dogalci cocuk doktoru
bu haftaki mailde pinar bu konuyu cok guzel anlatmis.
mahsulun artmasi ve toplandiktan sonra cok dayanmasi ile ilgili isin icinde olan birinden carpici bir yazi:
Yaptığım tarım benim icadım değil. Yüzlerce yıl yapılmış ve artık büyük ölçüde terk edilmiş yöntemler... Biz yayladaki Yörüklerden, dağ köylülerinden öğrendik
bunu. Ne yazık ki kayboluyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bu yöntemle, bu tohumla, bu insan gücüyle elde edilen ürünlerin maliyeti pazar rekabetine dayanamaz oldu. Tüketiciler 1 TL, 50 Kr. gibi fiyatlarla ürün almak isteyince üretici de mecburen ''hay hay''
dedi. Ananevi tarımı terk etti. Terk etmek zorunda kaldı. Şimdi her yerde, herkesin elinde coşturucu haplar, verimi dörde katlayan hormonlar, fazladan magnezyum, fazladan potasyun, tavuk çiftliği atıklarından gübre... Balık çiftliği atıkları ''yosun özü''
oluverdi birden, organik sertifikalı ürünler bununla gübrelenmeye başladı. ''İyi Tarım Uygulaması'' dedikleri toprakta bile değil, ''havada'' yetişen domatesler... Straforları dolduruyorlar bir tüpün içine, potasyum vb. damlatılıyor ince hortumlar ile, içinde
domates yetişiyor! FS1 AG, TRG67C, A1D1 TITAN... Herkesin elinde bu tohumlar var son zamanlarda. Hayvan tersi yerine motosikletlerin arkasında, traktörlerin üstünde beyaz tozlar dolu çuvallar götürüyorlar tarlalara. Ne olduğu belirsiz, korkunç bir tarım yapıyor
herkes. Bununla da kalmıyor, çıkan mahsülü ''mumlama'' tesislerine götürüyorlar. Neden? Tüketici ''uzun süre dayanan'' sebze istiyor... Tesise giren ürün tutkal bazlı kimyasallarla spreyleniyor. Sonra çürüme, ezilme, yumuşama, solma... Aklınıza gelen her türlü
zaiyat önlenmiş oluyor. Artık her şeyin bir çaresi var. Şu çocukluğunuzdan bildiğiniz tere, bildiğiniz roka, bildiğiniz marul tarladan sökülür, eve gelir ve o gün, en geç ertesi gün salata yapılmazsa pörsüyüp ölür değil mi? Artık ölmüyor. Genetik kodları değiştirilmiş
marullar solmuyor mesela. Sökülüyor, sebze haline giriyor, kamyonlara yükleniyor, İstanbul Hali'ne giriyor, marketlere dağılıyor, raflara yerleştiriliyor, eve geliyor, bekliyor... Solmuyor! Aldıran yok. Fiyatı ucuz, dayanıklı... Bilerek ya da bilmeyerek, bütün
bunları alıcı istiyor.
Ege'nin pazarlarını gezin, hiçbir şey farklı değil. Tire Pazarı'ndaki, Milas Yolu'nun kenarındaki tatlı köylü teyzelerin hepsi bu tohumlara ve potasyum çuvallarına
fazlasıyla aşina. Damatları getirdi. Komşuları öğretti. Köy köy gezip yüzde yüz verim artışını garanti eden, bedavaya tohum ve gübre veren mümessiller anlattı. Toprakları tamamen zehirlendi. Has tohumu dikseler de yetişmiyor artık. Hediye, numune diye diye
GDO ve yanında promosyonu olan tarımsal hastalıklar girdi bir kere...
Şimdi fasulyeleri düzleştirici gübreyi atmazlarsa eğri büğrü oluyor. Aynısı salatalıklarda da var. Pazılar mantar hastalığına kapıldı. Bu sene yirmi kilo domates
bile çıkmıyor, toprağa güve hastalığı bulaştırdılar. Koca Menderes Ovası, Bursa, Antalya, Çanakkale, Burdur... Tüm tarım alanları sömürge oldu. ''Gıdayı kontrol eden dünyaya hükmeder.''.
Bunun bir ileri aşaması hastanelerin onkoloji servislerini dolduran milyon dolarlık makineler... Devasa bir ''kanser sektörü''...
Hemen her gün gübre mümessillerinden telefonlar geliyor bana. Bir yerde adını duymanızın imkansız olduğu tohumları ekmeyi öneriyorlar. En az iki kat, üç kat
getiriyi garanti ediyorlar. ''Bakın siz hem kolilerle İstanbul'a gönderiyorsunuz, yolda da dayanır, pırıl pırıl gider.''. Söyledikleri bu...
Babamın kızıyım ben. Kızım için düzgün bir tarım hobisi olarak başladım. Sonra döndü dolaştı bir işe dönüştü. Başta ne yaptıysam, neyi uyguladıysam aynısını
uyguladım. Hiç sapmadım, hiçbir zaman da sapmayacağım. Ne olursa olsun...
Sorunlar var, biliyorum. Marullar yolda sararıyor. Soğuk suya tutarsanız diriliyorlar. Bu kadar basit. Domatesler ezilebiliyor. Elimden geleni yapıyorum. Tek
tek kağıda sardırıyorum elimden geldiğince, oluyor, yine eziliyor. Etenesini sertleştiren ve istif imkanı yaratan ilaçlardan uzak durduğum için oluyor bu. Başka çözümler bulmaya çalışıyorum. Birkaç gün erken toplatıyorum mesela tam ermemişken... Size geldiğinde
tezgahın üzerine ters şekilde kapatıyorsunuz, birkaç gün içinde kendi kendilerine kızarıyorlar. Basit yöntemler bunlar... Çoğunu öğrendiniz zaten :)
Ben teşekkür etmek istedim. Hepinize, herkese...
