Kresimizde gozlemledigim sorunlar
Biraz uzun bir soru olacak. Sabredip okuyan ve yanitlayan herkese simdiden tesekkurler.
Bizim durumumuz:
-oglum 26 aylik. O dogdugundan beri evdeyim ve yurtdisinda oldugumuzdan da benden baska bakan yok. Sosyal gelisiminin de desteklenmesi gereken yonleri olduunu tespit ettik. Konustugumuz tum pedagog ve doktorlar krese gitmesi nin cok iyi olacagini soyledi.
- gecen yaz turkiye'deyken 4 hafta gunde 1-2 saat krese gonderdim. Yumusak bir baslangic yaptilar. Yaz oldugundan kalabalik da degildi siniflar. Cok mutlu ve keyifli devam etti. Bir kere bile aglamadi benden ayrilirken.
- eylul basinda yasadigimiz ulkeye geldik. Geldikten 1 hafta sonra cok agir hasta oldu. Hem ulke degisikligi hem hastalik, onu etkiledi bana inanilmaz yapisti.
- Okulun ilk haftasi baslayamadi. Sonraki hafta hala halsizken ben hafif hafif yaninda kalacak sekilde goturdum. İlk gun 2-3 dk yalniz birakmam gerekti. Ortaligi yikti. Bir daha yalniz birakmadim.
- bugun 3. kez indik. Arabadan bile inmemek icin agladi. Okulda 40 dk kaldik, hep cok mutsuzdu ve eve donmek istiyordu.
Okulun durumu:
- okulda ingilizce konusuluyor ve poyraz henuz bilmiyor.
- siniflar 14 kisi, 1 ogretmen 2 asistan var.
- alistirma yaklasimlari, aglamasini goze alip gittikce artan surelerde okulda tek basina biraktirmak
Aklima takilan olumsuzluklar:
- sinifta bir kizcagiz surekli agliyor ve ona kimse bakmiyor! Kiz biz orada oldugumuz sure boyunca (daha once gittigimde de) araliksiz sumukleri aka aka agladi. Daha oncekinde kucakta tutuyorlardi ama sevgi gosterme ya da rahatlatmaya calisma tutumlari yoktu. Bugun kucaklarina da almadilar. Donup yuzune bile bakmadilar. Bu ozel bir egitim yontemi falan mi? Ben ne yapmaliyim? Bunu ogretmenle konussam daha sonra ogluma karsi tutumlarinda bir olumsuzluk yaratamaz degil mi?
- yarim saat suren dersler var. Daha once video gosterimi bugun baleye denk geldik. Cocuklar sikiliyor elbet ve baska seylerle ilgilenmeye basliyor ve cocuklara sert sayilacak bir tonla duzene uymalari hatirlatiliyor. Bu dogru mu sizce? Bence cocugun videodan sikilip disariya bakmasi ya da baleden sikilip kovalamaca oynamasi dogal ve mudahale edilmemeli ama acaba kurallari ogrenmeleri mi daha dogru?
- bazen cocuklarin azarlandigina tanik oldum. Birisi digerinin elinden israrla birsey aliyorsa mesela ogretmen bulundufu yerden yuksek sesle yapmamasini soyluyor ona. Bu her yerde boyle mi?
- poyraz hic gitmek istemiyor. Onunla mutsuz oldugunda birebir ilgileneceklerine emin olursam biraz aglatmayi goze almali miyim sizce? (o kiz disinda aglayanlara daha cok ilgi gosteriyorlar ama yine de cok sefkat gormedim) (bu arada okul burada cocuklara en ozrnli yaklasan okullardan, birebir ilgi vaad eden vr biz donemlik (3 aylik) ve yuklu bir para
verdik.
Yanitlariniz icin simdiden tesekkurler
Vroom Vroom!Tepesine ne kadar çok basılırsa o kadar hızlı giden ve sesler çıkartan bu mavi Turbo spor arabanın ne kadar hızlı gidebildiğine çocuğunuz kadar siz de şaşıracaksınız.
