çok bağımlı çocuklar mı yetiştiriyoruz???

ritalar soruyor: 6

arkadaşlar çevremde görüyorum ki 13 14 yasına gelmiş. neredeyse lise öğrencisi olmak üzere olan bir çok çocuk kendi başına 1 yerden 1 yere gidemiyor. toplu taşım aracına binemiyor.

ben mi çok rahat düşünüyorum çözebilmiş değilim ama ilkokulu bitiren 1 çocuğun en az 1 kaç kere yanlız başına sokakta dolaşmayı becerebilmiş olması gerektiğini düşünüyorum. en azından dersheneye kendi gidip gelebilmeli.

sürekli çocuk kaçıranlardan, sapıklardan korkuluyor ama iyi düşünelim iyi olsun diyorum 1 yandan.

çocuğumun her yere giderken yada her kararı alırken bana bağımlı olmasını istemiyorum. bana sadece sevgi kanalı ile bağımlı olsun. 1 danışma mercii olayın istiyorum.

1 yıla kadar cocuk yetiştirmekle ilgili hiç 1 bilgim, araştırmam ve gözlemim olmadı. sizlerin fikirleri benim için çok değerli bu anlamda..


6 Cevap


ediluj

Çevremde gördüğüm Bazı insanlarda(çogunlukla annelerin) bence  hosuna gidiyor çocugun anneye baglı olması.KOcasından aileden görmüyor sevgiyi,saygıyı,bağı..Çocuguyla hastalıklı bir ilişki kuruyor.Bazılarıda aşırı pinpirikten bebeğinin buyudugunu farketmiyor,hep koruma iç güdüsü güdüyor.


ikicocukannesi

oy oy oy,,-bu oy'ları asna'dan caldım-alakasız acıklamadan sonra-

ritalar,

bazı aileler asırı korumacı/bazıları ozgur ruhlu/bazıları dengeli. bu gozlemim. 

deneyimim; korumacı bir anne ile son derece ozgur ruhlu bir babanın evladıyım. bir sekilde orta yolu buldular. buyuk sıkıntılar yasamadım. 

tecrubem; bir yakınımın ailesi asırı korumacı idi. bu yakınım hayatında bir kere bile fatura odememis. sonra egitim fakultesini kazandı. ailesi pek tabi sehir dısında olmasını goze alamadı. sehrimizdeki uni. bitirdi. ardından ogretmen oldu tayini cıka cıka diyarbakır'ın bir ilcesine cıktı. babasıyla gitti once bir ay kadar sonra babası dondu. bu yakınım sudan cıkmıs balıga dondu. fatura yatırmayı bilmemesi onu cok zorlamıs hala anlatır:) 

baska bir yakınımın ailesi de asırı ozgurdu. bu yakınımdan da kendini degersiz hissettigini cok duymuslugum vardır.

son tahlilde; sanırım ben biraz paranoyak anneyim. duyduklarım, okuduklarım beni boyle yaptı: itiraf. mesela kolay kolay cocuklarımı birinin evine yatıya gonderebilcegimi sanmıyorum. buna karsın kocam biraz daha esnek. bir sekilde kontrolu olup ozgur kalmalarını saglamaya calısacagız. hele o gunler bir gelsin de. nasıl da avutuyorum kendimi:)

bagımlı yetistirmeye gelince, iki cift laf ben de edeyim: annelerin bir kısmı boyle olmayı kendileri seciyor, bunu gozlemliyorum. dikkatli bir gozle baktıgınızda siz de farkedebilirsiniz. hayatta hicbirsey olmayı basaramamıs kadınlar sadece ureyebiliyorlarsa bu onların 'eser'i oluyor. kendi yaptıklarını/yapamadıklarını cocuklarıyla halletme yolunu seciyorlar. onların basarısı cocukları uzerinden yuruyor. aslında sanırım bu bambaska bir konu baslıgı:)

selamlar. 

not: bitirdikten sonra aklıma geldi. aslında ritalar birazda sartlarla alakalı sanırım. lisedeyken ben folkor ekibindeydim. ekipten bir arkadasım tum antremenlara annesiyle katılırdı. cok garipserdik. dusunsene lise iki de filanız, surekli annesiyle dolasan bir arkadasımız var. sonradan birisi soyle anlatmıstı. babalarını kaybetmisler bu arkadas da tek cocukmus. annecik hayatını cocuguna adamıs/uzuntusuyle boyle basetme yolunu secmis. tek basına cocuk buyutmek/bilemiyorum ki. simdi ne diyebiliriz?

yeniden,
selamlar.


semos

Bende çocuklarımız bağımlı yetiştirme taraftarı değilim. Kendi başlarına bişeyler yapmaları kendine güvenmeleri, özgüvenleri açaısından çok önemli.. Daha önce çalıştığım yerdeki bayan patronum o zaman 22 yaşında olan oğlunu panikatak hastası yapmıştı:((( çünkü hala bebek gibi davranıyordu oğluna.. hastalandığında tabiri caizse elinden tutup hastaneye annesi götürürdü...


annevebebisi

Kadinin cocuk disinda bir hayati, mesgalesi olmayinca boyle olabiliyor maalesef. Aslinda bu cocuk yetistirmek disinda bir is yapip yapmamakla alakali degil. Ben cocukken kucucuk kasabada, ev hanimi cok anne vardi cocuklar gayet ozgurdu. Cunku bu kadinlar cocuklarini sokaga salar, komsulariyla kaynasir, imece usulu bir suru sey yapar, bir topluluk icinde, kendilerini o topluluga ait hissederek ve bir seyler ureterek yasar giderlerdi.

