6 aya kadar sadece anne sütü ile ilgili

cemmurat soruyor: 10

Dünya Sağlık Örgütü, bazı istisnalar haricinde, ilk 6 ay sadece anne sütünü tavsiye ediyor.
Ama İngiltere'de bazı araştırmacılar bunun doğru olmadığı fikrinde, 4 ay sonra ek gıdaya başlanması gerektiği fikrindeler.
Henüz 10 günlük oğlumuzla "baba" olmaya çalışan biri olarak ve eşimin bebeğimize anne sütü verebilmek/vermeyi sürdürmek içi insan üstü mücadelesine bakarak, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ortaya atılan "ilk 6 ay sadece anne sütü sloganı" bazı anneler için acımasız bir söylem olabileceğini,  hemde bilimsel açıdan eksik yönleri olabileceğini aklıma getirdi. Siz ne dersiniz?
İngiltere'deki çalışma henüz yeni yayınlandı. (Aşağıdaki dergide)

Institute of Child Health, "Is ‘Breast Only’ for First Six Months Best?” University College London, 14 January 2011. Accessed 15 January 2011.




Not: İstisnalar annenin sağlık ve alışkanlıkları ile ilgili
Örnek olarak kronik bir rahatsızlığı olan anne, ilaç kullanması gerekeceği için bebeğine anne sütü vermesi tavsiye edilmeyebilir veya tuberkiloz, HIV gibi infeksiyona maruz kalan annelerinde anne sütü vermesi tavsiye edilmiyor. Kaynak:
  • Breastfeeding [http://www.nichd.nih.gov/health/topics/Breastfeeding.cfm]From the National Institutes of Health(National Institute of Child Health and Human Development)  

  • 134 Cevap


    Tunam10

    aynı anda yazmışız Damla.


    ikicocukannesi

    damla,

    meme vermenin yani ezmirmenin hic kolaycılık oldugunu dusunmedim, simdi sen yazınca inan saskınlıkla okudum. zira argumanların cogu emzirmek icin kendini paralamanın gereksiz bir zorluk yarattıgı yonunde. dolayısıyla hep mama vermenin kolaycılık oldugunu dusundum, yuzde yuz katılıyorum goreceli kısmına. farklı bakmısız mesela kolaycılık yonune. kisi kendinden bilir isi misali, oglus bir yasına yeni basmıs, kostura kostura isten cıkıyorum, eve bir acele bir acele, yeter ki emsin. uyumam gerek, ertesi gun is bası yapacagım; ama bızdık emmeyi bırakmıyor, sabaha kadar uc saat uyku ile, yarı uykulu yarı uykusuz...

    tunam,
     
    yasadıgın zorluklara ben burdan birebir sahit oldum, detaylamasan da biliyorum mastit sorununu. keske sartların baska turlu olsaydı ve etrafında seni gerecek insanlar yerine takdir edecek bir cogunluga sahip olsaydın. zaten farklı konuları konusuyoruz ve evet pek tabi yasadıgın sıkıntılardan oturu olaya toplum baskısı cercevesinden bakman pek bir normal.

    burada hic okumadıysam belki on/yirmi tane okumusumdur emzirmeyi sonlandırma, erken ek gıdaya baslama ile alaklı soru. ya da illa elzem bir sey mi ben emzirmeyi bırakmak taraftarıyım ne bileyim cok mu gerek vs. vs. vs. benzeri soruları, hassaslıgımın maiyeti budur; emzirmenin elzem oldugunu savunmam. hemen pes edilmemesi gerektigini dusunmem. emzirmemenin normalize edilmesine cok sasırıyorum, durum benim acımdan boyle isliyor.

    firavun,

    sosyoekonomik durumla iliskilendiriyordum onceleri ve diyordum ki sosyoekonomik durum iyilestikce anneler daha ben merkezci davranıp damlanın degil benim kastettigim kolaycılık yonune geciyorlar gibi geliyor diyordum. lakin senin orneklerden sonra bu isi sosyoekonomik durumla ilskilendirmekte hata ettiğimi farkkettim. yine de azınlık olarak gormek gercekten uzuyor, anne sutu ve mutlak emzirme propogandasına hala ihtiyac duyuyor olmak, ne bileyim...


    cemmurat

    Sevgili arkadaşlar bu benim Nurturia sitesine ilk sorumdu, ama bayağı bir deneyim kattı.
    Ayrıca Pratik bilgilere bu kadar hızlı ulaşabilmek güzel birşey, yüzlerce tecrübe birden sizin bilginiz oluyor.

