6 aya kadar sadece anne sütü ile ilgili

cemmurat soruyor: 10

Dünya Sağlık Örgütü, bazı istisnalar haricinde, ilk 6 ay sadece anne sütünü tavsiye ediyor.
Ama İngiltere'de bazı araştırmacılar bunun doğru olmadığı fikrinde, 4 ay sonra ek gıdaya başlanması gerektiği fikrindeler.
Henüz 10 günlük oğlumuzla "baba" olmaya çalışan biri olarak ve eşimin bebeğimize anne sütü verebilmek/vermeyi sürdürmek içi insan üstü mücadelesine bakarak, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ortaya atılan "ilk 6 ay sadece anne sütü sloganı" bazı anneler için acımasız bir söylem olabileceğini,  hemde bilimsel açıdan eksik yönleri olabileceğini aklıma getirdi. Siz ne dersiniz?
İngiltere'deki çalışma henüz yeni yayınlandı. (Aşağıdaki dergide)

Institute of Child Health, "Is ‘Breast Only’ for First Six Months Best?” University College London, 14 January 2011. Accessed 15 January 2011.




Not: İstisnalar annenin sağlık ve alışkanlıkları ile ilgili
Örnek olarak kronik bir rahatsızlığı olan anne, ilaç kullanması gerekeceği için bebeğine anne sütü vermesi tavsiye edilmeyebilir veya tuberkiloz, HIV gibi infeksiyona maruz kalan annelerinde anne sütü vermesi tavsiye edilmiyor. Kaynak:
  • Breastfeeding [http://www.nichd.nih.gov/health/topics/Breastfeeding.cfm]From the National Institutes of Health(National Institute of Child Health and Human Development)  

  • 134 Cevap


    Damla

    Ben de 6 ay konusunun jenerik olduğunu düşünüyorum.  Çünkü uygulamada doktorlar bu 6 ay konusuna takıntılı bir şekilde yaklaşmıyorlar, düzenli takip edilen bir bebek için bebeğe ve annenin durumuna göre yönlendiriyorlar, en azından kendimde ve Nurturia'da gözlemlediğim bu. Hatta bu yazımda şöyle ifade etmiştim:


    "6 ay ifadesi jenerik tabi. Bazı şeylerin kulaktan kulağa yayılması için yuvarlak ifadeler kullanılır. Örneğin 6 ay yerine benim uygulamada gözlemlediğim gibi, bebeğin kilo alımında sorun olmadığı sürece başlarda anne sütü, eğer yeterli kilo almıyorsa belirli bir aya kadar anne sütü + formül, belirli bir aydan sonra her iki durumda da ek besin+anne sütü (kimi doktora göre 6 aydan sonra esas olan ek besin, takviye anne sütüdür, kimi doktora göre 1 yaşına kadar aslolan anne sütüdür), sadece anne sütü ile beslenebilmişse bile aşağı yukarı 4-6 ay arasında bir yaşta kilo alımı zayıflarsa bu ek besinlere başlanması anlamına gelir, 6 aylık olduğunda her durumda ek besinlere geçilir ama reddediyorsa ya da bir sorun varsa ve anne sütü ile kilo alıyorsa daha uzun süre bile anne sütü ile devam edilir desek, paragrafı geri dönüp baştan okumamız gerekir değil mi? Demek istediğim şu, ilk 6 ay doktorunuz aksini söylemedikçe sadece emzirin, şüphe duymak her zaman iyidir ama doktorunuzun yaklaşımı güven verici ise o ne diyorsa onu yapın ve kendinizi eksik hissetmeyin. Bardağa her zaman dolu tarafından bakmaya çalışın. Doktorunuz 5 ay kontrolünde bebeğinizin kilo alımı az diye ek besin önerdiyse, bu ille sizin sütünüz yetmiyor diye midir? Belki de bebeğinizin barsak sistemi ortalamadan daha çabuk geliştiği için normal insan gibi beslenmeye daha erken başlamak üzere çevresine vermeye çalıştığı bir işarettir."


