6 aya kadar sadece anne sütü ile ilgili

cemmurat soruyor: 10

Dünya Sağlık Örgütü, bazı istisnalar haricinde, ilk 6 ay sadece anne sütünü tavsiye ediyor.
Ama İngiltere'de bazı araştırmacılar bunun doğru olmadığı fikrinde, 4 ay sonra ek gıdaya başlanması gerektiği fikrindeler.
Henüz 10 günlük oğlumuzla "baba" olmaya çalışan biri olarak ve eşimin bebeğimize anne sütü verebilmek/vermeyi sürdürmek içi insan üstü mücadelesine bakarak, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ortaya atılan "ilk 6 ay sadece anne sütü sloganı" bazı anneler için acımasız bir söylem olabileceğini,  hemde bilimsel açıdan eksik yönleri olabileceğini aklıma getirdi. Siz ne dersiniz?
İngiltere'deki çalışma henüz yeni yayınlandı. (Aşağıdaki dergide)

Institute of Child Health, "Is ‘Breast Only’ for First Six Months Best?” University College London, 14 January 2011. Accessed 15 January 2011.




Not: İstisnalar annenin sağlık ve alışkanlıkları ile ilgili
Örnek olarak kronik bir rahatsızlığı olan anne, ilaç kullanması gerekeceği için bebeğine anne sütü vermesi tavsiye edilmeyebilir veya tuberkiloz, HIV gibi infeksiyona maruz kalan annelerinde anne sütü vermesi tavsiye edilmiyor. Kaynak:
  • Breastfeeding [http://www.nichd.nih.gov/health/topics/Breastfeeding.cfm]From the National Institutes of Health(National Institute of Child Health and Human Development)  

  • 134 Cevap


    ikicocukannesi

    birde bu isin reklam ayagı var,
    aramızda sosyolog da var reklamcı da,
    bir analiz onlardan rica ediyorum:

    zırhlı bir koruma kalkanı var mi..pa reklamında, hani hapsırıyor bir teyze sonra bu kalkan bebegi koruyor vs.vs....

    sadece altı ay'daki sadece'ye vurgu yapılmıyor vurgu altı aya... hani sonra olmasa da olur gibi.

    guven veriyor, bilmemne enstiusunun bilmemne arastırmasına gore bakın bizim mama sizin bebegi iste su kalkanla koruyor...

    altı aydan sonra sart degil efenim bakın who bile sadece altı ay oneriyor sonrasında devam 2'ye gecebilirsiniz vs. vs...

    yok korusun, yok reklam da yapsın lakin benim derdim baska,
    empoze edilen alttan alta satıs ile alakalı bir durum var arkadaslar,
    farkında degil misiniz?
    anne sutu bedava,
    mama icin bir ucret vermeniz gerek,
    bilmem anlatabiliyor muyum?


    cemmurat

    Sevgili Calliophe,

    "konunun mamayla ilgisi yok diyenlere hayret ederek başlayayım" ifadenden yola çıkarak

    konu olarak benim sorumu mu kast ediyorsun yoksa yayınlanan makaleyi mi kast ediyorsun bilmiyorum ama sana farklı bir bakış açısı getirmeye çalışayım. maksat fikir alışverişi olsun...

    Bundan uzun zaman önce biri bilimsel bir makale yayınlamış ve demişki yenidoğanlarda annesütü D vitamini içermesine rağmen yetersiz olabilir, o nedenle D vitamini takviye edilmesi vs. vs. nedenlerden ötürü uygundur demiş. (çocuk doktoru öneriyorsa başka hiçbir şekilde olamaz) O zaman bu makale D vitamini üreticileri tarafından mı yayınlanmış oluyor?

    veya denmişki -kadın-doğum uzmanları önermişki (denmişki demek muhakkak bir bilimsel makale yayın gerektirir) anne adayları hamilelik planladıkları andan itibaren folik asit takviyesi almaları uygun olmaktadır denmiş, bu sonuçda folik asit üreticileri tarafından mı desteklenmiş ve progapanda edilmiş mi oluyor? daha bir çok örnek bulunabilir ama benim tavsiyem yazıyı "guardian websitesinden değil" UCL'nin websitesinden okuman, sade metin şeklinde, guradian'da ne yazıyor bilmiyorum....

