Hiçbir şeye (aktiviteye) ilgisini çekemiyorum/yönlendiremiyorum!

nurturia soruyor: 10

Üyenin kendi isteğiyle / ya da kurallara aykırılıktan dolayı üyeliği sonlandırılmıştır.


71 Cevap


ikicocukannesi

hep birlikte efendim,
keyifle.


HUS

Sevgili Başak,
Annemin beni tanımlama şekli seme, Eskişehirli, sanırım Anadolu'dan gelen bir kelime:) Ama pekala ve zira kelimelerini de çok kullandığım için ünivesitede (Marmara) okurken arkadaşlarım Çalıkuşu romanında çıkan karakter diye dalga geçerlerdi benimle:))) Eşine çok selamlar, baba tarafından da Karadenizliyim:)
Sevgili Peyibal'un da belirttiği gibi bu dönemde oyuncaklara ilgileri olmuyor ama bir iki ay sonra sürekli seni veya babasını sürükleyerek (baba, anne ve çocuk aktivitesini hiç düşünmemiştim yine:)) oyun oynamak isteyecek ve o zaman da acaba ne zaman kendi kendine oynayacak diyeceksin:) Uğurtan'ın uzun süre ilgilendiği iki oyuncak Peyibal yazınca aklıma geldi korkunç gürültülü yaramz toplar ve adını hatırlamadığım bir aktivite masası. Tanrım ikisi de gürültü yumağı ve pil sömürücüleriydi(çevre bilinci:)) Pillleri bittiğinde bile evde büyük bir sorun kaynağı oluyordu:( Uğurtan hiç oynamasa bile geçerken düğmelerine basıp yine o gürültünün çıkmasına sebep oluyordu. Bu dönem hiç geçmeyecek, başka birşeyle ilgilenmeyecek diye ben de korkmuştum. Ama Uğurtan'ın çeşitli dönüm noktaları oldu, 13. gün, 40. gün, 72. gün, 6. ay, 13. ay, 20. ay gibi. Tabi o zamanlarda Nurturia ve Sizler gibi Anneler girmemişti hayatıma. Şu bir ay içinde evde sorun haline gelen üç meseleyi çözümledim bile sayenizde:)
Parmak boyalarını 6. ayında almıştım. Biz de başlarda ağıza sokma, yeme vb. hamlelerde bulunduk tabi... Ellerimizi ağzımıza sokmak için ağladık sızladık ama nafile. Ama yılmadan masamız kuruldu boyalar çıktı ve sonrasında boyaların boyamak, baskı için olduğu öğrenildi. Oyun hamurlarında da aynı durum oldu ama çok tuzlu olduğu için hamle ilk seferde savuşturulmuş oldu:)
Kesme yapıştırma yapıyoruz ama anne kesiyor, anne yapıştırıyor. Makası kullanmayı beceremiyoruz:( Sevgili İkiçocukannesi'nden tavsiyeleri bekliyorum. Parmak boyalarının daha küçük yaş için olanları var da hamurların yok, ben yine de dikkat ederek oynatıyorum. Başlarda zaten sadece ben yaptım o kutuları verip yaptıklarımı parçaladı. Şimdilerde top yuvarlıyor sıkarak ona göre balık, at vb. şekiller yapıyor bana göre de süper şeyler ama resimlesem hiçbirşey yamru yumru sanat çalışmaları çıkıyor. Kurabiye kalıplarından da ayı, yıldız, kardanadam vb. şekiller yapıyoruz. Ama benim de tatlı kültürüm olmadığı için kolay ve iyi bir kurabiye tarifi bulabilirsem:) oğlumla yamuk yumuk kurabiyeler yapabiliriz, böylece oyun hamuru zararı tehlikesini atlatmış oluruz. 
Salona küçükbey/küçükhanım yeri çok eğlenceli ama bizim de salonumuz çok küçük, adım atılacak yer yok:(
Sevgiler...


