İkinci dil öğretmek için önerileriniz?

fatmaank soruyor: 10

 

Merhaba;

Kızım doğduğundan bu yana eşim, kızımla İngilizce konuşmamı istiyor. Bense Türkçe konuşmaktan değil de kızımı Türkçe sevmekten vazgeçemediğim için istemiyorum:) Fakat son zamanlarda en azından aşinalık kazanmasının iyi olabileceğini düşünmeye başladım. sürekli İngilizce konuşmayı tercih etmiyorum fakat bir yandan da benden iki dili de duymasının kafa karıştırıcı olabileceğini biliyorum. Bu konuda bir fikriniz varsa duymayı çok isterim. Benim aklıma gelen şu oldu, kızımla gün içinde yalnızca Türkçe konuşsam fakat beraber okuduğumuz kitaplar ve söylediğimiz şarkılar İngilizce olsa kızım için daha az kafa karıştırıcı olur mu sizce? Bu şekilde kapsamlı İngilizce öğrenemez farkındayım fakat sorun değil, kulak dolgunluğu olsa yeterli.


14 Cevap


elifnazar

BEN İNGİLİZCEYİ DOĞRU DÜZGÜN TAM ANLAMIYLA BİLSEYDİM ÇOCUĞUMLA ASLA TÜRKÇE KONUŞMAZDIM.AMA BEN BİLMİYORUM O AYRI. :(  TÜRKÇEYİ BENDEN BAŞKA HERKESDEN ÖĞRENİR ZATEN.AMA İNG.NE KADAR ERKEN ÖĞRENİLİRSE ANADİL GİBİ OLURSA O KADAR RAHAT EDER DİYE DÜŞÜNÜYORUM.ZATEN HERKES TÜRKÇE KONUŞUYOR YANINDA İSTER İSTEMEZ ÖĞRENİR.SİZ İNG.ÖĞRETİN BENCE.(TABİ TÜRKÇE KONUŞMAKTA BİR SANAT HERKES TAM ANLAMIYLA TÜRKÇEDE KONUŞAMIYOR O AYRI.)HERKESE UYMAYABİLİR BU FİKİR BİLİYORUM AMA BEN OLSAYDIM İNG.KONUŞURDUM.


Meowwow

Esim yabanci oldugu icin bu konuda biraz arastirma yaptim, anladigim kadari ile cocuklarin anadilleri gibi konusup ogrenmeleri icin, surekli gordukleri birini ayni dili konusmasi gerekiyor. yani ben hem ingilizce hem turkce konusursam bebegin kafasi karisiyormus. ama ben turkce, esim almanca konusursa o zaman turkceyi benimle, almancayi esimle ozlestirip kolayca ogrenebiliyormus.

mesela bakicisi ispanyol ise, onunla ispanyolca konusarak o dilide ogrenebiliyormus. ama dedigim gibi konustugu kisinin surekli ayni dili kullanmasi lazim cocukla konusurken. bizim cocuk henuz konusmuyor o yuzden tam anlami ile tecrubem yok
kolay gelsin.


burcuege

İngilizce öğretmeniyim. Ben de bebeğim olmadan önce bu konuda planlar yapardım, hep İngilizce konuşacaktım, Türkçe'yi nasılsa öğrenecekti. Bir türlü hayata geçiremedim bu planımı çünkü ben de aynı sizin gibi kendi dilimde sevmeyi çok daha içten buldum. İkinci dili biraz daha erteledim yani.


CokBilmis

Eğer çocuk doğumdan itibaren çift dilli büyütülmediyse, ana dilini tamamen öğrenmeden ikinci bir dil öğrenmesini doğru bulmuyorum.

Çocuğun dil gelişimine bağlı olarak 3-4 yaşından itibaren yabancı dil öğretilmeli bence.

İngilizce kitap okursanız muhtemelen sıkılacaktır. İngilizce şarkıları ise ezberler bilinçsizce. Kuran ayeti okusanız, onu da ezberler ama bu Arapça öğrendiği anlamına gelmez.

Alakasız gelebilir ama beğendiğim bir pedagog var (mütedeyyin bir insan, o nedenle ona gelens orular ikinci dilden ziyade Kuan eğitimi üstüne). Onun Kuran öğretmekle ilgili yorumlarını, yabancı dil öğretmek için kullanıyorum. Şimdilik sadece kelime öğretme kısmındayım, bu kışla birlikte uzun cümlelerle konuşmaya da başlayacağım. Adem Güneş şöyle diyor:

