Balıkesir'deki anneler nerdesiniz?:(

nurturia soruyor: 4

Üyenin kendi isteğiyle / ya da kurallara aykırılıktan dolayı üyeliği sonlandırılmıştır.


4 Cevap


dennis

merhaba;
öncelikle bebeğiniz hayırlı olsun, allah size bağışlasın, sağlıklı, mutlu, huzurlu, uzun bir ömrü olsun. netten sürekli konuşamayız belki ama fırsat buldukça buradan ulaşmaya çalışırım size. ben de memleketim izmirden beş yıldır ayrıyım. 4 aylık bir kızım var. çalışıyorum, eşimden, işimden memnunum. burda küçük de olsa bir arkadaş çevremiz var eksik olmasınlar ama memleket hasreti nedir ben çok iyi bilirim. hele de anneniz sizin gidişinizi hala kabullenememişse :( ama yapacak bir şey yok ne yazık ki; hayat herkese bir takım zorluklar sunuyor, güllük gülistanlık değil hiç bir şey. derdimiz bu olsun. allah çaresiz sağlık derdi vermesin.
balıkesir güzel bir yer bildiğim kadarıyla. en azından deniz kenarında. biz izmirliler denizsiz yapamayız (bu arada ben güneydoğudayım).
bence fırsat buldukça eşinizle denizkenarına gidin, yürüyüş yapın. havalar iyice soğumadan oğlunuz da temiz hava olmuş olur. eşiniz gelemiyorsa siz oğlunuzla gidin. bir çay bahçesine gidip bir bardak çay için. yalnız olduğunuz için sıkılmayın, kimse sizin orda birini beklemediğinizi kanıtlayamaz sonuçta beklenen kişinin gelmeme ihtimali her zaman vardır :) yarım saat bir saat hava almak iyi gelecektir diye düşünüyorum. evden çıkma imkanınız yoksa kitaplar, dergilerle oyalayabilirsiniz kendinizi. bir bardak ıhlamur alıp açın kitabınızı oğlunuz uyurken, oğlunuz uyanıkken eminim onunla uğraşmaktan nefes almaya vakit bulamıyorsunuzdur. kapıyı açık bırakıp (oğlunuzu duymak için) kısa bir duş alın. cd kiralayıp bilgisayardan izleyin. oğlunuz uyansa da nasıl olsa yalnızsınız, durdurup işiniz bitince kaldığınız yerden devam edersiniz. blog tutmayı deneyin, başkalarının bloglarını takip edin. ben kişilik olarak yalnızlıktan pek sıkılmam. allah mecbur bırakmasın tabi ama zaman zaman çok da büyük keyif alırım yalnız olup evimin keyfini çıkarmaktan. ev işlerini boşlayın biraz; hazır bebeğiniz de var, dolayısıyla yıkanmamış çamaşırlar veya alınmamış toz için bahaneniz hazır :)
yalnız kaldığınızı değil, bunu sizin tercih ettiğinizi düşünmek her şeyi kolaylaştıracaktır. sürekli sizi arayan, evinize gelen, çay - pasta - börek ikram etmeniz, evinizi sürekli temiz tutmanızı gerektirecek insanlar yerine az ama öz arkadaşlarınızın olmasını tercih ettiğinizi düşünebilirsiniz :)
bir de fırsat yaratabilirseniz yardım kuruluşlarını ziyaret edin; çocuk esirgeme, huzurevi, vb. eminim hayata ve yalnızlığınıza bakış açınızı çok değiştirecektir.
onun dışında da fırsat buldukça buradaki annelerle dertleşip onların taviyelerini paylaşabilir, sorunlarını ve bu sorunları nasıl çözdüklerini takip edebilirsiniz.
keşke elimden fazlası gelse ama şimdilik aklıma gelenler bunlar. umarım az da olsa yardımcı olabilmişimdir.
görüşmek dileğiyle;
size ve ailenize sağlıklı günler :))) 


