kitap, güzel de..

okanumut soruyor: 10

Tamam çocuklarımıza kitap okuyalım, çok küçük zamanlardan itibaren..Birçok faydası var muhakkak.. (kelime hazineleri gelişir, kitap okuma alışkanlığı edinirler, hayal dünyaları zenginleşir vs..)

(Bundan sonrası tamamen kendi düşüncelerimdir, yanıldığım noktaları rahatlıkla düzeltebilirsiniz:))
Fakat benim aklıma takılan birşey var, kitaplardaki hiçbir nesne, hayvan vs.. gerçektekine bezemiyor! Yani mesela gösterdiğiniz kediye bakarak sokaktaki kediyi görünce anımsayabilecek bebek/çocuk olduğunu düşünmüyorum..veya çamaşır makinesi..uzaktan yakından alakası yok gerçeğiyle..oysa biz parmağımızla resmi gösterip, nesnenin adını söylüyoruz..
(bir de yok 2 boyut, 3 boyut meselesi var ki ona hiç girmiyorum..)
Sorum:1.Amaç (kitap okurken) sadece bir takım kelimeleri telaffuz etmek midir? (zira o çzimlerden pek birşey öğrenilemez..)
           2.Çizim olmayan, gerçek resimlerden oluşan kitap önerisi?


12 Cevap


YesilAnne

Okanumut,
Doğanegmont yayınlarının Hayvanlar, Renkler vs.. ufak kitapları var. Resimler gerçek.

Bir de size 'Net Çocuk Yayınlarının İlk Sözcük Kitabım' ı tavsiye ederim. Bu kitapta, hayvanlar, sayılar, şekiller, renkler,eşyalar, giysiler, vb... kategorileri bir kitapta toplamışlar ve hepsi gerçek resim. Bu kitap bizim işimize çok yaradı.

Gruplar kısmında da çocuk kitap ve dergileriyleilgili gruplarda da kitap önerileri verilmişti. O gruplarada bir göz atmanı tavsiye ederim.

Bahsettiğim kitapları ve başka çeşitlerini de D&R' da bulabilirsin.

Sevgiler.


ikicocukannesi

var var olmaz olur mu,

dogan ergomat yayın evi, ilk yavru hayvanlar serisi, bunun yavru kopekler isimli olanı da var ama bizde abla pek ragbet gostermedi yavru kopeklere,

sonra yine ilk ansiklopedim var o da ykb'nin olmalı eve gidince bakarım yayınevine, simdi hatırlayamadım. bu ikisi gercek resimlerden olusuyor.

lakin sizin yas aralıgınıza tavsiye edecegim dokunmalı kitaplar. elleri ile dokunmalı bebekcik. pisi kedi serisi lara jones yazarı. her sayfada farklı bir obje var, mesela bir sayfada hamur yapıs yapıs, bebek dokununca yapıs yapıs oluyor eli, baska bir sayfada onluk kuması var, kuması elliyor, baska bir sayfada fırın eldiveni putur putur ona dokununca sasırıyor. cocugun oral donemine hiatben guzel:)

kitap konusunda soyle demeli, ne kadar erken o kadar iyi. cizimler de de kaliteye bakın. once siz inceleyin. gercege yakın olanları tercih edin derim nacizane...zira inanılmaz guzel cizimler var, ben bile bayılıyorum:)

hoscakalın. 


esraozlem

okanumut Ada'nın favori kitaplarını aşağıdaki linkte paylaşmıştım.

http://www.nurturia.com.tr/groups/thread/43d5320f-19ff-4a72-a8bb-9d2a015bb784/1/favori-cocuk-kitaplariniz

Bir çoğu gerçek resimlerden oluşan kitaplar.  Yaş dönemine göre gruplandırdım. Ben hepsini tavsiye ederim :)

Ayrıca çocuklar bence taklit ve telkin yoluyla öğreniyorlar. Yani çamaşır makinası olduğunu siz çamaşır makinası dediğiniz için öğreniyor ama kitapda eciş büçüş bir resim de olsa, gerçeğini gösterdiğiniz zaman kafasındaki imge gerçeğiyle yer değiştiriyor. Kaldı ki belli bir döneme kadar (bizde 1.5 yaş oldu) zaten gerçek resimlere çizgi hallerinden daha fazla ilgi gösteriyorlar. 

