dışarı çıktığımızda herşeyi karıştırıyor.

NGORKEM soruyor: 8

25 aylık oğlum var. dışarıya çıktığımızda çılgınlar gibi koşturuyor zaptedemiyorum. pusetinde tutamıyorum. bu yüzden hep kucakta taşımak zorunda kalıyorum. bana yardımcı olurmusunuz.









8 Cevap


handanT

benim 19 aylık oglum da sürekli koşuyor anlamıyorum bu çocuk neden koşuyor ! aslında biblo gibi pusetinde otursa gıkı çıkmasa hatta sadece benim komutlarımla hareket etse kalk-yürü-otur gibi ne rahat bir hayatımız olurdu.

maalesef size yardımcı olamıyacagım..


Bona

şu anda tam keşfetme zamanında , her çocuğun karakteri farklıdır..demek ki hareketli bir çocuğunuz var..
çocuğun enerjisini doğru şekilde yönlendirin derim ben size..


Ezgi_

Biz de aynı durumdayız son günlerde. Hatta artık pusetini almaya gerek bile duymuyoruz çünkü nasıl olsa oturmuyor. Eşim yanımızdayken yine zaptedebiliyoruz da, yanlızsam yandım! Peşinden sürükleniyorum resmen. Her mağazaya giriyor, herşeyi karıştırıyor, herkesin yanına gidiyor:) Cevapları ve öneriler merakla bekliyorum ben de....


Taita

sanırım bu sorunun kaynağı tüm gün eve hapsolan çocuklar. dışarı kış boyunca pek çıkamadılar hala da pek çıkabildikleri yok.  havalar biraz daha ısınınca her gün dışarı çıkan çocuk daha az koşuşturmaca yaşayacaktır. çünkü şimdi biliyor ki dışarı çıkacağı zaman çok kısıtlı ve bir dahaki birka. gün ya da 1 hafta sonra..

biraz havaların ısınmasını bekleyin. daha iyi olacaktır ve tabii ki unutmadan söyleyeyim çocuk bu, en uslu hali bile koşarak :)) hepimiz aynı durumdayız..



Ezgi_

Aslında çok severek oynadığı birşey varsa (bizim hiç olmadı maalesef) yanınıza onu alıp, pusetinde biraz oyalanması sağlanabilir. Şu çubuk kraker tarzı şeyler de bir süreliğine oyalayabilir çocukları pusette. Ha bu arada çocuk pusetteyken sürekli onunla konuşun bence. ''Bak, bu mağazada ablalar var, burda abiler, içerde rengarenk kıyafetler. Aaa şurda da şunlar varmıışş'' falan gibi diyaloglarla çocuğunuzun dikkatini farklı farklı yönlere çekebilirsiniz. (Bunlar bizi bir süre oyalıyor. Başka önerileri olan varsa bekliyorum:)


NGORKEM

teşekkür ederim önerileriniz için evet çok hareketli çok meraklı bir çocuk. büyük oğlumi daha sakindi belkide kıyasladığım içindir:)))


Zelal_

Oğlunuz bence yaş dönemine göre gayet uygun davranıyor aslında. Benzer bir modelden bir tane de bizim evde var :)) Bona'nın dediği çok işe yarar birşey aslında, çocuğun enerjisini atmasını sağlayacak şekilde yönlendirmek/hareket etmek. O enerjiyi atmak, keşfetmek onlar için şuan ihtiyaç...
Onun rahatça hareket edebileceği yerlere gitmeyi seçerseniz, hem o enerjisini atar, hem de siz strese girmemiş olursunuz. Mümkünse açık alanlar, parklar... Her zaman çocuğa uygun yerlere gitmek pek mümkün olmayabiliyor pek tabii ki, bu tür durumlar içinse iki tavsiyem var, biri daha evden çıkmadan nereye gideceğini, orada ne yapacağınızı anlatın, yolda da bunlardan bahsedin şöyle davran, bak bunu yapma, anne sözünü dinle şeklinde telkinler vermemeye özen gösterin ama işte avm'ye gidicez, eczaneden krem alıcaz, markete gidicez, alışveriş yapıp eve dönücez gibi, çok uzun cümleler kurmadan, kısa ve maddeler haline olursa daha anlaşılır olur bence. İşleyişi önceden bilmeleri olumlu etki yapıyo bence. Gideceğiniz yere vardığınızda da anlattıklarınızı yaptıkça belirtin ve sonraki adımı hatırlatın. İkinci tavsiyem ise onu da işin içine katın, birşeyleri taşımasına izin verin, markette sepete birşeyler atmasına, hangi makarnayı alacağınızı seçmesini isteyebilirsiniz mesela, aynı marka ve şekilde iki paketi önermiş bile olabilrisiniz, önemli olan onu da işin içine katmak, sorumluluk vermek, ben kasada beklerken, aldıklarımızı poşetlerken cüzdanı tutturuyorum, gayet önemli bir iş yapıyor şeklinde söylüyorum, görev bilinciyle bir bekleyişi var ki, şok. Ben birşey isterken, "lütfen" kelimesini kullanmaya ve yaptığında ise "teşekkür etmeye" özellikle dikkate diyorum. Sepete attığı şeyi biraz uzaktan atmışsa baskeeet diyip, ellerimizle çak yapıyoruz mesela, işin içine girince o da keyif alıyor, evet sepete fazladan bir sürü şey giriyor, market işi çook uzuyor ama başka çare yoksa? (Ki ben yine de o kreşteyken markete gitmeyi tercih ediyorum tabi ki)
Yine de herşey süt liman olmayacaktır/olmuyor da... Amaç zaten süper sorunsuz sakin bir gezi değil, ona birkaç yıl, ya da yüzyıl var bence, amaç dışarıda yapmamız gerekeni yapabilmek ve bu sırada çıkabilecek krizleri minimuma indirmek...
Bir de biz artık bisikletiyle gidiyoruz avm'lere bile. Ordan oraya koşturma, her mağazaya girme, olayı çok çok azaldı. Ayakkabıcı ve gözlükçülerle fazla içli dışlı olmuştuk bir ara, şimdi bir ikisi dükkanın önünden geçerken el sallıyo artık bizimkine... Arada giriyo dükkanların içine, ben dışarda bekliyorum turlayıp çıkıyo, inmeye yeltenmiyo şuan.