    çünkü şu konuda haklı olabilirsin, her makale gazetelerde bu kadar yer bulmuyor, mama firmaları işlerine geldiği için yazıyı daha medyatik hale getirmiş olabilir, bilmiyorum,  belki de araştırmacı kadının mama firmasında hissesi de vardır bilmiyorum, ama makale bebekler anne sütü kessin mama yesin demiyorki, an azından ben öyle anlamadım, hatta buradan okuyana emzirme konusunda deneyimsiz olduğum için, mama aklıma bile gelmedi, 
     
    benim ilk yaklaşımım,  bu araştırmayı yapan ve yayınlayan kadını cesur olarak nitelendirmek olur ve inan insanların daha doğruyu bulmasında bu tür radikal soruları soranlara ihtiyaç var, soru sormadan gelişme olmayacaklara inananlardanım ama aynı zamanda bir makaleye göre karar verilmemesi gerektiğine de inanıyorum

    bırak tartışmalar olsun ki bizler "dogma" lardan kurtulalım,

    buna en güzel örneklerden biri yumurtanın kolestrolu artırdığı 1-2 sene öncesine kadar iddia ediliyordu, geçen senelerde oralık karıştı,  şimdi son durum ne bilmiyorum,

    hepimiz bildiğimiz bir çok şeyin yanlış olduğunu veya tam doğru olmadığını yaşadığımız sürece göreceğiz, doğrular ve yanlışlar ile ilgili olarak "alkan"'ın bu soruya verdiği cevap benim için çok tatmin edici...

    mama içerikleri bilinmiyor mu bilmiyorum ama, varsa böyle bir şey patent ve veri koruma süresi ile ilgilidir ve ilgili otoriteler içeriğini biliyordur diye düşünüyorum

    "ikicocukannesinin" dediklerinin büyük kısmına katılıyorum; doktor ilaç reçete edecekse bir takım yönlendirmelere ""ikicocukannesinin" dediği gibi maruz kalıyordur, fakat doktorların meslek hatası yoksa eğer ilaç reçete edilmeyecek bir kişiye sırf ilaç firmaları istedi diye reçete yazdığını-ilaç yazdığını sanmıyorum, özellikle hayati-son derece önemli tıbbi konularda, en azından ben karşılaşmadım.




    ikicocukannesi

    maruz kalan ilaccılar da var biliginize,
    ben talep eden drlar da gordum, hatta tecrube de ettim.

    trde niye drlar makale yayınlamıyor dersiniz? neden ulkemizde arastırmalar az, buna ayıracak butceleri yok cunku drların. ilaccılar destek oluyorlar bir kısmına, yayınlanan makaleler de nedense tesadufun boylesi hep o yonde oluyor.

    ozerk universiteler, arastırmaya ayırılcak butceler, bagımsız haraket edebilen drların oldugu ulkelerde isleyis nasıl? simdi bunu merak ettim? var mı yazacak aramızda mesela avrupa ulkelerinde emzirme politika nasıl?

    d vitamini ile alakalı: gelismekte olan ulkeler denmis birde oyle degil mi? dvitamini sadece anne sutu ile degil bilesiginde bir cok etkenle alakalı diye biliyorum. keske aramızdaki drlar da yazsa,

    okumak ne iyi olur.


    annevebebisi

    Bence problem sorgulamadan, doktorlarin soyledigini kabul etmekte. Biraz da karsilastirma sansi olmadigi icin belki de.