    Dişinden tutun, emeklemesine her gelişim bebeğe göre değişkenken nasıl olup da her bebeğin sindirim sistemi tam da 6 aylıkken katı gıdalara hazır hale geliyor olabilir ki zaten.

    cemmurat, bir GEO dergisinde çok eskiden insan türünün devam edebilmesi için insan bebeklerinin 2 aylıkken süte karşı alerji geliştirdikleri ve böylece annenin yeni bir bebek doğurmaya hazır hale geldiğine dair bir sav okumuştum. Sanırım konu alerjiydi aslında. Bazı ırkların sindirim sistemlerinin sütü bu nedenle sindiremiyor olabileceği ile ilgili bir ilişkilendirme vardı. Süt ürünleri ile beslenilen bölgelerde zamanla sindirim sistemlerinin süt ürünlerine adapte olduklarını söylüyordu. Çok ilginç gelmişti ama araştırma fırsatı bulamadım. Eğer dergiyi bulabilirsem scan edip ekleyeceğim uygun bir gruba.


    anneyim_24

        gerçekten bu ilk 6 ay anne sütü vermeli başka birşey vermemeli.anne sütü bebeği güçlendirir, sağlık katar, anne ile bebek arasındaki bağı kuvvetlendirir kesinlikle katılıyorum ama öyle bir dönemden geçiriyorumki çıldırmak üzreyim kendimi yetersiz beceriksiz gibi görmeye başladım.
        bebeğimde şuana dek emme problemi yaşamadım sütümde yeterliydi aldığı kilo onu gösteriyordu en azından.ama nerdeyse son 1 aydır bebeğimle savaşıyoruz.son 10 belki 15 günüde hastalandı veee üzerine tuz biber oldu ve hiç almıyor bende ya çok uykuluyken yada sağarak emzirmeye çalışıyorum.
        onunla tensel temasımın olmaması beni mahvediyor..yazıları tek tek okudum.. şuan psikolojim bebeğimi emziremediğim için altüst oldu ama "eşim şunuda hatırlatıyorki benim sağlıklı olmam gerekiyorki bebeğimizde sağlıklı olsun bu durum dünyanın sonu değil.."
    biz anneler inanılmaz bir bilinç altına sahibiz yıllarca gördüklerimiz hamileleğimizde öğrenmeye çalıştıklarımız ve doğumla başlayan serüvenimiz muhakkak emzirmeliyiz yönünde olduğu için kendimizi parçalıyoruz
        .ben kendimi parçalıyorum resmen hasta oldum ama obenim minik bebeğimde olsada bir birey canı isteği sürece alacak istemezse bırakacak ve başka çözümler arayacaz.herkesin bebeği bol bol anne sütü alsın annelerini yormadan:)


    ColukluCocuklu

    konuya yapılan yorumları okurken aslında pek yazmaya niyetim yoktu ama bende dökeyim içimi.
    öncelikle cemmurat'ın yanlış anlaşıldığını bende düşünüyorum çünkü burada şöyle bir problem yok herkes anne sütünün ve emzirmenin öneminin zaten bilincinde. emzirmek ve anne sütü gibisi, eşdeğeri asla olamaz.
    ama...
    ben bebeğimi 1 ay emzirebildim:( olmadı denedim zorladım ama yaşadığım sıkıntılı dönem, o sırada annemin kanser hastası oluşu ve ben annemi 1 ay önce kaybettim.. belki psikolojik nedenlerle olmadı. ama herşeyin ötesinde o dönem emzirmek için yaşadığım bunalımın, her mama verişimde döktüğüm gözyaşının haddi hesabı yok. o kadar büyük bir acıydı ki benim için. etrafta hep aynı nidalar; emmeyen çocuğu zorla emzirtmeye çalışan akrabalar, ay ben asla mama vermem diyen anneler sanki mama bir zehirmiş gibi davranıp ondan deli gibi korkan anneler ve ilk 6 ay anne sütü, eğer anne sütü yoksa çocuk çok hasta olur, hastalıktan kurtulmaz sanki vebalı olurmuş gibi yaklaşımlar.....başta bu toplum baskısı bitirdi zaten beni, içim öyle sıkıldı ki tamamen yıprandım.
    ve bugün hala emziremediğimi düşününce karnıma acı bir ağrı saplanıyor kendimi suçlu hissediyorum. hatta öyle bir psikolojideyimki ikinci çocuğum olsun emzireyim/emzirebileyim diye düşünüyorum ve anlıyorum ki bilinçaltıma öyle bir yerleşmişki bu duygu, mantığım dünyanın sonu olmadığını söylesede bu sızı gitmiyor içimden:(