Tarzlarından ben de çok rahatsız oldum. İlgi gösterilmemesi ve zorla bir şeyleri kabul ettirmeye çalışmak bence göz ardı edilecek olumsuzluklar değil. Poyraz konuşulanları anlamadığı için ekstra sıkılıyor olabilir bir de. Ben göze alamazdım gibi geldi
anlattıklarının ışığında.
anlattıklarınız, bulunduğunuz ülkedeki eğitim anlayışına göre değişir. Türkiye'de benim tanıdığım hiç bir anne çocuğuna böyle davranılmasını onaylamaz. ancak bazı toplumlarda parkta başkasının çocuğunu dövmek bile normal kabul edilebiliyor.
biz iki yil oyun grubu, sanat akademisi türü yerlere göndererek idare ettik. bu sene memlekete döndük ve normal bir yuvaya başladık çok şükür!
Banu şahsi fikrim bir çocuk ağlatılarak hiç bir şeye alıştırılmamalı. Ben hep kendimden pay biçtim düşünsene bir şey istemiyoruz ve bizi elimiz kolumuz bağlı, çağresizce onu yapmaya zorluyor. Çok fena:((( bunun çocuklara yapıldığı her türlü duruma da karşıyım.
Bu yaşta bir minik eğlenmek isetr, koşmak, gülmek ister okulunda bu yaş grubuna uygun bir programda olması gerekir bence. Ayrıca azarlamak, kızmak, biz ki çocuklarımızı gözümüzden sakınırken hele keyif alsın diye gönderdiğimiz bir kurumda kabul edilemez bir durum bana göre.
elbette ülkeler arasındaki kültür farkını da göz ardı etme derim:) çok zor bir durumdasın ama belki bir kaç okul daha araştırmak alternatif olabilir mi? Ya da bu kötü tecrubeyi unutana kadar biraz zaman vermek (şartlarını bilemiyorum özür dilerim)
Bir de bizim iki kreş denyimimizi anlatayım.
İlkinde 1,5 yaşındaydı. Yurtdışında yaklaşık 8 kişilik sınıfta 1+2 öğretmen. bir öğretmen iki asistan. Ben bir hafta kadar kaldıkları yerde görebileceği şekilde durarark sonra zaman zaman görünürlükten çıkarak alıştırdık. Orası da ingilizceydi. Alıştırdık derken
yaklaşık 1 hafta boyunca da bıraktığımda ağladı ama en azından öğretmenlerine alışmıştı ve çabuk sustu.
İkinci deneyimimizde ilk gün ben girişte bekledim, yukarı öğretmeniyle çıkmak istemeyince öğretmen oyuncakları aldı geldi girişe, yanında durdu, iletişim kurmaya başladı, kızım sürekli bana baktı, sonra bir ara daha fazla oyuncak beklentisiyle gitti 10 dk sonra
ağladığında yanıma getirdiler anne burada diye, yanımda biraz oynayıp tekrar yukarı çıktı 5 dk sonra tekrar geldi ağladı, eve gidelim anne dedi eve gittik.
Ikinci gün yine ben girişte bu kez doğrudan öğretmeniyle dalarak gitti. 15 dk sonra yanıma geldi, ben kitap okuma numarasına biraz ilgisiz kaldım, etrafımda dolandı, öğretmeni a bak burada da zebra varmış falan diye yukarı çıkardı. yarım saat sonra yanıma geldi.
Boylece gittkçe uzayan benden ayrı saatlerle okulu keşfetti, öğretmenine alıştı ve güvendi. 4 günün sonunda kapıdan bıraktım ama yine de yakama yapıştı. Kötüydü. Öğleye kadar kaldı evde uyudu.
Ertesi gün yine ağladı ama yakama yapışmadı. Akşama kadar kaldı. Böyle böyle alıştı, hala hafta sonundan sonra veya uzun tatilden biraz sıkıntılı oluyor gidişi.
Hastalıktan dolayı bu hafta gidemedi ve okulu öğretmenini özlediğini söylüyor.
bence okulda öğretmenlerin yaklaşımı baştan aşağı yanlış.
Banu,
O kucuk kizin aglama durumunu kurumla knusman en mantiklisi gibi geldi. Bazi kurumlarin alistirma yontemleri bu. Onaylamiyorsan da kendinize bir yol secebilme sansiniz olur henuz basindayken. Bunun sebebini ogrendikten sonra kendi kaygilarini ve Poyraz' in
bu sekilde mutlu olup olmayacagini anlatirsan, bunun ileride bir sorun yaratacagin zannetmiyorum.