    Basit bir ornek vereyim; gecen yaz Turkiye tatili sirasinda, biraz da hava degisminden oglum hasta oldu. Her zamanki hastalik. Ates, halsizlik vs. Doktora gittik, cat antibiyotik verildi hemen. Kullanmadim. Etraftan gelen baskiya ragmen. Cunku her zamanki grip, nezle neyse.. Her zamanki hastalik seyri.. Oglumu da, gribini de taniyorum..

    Neden Ingiltere'de doktora gittigimizde en fazla calpol veriyorlar da, Turkiye'de antibiyotigi dayiyorlar?

    Neden Ingiltere'de kilosunu olcturmeye, beslenmesini, genel durumunu konusmaya gittigimde; (ki 2.480 dogmustu ve her zaman kilo en alt sinirdaydi) mutlu gorunuyor; boyle devam et diyorlar da Turkiye'de; hmm bu ay kilo alimi azalmis; formul mama vermelisiniz deniyor??

    Hamileyken, normal dogum yapmak istiyorsunuz ama gununuz gelince nedense? doktorunuz catin dar, suyun az, falan filanla korkutup hoop sezaryene aliveriyor;

    Emzirecegim diyorsunuz; 3 ay emziriyorsunuz, doktora gidiyorsunuz; bu ay az kilo almis; ek gida almasi lazim.. hoop formul mamayi dayiyor..

    Biraz ates, biraz halsizlik.. doktora goturuyorsunuz; bilmemne enfeksiyonu hoop antibiyotikler "recete" ediliveriyor..

    Birileri sizi cok fena kandiriyor ama farkinda degilsiniz.


    selencem

    Öncelikle son yazilanlara kesinlikle katiliyorum. Ama mamalarin zararli olduguna da inanmiyorum. Koruma kalkanli reklamdan bahsedilmis. Bir reklamci olarak diyebilirim ki bu cok da yanlis bir bilgi degil. Cunku bu mamalar anne sütüne benzetilerek yapiliyor. Pek tabi ki yettigi surece anne sutu ama yetmediginde mamadan korkmamak gerek. Onunla da saglikli buyuyen bebeler var. Tekrar ediyorum bu dedigim sadece süt yoksa için...



    cemmurat

    Sevgili Arkadaşlar,

    İlk önce konu şu idi:

    İlk 6 ay sadece anne sütü sloganı doğrumu veya neden 5 değil 7 değil, 10 değil.
    Ayrıca bu slogan en azından  bir baba ve eş olarak beni endişelendirdi ve ilk altı aylık dönemde daha stresli bir sürecin oluşmasına neden olabilecek faktörlerden biri gibi geldi. Eşim ve bebek için en azından şimdilik işler yolunda gitsede önümüzde uzun bir yol var gibi geliyor. Sizlerde de aynı baskı yaratmıyormuyu sorgulamak istedim ve bunun paralelinde işin psikolojik etkisini yani anne-baba açısından etkisini tartışmak ,istedim. Gelen cevapların büyük kısmında çok farklı açılımlar gördüm, benim için faydalı oldu

    Konu biraz uzayıp gitti, muhtemelen benim yüzümden de konu çok dallandı budaklandı. Belki yazdığım cevaplar sorgulamak olarak değil de bazı arkadaşlar tarafından yönlendirme olarak algılandı, bilmiyorum.

    O nedenle toparlamam gerekirse;

    Konumuz doktorların reçeteleme alışkanlıkları  ve ilaç kullanımı değil. (ister art niyetli ister bilgilsizlik olsun) Bu konu zaten akılcı ilaç kullanımı adı altında çeşitli platformlarda tartışılıyor. Mesela Sağlık Bakanlığı'nın bununla ilgili yakın zamanda bir birimi bile kuruldu. Yani bazı arkadaşların belirttiği endişeleri paylaşan kişi, kurum ve kuruluşlarda var. ayrı bir tartışma ve araştırma konusu, isteyen buna mamayıda "Akılcı mama kullanımı diye dahil edebilir". ama en azından şu anda benim önceliğim değil

    Benim sorum mamalar yararlı mı zararlı mı veya anne sütü yerine mama alsa daha mı iyi olur da değil?Hatta soruyu sorarken de o yazıyı okurken de aklıma hiç mama gelmedi. ama zaten gördüğüm kadarıyla kimse tartışmaya bile gerek görmüyor.
    İsteyen ayrıca sorsun, ayrıca tartışsın. Bende kendi fikrimi fırsat olursa söylerim.

