Duvarla mi konusuyorum oglum?

babu soruyor: 10

En tipik anne laflarini agzimdan cikarken yakalamaya basladim: 'duvara mi konusuyorum?', 'bir seyi bir kere soylet!'

Evde attigimiz her adim icin ogluma 100 kere soylememiz gerekiyor bazen o da ise yaramiyor. Tuvalete gitmek, tuvaletten kalkmak, elini yikamak, ustunu giymek, saga gitmek, sola gitmek. En dogal ve defalarca yapilan eylemler bile cok zaman alir oldu bizi duymuyor gibi davrandigi ve her ne yapiyorsa onu yapmaya devam ettigi icin. Algilamasi ile ilgili bir problem olustugunu dusunecektim ama kresteki ogretmeninin dediklerini hemen yapiyormus. (hem ogretmen soyluyor, hem biz tanik olduk)

Gundelik akisimizi kolaylastirmak icin onerilerinize cok ihtiyacim var cunku hayatimda ilk kez sesimi yukseltmeye basladim ogluma cozum olmadigini bile bile.

Denedigimiz seyler:

- saymak (bu seyrek olarak ise yariyor ama yogun kullanirsak etkisi geciyor. '5'e kadar sayiyorum, cabuk tuvalete' sonunda bir ceza mekanizmamiz yok. Bazen birsey oynuyorsa onu alacagimi soyluyorum.)

- oyuncaklarini konusturmak. 'poyraz hadi gel elimizi yikayalim' diyen penguen. Artik yemiyor.

- sonrasinda yapacagimiz harika seyi soylemek. O sey gercekten cok harikaysa ve cok modundaysa ise yariyor.

Siz neler onerirsiniz? Hem taktik hem genel yaklasim olarak

Tesekkurler


25 Cevap


CokBilmis

Bizde böyle bir sorun yok, çünkü inisiyatif tamamen kızımda.

Tuvalete gitmezse sıkışır, zor durumda kalır, altına kaçırır, başka çocukların yanında utanır vs vs. Keyfi bilir yani. Tuvaletten kalkmıyor mu? Keyfi bilir, bırakır kendi işime bakarım. "Bitince çağır sen, ben sıkıldım" derim. Kaç dakika oturabilir ki tuvalette? Ellerini yıkamak istemiyor. Ya kandırarak yıkıyorum "Aaaaa nasıl da köpürdü bu sabun böyle ya?" filan diye ilgisini çekiyorum ya da sabunlu elbezi ile elini siliyorum. Akşam da parktan gelince toptan banyoya sokuyorum. El yıkama sorunu kalmıyor.

Dışarı çıkacağız ve hazırlanmıyor mu? Uyarımı yaparım "Şu anda ayakkabılarımı giyiyorum, sonra da parka gideceğim. Hemen gelsen iyi olur.". Gelmedi mi? Kapıyı çeker çıkarım. Hiç sekmedi, saniyesinde "Annneeaaaaa" diye kapının önünde olur.

Üsütnü gyinmiyor mu? Giyinmesin. Evde çıplak dolaşıyor benimki zaten :) Sokağa çıplak çıkmaya ise henüz cesaret edemedi. EN fazla apartman boşluğuna kadar çıplak çıkıyor. Sonra sanırım ya üşüyor, ya da kendisini savunmasız hissediyor öyle çıplak çıplak. EN kötü asansörde giyinir :)

Pijamasını giyinmek istemez mesela. Uyku öncesi yatakta zıplama, pike altı saklambaç oynama gibi oyunlarımız vardır. Giyinmezse oynamam, kendi bilir. Hiç ısrar etmem, en kötü uyuduktan sonra giydiririm. Hatta bir keresinde hiç giydirmedim sabaha kadar dondu. Doğru düzgün uyuyamadı. Bizi de uyutmadı, ağladı durdu gece boyu. Sabah kalkınca da "Gece pijamanı giymedin, bütün gece üşüdün, uyuyamadın, hiç iyi olmadı" dedim. Bir gecemiz öyle gitti ama sonrasında ısrarsız giyinir oldu pijamaları.

Bir de izin istemek işe yarıyor: "Ellerimi yıkayabilirim miyim aşkım? Bak parkta çok kirlenmiş ıyyyy" Genelde "Tabii yıkayabilirsin, ben de yıkayacağım" diyor. Ya da "Şu pijamamı mı giysem, şu geceliğimi mi acaba? Sen ne dersin?" "Kedili pijama giy anne. Ben de giyeceğim" diyor, genellikle.