    Sorduğum ilk soruda ve paylaştığım görüşüme yazılan yorumların daha veri odaklı, daha analitik ve bilimsel olmasını beklerdim, ama sonradan anladımki bu platform zaten bir çok ihtiyacı (sevinç-üzüntü-pratik bilgiler) karşılıyor, bu ihtiyacı karşılaması gerekmez.
    Benim yazdıklarımdan Anne sütü vermeyin, mama daha iyidir, ikisinide farkı yoktur gibi bir algılama yarattıysa,  olduğunu zannetmiyorum,  yinede not olarak koyalım:
    Annenin bebeği emzirmesinin, bebeğin annesini emmesinin faydaları genel olarak 3 başlık altında toplanabilir
    1) Bebeğe faydaları
    2) anneye faydaları
    3) Topluma faydaları

    belki Tunam10'da belirttiği yanlış anlamaların önüne geçebilir, daha iyi kendimi ifade edebilirdim. bunları tartışmaya gerek yok herhalde herkes bunun bilincinde, özellikle böyle bir platformda herkesin belli bir entellektüel düzeyde olduğu her halinden belli, elbette istisnalar vadır. Bu nedenle bu platformda anne sütünün önemini tekrar tekrar vurgulamanın bilinenleri tekrar etmek olduğunu, biradım ötesi bu platformdaki toplum geneline göre bilgi ve görgü düzeyi yüksek anne populasyonunda ters etki yaratacağını düşünüyorum. nedenmi?, dün soru-cevap kısımlarını gezerken, kafamdaki sorulara pratik cevaplar ararken, o kadar fazla emzirememe ile ilgili soru-cevap vardıki, bu platformda ortak problem gibi.
    Yine ben veri vereceğim, Amerika'yı beğenmeyenler için:) almanya'dan bu örnek, yapılan bir araştırma annelerin %90'nın emzirmenin önemini bildiğini ve bebeklerini emzirmek istediğini ortaya koymuş fakat sadece % 33'ü bunu başarabilmiş.
    bu veriyi bu site içerisinde yakalamak çeşitli  anketler aracılığı ile çok mümkün, ama eminim çıkan sonuç; %90'ın üzerinde annenin emzirme ve anne sütünün önemini bildiğini, buna yakın bir oranında bunu başarabilmek için her türlü fedakarlığa hazır olduğunu veya fedakarlık yaptığını ortaya koyacaktır.
     Bu açıdan bakılınca anne sütüne dikkat çekmek, önemini anlatmak bu üyeler için birincil öncelik değildir.
     Benin 3 günlük üyeliğimde soru cevapları incelerken gördüğüm, burada daha farklı bir problem var, bazı annelerin sizinde bildiğiniz gibi desteğe ihtiyacı var. bu destek duygusalda olabilir, bilimsel de olabilir.  ama anladımki deneyimli anneler varken benim gibi yeni babalara düşmez bu iş, zaten benim de pek fazlada fırsat olmaz. Şimdiden günde yarım saat ayırayım dediğim siteye dünden beri 3 saate yakın zaman harcamışım.

    Ben soruma tekrar geleyim ve özetleyeyim
    ilk altı ay sadece anne sütü ile altı boyunca ve/veya daha uzun süre anne sütü vermek, arasında bir fark var , ilk ifadede "sadece" kelimesi var,   yazan arkadaşların da  bu farkı gözeterek yazması hepimiz için daha verimli olabilir.
    Bunun yanında "Sadece" nin geçerliliği konusunda henüz beni tatmin edecek bir cevaba rastlamadım. Ama "Damla" ve "alkan" nın yorumları bana değişik bir bakış açısı kattı. 
    Bu konuyu doktora da soracağım ve fırsat bulursam da araştırmaya devam edeceğim.


    ikicocukannesi

    cemmurat,

    ısrarla yazmamın maiyeti budur, sizin sorunuz bana vesile oldu yeniden.

