sınır koyma yaptırım

elifozkan soruyor: 10

çınarın tanımlayamadığım bir sınır sorunu var. Nerde durması gerektiğini bilmiyor. Nereye gitsek başka bir çocuk oluyor. Koltukların tepesinden aşağıya atlayan, zıplayan, durduramadığım bir çınar oluveriyor. Biri onunla oynamaya kalksa hırslanıp vuruyor, çekiyor karşısındakini harap ediyor. neler neler…utanıyorum çoğu zaman. ilk yarım saat bu duruma izin veriyorum çok müdahale etmiyorum tabii başına bir şey gelecek diye korkarak geçiyor. Belki yorulurda durur diye düşünerekten. Ama sonra artık çok yorulduğunu da gördüğümden (ki bu hafta hastaydı ve 2 gün bir şey yemedi) yeter, dur, sakin ol, atlama komutlarına başlıyorum. Sakinlikten artık sesim yükselmeye başlıyor. Üstelik herkes gürültü ve hareketliliğinden yorulmuş oluyor. Ama çınar durmuyor. Beni çok üzüyor. Onu ancak kollarımın arasına alıp sıkıştırıp bağırınca duruyor. Bu da benim bütün moralimi sıfırlıyor. Sonra onu ağlatıp hırpaladığım için inanılmaz üzülüyorum. Tabii gittiğimiz yerde de hiç keyfim kalmıyor. konuşarak olmuyor ne yapacağımı şaşırdım. Neden bu kadar önü alınmaz bir hareketlilik içinde hiç mi yorulmaz, beş dakika dinlenmez. Tabiri caizse tam eskilerin dediği gibi çivi var altında oturmuyor iki dakika…ve hırçın şiddeti seviyor. onunla hiçbiryere gitmemek bir çözüm olabilirmi? biraz uzun oldu. benzer durumda olanlar varmıdır? yöntemleriniz nedir? (ilgili tüm kitapları okuduğumu da belirtmek isterim)


14 Cevap


senayc

Çocuğunuza SSınır koyma
Robert Jr. Mackenzei
önereceğim,eğer okumadıysanız. Ben okudum ve sizin anlattıklarınıza benzeyen süreçlerin bazılarını yaşıyordum, büyük kısmını çözdük. Her anne-babanın okuması gerek bir kitap.


CiciAnne

Ben çocukların -bir şey söylemek için- yaramazlık yaptığı görüşünde olduğumdan dolayı; tepki verdiği nedir, onu bulmak lazım diyorum!


aysesat

bende çoğu zaman aynı durumdayım..(kavgalar -vurma dışında)
ben çözümü ev gezmelerine gitmemekte buluyorum,,(çocuğu olmayan-bu durumu anlamayacaklardan bahsediyorum)

benim çocuğum bahçede başka bir arkadaş ve çocuğuyla görüşsekte aynısını yapabiliyor.sınır koymak mümkün değil..
zarar vermeyeceği ortamlarda bulunup,ikaz etmemekte buluyorum genellikle çözümü,

--bu durumunun geçici olduğunu düşünerekten---

yoksa bağırmak,anlatmak,tehdit gibi şeylerin faydasını göremedim


firavun

Sevgili Elif,
Nereye gitsek başka bir çocuk oluyor demişsin,evde nasıl durumlar?
Benim oğlumda çok hareketli ama evde ve dışarda çok farklı değil.
Herhangi bir oyun grubu yada anaokuluna gidiyor mu?
Sevgiler&kolaylıklar


yuksel_

elifozkan,

bir arkadaşımın oğlu 3 yaşında, çok benzer şikayetlerle ve hiperaktivite düşüncesiyle doktor doktor gezdiler ve sonunda cerrahpaşadan Ahmet Aydına gittiler. kendisi beslenme konusunda uzman ve günümüz beslenme alışkanlarıyla ilgili çok enteresan ve sarsıcı iddiaları var. şu linkteki yazı biraz ipucu verebilir:

http://www.nurturia.com.tr/groups/e04290c8-ec34-494e-b41e-9cf200049e0b/files

sonuç itibariyle bazı kan ve idrar testleri yapıldı ve ahmet aydının söylediği bir takım değerler ciddi oranda  yüksek çıktı ve çok sıkı bir beslenme diyetine başladılar. en son 2 hafta kadar önce görüştük ve inanılmaz düzelme var diye anlattı. parktaydık ve çocuk sakin sakin arabalarıyla oynuyordu.

yani, aynı şey midir bilemem, sadece çok dışardan bildiğim bir örnek üzerinden fikir vermek istedim. belki doktoru biraz daha araştırıp, kendiniz görüşüp bir karar verebilirsiniz.

kolaylıklar size,



didoba

Aynı sorunları yaşıyoruz ve çok bunaldım artık. pedagog tavsiyesiyle olumlu davranışları tasdikleme olumsuzları görmezden gelme metodu uyguladık o da kar etmedi. bu dönem bir de kardeş geldi. iyice zıvanadan çıktı. 

dün evimize gelen misafirin çocuğuna yaptıklarından sonra oturup ağladım, o derece. çocuğa nefes aldırmadığı gibi eline ne alsa " o benim" diye çocuğun elinden aldı. en son küçük oyuncak kutusunu çocuğa bir fırlattı, kutu çocuğun gözünün alt kısmındaki yumuşak dokuya geldi ve ufak bir yarık oldu. apar topar gittiler ve giderken çocuğun gözü şişmeye başlamıştı. 
artık görmezden gelinecek bir durum kalmadı yani. odasına yolladık tabi biraz da bağırdık. durumu anlattık yaptığının hata olduğunu vs...sanki biz hata dememişiz gibi bu sefer bize vurmaya başladı. 

