dogalci cocuk doktoru

seda soruyor: 10

hemen mamaya sarilmayan, herseyde ilac yazmayan hatta asiya bile karsi olan bi cocuk doktoru ariyorum. Boyle bir doktor bilen var mi?


99 Cevap


nilaydastan

Sevgili NooB , kızımın doğuştan alerjisi var ve ben ilk başlarda bunun gerçekleşmesini ben mi sağladım ne lere dikkat etmedim de bu şekilde sonuç oldu diye kendimi ilk çok suçladım , fakat dr umuz ile yaptığımız konuşmada artık rahatım. insanın en büyük düşmanı gene insan, yediğimiz süt bile ne kadar organik ? ineklerimiz nerelerde besleniyor ? ve öğreniyorum ki azcık araştırınca ineklerimize ilaç verilerek daha fazla süt (  para ) kazanmak için neler neler yapılıyor. velhasıl Türkiye deki bir çok mamayı denememe rağmen kızım uzunbir süre yeteri kadar beslenemedi ve dr umuz bize dünya daki en iyi mamaların Almanya da üretildiğini burda kullandığımız aynı markanın ordaki bileşiğinin farklı oldugunu bulabılırsem kızım için faydalı olacagını söylemişti. tabiii insan anne baba olunca en ıyısını yapmak ıstıyor , ordan mamaları uzun süre tasıdık buraya ve sonuc dr umun dedıgı gıbı basarılı olmustu. dusunebılıyormusunuz aynı markanın almanya versıyonu işe yaramıstı. sonra bıraz daha ırdeleyınce aynı marka Almanya da yetıstırebılecegı verımlı topragı olmadıgından Türkiye den 20 sene önce toprak kiralayıp hiç bir ilaç kullanmadan mine çiçeği yetştirdiğini öğrendim !!!  adamlar bu kadar dikkat ederken bizim ülkemiz kendi ülkesinde neden farklı davranıyor.yani bu konu daha cok konusulur ve tartısılır. aşı konusunda  ise su gercegı de unutmamak lazım hastalıklar artık eskısı gıbı daha sıddetlı ve yıkıcı olmuyor cocuklar ıcın... eskıden pnomonı ve rota vırusu asısı yokken ( eskı saglık calısanıydım )
cocuklar cok daha zor anlar yasıyordu kı annelerde aynen..
temızlık konusunda senınle aynı fıkırdeyım, organık olduguna guvendıgım AMWAY ürünlerini kullanıyorum bi nebze olsa da kendımce tedbır alıyorum ama türkiye de organik sebze meyve olduguna ınanmak ıcın herkes kendı yetıstırmelı  sebzelerını kı ıcın rahat yedırebılmelısın cocuguna...

sevgıler







nilaydastan

sevgili ekoanne, sanırım yazdıklarımdan kendınıze farklı bır pay almıssınız, herkesin yavrusu için kendi için tek ve elınden geldıgının en ıyısını yapmaya calıstıgına emınım. bunların hıc bırı ıle UĞRAŞMAM deme gıbı bı sansım ve lüksüm yok cunku o benım şampıyonum sadece buraya neler yaptıgımı yazmak yerıne bıraz daha arastırmada yarar var dıye dusunuyorum. kuş gribi aşısının bır tek karsısındayım yenı denenmıs hıc bır seyı hemen denemeden yana degılım ama dıger asılar ıcın aynı seyı dıyemeyecegım.
herkes kendınce şampiyonu için organık yaşamaya calısıyor sadece aldıgınız şeyler ne kadar organık bence onu sorgulamaya calısmalıyız.....


ozguranne

Bu arada doğal yaşamak isteyenlere öneri olarak gelsin: Neden sadece bez alasınız? 





Ulku

neden antibiyoksiz, ilacsiz, hormonsuz, gdosuz, vs.siz yani tamamen dogal yetismis sut/meyve/sebze bulmak/yedirmek mumkun olmuyormus? biraz arastirirsaniz, biraz onem verirseniz kolayca bulursunuz.


seda

tuvalet aliskanligi edindirmenin bezi biraktirmanin psikolojik boyutlari da var o nedenle ben bu konuda biraz zamanini beklemek taraftariyim. bi ara su neobaby bebek setini aldim yikanabilir bez diye ama onu da cocugun altina baglamaya imkan yok o kadar kalin ki bir de polyesterli bezler yapmislar. ben yurtdisinda evlerden toplanarak yikanan koton bez sistemini gormustum ondan burda olsa denemek isterdim.



ozguranne

Bezsiz bebek konusunda bilgi sahibi misiniz bilmiyorum ama araştırmanızı öneririm:)


seda

merhaba peyibal bu bilgiyi nerden ogrendigini sormak istiyorum. Organik urun konusunda insanlarin kafasini karistirici bircok haber olabiliyor. ben organik pazarda satilan (ozellikle bugday derneginin ve ekolojik ureticiler derneginin pazarlarindan bahsediyorum) urunlere son derece guveniyorum neden derseniz:
ilk olarak bugday dernegi yada ekolojik ureticiler dernegi surekli gerekli denetimleri urunler uzerinde yapiyorlar ve sonuclarini oazarda gittiginizde gorebiliyorsunuz. hatta bircok uretici artik bu sorular nedeniyle tek tek urunlerin sertifikasini bile alip koyuyorlar.
ikincisi burada satis yapan ureticilerin cogunun ciftlikleri tuketicilerin ziyartelerine acik benim bizzat gidip gordugum sahibi ile tanistigim ciftlikler var. pazarda daha cok onlari tercih ediyorum.
ucuncusu bu kisilerle birebir tanistiginizda anliyosunuzki cogu bu isi ticari kayginin yaninda dogaya ve tarima hala dogal urun uretmek isteyen ciftcilere saygi icin yapiyorlar hatta GDO`ya hayir platformu gibi platformlarin da uyeleri.
dorduncusu bu sertifika kuruluslari zaten organik urun uretilen alanin cevresinde belli bir mesafede organik olmayan urun uretilmesini kabul etmiyor. analiz ve tetkiklerde boyle bir durum olmasi durumunda tum ciftligin sertifikasinin geri alinmasi soz konusu.
besincisi boyle bir durum olmus olsa bile bunun hangi ciftlik oldugu sonrasinda ne gibi onlemler alindigi kimden sertifika aldigi ve bunun iptal edilip edilmedigi nerelerde satis yaptigi ve bunlarin iptal edilip edilmedigi gibi konulari da arastirmak lazim. organik uretim yapanlar ve denetleyenler icin bu konu cok onemli.