Aklina takilanlardan 2. ve 3. paragrafta yazdiklarini onaylamiyorum.
Öğretmenlerin yaklaşımı bana da yanlış geldi, ama bulunduğun ülkede çocukları yetiştirme tarzı farklı olabilir. Veya o çocuğun ailesi ağladığın çok ilgilenilmemesini istemiş olabilir bazı çocuk üstüne düştükçe daha çok ağlar ya... Bende okul yönetimiyle
konuşmak ve ona göre yol almak daha iyi gibi geldi.
Oğlu 18-19 aylıkken benzer bir ülkede :) kreşe başlayan sadece 1 yıllık ve sadece 1 kreş tecrübesi olan bir anne olarak cevaplayacağım. Senin sorun olarak gördüğün her nokta evet bence de sorun. Ne yazık ki bizim olduğumuz ülkedeki kreşlerde de alışma sürecinde ebeveyn sınıfta olmuyor, giderek artan zamanlarda kreşte kalarak çocuk ortama ve ortamdakilere güvenerek/alışarak adapte oluyor. Ama ağladığı sürede kesinlikle kucağa alınıyor, ilgi ve şevkat gösteriliyor, hatta normalde uyku rutini yok, Loran bir sefer öğretmenin kucağında uyuyakalmış, ben gittiğimde kadın gölge bir yerde hala kucağında tutuyordu, uyanır diye sınıfa gitmedik dedi, gözlerim yaşardıydı resmen, yani tarz memleketteki disiplinden değil, hani buralar böyle deme diye. Kendi haline ağlaması için bırakılmasını hoş karşılamak bence mümkün değil. Ders süreleri/konstantrasyon mevsuzu ise kişiden kişiye değişebilir, ama ben bu kadar küçük çocukların höt höt uyarılmasını istemem. Bizimkinin kreşte de belli saatlerde belli şeyler yapıyorlar ama o an boyalarla uğraşmak istemeyip kamyonla oynamak istiyorsa engel olmuyorlar. Zaten bir süre sonra hepbirlikte birşeyler yapmaktan keyif aldıkça, çocuklar birbirine alıştıkça genel akışa kendiliğinden uyum sağlıyorlar. Video/bale vs bizim kreşte yok bu arada. Birbirinin elindekine atlama mevzusunda şöyle bir yöntem var; bir kere uzaktan değil yanına giderek çömelerek, almaya çalışana bunu yapması gerektiği o an çekiyorsa, çekmen hoş değil, sıranı beklemen gerekiyor, beklerken de şununla mı, şununla mı ilgilenmek/oynamak istersin diye soruluyor. Giderken isteksiz olma vs çocuğa göre değişir, yani kreşten ve kreştekilerin ilgisinden endişe yoksa Loran tatilden sonraki hafta ağlayarak gitti, sabahtan gitmeyelim vs dedi, sonra Allaha şükür alıştı ve beni öpüp el sallıyor şimdi ayrılırken. Ama sınıftaki birçok çocuk ağlamadı bile, bizim ki ilk hafta hergün ağladı, geceden pazarlık yaptı.
İngilizce konuşulması ve henüz Poyraz'ın İngilizce bilmemesi bence sorun değil, aynen Loran'da hiç bilmiyordu, çok hızlı öğreniyorlar, zaten kreştekiler bu duruma çok aşinadır muhtemelen. Bir de bizde çocuğun ihtiyaçlarını/söylediklerini kendileri anlayabilmek için temel ve sık kullanılan 8-10 kelimenin türkçesini yazıp vermemizi istemişlerdi, hani su, anne, baba, acıktım vs vs gibi... Sınıf mevcudu bizimkinde 12 öğrenci 1 öğretmen 3 asistandı geçen yıl, şimdi 15 çocuk 1 öğretmen 2 asistan, yemek saatinde ilave bir asistan daha geliyor lakin çocukların bir kısmı yemeğini yardımsız yiyemiyor hala (mesela Loran...) Sınıf mevcudu vs dert değil bence, İngilizce de hallolur zamanla, Loran anlıyor ama cümle vs yok İngilizce de ama bi şekilde kurtarıyor sanki. Lakin ağlayan çocuğa umursamazlık, azarlama tavrı ya da genel akışa uyma ısrarından hazzetmedim.