    jildando

    Murat bey,
    Bence araştırarak, böyle bir gruba yazıp danışarak eşinize fazlasıyla destek oluyorsunuz, herşeyden önce tebrik ederim. Ama ne yazık ki bazen tartişmalar sonucsuz kalabiliyor, herkesin gorusu farklı, ama herseyden once deneyimi farklı.
    Genelde tartışmalara katılmayı sevmiyorum ama bu konuda tutamadım kendimi.
    Ben emzirmemiş annelerdenim, emzirirken anne cocuk arası kutsal bag, emzirmeyip mama verilince oluşmuyormu yani. Evet tabiki emzirmek doğal olanı ama emzirmiyorsan anne degilsin cok yanlış bir yaklaşım. Yanlış anlaşılmasın boyle yorumlar yapılıyor burda demiyorum ama ben mama verip bir yandan da bebeğimle guzel bir ilişki kurabilirken, yanımda emziren ama giyinirken bagiran 2 aylık bebegini susuturmak için daha da cok bagiran anneler tarafından bol bol cık cık lanmış biriyim. Bu olaya da hala aşırı tepkiliyim.
    Evet ilk bebegim de denedim ama olmadi, ve açlıktan ve yeme çalışmalarından bitap düşüp sürekli aglayan veya uyuyan bir bebekliktense kızımın, mama ile de olsa tok, keyifli ve dış dunya ya açık bir bebeklik gecirmesinin su an gayet guzel sonuçlarını alıyorum, hic sutumu icmedi diye de rahatsızlık falan da duymuyorum. Kendi çocuklarımla da gurur duyuyorum, gayet te iyi ilişkiler kurdugumu biliyorum.

    Daha once mama kullanmak zorunda olan bir arkadasimizin sorusuna verdigim cevap ta asagida.


    Ben iki bebeğimi de mamayla buyuttum, İlkinde ilk 15 gun çok uğraşmıştım, pompa kiralamalar vs. , hiç süt gelmedi , sonuç olarak kilo verdi çok. İkincisinde  benim de denemeye cesaretim çok yoktu, bebeğe takviye mama verip bir yandan da biraz denedikten sonra vazgeçtim.
    36 yaşındayım ve bende hiç anne sütü alamamışım. Annemde apse oluşmuş ve ben doğar doğmaz ameliyat olmak zorunda kalmış ki ben 4. çocuğum ( genel de 2. ve diğer bebeklerde daha kolay emzirilir).
    Neyse sonuç olarak 36 sene öncesinin mamalarıyla buyumuş olan ben, obez değilim, kilolu bile değilim. Bağışıklık sistemim oldukça kuvvetli, en son ateşim çıktığında ortaokulda falandım. Hayatımda hiç grip olmadım, ki meslek itibarı ile, sağlıksız ortamlarda bulunduğum çok olur. Kendi çocuklarımda olmaları gereken kilodalar., ve ikisi de kolay kolay hasta olmazlar, en fazla nezle oluyorlar, çok da çabuk atlatıyorlar.
     Bunu anlatıyorum çünkü anne sütü veremeyenlerin çok uzuldugunu biliyorum, tabi ki en guzeli anne sutu vermek ama eğer yoksa, olmuyorsa da mama veriyorum diye uzmeyin kendinizi. Bence açlıktan sürekli ağlayan, ve bitap düşüp aç aç uykuya kalan ( benim kızım ilk 15 gun bu durumdaydı) bir bebekliktense , duzgun beslenmek, uyku düzenine sahip olmak ve uyanıkken de keyifli olup dış dunya ile ilişkiye açık olmak bir bebek için çok daha onemli