evren

Başakçelik aynı durum bizde de var.  Bu aralar en çok yapmayı sevdiği şey kitap okutmak. Ne okursan oku önemli değil. Market dergilerine bile uzun süre konsantre olabiliyor. Oyuncaklarla ise çok kısa oynuyor.  Ben de oyuncaklarının bir bölümünü kaldırıp, bir süre sonra öbürleriyle değiştiriyorum ama sonuç aynı.
Kışın 2-3 kere biraraya geldiğimiz bir oyun grubu vardı ama  gözlemlediğim, bütün bebeler bireysel olarak takılıyordu, 18. ay kontrolümüzde doktorumuz da aynı şeyi söyledi.  Biraraya getirebilirsiniz ama beklentiniz yüksek olmasın demişti.
Oyun  kurmaya gelince, babası ve benim kurduğum bir oyuna en fazla beş dakika dahil oluyor sonra yine kendi moduna dönüyor.
Bu dönem böyle sanırım...  


nesejoy

oncelikle ikicocukannesine kocaman kocaman tebrikler. Masallah nerden buluyorsun bu enerjiyi?? yataklari salona tasimak kisminda ipler tamamen koptu bende. usenmeyip yapiyorsunuz ya helal olsun ne diyim. oyun yaratma kabiliyetine de hayran kaldim ki bu konuda ben de iddialiyimdir (cevremdeki butun cocuklar benimle oynamal icin can atarlar). 


basak bence dert edecek bisi yok. benimki daha kucuk tabi de ben Ata'dan (yegenden) ornek vericem yine. gecen sene aynen bahsettigin gibiydi. hicbiseyle oynamazdi. hatta daha kucukken en sevdigi oyuncak minoset kutusuydu !! (anne baba doktor olunca boyle oluyor herhalde diye dalga geciyorduk). 2 yasindan sonra cok guzel oyun oynamaya basladi. hele ki onu yonlendiren biri varsa saatlerce oynayabiliyor. mesela bir ogrenci ogretmen seti var. oturup ders yapiyoruz resmen, mesela butun hayvanlarini diziyorum, o gunku konumuz hayvanlar oluyor. bu da agzi acik dinliyor. sonra tahtaya kalkip anlatiyor filan.

ikicocuk annesi su yemek olayini baska bir baslikta konusalim derim,... bir ara firsatim oldugunda dert ortagima acicam bir baslik, dokecem icimi...


esraozlem

Başak öncelikle derim ki ne kendinden ne de Çınar'dan endişelen. Bence Çınar tam da yaşının(ayının) dönemine göre davranıyor. Herkes gibi ben de kendimizden örnekleyeceğim.

18 ay civarında Ada'nın da tam olarak herhangi bir aktiviteye odaklanmadığı bir dönem olmuştu. Kitap okumayı bunun çok da dışında tutamıyorum, evet ilgisini hiçbir zaman kaybetmedi kitaplara karşı ancak o dönemde bir kitabı baştan sona okumayı bırak bazen bir sayfada değiştirdiğimiz dahi oluyordu. Ben nasıl oyalayacağımı şaşırmıştım. Bizdeki sorun aktivite bulamamak değil, tüm aktiviteleri bir anda tüketmekti. Ancak zamanla kendiliğinden rayına oturdu.

Önceden boya kalemlerini eline alır, bir iki çiziktirir bırakırdı, şimdi başından kaldırıp yemeğe götürmek zor oluyor. Kuru boya, parmak boyası, sulu boya, gazlı kalemler, hepsini deniyor, sayfalarca çiziyor, boyuyor, çizdiklerine anlam yüklüyor.

Oyun hamurunu ben 18 aya kadar denememiştim, açıkcası cesaret edemedim. Ada'nın 19.ayda oyun grubuna başlamasıyla evde de oyun hamuru oynamaya başladık. İlk zamanlar bir iki mıncıklayıp bırakıyordu, hatta kendime kızmışlığım vardı, okulda da oynuyor acaba üstüne fazla mı gittim diye. Yok değilmiş zamanı varmış, şimdi uzun süreler hamurla oynayabiliyoruz. Mothercare'den bir kova kalıp aldık, çok işe yaradı, o kalıplara takıyor çıkarıyor, şekiller (meyveler, hayvanlar, taşıtlar, vs) yapıyor, bozuyor yeniden yapıyor.

