Dağınıklık

nurturia soruyor: 6

Üye kendi isteğiyle Nurturia hesabını kapatmıştır.

Bu soruyu cevapla

6 Cevap


Saduman

ilk başlar da canım bu duruma sıkılmıyor değill di,sanırım kendimce bulduğum bahanelerle bu duruma alışmaya başladım.iki çocukla herşeye yetişmeye çalışmak yeteri kadar yorucu . sabiha paktuna söylemişti; çocuğun hiç beklemediği bir zamanda hadi çekmeceleri birlikte karıştıralım! yapmak bir anlamda çocuğun merak duygusunu doyurabiliyormuş. biz birkaç defa böyle yapmıştık  gerçekten yatak odamızdaki çekmeceleri artık karıştırmıyor. birkaçkez de beni çok şaşırtmıştı oğlum;oyuncaklarını toplayıp odasına götürmüştü kutusuyla,bunuda sanırım kreşten öğrenmişti.biz de genelde yaptığı her olumlu davranış için alkış ve aferin yapıyoruz bunun da etkisi olabilir. hatta geçenler de hiç kendisine söylemediğim halde kardeşinin kirli bezini alıp banyodaki çöpe attı, tabii şunuda söylemeliyim telefonumuda çöpe attı; doğuma bir hafta kalmıştı telefonsuz kalmıştım:)
geri kalan bütün toparlamaları kendi çapımda halletmeye çalışıyorum.. hepimize kolay gelsin!!


esraemir

ben de aynı durumdan şikayetçiyim.sabiha hanım'n dediği gibi çekmeceleri 3-4 kez o istemeden indirip içindekileri boşaltıp baktık ama bizimki hala sıkılmadan defalarca her dolabı açıp içindekileri saçıp duruyor.onları toplayayım derken diğerlerini indiriyor.evde ellenmedik yer kalmadı.bende kafayı yememek için bıraktım artık.o dağıtıyor ben topluyorum.eğer aşırı dağıttıysa akşam babamıza rica ediyoruz o topluyor...


senayc

Ben bazı çekmeceleri ona tahsis etmiştim. Ama bazılarını kiltledim ve bazılarına da izin vermedim. Bizim çekmece dağıtma çağımız da geçti artık ama dağınık ev çocuklu ve içinde hayat olan ev demek annesi. Eski düzenli evlerimizi çok da aramamak lazım.(söylemek kolay yapmak zor gerçi)


esraozlem

Bazı çekmece ve dolaplara kontrollü bir şekilde izin verdik, bir kısmına izin vermedik, izin vermediklerimizi açıkladık, tehlikeli olabilecek eşyaları ortadan kaldırdık ama kilit de koymadık. (temizlik vs. malzemeleri balkonda kapalı bir dolapta duruyor, bunun dışındaki mutfak dolapları, çekmeceleri)

Bizim yöntemimiz, oyun oynarken ya da kitap okurken sürekli oyuncaklarını ya da kitaplarını sırayla kullanmasını teşvik etmeye, "birlikte toplayalım, kaldıralım" şeklinde onu da olaya dahil etmeye çalışmak şeklinde oldu. Bir dönem evin her yerinden Ada'ya ait oyuncak, kitap ve dergi fışkırıyordu. Şimdi en azından salonu biraz daha kontrol altına aldık diyebilirim.

Oyuncaklarını düzenlemek için iki hafta önce IKEA'nın aşağıdaki saklama çözümünden alıp kurduk. Aslında odası için düşünmüştük ancak şimdilik salonda duruyor, bir iki ay içinde tüm oyuncaklarını bu raf sistemi ile birlikte odasına geçirmeyi planlıyoruz.Şimdi kendisi oynadığı oyuncağı işi bitince genelde toplayıp kutusuna geri koyuyor. İstediği gibi kutuları boşaltıyor topluyor. Bu haftasonu kitaplarını da odasındaki kitaplığa taşıdık tamamen, şimdi okumak istediği kitabını kitaplığından kendisi seçip getiriyor daha sonra ya teker teker ya da toplu halde götürüp yerine koyuyor(uz).

Ancak hala salonda koltuklarımızın ve sehpalarımızın düzeni eski hali gibi değil, Ada'ya geniş bir oyun alanı kalsın diyerek orta sehpayı kenara almış, koltukların yerini değiştirmiştik, bir müddet daha en azından yaza kadar bu şekilde idare edip daha sonra eski haline geçmeyi düşünüyoruz.


zeyneb

Biz kızımla oyun oynarken hep bir yeşil bir battaniyen üzerinde oynamasını alışkanlık haline getirdik. Eğer aktivite yapmak istiyorsa battaniyeyi yerinden alıp odanın ortasına sermeye çalışıyor. Bu sürekli uyguladığımız bir şey ama. Altı aylıkken de, dokuz aylıkken de hep bu şekildeydi. Battaniyenin üzerine saçıyor. Yani bir sınırımız var. Onun dışında salona da oyuncak getirdiği oluyor, ya da salonda da biz bazen oyuncak bırakıyoruz ama genel olarak durum bu.