    " İlk 6 ay sadece anne sütü sloganı altında ezilmek" çok dogru kullanmışsınız bu terimi. Sutu olup bu konuda sıkıntı yasamayan anneleri , mama veren annelere karsi biraz daha empati kurmaya davet ediyorum. Herkesin annelik yolunda basaramadigi, hata yaptigi durumlar, farklı düsünüp farklı davrandıgı durumlar varken ve bunlar kabul gorurken bu konuda niye bu kadar katıyız anlayamıyorum ben.


    YesilAnne

    WHO tarafından ''İlk 6 ay Sadece Anne Sütü'' sloganının, tamamen olması gereken bir bilinçlendirme, teşvik ve uyarı sloganı olarak görüyorum. Sonuç olarak bu bir dayatma ya da zorunluluk değil.


    Benim anneannem mesela 9 çocuk doğurmuş, 9 'unu da 9 ay neredeyse hiç ek gıda vermeden sadece emzirmiş. Üstelik anneannem der ki; '' Çocuklarımın hepsinin yanakları kıpkırmızıydı ve kilodan çatlardı :)) ''. Anneannem, mesela ek gıdaya geçtiğimiz dönemler bana çok kızmıştı, erken davrandığımı düşünüyordu.. Tenten yaklaşık 11 aylıkken bizi ziyarete geldiğinde bile hala bana sen sık sık emzir, boş ver eninde sonunda yiyecek derdi :)

    Anneannemin tersine annem beni 3 ay, kardeşimi de benden daha fazla emzirebilmiş. Biz devam etmek istememişiz ve bırakmışız.. Peki sonra ne olmuş, o zamanlar formül süt imkanı da yokmuş.. Tabii ki pirinç unu+ inek sütünden yapılan mama verilmiş ek gıdaya kadar. Ek gıdaya geçtikten sonra da takviye olarak devam etmiş.. 

    Şimdi bize doktorlar pirinç ununun ne kadar nötr, çok da faydası olmayan, kof doyma hissi verdiğini ve pirinç unuyla mama vermemizin anlamsız bir şey olduğunu söylüyorlar. Zaten ilk 1 yıl inek sütü artık hiç tavsiye edilmiyor. Ama ben 3 aylıkken bu şekilde beslenmişim.. Şimdiki bebekler anne sütü alamasalar da, formül süt imkanıyla bizlerden çok daha sağlıklı büyüyorlar öyleyse..

    Tenten' in ilk 4 ay kilo alımı çok iyiydi. 4 aydan sonra kilo alışında fark edilir bir azalma olunca, doktor bize yavaş yavaş yoğurt ve meyve püresi ile ek gıdaya başlamamızı önerdi.. 6 aylık olana kadar böyle devam etmemizi söyledi.. Sadece yoğurt ve meyve püresi.. 

    O zaman bunu çok sorgulamış, hatta doktora da karşı çıkmıştım. Öyle ya Tıp Fakültesi Hastanesinde bunları duymak çok şaşırtmıştı beni. Doktor, elbette ki aslolanın ilk 6 ay anne sütü olduğunu, hatta bazı bebeklerde kilo alımı çok iyi gidiyorsa 8-9 aya kadar bile sadece anne sütüyle devam ettiklerini, fakat kilo alımında azalma fark edilen bebeklerde ise artık 4 aydan sonra yavaş yavaş ek gıdaya geçmenin hiç bir sakıncasının olmadığını belirtmişti.