DuruKaplan

Merhaba hsendur1982

 Benim memleketim  Balıkesir ve senin ne kadar sıkıldığını tahmin edebiliyorum. Ailem orada ama ben İzmir'de yaşıyorum açıkçası senden çok farklı değilim çalışmayı kızım olunca bıraktım tekrar dönermiyim de bilmiyorum. Açıkçası geçensene bende senin gibi yapayanlız kaldım ailem ayda belki bir kez ya geliyorlar ya gelemiyorlardı  1 hafta kalıp gidiyorlardı. Kayınvalidem eltimin bebeğine bakıyordu yani benim soluk alacak kimsem yoktu arkadaşlar çalışıyorlar zaten herkes kendi derdinde akraba yok  tam kafa yemelik. Zaten bebeğin ne anlattığını bilmiyorsun sosyal bir yaşamdan çıkmışsın ve yapayanlız bırakılıyorsun.Üstüne birde kış çökmüş alıp dışarıya ne kadar çıkarsın nereye gidersin. Ahh ah  sana tek tesellim gerçekten de bu dönemin geçeceğini söylemek. bebeğin 6 aylık olunca sevimli bir dönem başlayacak. Daha oyundan anlar olacak inan bana günler daha çabuk geçiyor ay döndü ay emekledi derken bir yaşına girecek. Ben senin döneminde Duru'ya tulumunu giydirip Kangurular varya işte onun içine koyup iki günde bir atıyordum kendimi dışarıya. biraz yürüyüş yapıyordum. Sanırım balıkesir'de şimdi Yaylada açılmış nerede oturduğunu bilmiyorum ama yakınsan oraya gidip vitrinlere baksan bile havan değişir. yada eskiden park vardı oraya da düzenleme yapmışlar. belki alternatif orası olabilir. Ben de öyle çok uzaklara gidemiyordum zaten öyle kısa kısa. Ama emin ol arkadaş oluruz yada olamayız senin derdinden o kadar iyi anlıyorum ki. Bende bu sıralar çok yanlızlık çekiyorum Nurturia'ya  girmemin sebebide bu zaten benim derdimden ancak yaşayanlar anlar misali. Hemen hemen hergün açıyorum bilgisayarı istediğin zaman yazabilirsin bana belki Balıkesir ziyaretlerimde tanışırız bile. Annemler Hava lojmanlarına yakın oturuyor sen nerelerde oturuyorsun?