    dediginiz gibi aynı ayrımsamayı bende yasıyorum, tespitim de sizinkine benzer, hic okumadıysam on yirmi soru okumusumdur, anne sutunun kesilmesi ile alakalı ve tıpkı dediginiz gibi emzirememe poblemleriyle alakalı. dusununce cok mantıklı buradan bile bilimsel veriler cıkartılabilir pekala.

    bu tarz sorulara cevap olarak sundugunuz argumanların nasıl bir etki yaratacagını dusunup dusunmediginiz merak ediyorum samimiyetle. yeni dogum yapmıs/korkak/guvensiz/lohusa/hassas bir kadına, emzirme sorunu yasıyorsa birde sizce boyle verilerle yaklasmak nasıl bir etki uyandırır?

    selamlar.

    ek gıda konunda da yazabilirim uzun uzun, sadece kısımın da altını cizebilirim, lakin enerjimi bu noktaya cekmeyi tercih ediyorum zira hassasiyetim bu yonde benim.


    Tunam10

    Yazılanların çok net okunmadığı ve herkes kendince algıladığı sonucuna vardım ben. Ama Murat çok güzel yazmışsın. Demek istediğin çok açık ve net. Yalnız sende 10000 yakın kadınla aynı platformda yazışıyorsun. Duygusal 10000 kadına en hassas konuyu danışıyorsun:))Bu tartışma bitmezzzz. Bence Alkanı arkadaşlarına ekle. o gerçekten bu sitede bir baba olarak tecrübeli.



    esraozlem

    Murat öncelikle hoşgeldin :) Nurturia'da daha çok baba görmeye ihtiyacımız var.

    Benim cevabım diğer arkadaşlarımdan biraz farklı olacak zira ben kızımı sağlık sebeplerim yüzünden yıllar önce olduğum bir ameliyat sebebi ile hiç emzirmedim. Ada doğduğu andan ek gıdaya geçtiğimiz beşinci ayına dek formül mama aldı sadece. Biz süt anne kavramını düşünmedik. Bu bir tercih meselesidir elbette.

    Ada'nın bebekliğinden itibaren yeme konusunda sorunu olmadı. Birinci ayında gece uyanmalarını bıraktı. Gaz problemi yok denecek kadar az yaşadık. Doğum tartısının epey yüksek olması sebebiyle her zaman kontrollü bir biçimde beslenmesine dikkat etmek durumundaydık. Ama bunu bir avantaja dönüştürebilmeyi başardık. Mama ile beslenmesinden kaynaklı olarak ek gıdaya normalde öngörülen zamandan erken geçtik ancak ek gıdaya geçişimiz (elma püresi ve ardından yoğurt ile) sindirim problemlerine ya da alerjik herhangi bir soruna yol açmadı. Bu noktada Damla'ya katılmadan edemiyorum. Her çocuk gelişimi farkı argümanı bana çok uzak gelmiyor. Bilakis Ada yemek yemekten keyif alan, iştahlı, çok fazla yemek seçmeyen, damak zevkine sahip bir bebek ve çocuk olarak gelişmeye devam etti. 

    Yeni anneliğimin ilk haftaları çok zorlu geçti. Bir kadının bebeğini emziremeyeceğini bilerek anne olması, bu bir zorunluluk olsa da, tüm çevresinden ve yakınlarından destek alsa da hissettiği kötü duyguları değiştirmiyor. Hastanede yanıbaşında yatan bebeği ağlarken onu anında besleyememek ve bebek odasına telefon etmek zorunda kalmak, aradaki bir dakikalık süreçte sanki bebeğine işkence yapıyormuşcasına kendini suçlamak aşamalarının hepsini yaşadım. (Ada hep aç bir bebekti ve acıktı mı çok ciddi ağlardı:)

    Eve çıktığımız süreçte, belki de bu yüzden, belki de diyorum çünkü tek sebebi bu olmayabilir, kendimi fiziksel ve duygusal olarak aşırı tüketmiş olmamın da etkisiyle, lohusalığımın onuncu gününde ameliyat dikişlerim iltihaplandı. Yüksek ateş içinde yatak döşek geçirdiğim bu süreçte ben tek bir şeyin önemini anladım. Bebeğinizi nasıl doğurduğunuzun, nasıl beslediğinizin siz yanında olmayacaksanız bir önemi yoktur. Ciddi bir tehlike atlatmıştım ve benim tek yapmam gereken, ne olduğuna değil artık ne olacağına yönelmek olmalıydı.