    Ben yine de ilk 6 ay anne sütünü savundum ve 5 buçuk aylık olana kadar çok çok nadir elma- şeftali suyu verdim. İçime sinmemişti bir türlü.. 

    Emzirmek öyle bir şey ki, aslında bence özellikle anne de bağımlılık yapıyor :) Ben Tenten doğduğunda 6 ay emmesi ümidiyle dualar ettim. 6 ay emsin bana yeter diyordum. 6 ay bitti 1 yaşına kadar devam etsin sonrası önemli değil dedim.. Bu sonra 18 ay oldu, şimdi ise hadi bir 2 yaş yapalım diyorum.. Kara kara düşünüyorum nasıl olacak bu ayrılık diye :)

    Demem o ki cemmurat, o insan üstü güç evet kesinlikle doğru. Şu an karşınızda yeni doğum yapmış, çok ya da az dikiş acısı çeken, inanılmaz uykusuz geceler yaşayan ve durmadan şekilden şekile girip en fazla 2 saatte bir emzirmeye çalışan ve belki de, emzirmediği saatlerde de ne olur ne olmaz çoğalsın diye süt sağmakla uğraşan, 10 kaplan gücünde bir anne var. Siz her ne kadar kıyamasanız da ve şu ilk günler güzel anne, çok yoruluyor ve zorlanıyorsa da 1 ay alışmak için yetiyor da artıyor; sonra otomatiğe bağlanıyorsunuz fakat kesinlikle mutsuz olmuyorsunuz :)

    Anneye bol sütler, bebişe gazsız günler, babaya da gönül rahatlığı dilerim.

    Sevgiler.



    ritalar

    öyle çok şey yazılmış ki. ben de kişisel ve çok insani 1 durumumu paylaşmak isterim.

    ilk günlerde cok zorlanmıştım emzirmekte. sütüm az geldi, memelerim yara oldu, başlıkla emzirdim sonra bebişim memeyi emmeyi unuttu, ememedi ve sürekli sağıpta vermek zorunda kaldım.... ve ne oldu biliyor msusunuz?????? ben memelerim deli gibi acırken cektiğimden cok daha büyük 1 acıyı en içerilerimde hissettim. bebeğimin beni emmemesi ve biberona bağımlı olması içtiği sey benim sütüm olsa bile müthiş acıydı ve kendimi inanılmaz kötü hisseettim. şükür ki şu anda kıjımla pek güzel emişiyoruz ve cok mutlu 1 ilişkimiz var.. anne sütünün fiziksel etkilerinin yanında anne-bebek bağının kurulmasında da müthiş 1 katkısı var. ve zaten bundan da bahsedilmiş önceki yazılarda...


    ikicocukannesi

    uslup konusunda benim de sıkıntım var zira saat sabahın dort suları ve ben buradayım, cok uzuldum, hatta uzulmekle kalmadım, kırıldım da. -bu baslıktan bagımsız baska bir yazı konusu bu-

    efendim nasıl anlatsam nasıl toparlasam, kesinlikle kayıtsız kalacak degilim. 

    baslık nedir: 6 aya kadar sadece anne sütü acaba doğru mu? aynı yeri mi okuyoruz biri bana yazsın yanlıs okumuyorum oyle degil mi? bu bile baslı basına bence uzucu bir baslık. demek ki artık oyle bir hale geldik ki, degil emzirmenin faydası, anne sutunun 6 aya kadar dogru olup olmadıgını bile bir soru altında sorgulama ihtiyacındayız.

    buraya kadar sıkıntı yok diyelim, zaten baslıgı gorunce bile uzuldum ben. acıp soruyu bile okuyamadım ilk etapta, bu baslık bile beni uzmeye yetti. devamı ingiliz arastırmacıların dort ay sonrası ek gıdayı gecmelerini salık veren bir arastırma eki, bir sonraki yazıda da emziremeyen annelerin huzurlu hissetmeleri icin yapılan bir subjektif veri toplaması. ne diyor, iste hispanik ırk emziriyormus beyaz ırka oranla daha fazla, lakin bebelerin hastalıklara yakalanmasında anlamlı bir fark yokmus.

