çözüm değil ona eminim.


OZLEMDEM

Bizde oglumla malesef ayni durumlari yasiyoruz. Hic

Bir zaman aralarina girip müdahale etmiyorum. Anaokuluna

gidiyor ordanda bu sekilde geri dönüsler oldu. Kendini

saldiriya karsi savunamiyor. Eve gelen ark. larına oyuncaklarını

verıyor ve bır daha gerı alamıyor. Öyleki bir keresinde eve gelen

ark. ından ipadi alamamış yanında oturmuş izlerken çocuk

bunu bir itiyor kafasının üstüne parkeye düşüyor. Delirdim sinirden

ve anneside hala çocuğuna müdahale etmeyınce ben müdahale ettim.

Sonrada bizimki anne kız ona baba sende kız diyince dahada üzüldüm tabi.

Bir süre görüştürmeyi düşünmüyorum. Çünkü iş boyut atladı

ve oynarlarken başlarında beklemeninde doğru olmadığını

sanıyorum. Ama oğlumla ilgili bu konuda çok endişeliyim. Nasıl davranacağımı

bıilemıyorum. Öğretmenine söyle diyordum ama buda çok doğru değil. Sende

vur elinden çek gibi yaklaşımlarda uygunsuz. Ark. ıyla konuşmasınında çözüm olaca

ğını zannetmiyorum. Çünkü bazı çocuklar karşısındakinden güçlü

olduğunu düşündüğünde ve baskın karakterli olduğunda onunla konuşmasının çok işe

yaramayacağını düşünüyorum. Zamanla öğrenmesi lazımyoksa çok zorlaşacak durum


cococookie

Arkadaşlar cevap ve yorumlarınız için teşekkür ederim.

Bir grupta aynı soruyu soran bir anneye psikolog Üstün Öngel'in verdiği cevap: ( Direkt kopyalıyorum.)

Merhaba,

Ufuk adında 22 aylık bir oğlum var. Anne ve baba olarak sevgi ve ilgi dolu bir ortamda yetişmesine özen gösteriyoruz. Çalıştığımız için gündüzleri kendi
evimizde babaannesi ve dedesi onunla ilgileniyor. Televizyon kültürü oluşturmadık bu nedenle televizyon bağımlısı değil. Oldukça hümanist bir karaktere sahip. Çevresindeki hiçbir canlıya zarar vermiyor. Yaşanan bazı durumlardan dolayı bu duruma sevinmeli miyim üzülmeliyim açıkçası bir ikilem
içinde kaldım. 3-4 ay öncesine kadar oyuncaklarını paylaşmıyordu.Artık o konudada ilerleme kaydettik ve oyuncağı arkadaşları tarafından elinden alındığında fazla tepki vermiyor. Sürekli görüştüğümüz kendi yaşıtında arkadaşları var.Her görüşmemizde arkadaşları tarafından tekme atma , itme ,
göze dalma ,saç çekme ,ısırma gibi davranışlara maruz kalıyor. Bu davranışlar oyuncak yüzünden ve ya durduk yere olabiliyor. Bu durum sonucunda canı
acıdığı için ağlıyor. Ben her seferinde onu sakinleştirmeye çalışıyorum ve arkadaşının yanlışla bunu yaptığını söylüyorum. Ancak artık bu sözlerim onun
için inandırıcı olmuyor. Şuanda arkadaşına karşı önyargılı ve arkadaşının ismini söyleyip gidelim mi dediğimde yüz ifadesi değişiyor ve mutsuz bir
ifade beliriyor. Bu görüşmelerin gecesinde uykusunda rüyalar görüyor ve ağlıyor. Ben herzaman yanında durmama ve çoğuna müdahele etmeme rağmen boşluğuma geliyor ve % 100 zarar görmesine ne yazık ki engel olamıyorum. Sonuç olarak hem fiziksel hem psikolojik olarak zarar görüyor..
Öğrenmek istediğim oğlumun zarar gördüğü an karşılık vermemesi ve ya kendini koruma amacıyla uzaklaşmaya çalışmaması normal bir davranış mı? Bu tür durumlarda benim nasıl bir yaklaşım içinde olmam gerekli? Bu konuyla ilgili pedigoga gitmeli miyiz?

Yardımlarınız ve görüşlerinizi rica ediyorum.

CEVAP:

Bu yaştaki çocukların bu gibi durumlar yaşadıklarında
kendi başlarına çözüm bulmalarını beklememiz hata.
Çoğu zaman rehberlik etmemiz, kimi zaman da doğrudan
müdahale etmemiz gerekecektir.
Çocuğunuzla ilgili
yapabileceklerinize, izleyeceğiniz yaklaşıma ilişkin birkaç
şey söyleyebilirim, ama bundan önce bakmanız gereken
diğer çocukların tutum ve davranışları.