Kesme / yapıştırma için biraz daha bekledim. Kesme kısmını biz yapıyoruz bu arada, yaşının kendi kesmesi için küçük olduğunu düşünüyorum, 2'den sonra ancak. Renkli elişi kağıtlarından çeşitli şekiller hazırlıyoruz birlikte. Başlangıçta sadece yapıştırıcının açma/kapama kısmıyla ilgiliyken şimdi yapıştırıcıyı kağıda sürüp minik kağıtları üzerine koyup eliyle pat pat vurarak yapıştırıyor, kendince kolajlar yapıyor, hala yapıştırıcı çok seviyor ama.

Lego, yapboz filan bir iki takar, bırakırdı, şimdi legolarıyla yarım saate yakın oynadığı oluyor. 4 parçalı yapbozları yapabilmeye başladı. Eşleştirme kartlarını ezberledi neredeyse. Ben bu arada eşleştirme kartlarını vs hep hazır aldım, evi toplayacak zaman bulamıyorum, nasıl kart yapayım :) Yine tahta blokların deliklerinden ip geçirmece, şekillerine göre deliklerden sokmaca, gruplama, eşleştirme, zıtlarını bulma, bloklardan kule, ev, garaj vs yapma, uzun süre dikkatini toplayıp bir seti tamamlayabiliyor.

Şekillere göre deliklerden sokma konusunda şöyle bir şey yaşamıştık bir de. Ada uzun bir süre her şeyi karenin içinden attı. Elindeki ahşap blok setinin dikdörtgen, daire, üçgen, kare, yarım dairelerinin boyutları aynıydı ve kareden sığıyordu hepsi. Başta bilmiyor mu yahu çocuk diyordum sonra baktım biliyor aslında ama daha kolayı var, kasmadım ben istediği gibi attı. Şimdi nadir de olsa bu oyuncakla oynarken önce hepsini kendi deliğinden atıyor, sayıyor da daire, kare diye, sonra bana bakıp sırıtarak her şeyi kareden tıkıyor içeri :)

Lego konusunda sana bir önerim olacak. Clippo'ları ben dahi takamıyorum, Çınar nasıl taksın :) Onun yerine bizim çocukluğumuzda nopper olarak da bilinen benim tırtıklı lego adını taktığım modelden alırsan keyifle oynayacaktır. Biz clippo ve klasik legolarını o dönemde oynatamıyorduk ancak tırtıklı legoları daha kolay takıp çıkarabiliyordu.

Olaya ısınması ve alışması için şöyle bir yöntem geliştirmiştik. Legolardan birlikte ev/araba/tekne/uçak salıncak/kaydırak vs. aklımıza ne gelirse yapıyorduk. Ada'yı da oyuna katmaya çalışarak. Bir erkek bir kız bebek figürü var legolar içerisinde, onları canlandırarak parka gidiyor, arabayla geziyor, tekneye biniyor, evde yemek yiyorduk vs. Bu oyunu bir kaç gün her akşam oynadık ailecek. Çok keyif aldı, daha sonra kendisi de yapmaya çalıştı. İlk olarak 20 dakika başından ayrılmayarak kendisi bir kayık yapmayı denemişti. Defalarca birleştirmiş, ayırmış, yapmış bozmuş yeniden yapmıştı. Hatta sütünü ister misin diye sormalarımı duymayacak kadar dikkatini vermişti. Sonra günden güne kendi kendine ev/araba/apartman filan yapmaya başladı. Bazen bizi hiç dahil etmediği bile oluyor oyunlarına. Birlikte bu şekilde bir yöntem uygulayabilirsiniz siz de belki.

Taklit oyunları 2 yaş dönemi oyunlarıdır. Bence ilgisi varsa dene ancak çok da üzerine gitme. Keyif alırsa Çınar devam edersin. Burada başlayan tecrübemiz elektirik süpürgesiyle ev temizlemece, legolarla yaptığımız evin içinde parmak kuklalarıyla oyun kurma, bebekleriyle/hayvan figurleriyle piknik yapmaca, onlara kitap okuma, onları muayne etme vs. uzayıp gidiyor şu anda.