    sonrasında da birbirinden farklı yorumlar. zaten film bende burada kopuyor. kimse aynı seyi dusunmek zorunda degil, hicbirimizin sartları esit de degil. benim bir yardımcım yok mesela ya da bir beriki benden daha fazla duygusal olabilir bir oteki daha umursamaz davranabilir, bir baskası icin anne sutu hayat memat meselesiyken bir oteki icin alternatif olabilir. bunu anlarım, anlamaya calısırım da,,

    arkadaslar kusura bakmayın ama emzirmemenin bir secenek olmadıgını vurgulamamı tuhaf bulmanızı anlayamam. ısrarla vurgulayacagım: emzirmemek bir secenek degildir. dogan her bebegin emme hakkı vardır.

    tum bu argumanlardan yola cıkarak annelerin biraz daha kolaya kactıklarını dusunuyorum. bir yılı askın bir suredir bu sitede aktif yazıyorum, internette bos vakitlerimi -hatta cogu zaman ozellikle vakit yaratarak- anne bebek sitelerinde ve bloglarında dolasarak geciriyorum, bir tesptim var, ki o da sudur; alttan alta emzirmemenin dunyanın sonu olmadıgını salık veren goruslerin yaygınlastıgı. bunu tehlikeli buluyorum. korkarım ki calısan anneler arttıkca anne sutunu alan bebekler azalacak. zira calısan anneler icin ciddi zorluklar var bildigim. hatta bununla ilgili manifesto cıkaran aramızda arkadaslar bile oldu tanık oldugum. emzirmek icin evde mi duralım, bu diplomaları bosuna mı aldık, korelelim mi:( 

    zira simdiki anneler -mesela ben-calısmak durumundalar, yeterince mobbinge maruz kaldıkları gibi ciddi ciddi zor bir hayat yasıyor bundan yuz yıl oncesine gore. demem o ki bu sartlar altında bile emziren annelerin var oldugunu da unutmayalım. yani olabiliyor, ha zor olmuyor mu inanılmaz zor oluyor ama oluyor.

    ufacık bir meme ucu yarasında ama canım cok yanıyor diye kapris yapmayalım, sutum azaldı ugrasıyorum ugrasıyorum ama eskisi kadar gelmiyor deyip vazgecmeyelim, uykusuzluk canıma tak etti uykusuz kaldıkca sutum de olmuyor deyip pes etmeyelim, sadece 300 gr almıs, normali 350 gr ben en iyisi ek gıdaya yoneleyim demeyelim, ama dr'um dedi ki onemli olan sadece ilk altı ay biz sekiz aylıgız ne memesi deyip bırakmayalım.

    emzir-e-memek baska sey, sutun olmaması bambaska bir sey. bugune kadar sutu olmayan hicbir kadına senin cocugun benim cocuklarıma gore daha saglıksız demedim! denir mi hic oyle bir sey. yahut emzir-e-meyen kadınları basarısız beceriksiz diye tanımlamadım. emmeyen bebeleri eksik buldugumu da yazmadım. sutum olmasaydı ne yapardım, oturdum ciddi ciddi bunu da dusundum: diyelim emziremedim, ne yapardım; anne sutunu almadıgı icin cocugumda bir eksiklik olur mu onu iyice arastırırdım, korkardım, cok korkardım. anne sutune en yakın olan mamayı ne yapar ne eder cocuguma verirdim, hatta arastırıp sut anne bulmaya gayret ederdim ama asla yeni emzirmeye baslamıs yorgun / korkak / guvensiz / lohusa bir anneye bosver canım benimki anne sutu almadı da saglıksız mı oldu, dunyanın sonu degil demezdim.