Bebeklikten beri her gün o uyuduktan sonra odasını topladım. Hep. O uyanık kaldığı sürece hep düzenli gördü. Dağılınca o uyur uymaz ve gece hep odasını düzelttim.

Bir oyuncak kutusunu, sepetini ancak yerdeki sepeti doldurup yerine koyunca alması gerektiğini sürekli tekrar ederek ve o yapmadığında kendiliğinden biz yaparak nasıl olması gerektiğini gösterdik. Şimdi çocuğunlukla biz bir şey demeden sepeti yeni bir oyuncak almak için hızla toplayıp, yerine rafa geri kaldırıyor. (Aynı şey, kitaplıktaki kitaplar için de geçerli)

Açık raf sistemini oyuncak düzenlemesi, yerlerin öğrenilmesi ve çocuk tarafından iyice öğrenilmesi için gerekli görüyorum. Kızım dokuz aylıkken köpeğin nerde diye soruyorduk, gidip raftaki yerine emekliyordu. (Aslında yerde duruyordu ama ilk olarak bildiği yere gidiyordu)  Odada her şeyin yeri belli olmalı bence. Mesela top kutusu var. Toplar içine atılıyor. Mesela dergilerimizi hep bir dergiliğin içine koyuyoruz. Kitaplar kitaplıkta oluyor. Bazen ben işten gelince ortalığı biraz dağınık buluyorum. Birlikte odaya giriyoruz. Önce degiler dergiler dergiler diye oyun yapıyorum. Dergileri kutuya kaldırıyoruz. Beraber. Sonra ponponlar dağılmış oluyorsa, rengine göre kendisine doldurtup kaldırıyorum. Bebekler bebekler, haydi kutusuna koyalım diyorum. Kaldırıyor. (Biliyor ki düzenli olmayan bir odada oynamıyoruz).

Çocuk düzenlemese de siz sürekli bu şekilde hareket edince öğreniyorlar.  Tekrarla ve göre göre biz nasıl davranırsak ve biz nasıl istersek aslında o şekilde davranıyorlar.

Ben çok dağınık bir insan olduğum için kızımı bu şekilde yetiştirmeye gayret ediyorum.  Evdeki rafları, çekmeceleri de dağıtıyor. Ama hep "ne yapalım" diye soruyorum. O da toplayıp, başka bir şey yapmamız gerektiğini düşünüyor :=) (aktiviteden birine geçerken n'apalım diye sorduğum için)

Sadece bu değil, sofrayı kurarken de iş veriyorum, kaldırıken de etrafı toplatıyorum. Geçenlerde mantı açarken elini leğene soktu, her tarafı un yaptı. Ben bir şey demeden kalktı yerinden gitti dolabı açtı, gır gır getirdi, o un beyazı gidene kadar gırgırladı.

Bir de bu hareketlerin hiç birinde aferin benim kızıma demedim. O odayı topladığı için aferini hak etmiyor. Bu onun sorumluluğunda olan bir yer. Bir gün kendi dağıtttıklarını toplamak için aferin beklemesini istemiyorum. Ama ev işlerinde bana yardımcı olduğu zaman hep teşekkür ediyorum. (Abartmadan)

Uzun yazdım, ama ben bu konuda kendimi çok eleştirdiğim için hakikaten gayret ediyorum. (Uzun olmuş, bloga da atayım bu yazımı ben:P)


zskk

bir müddet mutfak çekmecelrimle vedalaşmıştım alttan ilk 3 çekmece eceye aitti uzun birmüddet onlarala oynadı döktü ben topladım şimdi o çkemeceleri bırkatık yenilerine başladık o bir dönem ve geçer diye düşünüyorum :) eğer bana benzediyse pek geçeceğinide sanmıyorum ben 5 yaşıma kadar evdeki tüm çekmecelri karıştırma özelliğine sahipmişiim kardeşim olana kadar :)
belli yerlerde oyun oynamayı deneyebilrsiniz yani biz sadece salonun bir köşseinde yada ecenin odasında oynuyoruz onun odası serbest istediği kdar dağıtabiliyor birde önündeki oyundan sıkıldığında örneğin legoalrdan başka bir oyuna yöneldiğinde legoalrı toplayalım diğerleriyle oynayalım mı uyguluyorz " ben bugün çok yoruldumn ece bana yardım temeli birlikte legoları toplayıp bebeklerle oynayalım" şeklinde yaklaşıyorum. çocuklara onların değil kendi duygularımızla hitap etmeliymişiz "sen masaya çıkarsan düşersen ben üzülürüm, sen ağlarasan ben üzülürüm, oyuncaklarını topladığında ben çok mutlu oldum v.b. tabi buna rağmen arada yatak odamdan mutaktan hatta banyodan oyuncak topladığımda oluyor onlar çocuk biraz da serbest kalmaya hakları olduğunu düşünüyorum tıpkı hilal hn. yazdığı gibi evdeki eşyalar danteller çocuklardan kıymetli olmamalı...
umarım bunlar yardımcı olur size



Cevaplamak için Üye ol