Ve son olarak pek tabi, dans, şarkı, top oynama, hoplama zıplama, çadıra girme, çadırın içinde kartlarıyla oynama, çadırda uyuma, kamp yapma, top havuzunda debelenme tadındaki oyunlarımız. Müzik setine bir cd koyup ya da radyoyu açıp, hep birlikte çılgınlar gibi dans etmekten daha keyiflisi yok :) Ya da bebeklik oyun halısının üst iskeletinden yaptığımız potaya basket atmak gibisi :)

Biz oyuncakları için peyipal'ın da bahsettiği gibi, IKEA'dan bir dolap kombinasyonu aldık. Odasına hala taşımadık, salonda duruyor, ancak bunu aldıktan sonra oyuncaklarına bakış açısı çok değişti. Kendisi alıp getiriyor, ne oynamak istediğine kendi karar veriyor. Arada biz de yönlendiriyoruz pek tabii ancak oyuncaklarına erişimi olmasını ve kontrolün kendinde olmasını seviyor. Bir de yine oyuncak dolabı ile aynı zamanda Ada'nın boyuna uygun bir masa sandalye aldık. Resim yapma çalışmalarının artması, yapbozlarıyla daha çok ilgilenmesi bu masa sandalyeyle tanışması döneminde oldu :)

Kitapları odasındaki dolabının kitaplık kısmında ulaşabileceği iki rafta duruyor. Evdeki gazeteliği tamamen boşaltıp Ada'nın dergilerine tahsis ettik. Ne okumak istiyorsa kendisi getiriyor, sonra gidip yerine koyuyor. Bazen toplu halde indiriliyor tüm kitaplar, dergiler, ya da tek tek getirdikçe birikiyor, salonda ya da odasında bir yığın oluyor ancak birlikte hepsini tekrar yerleştirmek dahi bir oyuna dönüşüyor :) Artık bir kitabı baştan sonra hatta birden fazla kez okutuyor. Ben bir kaç kere sıkılıp cinlik yapacağım ya cümleleri değiştirip özetlemeye kalktım, "oku oku" diyerek fırça attı bana. Orjinal halini istiyor o derece ezberlemiş hikayeyi.

Biz genel olarak Ada'yı hiçbir zaman belli bir programda zorlamadık, salonu ve odasını oynayabileceği hale getirdik, oyuncaklarına, kitaplarına erişebileceği, onun boyuna uygun mobilyalar temin ettik. Pek tabii yönlendirdik ama belli bir takvim tutmadık, o an canı(mız) ne istiyorsa onu oynadık, aktiviteden aktiviteye koştuk ama yılmadık :) İstediği yerde oynamasına izin verdik. İstediği yer derken yanlış anlaşılmasın, pek tabii gidip banyoda oynamıyor oyuncaklarıyla ama ortaya bir örtü serip bunun üzerine kısıtlamak bana çok anlamlı gelmiyor. Zaten çocuk halıya oturup tek bir alanda oynuyor, elinde lego koşuşturmuyor ki. Kaldı ki, mutfakta yerde, yemek masasında, ya da salonda/odasında kanepenin üzerinde de pek güzel oynayabiliyor. Şimdi kendi kendine küçük de olsa oyunlar kurmaya, bizi dahil etmeye, o bizi yönlendirmeye başladı. Öylesi de ayrı bir keyifli.

Sonuç olarak çok uzattım biliyorum ama diyeceğim o ki, her şeyde olduğu gibi, oyun oynama, oyun kurma, dikkat toplama vs bunun da bir yaşı, dönemi var. Yönlendirmek, birlikte oynamak, oyuna dahil olmak çok önemli, ancak kendini çok fazla kasmanı, başarısız hissetmeni gerektirecek bir durum yok bence :)