    ha babam emzirmemenin bir secenek olmadıgını bu tarz argumanların henuz emziren/hamile ya da sutu kesmeye calısan annelere bir secenek olarak sunulmasının yanlıs oldugunu dusundugumu yazdım. yanlıs buluyorum bunu. bu nasıl bir psikolojik bir baskı nasıl yaratıyor anlayamıyorum.  zira yazdıklarımın hicbir yerinde emzir-e-meyen kadınlara yonelik bir durum yok. ayrıyetten emziremeyen hanımlara comert yanıtlar veren annelere ozellikle soruyorum: emzirmek istemeyen ve emzirmeyi bırakmayı dusunen annelere sizce nasıl bir psikolojik etki bırakıyor mesela mi..pa'nın reklamları ya da soruyu soran arkadasın bahsettigi arastırmalar?

    anne sutunu ısrarla savunan, destekleyen, kolaya kacmayı engellemeye calısan kadınlardan biriyim.bu konudaki tavrımın da durusumun da degisecegeni sanmıyorum. gecenin bu vakti yazmamın maiyeti de budur. 

    not : tamamıyla kisisel algılansın lutfen. bebegi yogun bakımda kalmıs, mamayı reddettigi icin kusmus, kustugu icin tıkanmıs, tıkandıgı icin mudahele edilmis ve midesi yıkanmak zorunda kalmıs bir bebegin annesiyim ben. yenidogan yogun bakımcının dedikleri aklımdan cıkmıyor: 

    bebeginiz denedigimiz tum formul mamaları reddetti, lakin sizin sagdıgınız ve yolladıgınız 20 cclik sut kızınızın gozlerini acmasına yetti. bir 20 cc insanı bu kadar mı mutlu eder,

    eder.

    son not : emziremeyen annelerin rahatlamalarına yonelik acıklamalarda comert davranılıp, hem calısan hem de cocugunu emziren hatta boyle argumanlara kulak tıkayıp emzirmeyi kesmeyen ısrarla anne sutu diyen annelere de arada kulak vermek gerek,

    evet evet kendimi kastediyorum.

    pek tabi bir link, cok sever ve bu konudaki fikirlerini ilgiyle takip ederim;


    http://acalya.blogspot.com/2010/12/kendi-halinde-bir-laktivist.html


    firavun

    maalesef bu konu da sezeryan/normal doğum gibi herkesin kendi doğrusunda direttiği bir konu..evet,başlık 6 aya kadar anne sütü doğru mu? olunca afalladım ben de..10 günlük baba olarak bunca araştırmaya zaman ayırabilmeniz harika..benim eşim zor duş yapabiliyordu o dönemde bana oğlumuzu getir götür indir kaldır gece uykusuzluğu gündüz yorucu iş temposu oğluşu yıka altını temizle ev işlerine yardım et alışveriş v.s...belki de bu sayede ben sorunsuz emzirebildim biraz da..
    oğlumuzun ihtiyacı olduğu gibi benim de ruhsal doyumum belki de lohusa depresyonuna girmemi engelledi..
    evet,ben de annelerin biraz daha kolaya kaçtığını düşünüyorum ve çevrenin,işyerlerinin yeterince destek vermediğini..ama her yoğun çalışan kadının da emzirmeme kolaylığına kaçmadığını da biliyorum..kbb dr.u arkadaşım(erkek gibi dümdüzdür göğüsleri) 4 ay boyunca emmeyen kızını pompa ile çekerek biberonla besledi..4 ayın sonunda ana-kız emişmeye başladılar..(bu arada anadolu yakasında oturuyor ve çalıştığı hastane avrupa yakasında)..amerika'da çocuk kardiyoloğu arkadaşım 2 çocuğunu da 2 sene emzirdi(ctsileri de çalışıyor)..bunlar sadece 2 yakın çevremden örnek..her ikisi de kendi branşlarında anne sütünün ne kadar elzem olduğunu düşündüğü için şartlarını zorladılar..
    her zaman emzirmek için evde oturmak,körelmek gerekmiyor kısacası..evde oturup emzirmeyenlerden bahsetmedim bile..
    emzirememek,sütün olmaması kısmında iça gibi düşünüyorum yazayım da yine yanlış anlaşılıp uzun uzadıya yazışmayalım


    Damla

    Kolaya kaçmak?