    Bunun yanında konuyu tartışırkende doğru argumanlar ile tartışmak en doğrusu,
    Sağlıklı değerlendirmek için bildiğimiz şeyleri veya yazılan sürekli gözden geçirmekte fayda var.  

    Mesela bu konuda yazılan makalenin/bilimsel yazının bir araştırmaya dayanmadığı söylenmiş. Derleme denilmiş.
    Benim bildiğim kadarıyla, bilimsel gerçekleri ortaya koymanın bir çok yöntemi vardır
    "systematic review" bunlardan biridir. Örnek olarak "İlk altı ay sadece anne sütü ile besleyin" "nin bilimsel dayanakları bu "Systematic Review" lere dayanıyor. İsteyen metodolojiyi daha da araştırabilir veya ben bildiğim kadarıyla isteyene özelden yazmaya çalışırım ama herhalde çok teknik ve bizler için zaman kaybı olur.

    Zaten oran o ülkede  %1, neden araştırma yapılmışki? ise ayrı bir konu, şöyle örnek vereyim toplumda milyonda 1 görülen konular ile ilgili bile çok ciddi araştırmalar yürüyor. Bilimadamları araştırma yaparken toplumdaki oranı kaçmış diye bakmayacaklarını düşünüyorum. Akılama ilk gelen örnek doğrumu olur, buna uyarmı bilmiyorum ama, buzullarda kutup ayılarını inceleyenlerin vay haline demek geldi içimden.

    Diğer bir konu MSG (monosodium glutame), zehir ve toksik olduğu söylenmiş. MSG bir gıda katkı maddesi ve gıda katkı maddeleri içinde en fazla tartışılanı, araştırılanı. Halen FDA tarafından GRAS (generally recognized as safe) olarak sınıflandırılıyor. Tratışılacak yönleri vardır yoktur o ayrı bir konu ama en azından zehir diyip panik yapmaya gerek yok. Ayrıca bu konu ile verilen linkdeki  yazı "Kıbrıs-Larnika'da bulunan Doğal Sağlık Merkezinden bir doktor amca yazmış". verdiği referanslar benim fikrimce çok eski, 90'lar, 80'ler, 70'ler.

    Yazarın/araştırma ekibinin mama firmaları olan ilişkisini inanın bende merak ettim.
    Kaynak paylaşabilecek olan varsa sevinirim. 
    İlişkisi vardır yoktur bilmiyorum, ben yazarın tıp doktoru veya beslenme uzmanı olduğunu düşünüyordum. Mama firması adına savunma yapması tuhaf geldi, eğer esas mesleği avukatlık değilse eğer. Belki bilirkişi  olarak görüşüne başvurulmuştur. Bu nedenlerle kaynağı payşabilen olursa çok mutlu olurum. Araştırıcı-endüstri ilişkileri sanırım ayrıca bir tartışma konusudur ama en azından benim şimdilik önceleğim değil, kendimce bir takım fikirlerim var. Fikirlerini paylaşan arakadaşlar zaten olmuş. 