Sevgiyle oyunla kalın :)



ikicocukannesi

hus;

kesme yapıstıma soyle; eski dergileri atmıyoruz. bol renkli olanları minik minik yırtıyoruz. bir heves vakit buldugumda renkli el isi kagıtlarından alıp ucgen daire kare seklinde kestik babayla ama pek eglenceli bulmadı abla. kreste zaten fazlasıyla yapıyor ya ona yordum. evde minik yırttıklarımızdan kovanın icine dolduruyoruz. bu ise kardes de katılım gosteriyor. ablanın olmadıgı odada beraber yırtıyoruz hatta:) abla varken imkanı yok cunku. neyse baslarda duz bloknota ozgurce yırttıklarımızı yapıstırıcıyı surup yapıstırıyorduk. ablanın katılımı onceleri yapıstırıcıyı kagıda surmekten ibaretti. sonra sonra minik kagıtları yapıstırmaklada ilgilendi. kreste de bu aktivite yapılıyor zaten. sonraları kocaman bir daire cizip icini yapıstırmayla, sonraları yine kresten fikir calarak surat ve sayılarlı dolsurmayla devam ettik. yaklasık bir iki aydırda evdeki minik makası kullanabiliyor. cocuklar icin olan makası. simdilerde de babasıyla kalemle calısıyor. soyle ki; kocaman bir eski dergi alıyorlar.kalemle kesiyorlar, kagıda oyle yapıstırıyorlar...kagıt tabakla da ordek yapıyorlar, onu daha sonra anlatırım artık:) cok uzattım...

nese ve burcak, eve girmeden kocaman bir soluk alamak ise yarıyor enerji icin:) saka bir yana, ben anne olmak icin cok ugrastım. cok yoruldugumda bunu hatırlıyorum, kocama da hatırlatıyorum. birde gercekten egleniyorum ya hu. ne yalan soyleyeyim ara ara buyukler gibi yasamayı da ozlemiyor degilim ama. kaka cis mama oyun muhabbeti olmadan vakit gecirdigimde sasırıyorum. lakin bu da ihtiyac. bazı haftasonları ctesi aksamları genelde, erken yatırırp bizde buyukler gibi yasıyoruz:)

bu arada yanlıs anlasıldıgını dusunerek benim aktiviteler mototmot ptesi salı carsamba... gibi degil, hangisi istenirse hangisine ihtiyac varsa oyle sekilleniyor...ama kızım da oglum da duzenlidir. avanak avanak dolanmayız evde, illa ilgilenecek bir sey cıkartırız, yaratırız bak:)

kitaplarını ortada bırakanlara; baslarda bizimde oyleydi ama cılkı cıktı kitapların. abla kresten sonra ogrendi kitapları korumak gerektigini de, kardes inanılmaz savruk, disler yırtar parcalar. sizin kuzular kitaplarına karsı saygılılar mı yoksa baska formuller mi var acaba? 

esra, tırtıklı legolar canını acıtmıyor mu ada bebegin? ustune basınca ya da eli carpınca ne oluyor? biz hic kullanıslı bulmadık. dede'nin buyuk legoları daha guvenli geldi bize. malum biz aynı zamanda kardese de fırlatıyoruz. yani vermeye calısırken diyelim:) ayırca masa sandalyenizi merak ettim. su sıralar oyle bir arayıstayım, link acılmıyor?

hoscakalın,
imza: oyun seven ikicocukannesi.
not: yemekler konusunda hakikaten konusalım nese, bende dokmeliyim icimi:)


esraozlem

ikicocukannesi; acıtmıyor valla :) Hatta Ada bunları diş kaşıma aparatı olarak da kullandı epey bir süre, pek de memnun kaldı.Klasik legolarla oyun kurmak için henüz küçük. Onlarla ancak üstüste koyup kule yapıyor, ev filan yapmaya çalışıyor ancak bizim aldığımız sette fazla değişik parça yoktu, hayal gücünü de fazla kullanamadığı için düz kare ya da dikdörtgen bloklar ile yapabilecekleri sınırlı kalıyor. Tırtıklı legolar bu açıdan oldukça başarılı, farklı şekilde (daire, üçgen, pencereli kare, uzun ince çubuklar vs.)bir sürü parçası var ve takıp çıkarması kesinlikle gerek klasik legolara gerekse clippo'lara göre daha kolay.