Çocuklar ilgiyle ve rehberlikle beslenirler. Ebeveynleriyle
kurdukları ilişki temeldir. Dünyaya karşı "güven
duygusuyla" yaklaşmanın yolunu, ebeveynlerinden aldıkları
temel güven duygusuyla bulurlar. Yavaş yavaş objelerle
ilişkiye geçtiklerinde, bilhassa oyuncakları ve "sahip
oldukları" diğer objeler üzerinden benlik duyguları da
gelişir.


Ancak kimi çocuklar (o saldırgan çocuklar
örneğin), ya ihmal edildiklerinden ("ihmal" bazen ebeveyn
çocuğun yanı başındayken de olur tuhaf bir şekilde) ya
şımartıldıklarından, sınırlarını öğrenemezler
ve benlik duyguları da olgunlaşmaz, dolayısıyla ikili
ilişkilerde, sosyal ortamlarda saldırganlığa yönelirler. Bu
çocukların özellikle anaokulu eğitimi sırasında (2
buçuk 3 yaştan itibaren), ilişkide karşısındaki bireye
saygı duymasını öğretmek şarttır. Anaokulu öncesi,
bunu o çocuğun anne-babasından bekleriz, bekleriz ama kimi
zaman bulamayız. Bulamadığımız durumda, bunu o anne-babaya
anlatmayı deneyebiliriz, ama bu çoğu zaman sonuç vermez. O
durumda yapacağımız tek şey maalesef, çocuğumuzun o
ilişkiden uzak durmasını sağlamak olacaktır.

Diyebilirsiniz ki, yaşamda bu gibi insanlar hep olacak ve biz her
seferinde kaçan, terk eden mi olacağız? Benim kişisel
cevabım (ebeveyn olarak da hasbelkader "uzman" olarak da),
gerekiyorsa evet, olacaktır.

(Tek evladımız Melodi şu an 14 yaşında. Biz Adana'da
yaşıyoruz, o İzmir'de bir okulda yatılı okuyor, bu sene lise
hazırlık sınıfında. Sakinliğini koruyarak her durumda
kendini savunmayı, gerektiğinde tepkisini göstermeyi biliyor.
Tüm çocukluk evrelerinde bu gibi durumlarda fiziksel
karşılık vermemesini, yakınında yetişkin kim varsa
-eğitmeni, biz veya bir başka yetişkin- durumu ona iletmesini
istedik kendisinden. O çocukla birlikte olmak, onunla oynamak zorunda
olmadığını anlattık. Eğer bu kötü davranış bir
eğitmen tarafından sergilenirse, o kişinin buna hakkının
olmadığını dile getirmesini ve en kısa sürede de bize
iletmesini istedik kendisinden. Bunun için gerekirse sınıfı
terkedip bize hemen telefonla ulaşabileceğini de söyledik.
İlkokuldayken bir kez kendi öğretmeni değil de, yan şube
öğretmeni böyle bir şey yapmaya yeltendiğinde, ertesi gün
okulda o öğretmen beni karşısında buldu. İlkokul
hayatında bir daha böyle bir şey tekrarlanmadı. Sözel bir
iki densizlik oldu, onda da önce kızımız kendisini savundu,
ardından biz ebeveyn olarak o densizliği yapan öğretmenin
karşısındaydık. Kimileri bu tavrımızın
çocuğumuzun "özgüvenini" zayıflatacağını, her
durumda sırtını bize yaslamaya çalışacağını iddia
etti. Ben de her seferinde aksine, özgüveninin "zedelenmeden" daha
da artacağını iddia ettim. Bugün yatılı okuyan
çocukların neredeyse hepsi her fırsatta (neredeyse her hafta
sonu) ailesinin yanına gitmek isterken (kimisi örneğin her
hafta sonu Ankara'ya gidiyor), Melodi hafta sonlarını kendi
başına planlayıp, gerektiğinde şehirde toplu taşıma
araçlarını da kullanarak, bazen tek başına, bazen
arkadaşlarıyla zamanını aktif ve verimli şekilde
değerlendiriyor. O bizi, biz onu özlüyoruz elbette
("özlemek" de nefis bir duygu ayrıca), ama bu özlem
bağımlılık içermiyor. )

Derya hanım, Ufuk böyle bir durumla karşı karşıya
kaldığında, siz de orada iseniz, müdahale edin bence.
Müdahaleniz, sert ve keskin olmamalı, en azından
başlangıçta. Önce o şiddet eylemini gerçekleştiren
çocukla iletişim kurarak, neden böyle yaptığını, böyle
bir şeye neden gerek duyduğunu sorabilirsiniz. Sonra rehberlik
ederek, gel bakalım hep birlikte oynayalım, şunu şunu
yapalım, ne dersin diye çocuğa ulaşmayı deneyebilirsiniz.
Eğer çocuğun anne-babası oradaysa (anladığım kadarıyla
tanıdığınız kişilerin çocukları bu çocuklar),
onlara da çocuklarına rehberlik etmeleri gerektiğini
hatırlatabilirsiniz. Ulaşamıyorsanız, bir iki denemeden
sonra uzatmayın terk edin. Tüm çocuklar, daha doğrusu tüm
ebeveynler böyle değil, neyse ki!.. Doğru rehberlik almış,
güzel büyütülmüş çocuklar da var, neyse ki!... Biz
bulabildik böyle aileleri, eminim siz de bulabilirsiniz.