1- Çocuklarda, 2 yas dönemi dile karşı oldukça hassas oldukları bir dönemdir. Çocuk bu dönemde, her bir yeni kelime ile çok ilgilenir ve hemen o kelimeyi kullanmak isterler… Çocuklar bu dönemde bitmek bilmeyen bir hevesle ve keyifle kelimelerdeki melodileri çıkarma gayretindedirler. Bu dönem ikinci dil öğrenimi için çok uygundur. Zira çocuklar eşyanın ismini ilk duyduğu kelime ile hafızasına yazar ve kalıcı belleği oluşturur. Bu dönemde çocuğa eşyanın isimleri ve fiiller iki dilde öğretilirse çocuk zorlanmadan iki dilini birden geliştirir. (Ancak bu iki dil aynı yetişkin tarafından verilmemesi gerekir)

2- Çocuk açısından bakıldığında Kur’an öğrenmek ikinci bir dil ve konuşma usulu öğrenmektir. Eğer çocuk kendi anadilini öğrendiği 2 yaş sonrası dönemden itibaren kendisine yeni yeni kelimeler sunulursa çocuklar bu yaş döneminde kendilerine sunulan bu yeni sesleri çok hevesli bir şekilde öğrenmek ve tekrar etmek isterler… Bu açıdan bakıldığında Kur’an öğrenmeye en uygun yaş dönemi 3 -4 yaş aralığıdır. …

3- Çocuklar 3,5 – 4 yaşlarına geldiklerinde kelime dağarcıyı oldukça yükselmiştir ve artık kelimeleri kullanmaktan keyif almaya baslar. Bu dönemde çocuklar uzun kelimeleri ve cümleleri “taklit” yolu ile öğrenme surecine girerler. Şiir ezberlemekten, şarkı sözü ezberlemekten büyük keyif alırlar. İşte bu dönemde çocuklara Kur’an-ı Kerim’i keyifle ezberlemesine “zemin” hazırlanabilir. Bu zemin çocuğun keyifle bir şarkı sözü ezberlemesi gibi, doğal yaşam içinde duyduğunu ezberlemesi seklinde olmalıdır. Yoksa bir ders suretinde çocuğu bir yere oturtup ondan ezber beklemek oldukça yanlış bir tutum olur…

4- Bu açıdan bakıldığında çocuğun Kur’an öğrenme sürecinin ilk adımı çocuğun konuşmaya heves duyduğu bu dönemde sure, dua ve şiir ezberleri şeklinde olması gerekir…

5- Yine çocuklar bu yaş döneminde eşyaları “ismen” tanımaya meraklıdır. Yani bir “ELİF” harfini çocuğun elinde tutabilecek halde mukavvadan kesip çocuğa vermek, arkadaşının elindeki “BE” yi istemek, kendi elinde olan “CE” yi masanın üstüne koymak gibi, harflerin somut halleri üzerinde alıştırmalar yapmak ise Kur’an öğreniminin ikinci adımıdır…

6- Kur’an öğrenmenin üçüncü adımı ise, bir eşya ismi olarak öğrendiği bu Kur’an harflerini yan yana getirerek “heceler” yazmaya çalışmasıdır… Örneğin “ELİF” ile “BE” “DE” harflerini yan yana koyarak… EBEDE yazması… gibi harfleri yan yana getirerek çocuk YAZMA egzersizleri yapmalıdır… Burada dikkat edilecek şey şudur ki; Klasik Kur’an öğreniminde çocuk DİREKT olarak okumaya başlatılma gibi bir yanlış yapılmaktadır. Halbuki çocuklar önce yazmaya ve en son olarak okumaya başlamalıdır…

7- Çocuklar yan yana getirdiği harflerden heceler oluşturduktan sonra, bu harfleri “kum sandığına” veya “ellerinde bir tebeşir ile tahtaya” yazmaya çalışma egzersizleri yapılmalıdır… Yani, “EBEDE” yazısını çocuktan okuması beklenmeye gerek yokken, bunu yazması istenilir… yazma işi ise kalem ve kağıt kullanarak değil (çünkü çocukların ince kas gelişimi henüz tamam değildir) tebeşir veye kum sandığı üzerine oyun oynar gibi yazmalıdır.

8- Kur’an öğreniminin son aşaması ise yazılan yazıları ve dinlenilen surelerin oluşturduğu altyapıyı kullanarak, Kur’an hecelerini okumaya başlamasıdır…

9- Çocuklar bu süreç içinde her an yeni sureler ezberleyerek de hafızlık eğitimin ilk temellerini oluşturmuş olurlar…

Süreç böyle olursa çocukların duyarlılık dönemine denk gelen bir eğitim süreci yaşatılmış olur.


http://www.ademgunes.com/?p=2707



selencem

Ben bi asagilama algilamadim. TV'yi savunmayacagim tabi ki ama biz 9 aydan beri cizgi filmleri ingilizce izlettik. Simdi turkce actiriyor cunku takip edilecek cizgi film izliyor. Ancak bildigi ingilizce kelimeler var. Size erken ama bazi cizgi filmlerde arada ingilizce konusuluyor (dora gibi) oradaki herseyi taklit edip soyluyor.



fatmaank

Cevaplarınız için teşekkür ederim, bu durumda sanırım kızımın "annem benimle bir dilde konuşur, başka bir dilde şarkı söyler veya kitap okur" gibi bir ayrım yapmasını beklemem saçma oldu:)

Elifnazar, ben yapamadım işte, canım kuzum filan yerine honey, sweety, little bug, denedim ama ne bileyim ısınamadım:)

meowwow, işte bizde ikinci dili konuşabilecek yalnızca ben varım, kızıma şimdi ben bakıyorum, çalışırken de annem bakacak.

burcuege, aynı durumdayız. Aslında bebeklerimiz için büyük kolaylık olurdu.

medona, flashcardlar ve şarkılar bana uyar. Deneyeceğim.