Bizim kitap okuma yöntemimiz ise şöyle. Kitap okumadan kastım, aslında onun yaşına uygun her türlü dergi, broşür, katalog, gazete, kitap incelemesi, kucağımıza alıp bir öyküyü baştan sona okumamız, ya da ilk sözcükler tarzı kitaplarla "bu ne/şu ne? " şeklinde karşılıklı birbirimize sormamız, sadece resimlere dayanarak hikaye uydurmamız, canlandırmalar yapmamız, kitaplarda/dergilerde gördüğü nesneleri, hayvanları, mekanları, vs. gerçek hayatla bağdaştırmamız, kimi zaman bunu sadece sözel olsa da genelde görsel olarak yapmamız.


okanumut

Çok teşekkür ederim yeşilanne ve ikiçocukannesi.. 


okanumut

ve de esraozlem..(aynıanda yazmışız:))



ozguranne

Okanumut, 


Aynı konu beni de düşündürtüyordu. Ela'nın hem gerçek resimlerden, hem de çizimlerden oluşan kitapları var. Ve şu ana kadar havhav konusunda hiç yanılmadı. İster çizim, ister resim olsun. İnsan beyni denen şey gerçekten çok güçlü. "Kızım hani köpek" dediğimde, oyuncak köğeğini, sokaktaki köpeği, flash kartlardaki çizim köpeği, gerçek köpek resminiii hepsini getiriyor. Muz resmi görüyor, gerçek muz getiriyor. Fil resmi görüyor (gerçek) sonra oyuncak mor filini getiriyor. 

Yapay zeka konusunda çalışmıştım masterdayken. Orada yazılım kullanarak bir programı "eğitmeye" çalışıyorduk. Eğitmek resime bakıp onu ezberlemekten ziyade onun özelliklerine göre sınıflandırma gibi oluyordu. Mesela Fil nedir, "uzun hortumu olan şey". Kedi nedir "bıyıkları ve tüyleri olan dört ayaklı küçük şey" gibi. 

Şunu da düşünüyor insan. Köpek bi tane değil ki. Küçük, büyük, altın renkli, çeşit çeşit köpek. Hiç biri  birbirine benzemiyor. Biz fotoğrafları ya da çizimleri gösterip isimlendirdikçe, o kafasında kavramsal bir harita oluşturuyor.

(Bu kadar yazdım ama kendi eşimi ikna edemedim henüz, fotoğraf gösterelim diyor o da. Hatta belgesel izletelim diyor da tutuyorum daha çok küçük)


ozguranne

"Geçen köpek dedim sokaktan tutmuş getirmiş" gibi oldu, pardon. Yani biliyor demek istedim hehe:)


Berk

sanırım kitap okumanın ya da resim göstermenin bir başka yararı da çocuğu dile aşina hale getirmek. normalde bebeklerle bol bol konuşmak öğütlenir. biz de vırvır konuşup duruyoruz, ama kitaplara referansla konuşmak, dilin kullanımını, vurguları, özgüranne'nin dediği gibi kavramsal harita yaratma işini belirli bir bağlam içinde yapmamıza olanak tanıyor.

en nihayetinde, allah muhafaza bir zihinsel sorun yoksa, hiç bir çocuk yaşı ilerlediğinde kediye fil demiyor. bunun ne kadar erken öğrenildiğinin çok önemi olduğunu düşünmüyorum. önemli olan bebeği yormadan, zihnini allak bullak etmeden, farklı tecrübelerle tanıştırmak.


ikicocukannesi

cemile'ler harika, oneririm kesinlikle.

ozellikle wc egitimide, uyku duzeninde, oyuncak paylasımında biz cok faydasını gorduk,
cemile'ler 2 yas ustu icin minik bir hatırlatma:)

sevgiler.


Damla

Nasıl bilmiyorum ama çok acayip bir şekilde tanıyorlar cisimleri.

Mesela Ilgaz 1,5 yaşından küçüktü, iki günlüğüne Bolu'ya gittik. Ilgaz heyecanla nına-nö diyor. Ne dediğini anlamak için bakındık bakındık, biz bakınırken bir traktörün sesi geldi, oğlum daha heyecanla daha hızlı tekrar edip parmağıyla gösteriyor. Eşimle dilimiz tutuldu. Düşündük taşındık ve daha önce traktör görmüş olamazdı. O aralar çok sık okuduğumuz bir kitapta da traktör vardı. Ve traktör de gayet sevimlileştirilmiş bir çizimdi, fotoğraf değildi.

Şu tür şeyler de çok olur, mesela bir şey alınır eve yeni, atıyorum Ilgaz'a diş fırçası. Ilgaz koşa koşa bir kitap getirir, ben o cismin kitapta olduğunu bile farkında değilimdir, kitabın karışık bir sayfasında bir köşededir (ben bu karışık gözüken, karikatür havasında kitapları çok seviyorum ve analitik zekaları için de çok yararlı olduğunu düşünüyorum), biz hayret ederiz her seferinde.

Çocuklar kitaplardan şahane şekilde öğreniyorlar. Büyük konuşmayayım ama Ilgaz'ı yetiştirişimde, aldığım ürünlerde neyi sorgularım sorgularım da çok kitap almış olmamızı ve onun kitap okuyarak geçirdiği vakti sorgulamam.



Cevaplamak için Üye ol