    Sonuç olarak daha önce de belirttiğim gibi ben yazılan yazıda herhangi bir gizli mama progapandası görmedim. Gören olmuştur saygı duyarım, kendi fikridir. Yazıyı aşağıya kopyaladım, Zamanım olmadığı tam metni çeviremiyorum ama özet olarak:

    Bazı ülkelerde temiz su ve güvenli gıdaya erişim neden ile gelişmemiş ülkelerde ilk altı ay sadece anne sütü doğru olabilir, ama acaba UK içinde böyle mi? Dr Fewtrell ve ekibine göre ilk altı ay sadece anne sütünün yeterli besin öğelerini verip veremeyeceği soru işareti. Bebekler altı aydan önce katı gıda (solid foods) ile tanıştırılmazsa bir takım saplık sorunları olabileceğini düşünüyorlar. (demir eksiklği, çölyak hastalığı ve bir takım allerjiler gibi) ayrıca daha uzun süre sadece anne sütü ile beslenmenin de bir takım riskler taşıyabileceğini öne sürmüşler ve hali hazırdaki kılavuzların tekrar gözden geçirilmesinin faydalı olacağını düşünüyorlar.

    Bu soru benim için kapanmıştır hem çok zamanımı aldı ama değidi, ve daha önce de belirttiğim gibi 12-13 sayfa soru cevabı olmuş, bana göre boş sayfalar değil, farklı görüşler ve deneyimler içeriyor. Ben daha sonra tekrar okuyup faydalanacağım.
    Bilgi olarak verilen kısımlarının ise her zaman sorgulanması gerektiğine inanıyorum. Mesela ben MSG ile ilgili bir şey yazmışım, sorgulayın derim. Ama "katkı maddesi zaten, tüm katkı maddeleri doğal değildir vs gibi argumanların" bizlere çok faydası olmayabilir.

    Konu üzerinde en azından benimle daha fazla tartışmak isteyen olursa, fırsat olurda yüzyüze konuşma fırsatımız olursa tartışırız, fikir alışverişinde bulunuruz. Çünkü yazarak tartışmak hem çok zaman alıcı, hemde gereksiz kırgınlıklar yaratabiliyor. Ben gülerek, yüz ifadelerinin görülerek tartışılmasının daha az kırıcı olabileceğini düşünüyorum.

    Hiç aklıma gelmezid ama belirtmek farz oldu galiba "Herhangi bir mama firması ile en ufak bir bağlantım yok, say deseniz en fazla 2 marka sayabilirim"

    Yazı:


    Current guidance advising mothers in the UK to exclusively breast feed for the first six months of their baby's life is being questioned by child health experts on bmj.com today. The authors, led by Dr Mary Fewtrell, a consultant paediatrician at the UCL Institute of Child Health in London, have reviewed the evidence behind the current guidance and say the time is right to reappraise this recommendation. The researchers stress that while they fully back exclusive breast feeding early in life, they are concerned that exclusively doing so for six months and not introducing other foods may not always be in the child's best interests. 

    In 2001 the World Health Organisation (WHO) made its global recommendation that infants should be exclusively breast fed for the first six months. Many western countries did not follow this recommendation but in 2003 the UK health minister announced that the UK would comply. Fewtrell and colleagues support six months' exclusive breast feeding in less developed countries where access to clean water and safe weaning foods is limited and there is a high risk of infant death and illness. However they have reservations about whether the WHO's guidance about when to introduce other foods is right for the UK. 

    The WHO's recommendation that mothers should breast feed exclusively for six months is largely based on a systematic review undertaken in 2000 that considered existing research in this area, say the authors.  This review concluded that exclusively breast fed babies have fewer infections and that the babies experience no growth problems. Dr Fewtrell argues that the evidence that breast milk alone provides sufficient nutrition for six months is questionable.  She says there is a higher risk of iron deficiency anaemia if babies are exclusively breast fed and that there could also be a higher incidence of celiac disease and food allergies if children are not introduced to certain solid foods before six months. 

    The authors also fear that prolonged exclusive breast feeding may reduce the window for introducing new tastes, particularly bitter taste which may be important in the later acceptance of green leafy vegetables.  This could encourage unhealthy eating in later life and lead to obesity, they say. Dr Fewtrell and colleagues conclude that it is time to review the UK's guidance in the light of the evidence that has built up on this issue over the last ten years. 