Sahra evde oturan da, sürekli çıkan da aynı bence. O kadar çabuk şarj olabiliyorlar ki, bizimki sabah kreşe gidiyor, öğlen uykuda şarj oluyo uyanınca benimle bir posta dışarı çıkıyo (baya enerji harcayan bir çıkış oluyor bu, fiziksel aktivite üzerine genellikle) akşam yemekten sonra hala aklı babayla bisiklete binmekte, koşturmakta işimiz varsa ve avm'ye gitmişsek yine aynı tazmanya canavarı tablosu yaşanabiliyor. :) Biraz hareketliliği, biraz da mizacı sanki daha etkili gibi geliyor bana...


Damla

Benim de oğlunuzun yaşları zamanı en çok zorlandığım zamanlardı. 

Özellikle alışveriş en çok zorlandığım dönemdi. O yaş döneminden önce çocuklarla birlikte alışverişin genel olarak uygun olmadığını düşünür, zaten çocuk götürülmemeli tahminen zorda kalmadıkça diye düşünürdüm. Olabildiğince alışverişi internetten yaptım, Ilgaz'la gittiğim zaman da durmuyorsa alışverişi yarıda kestim, eve döndüm.   

Sonra büyüdükçe, yaşıtı gözüken çocukları gözlemledikçe fark ettim ki, o yaştaki çocukların hepsi aynı durumda deği. Markette, alışveriş merkezinde insanlar çocukları ve çevreyle gayet barışık bir şekilde güzel güzel alışveriş yapabiliyorken, ben ya Ilgaz'ı yürüyen merdivenlere gitmesin diye toparlamak, ya da pusetin içinde bile olsa raftan çektiği şeyi dağılmaktan son anda kurtarmakla uğraşıyordum.  

Bu arada Ilgaz kreşe başladı, yatılı bakıcımız ayrıldı, işten eve gelince yemek yapmam lazım ama malzeme yok, mecbur Ilgaz'la birlikte bir şeyler yapacağım. Sık sık markete gitmek zorunda kaldık birlikte. Kısa sürede Ilgaz o tür yerlerde nasıl davranacağını öğrendi, ben de Ilgaz'la nasıl davranacağımı.  

Bizde işe yarayan birkaç önerimi yazayım:
* Karnı açsa, öğünü yakınsa iştahını kesecek gibi kaygılarınız olsa bile, aç karnına alışverişe çıkmayın, hem siz hem de o. ben kan şekerim düşünce sağlıklı ve hızlı düşünemiyorum, sabırsız oluyorum, o da muhtemelen aynı şekilde. Market yolunda kuru meyve, fındık fıstık atıştırıyorduk.  
* Ayrıca alışveriş sırasında da elinde oyalayacak atıştırmalık, çubuk kraker mesela iyi olur. Aynı şey alışveriş dışı gezmeler için de geçerli.  
* Alışveriş listesi yapın, listeyi ona okuyun, alacaklarınızı söyleyin, hem alışveriş daha çabuk programlı bitiyor, hem de listedekileri tamamlamak bir oyun gibi oluyor.  

Bir yere ulaşmak üzere yolda birlikte yürümeniz gerekiyor olabilir. Kucakta taşınmaktan memnun görünüyor mu? Sorun çıkardığı zaman kucağa aldırabildiğini keşfettiyse, bunu yaptırmak için de koşturuyor olabilir. Eğer böyle düşünüyorsanız dışarıya çıkmadan önce, yorulana kadar yanınızda güzelce yürümesi gerektiğini, yorulduğunda, ya da sizden uzaklaşırsa, kendisini tehlikeye atacak, çevreye zarar verecek şeyler yaparsa pusetine oturması gerektiğini, kucakta taşıyamayacağınızı konuşabilirsiniz.  Konuşmanın etkili olması için sonuçlarına katlanması gerek. Sonuçlarını yaşayabilmesi için fırsat yaratabilirsiniz. Bu konuşmayı yaptıktan sonra da aksini yapıyorsa eve geri dönebilir ve sonraki çıkışınızda bu şekilde bir yere ulaşmanızın mümkün olmadığını söyleyerek onu evde bırakabilirsiniz. Bunları yaparken onu tehdit etmemek, kızmamak, nispet yapar bir ton kullanmamak, sadece kendi davranışının sonucunu yaşamasını sağlamaya çalışmak etkili olur.


Cevaplamak için Üye ol