Oysa simdi kariyer sahibi olsa da bir kadin, evi disinda bir isi olsa da tek hayat dayanagi cocugu olabiliyor. Ortaya da, fanusa koyulmus, pamuklara sarilmis, hayata karsi korumasiz cocuklar cikabiliyor.


Ana_Panda

orta yolu bulmak lazım her zaman.. aishwarya ütü yapma, yumurta kırma filan demiş. bence başka başka şeylerden bahsediyorsunuz. 3 yaşındakı kızıma, artık evi silemde ve ya fayans silemde bana yardımcı ola biliyor, beraber börek yapa biliyorsak bu başka bi şey. kız ve ya erkek çocuk farketmez, öğretmeliyiz.. ama dışarı sokaklara tek başına bırakmak, mesela istanbul gibi bi yerde.. ne derece doğru bilemiyorum.. bir anne olarak, çizdiğim sınırlar içinde özgür olmasını isterim çocuğumun. elinden tutup okula götürmem belki ama, bir yere kadar giderim belki zaman zaman takip ederim hisettirmeden.. araştırırım, sorarım , haberi olmaz ama hep takip ederim arkadaşını arkadaşlıklarını, bütün ilişkilerini. bi yaşa kadar bu şart bence. yoksa 12-13 yaşında kızımı bırakıyım başlı başına..bunun neresi özgürlük?  daha komşumdakı 12 yaşındakı kızlar var, kendinden yaşça buyuk erkeklerle chatleşmeler, buluşmalar filan. ailelerin haberi oldu kıyameti kopardılar.. ne yani? neler gelebilirdi sizce bu kızların başına? sonra oturup dövünmek, ahlanıp vahlanmak bi işe yaramıyor malesef.

orta yolu mutlaka bulmamız lazım. özgürlük de çizdiğimiz sınırların içinde olmalı sadece. belirli bir yaşa kadar her daim kontrol şart.. illa haberi olması gerekmiyor, ama dikkatli olmalıyız. en önemlisi arkadaş olmalıyız. 


Nazife

Sevgili Ritalar,

Çocukların bağımlı olması onların yetiştiriliş tarzıyla çok alakalı olmakla birlikte bunun, çocuğun karakter yapısına göre değişiklik göstereceğini düşünüyorum hatta biliyorum çünkü bizzat tecrübe ettim.

Ana_Panda güzel bir konuya parmak basmış; arkadaş olabilmek. Annem ve babamın bu dengeyi çok iyi kurabildiklerini düşünüyorum. Benden 1,5 yaş küçük kardeşime ve bana karşı yaklaşımları çok benzerdi. Arkadaş gibiydik ama çok başı boş da değildik.

Buna rağmen kardeşim çok daha özgür ruhlu, kendi başına hareket edebilen, risk alan, kuralların dışına kolayca çıkabilen biridir. Ben ise tam tersi. Aynı yöntemle, aynı anne-baba tarafından yetiştirilmiş iki farklı karakter..

Kendi başına dışarı çıkması, işlerini halletmesi ise bence artık eskide kaldı gibi. Hatırlıyorum da ortaokul yıllarımda tek başıma 1-2 km lik olan okul ile ev arasını çok rahatlıkla yürüyerek gidip gelebiliyordum. Ama şu dönemde gözlemlediğim; liseye giden çocuklar bile çok yakın mesafelere tek başına gitmiyor-gidemiyor. Devir gerçekten değişti. Ben anne ve babaları anlıyorum. Artık daha maddesel yaklaşır olduk birçok konuya. Hal böyle olunca insan en çok çocuklarını korumak istiyor.

Tüm bunlara rağmen çocuğa özgüven aşılamanın, kendi başına karar verebilme yetisinin geliştirilmesinin yine mümkün olacağını düşünüyorum. Her şey kendi başına sokağa çıkıp bir şeyler yapmak değildir. Bu tür şeyler iş başa düşünce bir şekilde halledilebilir. Önemli olanın anne-babanın çocuğa karşı tutarlı, saygılı ve her daim sevgi dolu yaklaşmasıdır diye düşünüyorum.

Eminim bu şekilde çok daha kendinden emin, kendisine ve çevresine saygılı nesiller yetiştireceğiz.



Cevaplamak için Üye ol