    The authors can be contacted via UCL Institute of Child Health & Great Ormond Street Hospital (GOSH) press office Tel: +44 (0)20 7239 3126 or +44 (0)20 7239 3119 Email: dodmah@gosh.nhs.uk



    annevebebis

    "Birileri sizi cok fena kandiriyor ama farkinda degilsiniz."

    Ben farkındayım :) Açık ve net bir cümle ile ifade etmeniz düşündüklerimin doğruluğunu pekiştirdi.
    Aynen öyle.


    ikicocukannesi

    simdi son derece hassas ve kapsamlı bir konuda yazıyorsunuz; diyorsunuz ki acaba dogru mu? sadece anne sutu, ilk altı ay?

    ustelik ilk yazınızda hic de belirtmiyosunuz bir sıkıntı yasayıp yasamadıgınızı. siz bu soruyu yazınca ben bir guncelleme girdim ana ekrana. arkadaslarımın cogu esinizin sutunun olmadıgını ve bu yuzden uzuntulu olabileceginizi yazdı, soruyu buna binayen yazdıgınız dusunuldu. sonra meycan ve tunam acıklama yaptılar da oyle ogrendik aslında hic bir sıkıntı yasamadıgınızı. demem o ki; hassas olan kisiler isteyip de genelde emziremeyenler. ben ilk kez sutu olup da bunu sorgulama ihtiyacı icinde olan bir baba tanıdım sayenizde, sizin bu soruyu sormanızın bana katkısı bu oldu, hani oyle babalar var ki sut bile olsa bunu sorgulayabiliyorlar. 

    sizin icin konu kapanmıs olabilir, bence dallanıp budaklanmasında bir beis yok. zira tam da burası konusulacak yer, kimsenin sahsınıza bir seyler ispatlama derdinde olacagını sanmıyorum. en azından ben degilim. derdim; boylesine bana kalırsa üzücü bir baslıgı okuyacak, etkilenebilecek, ikilmede olan anneler.

    gelinen son noktada; ben buradan sunları ogrendim. yogun bir mesajlasma trafigi de yasadıgımı soylemeliyim.
     
    1 : ) anne sutu elzemdir yaklasımı, bebeklerin emme hakkı ile dogdugunu dusunen kisiler, secenek olarak sunulmasını kabul etmeyeneler.

    2 : ) emzir-e-meyen annelerin hassas oldugu. mama vermek dısında bir opsiyonları olmadıgı icin uzulen kadınların duygusal yaklasımı.

    3 : ) sundugunuz argumanların tehlikeli oldugunu dusunenler, bunu ikilemdeki annelerin potansiyel mama kullanıcısı olabilecegini dusunenler.

    4 : ) sundugunuz argumanların yeni annelere rahatlama psikolojisi yarattıgını dusuneneler, annenin bunalım yasamaması icin basvurmakta faydalı oldugunu gorenler.

    5 : ) tum bu argumanların bilimselligini sorgulayanlar-ki en ilgimi ceken en ozen gostererek okudugum yazılar bunlar- bunların empoze edilmeye calısılan pazarlama  atagı ile alakalı oldugunu dusunenler. 

    6 : ) emzrimemeyi secen annelerin var oldugu gercegi. yelish, ben senin yazılarınla bunu ogrendim. annelerin boyle bir konuyu secenek gibi algılayabilecegi.

    benim vardıgım noktalar bunlar, daha cok sey konusabilirim bu konu hakkında, ki yuksek ihtimal cenemi de tutamaycagım, konusacagım. zira merak ettiklerim var; ozellikle maddeler halinde sundugum sonuclardan 5. madde cok ilgimi cekiyor.

    bu konuyu buradaki emzirme konusunda ilgili annelerle tartısmayı cok isterim.