belki yazin biraz vakit ayirip rotalari bu ciftliklere kaydirip bi gidip yerinde gormek anlayis konusunda fikir edinmek yararli olacaktir.

benim ciftligini ziyarte ettigim kisilerin silah zoruyla bile ilac kullanacagina inanmiyorum.
bir de tabi evde buzdolabinda gozumuzun onunda buyumeye devam eden tattan eser olmayan bi o kadar da pahali supermarket urunlerinden tuketmek konusunda kimse bu kadar sorun yapmiyor gonul rahatligiyla tuketiyor da organik pahali diye bilindiginden midir nedir bu konuda herkes cok dikkatli.
tabi bu kadar cok uzerlerine gidince de organikcilerin fiyatlari da suni sekilde sisiriliyor cunku bu sertifika isleri korkunc derecede pahali simdi sadece ciftliklerine degil tek tek urunlerine de sertifika almalari gereksiz bir masraf yapmalari gerekiyor.

ben semt pazarlarinda halden alinmis yada supermarket raflarinda binlerce km oteden ithal dilmis dayansin diye bilimum ilacla islenmis urunleri kesinlik cocuguma vermek taraftari degilim. ya organik ya da bahcesini bildigim yerlerden yetisen urunlerde de israrciyim.


Ulku

sorun degil peyibal, zaten marketlerden "organik" diye etiketlenmis meyve/sebze almiyoruz, sahsen tanidigim, koyde yasamayi secmis, kendi tarlasinda ekim yapan, kendi hayvanini yetistiren kisilerinkini kullaniyoruz :) daha once de demistim, kendi capinda bahcesinde ekim yapan anneme bile, "teyze su ilactan atalim ayni yerden 3 kat fazla domates alirsin" diyen ziraat muhendisleri var, annem kendilerini sopayla kovalayip "kendi yiyecegime ne karisiyorsunuz, rahat birak beni" demistir. bizim fidelerimiz, tohumlarimiz bile 100 yasinda ninelerin/dedelerin yasadigi egenin dag koylerinden gelmekte. 
marketten paketlenmis hicbirsey almiyorum, almayacagim, israr etmeyin :)
bulgurumuz, pekmezimiz, sirkemiz, nohutumuz, etimiz konya'daki koyumuzden, salcamiz, kuru biberimiz/patlicanimiz ve yaz sebze meyvemiz annemin bahcesinden, diger akliniza gelecek yemege dair hersey (zeytinyagi, tarhana, sebze/meyve, sut, kuru fasulye, kuruyemis, peynir, tereyagi, nar eksisi, vs. vs.) nazilli koyunden gelmekte. ve bu kisiye ulasim da cok basit.


hande

organik tarım yapılabilmesi ve bunun sertifikalanması hakikaten çok detaylı bir konu. eğer yakınlarınızda organik üretim yapılmıyorsa asla organik üretim yapma şansınız yok. her konuda üçkağıt döne bilir ama bu konuda mümkün değil diye düşünüyoruum. eğer sertifikalı bir ürünse hiç düşünmeden alabilirsin bence.  Seda ve Pamukelma'ya katılıyorum.bu işi yapanlar gerçekten inanan ve çok özverili insanlar


fulyaderin

eşim ziraat mühendisidir,yıllardır kendi tarlasını ekip biçer,bazen buğday ,bazen kavun bazen ayçiçeği yetiştirir,ne zaman "organik" lafı geçse,ha yani Türkiye 5 yıl tarlasını dinlendirerek üretim yapma lüksüne sahip,ilaçlama yapmadan, şehir merkezinden ve diğer ekili alanlardan uzak,ki,rüzgar vs ile polen ya da çeşitli kimyasallardan etkilenmesin,ekolojik dengeye duyarlı bir tarım ülkesi ha der.babamsa gübrecilik ve zaireciliğe yıllarını vermiş Türkiye'nin dört bir yanında ki çiftçiye gübre satan bir borsacı,biz Ankara'nın bir ilçesinde yaşıyoruz,çiftliğimizde fenni yem yemeyen tavuklarımızın yumurtaları ile beslenip,her perşembe kurulan köylü pazarında satılan çürük elma,kıpkırmızı domates,mis kokulu salatalıkları yiyebilmenin doyulmaz tadına vararak büyüdüm ve kızımıda böyle büyütebilecek olmanın mutluluğunu yaşıyorum.pamukelma sana kesinlikle katılıyorum,hepimiz çocuklarımızı en yeni ve doğru bilgilerle büyütmeyi istiyoruz,benim yaşam şeklim ve iç güdülerim doğallığın yerine paketlenmiş market reyonlarındaki aynı boy meyva ve sebzeleri yeme diyor sadece



Cevaplamak için Üye ol