Ayrıca Clippo zaten nopper/stickle brick'lerin ürün hakkını bırakan Playskool'un alternatif modeli diye biliyorum. Eskiden Hasbro üretiyormuş. Ben bu arada tırtıklı legoları Ada için İstanbul'da epey bir müddet aramış bulamamıştım. Oysa 5 ve 3 sene önce iki ayrı yeğene de almıştık aynı modelden. İngiltere'den bir arkadaşımdan rica ettim o getirmişti Ada'ya şundan. Sonra başka bir arkadaşım için ararken nette biraz daha bakınca şu adresi buldum, Ankara'da.

Masa-Sandalyenin linkini düzelttim. Her ihtimale karşı aşağıya da ekledim resmini. Yine IKEA, kritter model. Biz kırmızı olanından aldık.


esraozlem

Kitaplar konusunda, odasındaki rafları düzenli kullanmaya başlamadan önce bizim de salonda ona tahsis ettiğimiz bir sehpada duruyordu kitapları. Ada 6-12 ay döneminde feci kemirmiş, diş kaşımak için bütün kenarlarını yolmuştu kitaplarının ama genel olarak yırtma-parçalama yapmadı pek. Bu dönemde bu yüzden hep kalın ve ciltli kitapları tercih etmeye çalışmıştık. Dergileri için aynı şey olmuyordu. El kontrolünü ve ince sayfaları çevirebilmeyi geliştirene kadar epey dergi sayfası telef oldu. Ancak şu anda kitaplarına bilinçli bir şey yapmıyor fakat hala ince sayfalarda acele çevirmeye çalışırken, buruşma, minik yırtılmalar olabiliyor.


nesejoy

ikicocuk annesi anne olmak icin ugrasmak kisminda benim de tecrubem var malesef. o yuzden kolay kolay of demiyorum, hep sukrediyorum. gecen gun bir arkadasim kizimi severken annen seni ne kadar cok bekledi biliyor musun dedi. birden o gunlere gittim, coook kotu oldum...aslinda daha da yazmak istiyorum bu konuyla ilgili. ilk firsatta dert ortagima yazacagim, oyunla ilgili kisimda olumsuzluklardan bahsetmeyeyim.


zskk

aynı şey ece de de var 5 dakikayı geçince kendimce rekor sayıyorum ne değişik oyuncaklar ne de evdeki oyuncakalr 5 dak.geçmiyo ama iş muzurluk yaramazlık olunca 40 dak. bile buluyo (kendi kendine bencen gizli çekmece karıştırma, mutfaktaki erzak dolabındakileri döküp oynama v.b) çay takımıyla 3 dak. puzzle la 2-4 dak. legolar 5 dak. v.b (bu arada hemen yazayım odayı toplu tutmak adına oyuncakları gruplandırdım ve çay takımıyla oyun bittiğinde legolara saldırdığında ben önce çay takımını toplayalaım sonra legoları açalım diyorum bu yöntem acayip işe yarıyo yoksa legolarla bardaklar karışır oynayamayız diyorum çay takımı toplanıyo benim yardmımla legolar çıkıyo)
geçenlerde ece için bir yuvayla görüşmeye gittim oyun saatine vermeyi düşünüyorum önümüzdeki kış oradaki öğretmene sordum bana çok entersan birşey söyledi
sizden kaynakalıyo dedi siz mesela çocuğunuz yemek yerken ona geniş geniş yemek yemesine izin vermiyosunuz biran önce yesin kalksın istiyosunuz doğrumu dedi bende ne yazıkki evet dedim
:( doğruydu yemek yedirmek,banyo yaptırmak bu v.b şeyleri çocuklara hızlı çabuk yapmalarını sağlamak bazı şeylerden çabuk sıkılmalarını sağlıyormuş onlar oyuncaklarla oynamaya mecbur kaldıklarını hissettikleri için biran önce oynayıp kalkmak istiyolarmış
entersan bir yaklaşım ama çok doğru geldi bana oyun oynaamayı onlara mecbur kılıyormuşuz gibi oluyomuş



Cevaplamak için Üye ol