Selam olsun bana temiz tarımı öğreten Yörüklere, ilk tohumları taşıyan dağ köylülerine, gerçek köyüye, kadınlarıma, bugüne kadar bana hep destek olmuş, yaptığım
işi takdir etmiş sizlere, yaylalara, toprağa bin selam...
Ne kadar üzücü ve endişe verici gerçekler, okurken içim sızladı. Yıllardır farkında olmadan, bilmeden neler yedik kimbilir. 30yaşımdan sonra alerji tedavisi olmaya başladım. Doktorum, son yıllarda Türkiye'de alerjilerde artış olduğunu ve bunun temel sebeplerinden birinin doğal beslenmeden uzaklaşıp katkı maddeli/paket gıdalara yönelimde artış olması olduğunu söylemişti. Kızımı mümkün olduğunca yapay beslenme tarzından uzak büyütmeye çalışıyorum, Nurturia'daki paylaşımlar daha da bilinçlenmemi sağladı. Yalnız, ülkemizde herşeyin olduğu gibi ekolojik tarımın da suistimal edilmesi konusunda endişelerim var. Ki yazılanlardan gördüğüm kadarı ile bu konuda da işin kolayını bulanlar var. Ekolojik ürün sertifikası olan her ürüne güvenebiliyor musunuz, ekolojik pazarlarda satılan tüm ürünler gerçekten de ekolojik mi acaba? Pamukelma, ilettiğin yazıyı kim yazmış?
cok guzel yazmissin milford.
burdaki bircok annenin yiyeceklerini aldigi, aydinin bir koyunde yasayan deli bir kadina ait :)
sayfasindan oku kendisini:
http://www.egesebzeleri.com/ciftlige_giris.html
Pamukelma, çok teşekkürler, çok faydalı oldu. Ben de hala çocukluğunda yediği kıpkırmızı mis kokulu domatesi arayanlardanım:-) Çiftliğe bayıldım ve çok kıskandım:-))) Uzun zamandır böyle birşeyin hayalini kuruyorum ve şehirden çiftliğe kaçış planları yapıyorum. Benden önce bunu başarıp mutlu olan birini görünce de çok sevindim:-)
Merhabalar.. Hulya hanimin asilar hakkindaki goruslerini bilen var mi? Rota virusu asisi yaptirmali miyim kararsiz kaldim :(
Merhaba Hamzanınannesi,
Hülya Hn. bütün aşılara karşı. İlla yaptıracaksanız da daha ileri yaşlarda 3-5-6 gibi yaptırın dedi. Ama aşılara karşı olmayan (diğer hepsi öyle zaten) doktorların da bir çoğu Rota virüsü aşısını gereksiz görüyor. Bizim daha önce gittiğimiz doktor gerek yok
demişti o nedenle yaptırmamıştık.
HULYA SONUGUR'U SIDDETLE TAVSIYE ETMEM.
duzuncar.. Tavsiyelerin icin cok tesekkurler.. Soylediklerin cok mantikli.. Cok cok dogalcilara da guven olmuyor.. Ben evime bulyon,margarin,hazir corba,hazir salca almiyorum. Ama bununla birlikte kacamadigim bir cok sey var. Hic asi yaptirmayayim diyemiyorum ama dedigin gibi her birinin artisini eksisini arastiriyorum. Bu cok yipratici oluyor bazen. Ogluma demir ilaci kullanmak istemiyorum mesela. Cunku neden verildigine dair ikna olmadim. Cok asiri dogalci olmasa da gereksiz ilac vermeyen mumkunse ozel hastanede calisan (muayenehanede degil yani) bi dr. ariyorum. 5 ay oldu hala bulamadim. Oglum kilo olarak ortalama degerde,boy olarak ise 1 ay ilerde. 450 gr. aldi son ay. Dr.umuz ek gidaya gecirmek istiyor. Ben olabildigince sutle devam etmek istiyorum,en azindan disleri cikana kadar. Boyle bir anlayista dr. bulamaz miyim? :(
biz Antalyadayız o yüzden faydamız dokunmayacak ama ben ilk 6 ay anne sütü verdim. doktorumuz büyümesinde bir sıkıntı olmadıktan sonra devam dedi. ama dişlerinin çıkmasını bekleme bazı çocuklar 14 aya kadar tek bir diş çıkartmıyorlar ama damaklarıyla herşeyi mükemmel yiyorlar.
Benzer Sorular
Cevabın:
Başka bir soru:
ReklamAlerji (65)
Alışveriş (40)
Anaokulu (223)
Ankara (95)
Anne (48)
Anne Sütü (132)
Aşı (45)
Aylık Bebek (283)
Bakıcı (85)
Bebek (257)
Bebek Arabası (75)
Beslenme (183)
Biberon (71)
Çocuk (58)
Diş (79)
Doğum (111)
Doğum Hastanesi (46)
Doktor (129)
Ek Gıda (165)
Emzirme (111)
Gaz (48)
Gece (45)
Haftalık Hamilelik (42)
Hamilelik (186)
İkea (44)
İzmir (45)
Kabızlık (43)
Kilo (44)
Kitap (66)
Kreş (333)
Kusma (40)
Mama (88)
Mama Sandalyesi (41)
Okul (46)
Oto Koltuğu (96)
Oyun (84)
Oyun Grubu (132)
Oyuncak (72)
Sünnet (52)
Süt (107)
Tatil (90)
Tracy Hogg (81)
Tuvalet Eğitimi (58)
Uyku (314)
Uyku Problemi (103)
Ürün Yorumu (136)
Yatak (44)
Yemek (100)
Yoğurt (44)