Eğer, o çocuk ve ailesi hiçbir girişiminize olumlu yanıt
vermiyorsa,
o an orayı terk edemiyorsanız, o çocuğa
kararlı (ve biraz sert bir tonda) bunu yapmaması gerektiğini,
eğer yaparsa sizden aynı şekilde karşılık
görebileceğini söylemelisiniz.

Bir keresinde, Melodi 6 yaşındayken, üniversitenin sosyal
tesisinde yemekteyken, Melodi oradaki çocuklarla arkadaşlık
etmeye, oyun oynamaya başladı. Bir süre sonra, uzaktan takip
ediyordum, bir şeyler oldu ve Melodi yanımıza geldi.
Erkeklerden birisinin hem küfür ettiğini, hem de vurmaya
kalkıştığını söyledi. Sen ne yaptın kızım,
dediğimde, yaptığının yanlış olduğunu söyledim ve
senin yanına geldim, dedi. Onu da aldım yanıma ve o
çocukların yanına gittim. O arada ailesini de bulmaya
çalıştım ama bulamadım. Aldım çocuğu karşıma,
neden bunu yaptığını söyledim, gayet ciddi bir tonda. Eveledi
geveledi. Bana bak dedim, bir daha bunu yaptığını görmeyeyim,
şimdi efendi gibi yaptığın şey için özür dileyeceksin,
ve doğru dürüst oynamaya devam edeceksiniz. Özürünü
diledi, ve oyuna devam ettiler. Bir keresinde de yine benzer bir durumda
çocuk özür dilemeye yanaşmadı. Bak dedim, şimdi
örneğin ben sana vuracak olsam ne yaparsın, hoşuna gider mi?
Umursamaz bir tavır takındı. Peki dedim, bak birazdan sana bir
tokat vuracağım, görüyorsun ki senden büyüğüm ve istersem
canını fena halde yakarım, ne diyorsun, dedim. Tamam, vurma
dedi. Peki dedim, sen de kimseye vurmayacaksın, eğer vurursan,
beni karşında bulursun, ve bu kez sana tokat atayım mı diye
sormam, yapıştırırım bir tane. Kuzu gibi oynamaya devam
ettiler.

Ufuk'a, böyle bir kötü davranışla karşılaştığında
bunun o arkadaşı tarafından "yanlışlıkla"
yapıldığını söylemeyin lütfen. Bunun yanlışlığı
olmaz. O çocuk bunu giderek alışkanlık haline getirmiştir.
Ufuk'a, o çocuğun, doğru dürüst oynamayı
"öğrenmemiş" olduğunu söyleyin, bunu öğrenmesi için
sizin bir şeyler yapacağınızı da belirtin, ve yapın, en
azından deneyin.

Yanında durmama rağmen boş bulunuyorum ve bir şekilde zarar
görüyor, diyorsunuz. Kusura bakmayın ama, bu yaştaki
çocuklar için "boş bulunma" hakkımız yok. Boş
bulunmayın.

Öte yandan, büyükanne ve büyükbaba Ufuk'la ilgilenirken
nasıllar? Genellikle büyükler biraz korumacı
davranabiliyorlar. Çocuğu korumak başka bir şey "korumacı
davranmak" başka. Şöyle örnek vereyim: Sözgelimi
sokaktasınız ve karşıya geçeceksiniz. Elinden tutup, yolun
boş olduğu zamanı beklemek gerektiğini söylemek ve durumu
kontrol etmek çocuğu korumak anlamına gelecekken, karşıya
geçeceğiniz zaman çocuğu hemen kucağınıza alıp
karşıya geçmek "korumacı davranmak" anlamına gelecektir.

Ufuk o duruma düştüğünde kendini koruma amacıyla oradan
uzaklaşmayı da bilmiyor, bu "normal" mi diye soruyorsunuz, bir de.
"Bilmiyor" kelimesini ben eklemişim, şimdi yazdığınıza
bakınca gördüm, siz "uzaklaşmaya çalışmaması"
demişsiniz aslında. Her neyse, eklediğim "bilmiyor" kelimesi
cevabı da içeriyor. Ufuk'a bunu öğretebilirsiniz. Evde bunu
"canlandırma" yoluyla da yapabilirsiniz. Bir şeylerle oynarken,
siz o saldırgan çocuğu canlandırabilirsiniz ve bu durumda ne
yapacağını, seçeneklerinin neler olabileceğini onun da
bulmasını sağlayarak öğretebilirsiniz.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar...

dostlukla,

Üstün Öngel

Bu yazı 4672 kez gösterilmiştir.




Cevaplamak için Üye ol