dennis

canım çok üzüldüm problemlerine :(( bazı sorunların çözümleri bizim elimizde olmuyor ne yazık ki. zamanla kendi kendilerine çözülmelerini beklemekten başka elimizden bir şey gelmiyor. keşke yapılabilecek bir şeyler olsa...
güçlüyü oynamak nasıldır iyi bilirim. bir taraftan karşınızdakine destek olmaya çalışırken bir taraftan acınız, bi taraftan bu acıyı gizlemeye çabalamak; üstüne bir de duygusuzlukla, umursamazlıkla suçlanmak yada en azından bunlarla suçlanıyor olabileceğinizi düşünmek...Çok zor gerçekten. DuruKaplan'ın dediği gibi neyse ki artık bir bebeğin var sana yoldaş olacak. günler geçtikçe onunla birlikteyken zamanın nasıl aktığını fark etmeyeceksin bile...
ben hep şunu hatırlatırım kendime zor - kötü bir durumla karşılaştığımda: şimdi beni üzen bu şey o kadar da kötü değildir belki; belki ileride iyi ki bu olmuş da sonuçta bu da oldu diyebileceğim bir olaydır. yani kısaca her şerde bir hayır vardır, er ya da geç o hayır çıkar ortaya diye düşünmeye çalışırım. genelde de doğru olur bu. anlatmadan geçemeyeceğim (her ne kadar manevi olumsuzluklar kadar kötü olmasa da her şerde bir hayır vardır olayına iyi bir örnek bence):
o sırada nişanlı olduğum eşimle bir doğu ilinde aynı iş yerinde o günün şartlarına göre çok iyi bir maaşla çalışıyorduk ve 5 yıllık sözleşmemiz vardı. bu beş yıl içinde şirketten ayrılırsak yüklü bir tazminat ödemek zorundaydık ve benim mesleğim de öyle kolay kolay iş bulunan bir meslek değil. o iş yerinde işe kabul edilmem de ayrı bir mucize zaten. neyse, biz evlenmek ve ev kurmak için iyi bir kredi çektik; nasıl olsa beş yıllık sözleşmemiz var; işten ayrılma durumumuz yok, iş yeri de piyasanın en güveniliri diye biliniyor ki benim oradaki işi kabul etmemin en önemli sebeplerinden biri de bu. neyse biz krediyi çektik, eşyaları aldık, düğüne bir ay var; Flaş Flaş Flaş: İş yeri satışa çıkmış ve biz bunu internetten öğrendik (güvenilir şirket ya)! ne yaparız, ne ederiz; satılırsa yeni gelen bizi ister mi, istemezse nerede iş buluruz, işten çıkarmasa bile maaşları düşürür büyük ihtimalle, bir sürü kredi borcumuz var; daha bir de düğün yapacaz! üstelik büyük ihtimalle ikimiz birden işsiz kalacaz! velhasıl biz-daha doğrusu ben; eşim hep "dur bakalım, gün doğmadan neler doğar" der - kara kara düşünürken, aynı iş yerinde çalıştığımız bir amirimiz, daha satış kesinleşmeden başka bir ilde başka bir şirketle anlaştı ve bizi de oraya çağırdı hem de aynı maaş + lojman, vb. ile! oysa ben eşim iş bulsa da ben kesin işsiz kalırım diyodum. hayatta ikimiz birden bu kadar iyi maaş veren bi işi bi daha bulamayız diyodum; Allah bize daha iyisini gönderdi.
çok uzun oldu biliyorum ama demek istiyorum ki önce kötü görünen bi şey için zaman içinde iyi ki öyle olmuş diyebiliyosun. hakikaten gün doğmadan neler doğuyor. ben de artık eşim gibi düşünüyorum bu konularda. elimden gelen bir şey var mı; varsa hiç durmam yaparım; ama yoksa dua edip akışına bırakmaya çalışırım.
umarım senin ve ailen için de her şeyin hayırlısı olur.
ailenle birlikte sağlıklı, mutlu günler dileğiyle...


DuruKaplan

hsendur1982
 öncelikle başın sağolsun kardeşin için inan çok üzüldüm. Yaşadıklarını tamamiyle anlamam mümkün değil. Şu sıralar gerçekten büyük bir sınav atlatıyorsun sanırım. Allah yardımcın olsun. İnan bana kelimeleri bulmakta zorlanıyorum. Şu an senin tek gerçeğin kucağındaki bebeğin onun varoluşu bile sana büyük bir güç aslında. Tabiki senin yaşadıklarını ben hissedemem ama bildiğim tek şey bebeğinin senin psikolojinden çok etkilendiği. Sağlık sektöründe olduğuna göre sen daha iyi bilirsin ki sütün (hala kesilmediyse eğer)kesilebilir. Bütün problemlerin bitip kendinle kaldığında bu seni çok üzecek bunu da ben biliyorum.(annelik tecrübesi). Ben hep kötü zamanlarımda kendimi avutmak için şunu derim'' güneş mutlaka yüzünü gösterecek bugün olmasa bile yarın çıkacak gökyüzüne'' İnşallah Ankaraya gitmen herşeyi düzeltir. Hayatının istediğin gibi olması dileğiyle. ( Çok umutsuz kaldığında bebeğine sarıl onu kokla emin ol içine dolan huzur seni biraz olsun rahatlatacak. )



Cevaplamak için Üye ol