"Ebeveyn sağırlığı" diye bir kavram var. İngilicesini hatırlayamadım şimdi. Araştırırsanız ayrıntılı makaleler var bu konuda.


annevebebisi

Ben bazen, goz hizasina inip, gozunun icine bakip soyluyorum. baazeen ise yariyor. bazen de benimle dalga gecmek icin kahkaha atip ters yone dogru kosmaya basliyor :p supernanny'de genelde cozumler var bu durum icin, bi ara bakmak lazim videolara.. ama genel erkek davranislarini gozonune alirsak, pek umut beslemiyorum :p


annevebebisi

Cokbilmis, genelde evde sakin takiliyorken ben de oyle yapiyorum ama hizli hazirlanmamiz gereken dar vakitlerde oglan sanki ozellikle sagirlasiyor bizim :p


yuksel_

Babucum, inan bana poyrazda bir sorun yok, hepimizin evinde aynı dert :)) Benim yöntemlerim de biraz çokbilmişe benziyor ama ben onun kadar sabırlı olamayabiliyorum her zaman, sesimi yükseltmek kibar kalır, böğürdüğüm! çok oluyor maalesef :(( Özellikle de artık yatma saati çoktan geçtiyse ve o pijamalar bir türlü giyilemiyorsa...

Saymak bizde işe yarıyor..yani 3 e kadar sayıyorum, gelmezsen/yapmazsan....şeklinde, ama en az 1-2 defa mutlaka sonunda şunu yaparım dediğin şeyi yapman gerekiyor ki bir sonraki seferde söylediğini dikkate alsın. 
mesela: 3 e kadar sayıyorum, hemen masaya oturmuyorsan bütün tabakları kaldırıyorum ve bu gece bir daha hiçbirşey yemeyeceksin...bunun devamı şöyle oluyor: hiç mi birşey yemicem??? hayır yemiceksin...çikolata??? hayır..süt ???? hayır....Tamam Rüya daha fazla yorma lütfen beni oturuyor musun...biiirrr....3 dediğimde oturmadığı henüz hiç olmadı :))

İkinci yöntem, birden olayı çok eğlenceliymiş gibi yansıtmak: aaa rüyaaa, şu köpükteki renklere baaakkkk :)))))

üçüncü yöntem: "ben ayakkabımı giydim çıkıyorum rüya..sen istersen evde kalabilirsin hiç sorun değil" yöntemi...:) ve gerçekten kapıyı çekip çıkmak, ya da en azından çıkıp asansörü çağırmak...anneeaaaa diye ağlamaya başlaması 1 sn bile sürmüyor...:)

dördüncü yöntem: sinirlenmeye başlamakla tehdit etmek...belki çok iyi bir yöntem gibi gelmeyebilir bazılarına ama, bizde işe yarıyor çoğunlukla...oldukça sert ve donuk bir ses tonuyla ama bağırmadan: "Rüya, sinirlenmeye başlıyorum...gerçekten biraz sonra bağırmak zorunda kalıcam, bağırdığımda ikimiz de çok üzülüyoruz biliyorsun değil mi??? O yüzden lütfen artık yanıma gel ve şu pijamaları giy!"  yalnız hemen akabinde ilgisini çekecek birşeye yönlendirip tehdit havasından kurtarmak gerekiyor...: "ayy bu baykuşlu pijamalar ne güzel di mi rüya, ama sen de çok büyüdün bak küçük gelicek nerdeyse" :)))

neyse, çok uzatmiyim..biraz in case davranmak gerekiyor galiba. Ebeveyn sağırlığı diye birşey var evet...birşeyi ne kadar çok sık tekrarlar ve hadi hadi derseniz çocuk kendini tamamen kapatıyor ve sizi kesinlikle duymuyor gibi davranıyor...maalesef, bizim de bu tuzağa düştüğümüz çok oluyor ve sonu bağırmayla bitiyor..biraz da anne-babanın yorgunluk-tahammül sınırları vs ile ilgili...

ama üzülme, yalnız değilsin :))


annevebebisi

Benim yontemler yuksel'e daha yakin :) hemen hemen ayni seyleri yapiyorum.. canli yayin yapayim size :) tam su anda okul icin hazirlaniyor yanimda :) sabahlari isimiz daha kolay cunku babayla yarisiyor :) baba dustan cikmadan giyinmis olmasi gerekiyor ve giyiniyor :)



annevebebisi

Bir de su da ise yariyor. O bir sey yaparken, ben de simdi sunu yapicam, ben onu bitirene kadar sen de bunu bitir gibi..


olivia

benzer şeyleri yaşadık yaşıyoruz.:) profesyonel danışmanlık da aldım bu konuda.Kısaca öğrendiklerimi ve uyguladıklarımız paylaşmaya çalışayım.

Çocuklar nasıl büyümelerini engelleyemiyorlarsa,otoriteye karşı durma güdülerini de engelleyemiyorlarmış.Sınırları test etmek, zorlamak, kilo almak,diş çıkarmak,uzamak gibi onların göreviymiş.

Böyle durumlarda ebeveyne düşen tek görev sabır,sevgi,çocuğa sayı ve güven duygusunu her daim ön planda tutmakmış

Bizim sabredip sabredip sonunda patladığımız,cezalandırdığımız,rüşvet/vaad evrdiğimiz,mahrum bıraktığımız ya da korkuttuğumuz durumlar disipline etmiş gibi görünse de ,uzun vadede miniklerimize ergenlik ve sonrasında yetişkinlik döneminde benzer durumla karşılaştıklarında davranacakları şekli öğretiyormuş.Kesinlikle yapmamalıymışız.Maruz kalınan davranışa göre ya öğrenilmiş çaresizlik gereği korkak pasif yetişkin ya da cezalandıran,bağıran sinirlenen yetişkin modeli ortaya çıkıyormuş.