Yukseltur ben linki açamadım. yardımcı olursan sevinirim. çıldırmak üzereyim artık!!!


elifozkan

yorumlarınıza çok teşekkürler...beslenme faktörü benim aklımada geliyor. gerçi çınar çok yemek seçen az yiyen bir çocuk ama mesela çerez çok yiyor yada çikolata. bunların olumsuz tarafları olabilirmi, yani ona çok enerji veriyordamı böyle bilemiyorum. doktoruna sorduğumda diyet bu yaşta tabii yemediği içinde sanırım olmaz dedi.
evde daha sakin. kreşte de şikayet yok. eskiden gittiğimiz yerlerde de daha iyiydi. ben bu sıkıntıyı son 4-5 aydır yaşamaya başladım. zaten doktorda kreşten şikayet yoksa bu hiperaktivite de değildir normal yaşının ve döneminden kaynaklanıyor geçecek dedi. ama sabır işi tabii.
birde bizimki bir hata yaptığında özürdilemesini, hata yaptım yanlışlıkla oldu demesini biliyor. ama tabii tekrar aynısını yapıyor. yani kurnaz...sanırım enerjisi çok ve atmak istiyor. mesela deniz
kenarında gayet sakin kendi kendine oynuyor. bilemiyorum. kafam karışık. ama çözüm olarak bende misafirliğe gitmemeye karar verdim. çocuğu olmayan anlamıyor uslu sakin çocukları olanlar daha da panik yapıyorlar. tabii öyle durumlarda karşıdaki çocuğa istemeden zarar verme ihtimalide çok yüksek. atlarken ya da elinden birşey alırken düşürüveriyor, çarpıyor...
tekrar teşekkürler...


Ulku

yuksel, beslenme ile davranislar arasinda iliski olmasi cok ilgincmis.
bu konuda daha detayli bilgi var midiri acaba bir yerlerde?


hulya_Oyku

Ülkü Öykü de şayet akşam saatlerinde çikolata benzeri bir şey yediyse- ki olabildiğince uzak tutmama rağmen olmuyor - inanılmaz hareketli oluyor ve uyutmakta zorlanıyorum...Enerji patlaması yaşıyor diyenler bile var..:))


yuksel_

https://www.nurturia.com.tr/groups/e04290c8-ec34-494e-b41e-9cf200049e0b?length=6

grubuna girerseniz orada dosyalar linkinin içinde görebilirsiniz. Metinden kısa bir alıntı:

Özellikle son 50-100 yıl içinde doğal olmayan, rafine edilmiş, işlenmiş ve katkı konulmuş gıdalar, margarin gibi kimyasal yolla katılaştırılmış, ayçiçeği, mısır gibi sıcak preslenmiş sıvı yağlar aşırı şekilde kullanılmaya başlanmış; buna karşılık taze sebze, meyve ve tencere yemeklerinin tüketiminde de belirgin bir azalma olmuştur.

 

Gen yapımız ve buna bağlı vücudumuzda gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar doğal olmayan yiyeceklerin tümü ile başa çıkacak yeteneğe sahip değillerdir.

Genler ve yiyecekler arasındaki bu uyumsuzluk yetişkinliğe gelindiğinde hali şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, müzmin yorgunluk, kanser ve osteoporoz (kemik erimesi) gibi son yıllarda müthiş artış gösteren çok sayıda müzmin hastalığa neden olmaktadır. Çocuklarımız ise, bu sorunları ileride yaşama riskini taşımanın yanında, günümüz diyetinin sorunlarını her gün yaşamaktadırlar: hiper-aktivite, öğrenme zorluğu, konsantrasyon sorunları, sosyalleşme sorunları, alerjik reaksiyonlar ve benzeri bir çok nedenini bilmediğimiz sorun.


...........

·         İkindi vaktinde veya akşam yemeği zamanı vereceğiniz  şekerli gıda çocuğunuzun anlamsız bir hareketlilik ve hırçınlık içine girmesine sebep olacaktır, ki bir sürü aile bu yüzden çocuklarını hiperaktif sanmaktadır. Hiperaktivite ciddi (ve nadir) bir durumdur, çocuklarını hiperaktif sanan birçok ailenin çocuğu muhtemelen aşırı şekerli gıda tüketmektedirler! 



Cevaplamak için Üye ol