    Annelik çok hassas bir hal. Hele yeni annelik daha hassas. Anne sütünün önemi tartışılamaz. Ancak alternatifi olamaz yaklaşımına katılmıyorum. Bugüne kadar Nurturia genelinde emzirme konularındaki tartışmalara pek katılmadım. Ancak mamalara zehir gibi yaklaşılması bana çok anlamlı gelmiyor. Emziremeyecek, emziremeyen anneler için bence bir çözümdür. Buradan mamayı anne sütüne karşı desteklediğim anlaşılmasın. Ancak emziren annelerin bir parça daha empati kurabilmesinin gerekliliğine inanıyorum.

    Ek olarak; mama sanıldığı gibi kolay bir iş değildir. Her daim taze mama hazırlamak zorundasınızdır. Belli kurallarla hazırlamazsanız yarardan çok zararı olur. Evde sürekli temiz, steril biberonlar, malzemeler olmak zorundadır. Ev dışında bir ortamda bulunmak, yanınızda fazladan taşıyacağınız, kaynamış sular, biberonlar, termoslar, mamalar demektir. Tatile çıktığınızda mama ısıtıcıdan sterilazatöre, boy boy biberondan bulaşık süngerine her şeyinizi taşımanız gerekir. Bebeğinizin acıktığını o ağlamadan anlamış olmanız, ve hazır olmanız gerekir. Her bebek her mamayı kabul etmez. Alerji geliştirebilir. Sadece siz yeterli değilsinizdir. Bir tek annem olsun yeter bana diyemez bebek.

    Ve unutmayalım, anne-bebek bağı kurmamızı sağlayan yegane yol değildir emzirmek. Bebeklerimizin, mutlu ve hem ruhsal hem de fiziksel açıdan sağlıklı annelere ihtiyacı var. Bunu sağlayamıyor olmanın yaratacağı etkiler bence çok daha derin.


    firavun

    Biberon çalkalayabilen herkesin(baba,yardımcı,babaanne v.s.) bebeği besleyebilecek olması,kan şekeri düşmediği için deliksiz uyuyan bebek,emzirme örtüsüydü,bebek odasıydı aramak zorunda kalmamak,göğüs kalkanları,pedleri,emzirme sütyenleri,emzirmeye uygun kıyafet giyme zorunluluğu v.b sebeplerden bana emzirmemek kolaycılık gibi gelmişti,evet bakış açısına bağlı olabilir.
    1 yaşından sonra zaten gece emzirmeleri diş sağlığı açısından tavsiye edilmiyor,yani uykuya daldırmak,sakinleşmesini öğretmek v.s. emzirmeye rağmen onsuz yapılması gerekiyor en azından teorik olarak.
    ''Sadece''nin geçerliliği konusunda da beni dr.umuzun(Alman ekolünden geliyor/3 yıl İngiltere'de/6 yılda Amerika'da çalışmışlığı var-Almanya/İngiltere/Amerika beğenenler için belirtiyorum:)) Türkiye'de bebek ölümlerinde beslenme bozukluğunun 2.sırada geldiği(1,5 milyon bebekten 50 bini 1 yaşına gelmeden hayatını kaybediyormuş) ve ek besinlere gerekenden çok erken başlandığı yönündeki uyarısı ikna etmeye yetmişti,tabii bu da bakış açısı olabilir..


    ikicocukannesi

    firavun,

    cok da guzel bakıs acısındaki farklılıgı detaylamıssın, bana da emzirmek hep zor gelmistir, aynı sebeplerden. yer bulma sorunu, dısarı cıkmanın bir nevi engellenmesi, kapalı emzirme odaları, tuhaf emzirme sutyenleri, inanılmaz gogus kalkanları-ki meme ucu yarası yasamıstım oglumda aman allahım fuze gibi ne o oyle-, pek tabi uyku problemleri. 

    bahsettigin bakıs acısı cok carpıcı! bunu bilmiyordum mesela; demek ki o kadar bebek bu sebeple ölüyor. sadece 50 gr icin bebegini henuz 3,5 aylıkken ek gıdaya baslatan anneleri okumuslugum da var. hemen aklıma o geldi simdi. carpıcı.

    algılar ve hassasiyet noktaları ne denli yasanmıslıkla alakalı bunu ayrımısıyorum. simdi, su dakika. emziremeyen anneler anne/bebek bagı acısından yaklasabilirken hic aklıma gelmedi bu durumu kutsal vs. vs. addetmek. ya da bu baga dikkat cekmek. yahut mamanın tu kaka oldugunu dusunmek. lakin dusunuyorum simdi su dakika; evet eger emzirememe sorunu yasasaydım bende bu noktaları cok fazla sorgulardım.  