Bizim sinirleri bozulmuş,huysuz görüntümüz de ebeveyn çaresizliği olarak yine biliçaltı kayıtlarında özenle yerini alıyormuş.

Çocukların tek ilgi merkezi olmadığı,ilgi,bakım,eğlence vs paylaştığı yuva gibi yerlerde genel toplum kurallarına uyması normalmiş.Orada sınırları test etmiş ve öğrenmiş oluyorlarmış.Ancak evde ne kadar kararlı olursak olalım mutlaka esneklikler, sabırsızlıklar gösterdiğimiz ve tek oldukları için bu test etme, durumu devam edermiş.Bu aynı zamanda sevildiğinden ilginin onda olduğundan emin olma durumuymuş.Bağırsa da kızsa da annem benimle olsun durumu.Yuvaya başlayan çocuklarda evi test etme durumu daha şiddetli ve uzun olabilirmiş.

Neler yapıyorum ve fayda görüyorum (fireler muhakkak oluyor beklentiyi minimum da tutmak gerek):

Öncelikle her daim evde ne faaliyet yaparsak yapalım yere bir örtü seriyorum.Örtünün üzeri leş hale gelebilir sorun yok.zamanla sınırlar içinde istediklerini yapabilmeyi öğrendi,öğreniyor.

Yine farkettiğim birşey eğer engelleme ya da yapılması gerek şey ben kaynaklı değilse daha çabuk kabul görüyor.

El yıkama alışkanlığı için, boya vs yaparken sevdiği bir iki arabasını da boyadım,sonrasında arabaları yıkamamız gerekti.Sonrasında arabalar boyasız da olsa her sabah uyandığında yıkanmaya başladı bizim elimizi yüzümüzü yıkamamız gibi,sonrasında sabah kalkınca el yüz yıkanır durumu kendiliğinden oluştu.

küçük şirin bir çalar saat edindim,saat kuruyorum.Aa bak saat çaldı napalım hadi gidiyoruz,topluyoruz gibi.

hala bez-tuvalet arasında yarı yarıya gelgit durumundayız ama ilerleme var:).Altına yaptığı zaman aa bu güzel kakayı benim oğlum bir dahaki sefer tuvalete yapacak ne güzel diyorum.Hiç kızıp bıdı bıdı yapmıyorum,öğüt vermiyorum.Külot giydirirken çişin gelince söyle değil,bakalım ne kadar kuru tutacaksın şimşekli külodunu diyorum.Islattığı zaman ıslak külod elletip abartarak aa bak ıslandı ama tam ikii saattir kuruydu olsun bakalım bir dahaki sefer ne kadar kuru kalacak istersen tuvalate yaparsın kuru tutmaya devam ederiz diyorum.

Kitaplarda bahsedilen dedikodu yönetmini kullanıyorum.Çok çok işe yarıyor net söyleyebilirim.

Ne yapmış olursa olsun,(güvenlik harici)olumsuz cümle kurmuyorum,olumluya çevirip öyle söylüyorum.

Odasına çizelge yaptık pvc den öz bakımla ilgili.her bir adımı yaptıktan sonra kendi gidip bir gülen surat sticker yepıştırıyor.Ne hikmetse bu gülen surat stickerlar el üstüne gülen surat çizmek falan acaip işe yarıyor.Hafta sonunda gülen suratlar çoksa sık yapmadığı ama çok yapmak istediği  bir faaliyet, oyunla ailece eğleniyoruz.

Öğrenmesini istediğim davranışla ilgili kitap arayıp buluyorum,henüz okuyamadığı için kendime göre bazen değiştirerek okuyorum:) o da uzun vadede işe yarıyor.

Asla inatlaşmıyorum,o çalar saati içimden de kendime kuruyorum bekleyip yeniden başlıyorum.

Şu an aklıma gelenler bunlar.genel olarak karşımdakini çatlatacak kadar sabırlı biriyimdir ona rağmen çok zorlanıyorum şişiyorum doğal olarak.Sonra diyorum kendime evladım işte ondan kıymetlisi var mı,rakibim değil ki.insan yavrusu kolay büyümüyor ve biz nasıl yoğurursak öyle büyüyor.Biraz da destek geldi mi etraftan insanın gücü morali yerine geliyor.

Hepimize kolay gelsin:)

 

 

 

 

 


annevebebisi

Yalniz sizinkiler 2-3 yas civari, benimki 5, hala ayni terane :p


julide

evet ben de duvarla konuşuyorum ve evet ben de sesimi yükseltiyorum.. yazılanların hepsini deniyorum ama ne çare:(((

sabır, sabır, sabır diliyorum hepimize...


ipekkusgoz

en çok kendilerini güvenli hissettikleri yerde sınırları zorlamaya çalışırmış çocuklar. mesela dışarıda, yuvada, kreşte süt dökmüş kedi gibi olan çocuklar ebeveynlerine yapmadıklarını bırakmazlarmış.



Cevaplamak için Üye ol