    bir sosoyolog bakıs acısı ne iyi olur mesela, toplumlarda nasıldır emzirme politikası? ne ile iliskilendirir sosoyologlar, sosyoekonomik durum iyilestikce emzirme sıklıgı artar mı azalır mı? ya da gelenekler ne olcude etkilidir? mesela geleneklerine baglı kulturune sadık ulkelerde nasıldır emzirme isi? cinli anne ile afgan anne arasında emzirme konusunda bir fark var mıdır?

    bir reklamcıdan duymayı istedigim konular var. reklam verenler vurgu yaparken neye dikkat ederler? ornegin sadece'nin altını cizmek ile altı ayın altını cizmek arasında ne gibi bir fark vardır?

    bir psikiyatristen bakıs acısı dinlemeyi cok isterim. mesela ben niye bu kadar cok konustum? emziremeyen anneler nasıl da boyle hassaslastılar? hangisi daha yeg? emziremeyince mamayı secmek mi yoksa ugrasma yoluna gitmek mi? diyelim ugrasma yoluna gidildi annenin post partum yasamaması icin bu konuda ne yapılabilir? oneri/tespit?

    bir doktor yazsa ne iyi olur okumak. tıbbi gorusune gore anne sutunun demir eksikligine yakalanma riski ek gıdaya erken baslamasına oranla nasıl etkiler bebegi? kısa bir kar/zarar analizi mesala. ve / hatta / dahi / ayrıca ek gıdaya ilk altı aydan once baslamayı salık veren dr akımlarının neyi baz aldıgını acıklasa?  

    gelinen son noktada durdugum yer burasıdır.



    Taita

    yelish, ben sana hayran kaldım gerçekten. çok şey de yazmak isterdim ama işe yarayacağını sanmıyorum. 

    iça, çenemi kapalı tutayım diyorum ama gerçekten üzülüyorum, hem de çok üzülüyorum..


    annevebebis

    Bir iktisatçı gözüyle, sadece'nin de altı ay'ın da altını çizenin kapitalizmin bebek dünyasına kadar uzanan sorumsuz eli olduğunu söyleyebilirim. Düşünsenize, bebeğin emmesi için doğumdan sonra çoğu annede otomatik olarak meydana getirilen süt, gözünü para hırsı bürümüş vahşi bir dünyada yaşayan hain zihniyetli insanların saldırısı ile gözden düşürülmüş! Küresel şirketler, bunların arasında dönen oyunlar, bilumum entrikalar, yaldızlı reklamlar neticesinde annenin memesinden gelen süt ilkel bir akıntıymış gibi lanse edilmiş bazı ebeveynlere. Şimdi kimse biz öyle görmüyoruz demesin cevaben. Sözüm öyle görenlere, bu yaldızlı modern dünyanın oyunlarına aldananlara.

    Konuyu baştan itibaren okumadım, dolayısıyla kimseye cevaben yazmıyorum, sadece son sayfayı okudum ve ikiçocukannesinin son cümleleri üzerine yorum yapmak istedim.

    Modern dünyanın bir öğüdü de "bozulmama" üzerine. 6 ay dayanabilen inek sütleri, ambalajlanmış, uzun süre bozulmayacak gıda maddeleri, bebek mamaları, hatta belki de güzel görünmek uğruna ikinci plana atılan emzirme ve bozulmamış anne memeleri. (dikkat edin; yargılamıyorum, modern dünya gözünden görüneni söylüyorum)

    Bir bütün olarak düşündüğümüzde kişilerin bireysel! (bence çoğu modern dünyanın kulaklara fısıldadıkları) tercihleri ve özellikle sağlık, gebelik, doğum ve doğum sonrası bebek bakımı alanındaki reklam ve söylemlerin birbiriyle işbirliği yaptığı. Çünkü her ikisini de kulaklara fısıldayan aynı dünya.

    Her düşünceye saygı cümleleri kuramayacak olsam da, asla saygısızlık da etmeyerek, sevgilerimi iletiyorum tüm okuyacak ebeveynlere.



    Cevaplamak için Üye ol