çokbilmiş, birinci maddede, iki dil aynı yetişkin tarafından verilmemeli diyor, bunu nasıl halledeceksiniz? Benim beklentim zaten kulak dolgunluğu olması ve özellikle telaffuzda zorlanmaması, yani ileride anlıyorum ama konuşamıyorum diyenlerden olmasın. 2-3 yaştan itibaren İngilizce bir oyun grubuna yazdırılabilir belki?

Nergiskokusu, yorumunuzdan sonra elifnazarın yorumunu tekrar okudum. Ben de bir aşağılama göremedim, hatta Türkçe konuşmanın da bir sanat olduğunu söylemiş.

Selencem, bizim evde TV yok zaten, belki bilgisayardan seyredebilir fakat 3 yaşına kadar uzak tutmaya çabalayacağım. Çok teşekkür ederim tekrar.

 


MCA

nergiskokusu yazınızın her harfine katılıyorum. bazı yazılanları korkunç buldum ve çok üzüldüm şahsen.


momofbam

Merhabalar,

Ben oğlum daha anne karnındayken başladım onunla İngilizce konuşmaya ve halen onunla sadece İngilizce konuşuyorum. Çocuğum daha doğmadan eşimle karar vermiştim bilingual yetiştirmeye. Hatta arada Portekizce de veriyorum.  Bu konuda çok fazla araştırma yaptım ve doğru yolda ilerlediğime inanıyorum. Şu an bana verdiği tepkilerden basit komutları hem Türkçe (eşim ve ailem Türkçe konuştuğu için) hem İngilizce anladığını biliyorum. İleride herhangi bir karmaşa yaşayacağına da inanmıyorum. Siz de yabancı dili ne kadar vermek isterseniz o kadar verebilirsiniz. Konuşmasının gecikmesi ki eğer bu yaşanırsa bunun yabancı dile empoze edilmesi haricinde birçok sebebi olabilir. Ayrıca gecikmeli de olsa konuşmayan çocuk yok, er ya da geç konuşacak nasılsa.. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için şu adresi incelemenizi öneririm:
http://www.multilingualchildren.org/


CokBilmis

Şöyle demişsiniz ya? "Benim beklentim zaten kulak dolgunluğu olması ve özellikle telaffuzda zorlanmaması, yani ileride anlıyorum ama konuşamıyorum diyenlerden olmasın"

Eğer gerçekten tek beklentiniz buysa bence hiç uğraşmayın şimdiden. Ben ilk yabancı dilimi 12 yaşında öğrendim, şu anda 3 yabancı dil konuşabiliyorum. Ancak 4. yabancı dilde "anlıyorum ama konuşamıyorum" noktasındayım. Hatta işim gereği hukuki çeviri de yapıyorum bu dillerden.

Yeteneğim filan da yoktur dile karşı, özel bir ilgim de yoktur. Dilin yaşandığı yerde bir süre yaşayınca ya da anadilinde konuşanlarla birlikte olunca, dil kendiliğinden öğreniliyor.


momofbam

Ayrıca erken yaşta yabancı dil öğreniminin bir diğer kritik önemi ise çocuğun bilişsel, akademik, bireysel ve sosyal gelişimine büyük oranda katkısı olmasıdır.

Eğer bir dili 6-7 yaşından sonra öğrenirseniz asla anadiliniz seviyesinde o dile yetkin olamazsınız.

Erken yaşlarda yabancı dil eğitimine başlayan çocuklarda soyut düşünme yeteneğinin tek dil öğrenmiş çocuklara oranla daha fazla gelişmiş olduğu görülmüştür. Yine erken yaşta dil eğitimine başlayan çocukların akademik olarak derslerden geri kalmadığı ve tek dilli öğrencilerden daha başarılı oldukları görülmüştür.


Erken yaşta dil gelişimi çocuğun bireysel ve sosyal gelişimi için de çok önemli bir değere sahiptir. Bu durum çocuğun kültürler arasındaki farklılıkları ya da benzerlikleri görerek, kültürlere saygı ile yaklaşma özelliğini de geliştirir. Aynı zamanda kültürler arası karşılaştırmalar yaparak kendi kültürünün özelliklerini daha iyi tanımlamasını da sağlayacaktır.



Cevaplamak için Üye ol