    Emzirmek daha zor değil çoğu durumda? Her şey yolunda gittiğinde emzirmek sağarak vermekten ve mama vermekten daha kolay. Ben 1 yıl emzirdim ve büyük kolaylık oldu bana emzirmek. 

    Bebeğe kendi kendine sakinleşmeyi öğretmemek, meme olmadan uyumayı öğretmeye çalışmamak, bunların yerine memeyi kullanmak.. Ben zamanında bu işler için meme vermeye niyetlendiğimde bunu kolaycılık olarak gördüm ve bunun yapmamaya çalıştım mesela. O yüzden neyin kolaycılık olduğu göreceli.

    Benim sütüm yoktu, ne zorluklarla emzirmeyi başardım konusu, başıma gelmedi ama bence başka bir konu. Burada emzirmeyi başarmak için başa çıkılmaya çalışılan o zorlukların neler olduğu, anneden ve bebekten bir şeyler götürüp götürmediği, karşılığında getirdiklerinin yeğ olup olmadığı her anne ve bebek için ayrı değerlendirilmeli, bu o annelerin, eşlerinin, doktorlarının bileceği bir konu. Her bebeğe eşit muamelesi yapmak, "her anne kayıtsız şartsız sonsuza kadar emzirmelidir" yaklaşımlarını doğru bulmuyorum.


    Tunam10

    Yani olayı bu kadar germenin hiç anlamı yok. Sanki iki taraf varmışta, biri anne sütü diğeri de mama savunuyormuş gibi. Yok öyle bişey. Zaten herkes ANNE SÜTÜ diyor. Aslolan Anne Sütü. Bu tartışılmıyor. Anne sütü yetmiyor,bebek emmiyorsa vs vs için Dünyanın sonu mu? Toplum baskısı?4. ayda da ek gıdaya geçilebilinir mi? o konuşuluyor.  Lütfen bu soruyu da karşılıklı sataşmaya döndürmeden sakin sakin YAZIŞABİLELİM. 
    İlk 6 ay sadece anne sütü denilerek teşvik edilmek istenmiş ancak kim ne derse desin bu annenin üzerinde bir nevi baskı yaratıyor. "Emzirebiliyormusun bariler" "e sütün varmılar" havada uçuşuyor o anneliğe ilk adım attığın günlerinde. Daha doğurur doğurmaz "acaba sütüm gelecek mi?" "ya yetmezse" "acaba açda ondan mı ağlıyorrr" "ben niye diğer anneler gibi emziremiyorum" sorularıyla kendini yiyip bitiriyorsun. Bu korku sütü daha da kötü etkiliyor. "Böyle bir baskı var mı yok mu?" "Ve bu baskı anneyi teşvik mi ediyor yoksa daha da strese sokup sütü olumsuz mu etkiliyor?" "Anne kendini yetersiz hissederse" "güvenmezse" "annelik salt emzirmeye indirgenirse" bu anneye ve bebeğe fayda mı zarar mı? Bunu konuşuyoruz.

    Ki ben tekrar söylüyorum daha 15 günlük anneyken mastit olup 40 derece ateşle emzirecem diye yırtınan bir anneyim. 7 ayımız bitiyor 4 kez yaşadım bunu. Hala emziriyorum. Kanallarım tahrip oldu. Ameliyat olmak zorundayım. Ama sütüm olduğu sürece emzireceğim. Böyle olmakla birlikte dönüp arkama baktığımda evet böyle bir baskı çevremde vardı diyorum. Vee bu beni gereksiz germiş,üzmüş. Bu baskı olmasaydı kendime daha çok güvenecektim, kendimi yetersiz hissetmeyecektim diyorum. Emzirmek çok güzel ama emziremeyenlerde o bağı illaki kurabilir diyorum.





    Cevaplamak için Üye ol