    ısrarla kendi bakıs acımı yılmadan sık sık yazmanın ne denli onemli oldugunu -kendi adıma- belirtmeliyim. kimse benim gibi dusunmek zorunda degil ama bebelerin emebilecekken mahrum kalmaması konusunda biraz daha duyarlı davranmaya ihtiyacı var diye dusunuyorum. yavru emebilir, sut az olsa da emebilir, veriler bir takım arastırmalar emzirmekten vazgecme potansiyeli tasıyan yeni annelere ters tepmez mi?

    boyle bir sorumlulugu bir tek ben hissediyor olamam. acayip onemsiyorum, o yuzden yazıyorum.


    firavun

    evet,anne-bebek bağı sadece emzirme ile sağlanmıyor baba-bebek bağına da katkısı müthiş..1 yaşından beri geceleri emmesin,meme kokusu alıp coşmasın diye baba uyutuyor masallarla,akdeniz akşamı şarkılarıyla,sabah çişe tutuyor,giydiriyor ki anne nefes alsın,bir kaç dakika fazla uyusun,duş yapabilsin..yani çocuk tabii ki kim emzirirse onu sever diye bir şey yok..
    daha önce de yazdığım gibi sağlık sorunları v.s. nedeniyle emzirememek apayrı bir şey,konu dışı..
    kendimi kutsal hissetmedim ama sütüm bol olduğu için o dönemde ciddi ciddi ihtiyacı olan bebek bulmak ve süt annesi olmak istedim.
    ek gıdaya geçtiğinden beri hiç bir çorbayı/yemeği 2 defa vermeyen,yanında yedekkıyafetleri,yiyecekleri,battaniye v.s. için 3 çanta taşıyan,2 ay önceki son tatilimize kadar bulaşık süngerini,deterjanını da tabak çanağıyla yanında taşıyan,ateşi memeyi kestikten 4 ay sonra yani 28 aylıkken ilk defa çıkmasına karşın dereceyi çantasından çıkarmayanlar için mama hazırlamak pekte meşakketli görünmüyor açıkçası,tabii bilmiyorum denemedim..
    evet,içacım sosyoekonomik durumla da ilintili değil..örnekler çok bende 44 kg ve doğalgaz sobalı tek odalı evinde 2 sene emziren arkadaşım da var,genel müdürü olduğu havayolları şirketinin toplantısında memelerim zonkluyor sağıp geleceğim,dondurduğum sütleri göndermem gerekiyor diyen arkadaşım da..


    esraozlem

    Benim bugüne kadar bu konu ile ilgili yorum bildirmememin en önemli sebebi, bu emzirme/emzirmeme konusundaki yaklaşımın şahsım adına incitici olmasıdır. Herkes elbetteki kendi cephesinden anlatacaktır durumu ancak karşımızdakine empati yapabilmek, hiç yaşamadığımız bir konu hakkında yorum yapmadan önce yaşananları anlamaya çalışabilmek önemli diye düşünüyorum.

    Mama vermenin hep anneler tarafından kolaylık olarak algılandığı gerçeğine karşı bir argüman olarak yazdım bu işin kolay olmadığını. Elbetteki bebeklerimiz çocuk olana kadar yanımızda her şeyi taşıdık. Bundan gocunmak değildir yazımdaki anafikir, mamanın aslında düşünüldüğü gibi bir kolaylık olmadığı, bebeğin acıktığı anda, annesinin emzirebiliyor olamamasının yanında bir çok dezavantajı olduğunu vurgulamaya çalıştım. Sizin dışınızda elbetteki başkaları da besleyebilir ve size bağımlı değildir ve bu da bir avantaj gibi görünür ancak işin aslı bu değildir. Çocuğu annesinin beslemesi, ihtiyaçlarına özellikle yaşamının ilk yılında mümkün olan her fırsatta annenin cevap vermesinin faydaları tartışmasız bir gerçektir.




    Cevaplamak için Üye ol